KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
- Esas no
- 2026/131
- Karar no
- 2026/108
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ..., ....
- Davacı vekili
- AV...., .... ....
- Davalı
- ....
- Dava
- İtirazın iptali
- Dava tarihi
- 13/02/2026
- Karar yazım tarihi
- 25/02/2026
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan tensip incelemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında .... belediye hizmet binası yapım işi taşeronluk sözleşmesi kurulduğunu, davacının sözleşme ile davalının üstlendiği projede sıhhi tessisat, ısıtma tesisatı, müşterek tesisat, yangın tesisatı, havalandırma tesisatı, soğutma tesisatı işlerini anahtar teslimi şekilde yapmayı üstlendiğini, sözleşme bedelinin 6.000,000,00 TL+Kdv olarak,
malzemelerin davalı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, davacının edimlerini ifa etmesine karşılık davalının 28/07/2025 tarihli faturanın tutarının bir kısmını ödemediğini, davalının fatura bedelini ödememek için davacının sözleşmeye aykırı hareket ederek işi süresinde bitirmediği vakıasına dayanarak .... Esas nolu dosyası ile alacak davası açtığını, alacağın tahsili için ....
Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
.... Uyap'tan eklenen ....Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 05/11/2025 tarihinde, 28/07/2025 tarihli 639.639,84 TL bedelli fatura tutarı asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 15/11/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı 10/11//2025 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
....Mahkemesinin getirilen .... Esas nolu dosyasında davacı ... tarafından davalı ... hakkında 26/01/2026 tarihinde davacı ile davalı arasında imzalanan 21/02/2024 tarihli taşeronluk sözleşmesindeki edimini davalının yerine getirmemesi nedeni ile cezai şart ve ödemenin iadesi talep edilmiş, derdest olan davanın duruşması 01/04/2026 tarihine bırakılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının davalı hakkında açtığı işbu davadan önce davalı tarafından davacı hakkında .... Esas nolu dosyası ile aynı sözleşmeden dolayı alacak davası açılmış olması, her iki davaya konu vakıanın aynı olması, işbu davanın yalnızca hukuki sebebinin farklı olması ve uyuşmazlığın aynı sebeplerden doğması dolayısıyla davalar arasında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği şekilde bağlantı bulunması nedenleri ile davanın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 1. ve 4. fıkraları gereğince .... Esas nolu davası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Anayasa Mahkemesi 25/09/2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 17/06/2025 tarih ve .... nolu kararı ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 1. fıkrasının “… ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” ibaresinin iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesinin bu kararı sonrasında birleştirme kararına karşı kanun yollarına düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesinin uygulanma olanağının ortadan kalkıp kalkmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi kararında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun birleşme kararlarına karşı kanun yolunu düzenleyen 166. maddesindeki "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir." kuralı ile ilgili bir değerlendirme yapmamıştır.
Mahkeme, iptal üzerine Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 44. maddesinin 4. fıkrasına göre birleştirme kararına karşı kanun yolu ile ilgili hükmün uygulanamaması sonucunu doğurmadığını düşündüğü kabul edilebilir.
Mahkeme ayrıca Anayasanın 153. maddesinin 3. fıkrasındaki yetkisini kullanmamış, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırmamıştır. Mahkemenin, iptal kararının hukuki boşluk ortaya çıkarmadığı görüşünde olduğu düşünülebilir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yalnızca Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinin 1. fıkrası ile sınırlı olması, kararda Hukuk Muhakemeleri Kanununun birleşme kararlarına karşı kanun yolunu düzenleyen 166. maddesi ile ilgili ve iptal kararının bu maddenin uygulanamaması sonucunu doğurup doğurmadığı ile ilgili değerlendirme yapılmaması, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca kararlaştırılmaması, iptali kararı ile yalnızca birleştirme kararı sonrasında asıl davaya bakan hakimin birleştirme kararı ile bağlı olması kuralının ortadan kalkması,
bu durumun birleştirme kararlarına karşı kanun yolu ile ilgili kuralı zorunlu olarak uygulanmaması sonucunu doğurmaması, iptal kararının diğer sonuçlarının kanuni düzenleme yapılmasını gerektirmesi nedenleri ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesinin uygulanma olanağını etkilemediği sonucuna varılmış, aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/131, K. 2026/108, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama