İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/144 K.2024/155

Mahkememizde görülmekte bulunan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2022/144Karar2024/155Tarih22 Mart 2024Okuma14 dk · 2.789 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
22 Mart 2024
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/144 Esas - 2024/155
Esas no
2022/144 Esas
Karar no
2024/155
Hakim
....
Katip
...
Davacı
... - ....
Vekili
Av. ....
Davalı
... - ...
Vekili
Av. ....
Dava
Maddi ve Manevi Tazminat
Dava tarihi
25/04/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
22/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.789 kelime·14 dk okuma·7 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 25/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin tasarım, projelendirme, marka yaratma, kurumsal iletişim alanlarında başarılı bir iş insanı olduğunu, yıllarca özel sektörde pek çok şirketin üst düzey marka ve tasarım bölümlerinde çalıştığını, holding düzeyindeki pek çok şirketler topluluğunun aynı anda kurumsal iletişimlerini yönetmiş bir kadın girişimci olduğunu, müvekkilinin ...’in sağlamış olduğu kadın girişimci desteği ile tamamen kendi tecrübeleri ile belirlediği “...” ibaresini kendi faydalı modeli (...

Numaralı Faydalı Model Tescili) ve markasını oyun, oyuncakların yer aldığı 28. sınıf alanı kapsamında ... nezdinde tescil ettirdiğini ve ticari faaliyetini başlattığını, 12.11.2019 tarihinde davalı ...’nın “...” marka başvurusunun ... nezdinde ilana çıkarıldığını, 06.12.2019 tarihinde müvekkilinin kendi markası ile iltibasa sebep olacağından davalı kurumun marka başvurusuna itirazda bulunulduğunu, müvekkilinin itirazından sonra davalı kurumun bazı çalışanları tarafından müvekkiline e-posta ve whatsapp üzerinden ulaşıldığını, itirazın geri çekilmesi yönünde baskı yapılarak itirazın geri çektirildiğini,

müvekkiline davalı tarafından iki ayrı proje hazırlatıldığını ve bu projelerde birçok çanta ve bebek tasarlatıldığını, ancak karşılığında müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi amacı ile davalı kuruma ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarnameye olumlu yanıt alınamadığından dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, sonrasında tekrar ihtarname gönderildiğini ve ....

E. ile markanın hükümsüzlüğü davası açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini, davalı kurum tarafından müvekkilinden .... kapsamında bir proje hazırlaması istendiğini, Cumhurbaşkanı’nın çocuklara dağıtacağı oyuncakların projesini başından sonuna kadar müvekkilinin hazırladığını ve yürüttüğünü, müvekkilinin davalı yanın talebi ile yapılan “...” projesi kapsamında tüm tasarımların bilirkişi vasıtası ile belirlenerek ücretlendirilmesi ve müvekkiline ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu projenin geliştirilmesi, her bir detayın tasarlanması,

numune hazırlıkları ve eğitimler için günde 20 saate yakın çalıştığını, bilirkişi heyeti vasıtası ile emsal proje yürütümü ve tasarım fiyatlamalarına ilişkin araştırmaların yapılarak müvekkilinin bu projedeki emeklerinin tümünün karşılığının hesaplanmasını talep ettiklerini, 2020 yılının Haziran ayında bu defa müvekkilinden .... ’ne bağlı tüm birimler için “Geri Dönüşüm” ile ilgili yine oldukça meşakkatli bir proje hazırlanmasının istendiğini, bu süreçlerdeki müvekkilinin ödeme taleplerinin bertaraf edilerek projenin hayata geçirildiğini, daha pek çok iş yapılacağı, ödeneklerin geç çıktığı gibi çeşitli bahaneler üretildiğini,

müvekkilinin hazırladığı söz konusu projenin tümüne basında geniş yer verildiğini, emsal proje yürütümü ve tasarım fiyatlamalarına ilişkin araştırmalar yapılarak bilirkişi heyeti vasıtası ile müvekkilinin projedeki tüm emeklerinin karşılığının hesaplanmasını talep ettiklerini, “...” unvanlı şahıs şirketinin dava konusu proje ve tasarım çalışmaları sebebiyle kâr kaybına uğrayarak kapanmak durumunda kaldığını, müvekkilinin, davalı ... yetkililerinin talepleri ile ilgilenerek şirketine zaman ayıramadığını, kar kaybını tolere edemeyerek battığını,

mahkemece tayin edilecek bilirkişi heyeti vasıtası ile müvekkili şahıs şirketinin ticari kayıt ve evraklarının incelenmesini ve müvekkilinin, davalının eylemleri sebebiyle yoksun kaldığı kârının hesaplanmasını talep ettiklerini, müvekkilinin manevi zararının, davalının markasını tescil ettirdiği tarihten itibaren ticari işletilecek avans faiz ile tazmininin gerektiğini iddia ederek; adli yardım talebinin kabulünü, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile müvekkiline ödenmesini, müvekkiline ait proje ve tasarımlardan kaynaklı olarak bilirkişi raporları sonrası bedelleri artırılmak üzere.

5.000,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL yoksun kalınan kârın (HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak kabulü ile) olay tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davacıya ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 24/05/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafından müvekkili kurum aleyhine ...

E. sayılı dosyası üzerinden 150,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminat sebebiyle dava açıldığını ve mevcut derdest dava dosyası bulunduğundan iş bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usul yönünden reddinin gerektiğini, davacı yanın zararların hesaplanamayacağından bahisle belirsiz alacak davası açılmış ise de şartlarının mevcut davada oluşmadığını, 6100 sayılı Kanun’un 107. md uyarınca davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davasının açılabildiğini,

davacı yanın ise kendi maddi ve manevi zararlarını bilememesinin imkansız olduğunu, ... 2019 yılından itibaren yürütülen markalaşma faaliyetleri kapsamında; ... ürünlerini tek bir marka haline getirilme hedefi ile ...

31.10.2019 tarihinde başvurulduğunu ve ... nolu “...” markasının 31.10.2019 tarihinden itibaren .... adına 10 yıl süreyle 21.02.2020 tarihinde tescil edildiğini, ... kadın mahareti ve zarafetiyle geleneksel sanatları araştıran, onlara sahip çıkarak arşivleyen, aslına uygun olarak üreten, hazırlanan tasarımlarla geleceğe taşıyan ve geleneği sanatla buluşturan, düzenlenen veya katıldığı organizasyonlarla geleneği ve sanatı dünyaya tanıtan kâr amacı gütmeyen kamu kurumları olduğunu, ... markası ile müvekkili idare adına tescil edilmiş olan ... markalarının benzemediğini,

aralarında karıştırılma veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirme ihtimallerinin bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirildiğinde karıştırmaya yol açacak derecede bir benzerlikten bahsedilemeyeceğini, geleneksel kültürün bir parçası olan “...” kelimesinin İngilizce “...” yazımıyla anlamsal bir bağlantı olmadığını, markaların ortalama alıcı nezdinde karıştırılma tehlikesine yol aması için görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmaları gerektiğini, somut olayda bu şartların oluşmadığını ve SMK 5/1-ç maddesinin uygulanması,

davacı yanın markanın hükümsüzlüğü ve tecavüzün önlenmesi talebinin hukuken kabul edilemeyeceğini, davacı ... ile ... arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, tazminatın ortaya çıkması için gereken marka hakkına tecavüz sayılan fiillerin gerçekleşmesi şartının somut olayda oluşmadığını, marka hakkına tecavüzün, fiili zararın, yoksun kalınan kazanç ve zarar miktarının ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının bu hususu ispatlayamadığını ileri sürerek; davanın hem usul, hem esas yönden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

REPLİK

Davacı vekili 10/06/2022 havale tarihli replik dilekçesinde özetle; .... Mahkemesi nezdinde açtıkları .... Esas sayılı dosyanın marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan bir dava iken huzurdaki davanın diğer davadan bağımsız proje ve tasarımlardan kaynaklanan maddi-manevi zarar ve kâr kaybı talebine ilişkin olduğunu, davalar arasında bir bağlantı bulunmadığından ....

Esas dosyası üzerinden verilecek kararın iş bu dosyayı etkileyebilecek nitelikte olmadğını, davaya konu edilen .... kapsamında müvekkilinin materyalleri kendi belirlediğini, tasarımları bizzat kendisinin yaptığını, projeler kapsamında gerekli olan eğitimlerin bizzat müvekkili tarafından verildiğini ve tüm bu projeleri koordine etmek amacıyla uzun mesailer harcadığını, ancak müvekkilinin sunduğu hizmetler karşısında herhangi bir ödenek alamadığını, bu sebeple maddi tazminat talebinin zaruri bir hal aldığını,

tüm bu projelerde kullanılan tasarımların ücretlendirilmesinin ve uzun süren bu projeleri yürütmekten kaynaklı hak edişin hesaplanmasının davacıdan beklenemeyeceğini, bir bilirkişi vasıtası ile tüm bu emeklerinin karşılığının hesaplanması gerektiğini, bu nedenle belirsiz alacak davası koşullarının bulunduğunu, davalı yanın cevap dilekçesinde markanın hükümsüzlüğü ve tecavüzün önlenmesi talebine itiraz ettiğini, ancak iş bu davaya konu eylemin marka hakkına tecavüz olmayıp müvekkiline ait proje ve tasarımlardan kaynaklı maddi manevi zararların ve uğradığı kâr kaybının tazmini talebinden ibaret olduğunu,

müvekkil ile davalı yan arasında bir yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, ancak pek çok yazışma bulunduğunu ve dosyaya ibraz edildiğini, yapılan işlerle ilgili yazılı sözleşmenin varlığı şartı olmadığı, müvekkilinin devletin bakanlığına duyduğu güven ile hareket ettiğini, müvekkilinin marka yaratma, tasarım ve projelendirme alanlarında uzun süre çalışmış, kurumsal iletişimleri yönetmiş başarılı bir iş kadını olduğunu, kadın girişimci olma yolunda ''...'' markasını kurduğunu ve markanın hızla yükselişe geçerek ilk senesinde 130.000,00-TL, ikinci yılında ise cirosunu %300 artırarak 422.000,00-TL'ye ulaştığını,

ancak bu yükselişi sebebiyle davalı ...’nın müvekkilinin hayatına girdiğini ve oluşturacağı projelerin tasarım ve tüm koordinelerini üstlenmesini istediğini, müvekkilinin bu nedenlerle kendi kurduğu markaya zaman ve emek ayıramadığını, ancak müvekkiline davalı tarafça ödenmesi gereken hak ediş ödenmediğinden herhangi bir kazanç sağlayamadığını, ayrıca şirketin de kapatılmasına sebep olunduğunu, müvekkilinin kendi girişimi ile kurduğu marka ve şirketinin mevcut gelir ve elde edebileceği kârlardan yoksun kaldığını,

müvekkilinin devlet kurumları ve bu kurumların başındaki temsilcilerden ötürü uğradığı zarar sebebiyle psikolojisinin tamamen bozulduğunu iddia ederek; davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DÜPLİK

Davalı vekili 20/06/2022 havale tarihli düplik dilekçesinde özetle. Davacı ... tarafından ... aleyhine ....

E. Sayılı dosyası üzerinden de benzer iddialarla maddi ve manevi tazminat davası açılmış olup mevcut derdest dava dosyası bulunduğundan iş bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle öncelikle usul yönünden reddi gerektiğini, bir kamu kurumu olan .... ile davacı arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığı gibi davacıyla birlikte yürütülen bir proje de bulunmadığını, idarenin kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olduğunu, arada bir sözleşme ilişkisi bulunmadığına ve hizmetten kaynaklı bir zarar da söz konusu olmadığına göre, hiç bir biçimde Bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini,

ayrıca bu tür davaların, Anayasa'nın 129/5 maddesi kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün değil olmadığını, kaldı ki Anayasa'nın 129/5 maddesi ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca kamu görevlilerinin görevlerini yaparken verdikleri zararlar sebebiyle açılacak tazminat davalarının adli yargı yerlerinde değil, idare mahkemelerinde açılması gerektiğinin açık olduğunu, tüm bu sebeplerle, haksız ve mesnetsiz davanın hem usul, hem esas, hem de farklı yargı yerinde açılmış olması nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

UYUŞMAZLIK

Dava, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Yargı yolunun caiz olup olmadığı, taraflar arasında "..." ve "..." isimli projelere ilişkin olarak proje yürütümü ve tasarım çalışmaları bakımından sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, sözleşme ilişkisi varsa davalı yanın sözleşmeye aykırı eylemlerde bulunup bulunmadığı, sözleşmeye aykırı eylemler nedeniyle davacı yanın fiili zararının ve yoksun kalınan kâr zararının bulunup bulunmadığı, aynı zamanda davacı yanın manevi zararının bulunup bulunmadığı, maddi tazminat isteminin belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı, derdestlik itirazının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ edilmiş, sundukları deliller alınmış, marka tescil belgeleri getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

teknik konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri deliller, marka tescil belgesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

6769 sayılı SMK m.156 hükmü uyarınca eldeki davayı görme bakımından adli yargı yerlerinin görevli olduğu, buna bağlı olarak yargı yolunun caiz olduğu müşahede edilmiştir.

.... Esas sayılı dava dosyasının konusu ile iş bu dava dosyasının konusunun farklı olduğu UYAP kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde anlaşıldığından derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir.

Eldeki davada maddi tazminat isteminin belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunduğu müşahede edilmiştir.

Dava konusu “...” bakımından yapılan değerlendirmede;

Davalı yan, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığı gibi, davacı ile Bakanlığın yürüttüğü bir proje de olmadığını ileri sürmektedir. Davacı yan ise dosyaya bir takım whatsapp yazışmalarına ilişkin ekran görüntüleri sunarak, davalı ... ile “...”ni yürüttüklerini iddia etmektedir.

Davacının sunduğu whatsapp ekran görüntülerinde yazışmaların yapıldığı telefon numarası görünmemekte olup, numara yerinde “...” gibi isim ve ibareler yer almaktadır.

Yazışmaların iddia edilen ... bürokratları/memurları ile yapıldığının kabulü halinde, bu yazışmaların bir sözleşme mahiyetinde mi yoksa sözleşme öncesi görüşme mahiyetinde mi olduğu ele alınmalıdır.

Davalı idare tarafından, davacının, .... kapsamında bir proje önerisi sunması istenmiştir. Davacı da “...” önerisini hazırlamış ve önce fikri, sonra da görsel örnekleri de içeren yazılı proje önerisini idarenin bürokratlarına/memurlarına iletmiştir. .... tarafından gönderilediği belirtilen bila tarihli whatsapp mesajında açıkça, “Eğer müsaitseniz yarın arkadaşlarla toplanabilirsiniz.

Neler yapılabileceğinin ayrıtısını ve netice çıkıp çıkmayacağını, sonucu gibi şeylerin ön görüşmesi olabilir. Ben arkadaşlara bilgi verdim, yarın sizi bekliyorlar” denilmekte olup, sözleşmenin henüz akdedilmediği anlaşılmaktadır. Yine “... ...” şeklinde kayıtlı kişi ile davacı arasındaki yazışmalar incelendiğinde, proje fikrine ön onay verildiği ve davacıdan proje önerisini sunmasının istendiği anlaşılmaktadır.

Davacı, ön onayın ardından, 100 ülkeden 100 farklı çocuk figürünü içeren ve bunların bez bebek olarak tasarlanabileceğini belirten proje önerisini sunmuş ve bu öneri üzerine taraflar arasında görüşmeler başlamıştır. Örneğin; “... ...” şeklinde kayıtlı kişi, davacının, kimi görsellerde revizyon ya da değişiklik yapmasını talep etmiştir. Yazışmalardan biri “.... şeklide olan ve açık olan kıyafetleri revize edip yollayacaktınız. Sizden haber bekliyoruz” şeklindedir.

Davacı da 19.03.2020 tarihinde istenilen değişiklikleri yapıp, whatsapp üzerinden figür görselini iletmişir. Yine 20.03.2020’de “Brezilya bebeğinin de revize edilmesi” istenmiştir. 21.03.2020 tarihinde davacı bunu da iletmiştir. Ancak pandemi sürecinde, projenin idarece kabul edilip sözleşmenin akdedilmesi mümkün olmamıştır. “... ...” şeklinde kayıtlı kişi tarafından “23 Nisan Etkinlikleri iptal edildi” bilgisi davacıya verilmiş, davacı da “bebekler de iptal, ok” demiştir.

Yine “... ...” şeklinde kayıtlı kişi ile davacı arasında geçen yazışmadaki “.... merhabalar bebek projesi ertelenmiş”, “Maalesef” şeklindeki diyalog da sözleşme öncesi görüşmelerin sona erip, sözleşmenin tüm edimler belirlenerek kurulamadığını tevsik etmektedir.

Yukarıda yer verilen yazışmalar bütüncün olarak değerlendirildiğinde; davacıya iletilen “proje önerisi sunması talebi”, “icaba davet” mahiyetindedir. Davacının sunduğu “proje öneri” ise “icap”tır. Fakat idarenin “kabul” beyanına dair dosyada herhangi bir somut delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla taraflar arasında kurulmuş bir sözleşme olmadığı kanaatine varılmıştır.

Her ne kadar davacı yan, projenin “uygulandığını” ileri sürerek, zararının tazminini istemişse de; söz konusu projenin uygulandığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil yer almamaktadır. Davacı yanın iddia ettiği gibi, ... sayfasında “Projeler” sekmesi altında, “Tamamlanan Projeler” kısmında “...” ibaresi yer almakla birlikte; bu linke tıklandığında, projeye dair herhangi bir bilgiye erişilememektedir.

Diğer tüm proje başlıklarının altında uygulama çıktılarına dair veriler bulunması, “...”min fiili uygulamasının olmadığını, sadece fikir teatisi aşamasında kalındığını tevsik etmektedir.

Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamındaki whatsapp yazışmalarının delil ve/veya delil başlangıcı kabul edilmesi halinde, davacı ile davalı ... arasında “...”nin proje yürütümü ve tasarım çalışmaları bakımından sözleşme ilişkisi bulunmadığı, sözleşme kurulmadığından davalı yanın sözleşmeye aykırı eylemlerinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının maddi-manevi zarar isteminin dayanağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Dava konusu “...” bakımından yapılan değerlendirmede;

Davalı yan taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme olmadığı gibi, davacı ile Bakanlığın yürüttüğü bir proje de olmadığını ileri sürmektedir. Davacı yan ise dosyaya bir adet whatsapp yazışmasına ilişkin ekran görüntüsü ve davacı tarafından yazılmış bir mail suretini sunarak, davalı ... ile “...”ni yürüttüklerini iddia etmektedir.

Davacının sunduğu whatsapp ekran görüntüsünde, yazışmaların yapıldığı telefon numarası görünmemekte olup, numara yerinde “... ...” isim ve ibaresi yer almaktadır. 23.06.2020 tarihli yazışma aynen şu şekildedir:

“- Aslı Hanım merhabalar, numaranızı Daire Başkanımız ... Hanımefendiden aldım. .... Hanımefendiyle olgunlaşma enstitülerimiz hakkında bir toplantı gerçekleştirdik. Enstitülerimiz ürün çalışmalarına kaldıkları yerden devam etmeye başladılar. Toplantı sonucunda; açılması planlanan mağazamız için sizden de geri dönüşüm temalı bir çalışma talebinde bulunabilir miyiz? Noktasında sizinle görüşmek istedik. Sizin için de uygunsa bu hususta sizi bir enstitümüze yönlendirebiliriz.”

“- Merhabalar ... Hanım, nasılsınız? Çok memnun olurum hatta ürün numunelerim ve projem de tamamlandı. Hem sunumu hem de ürünlerden numuneler götüreceğim. ... mi yönlendireceksiniz, kiminle görüşeceğim?”

Davacı’nın .... adreslerine 26.06.2020 tarihinde gönderdiği mail ise;

“Merhaba ... için hazırladığım Çanta Koleksiyonu çalışmasını ekte paylaşıyorum. Projenin onaylanması durumunda bez çanta ve tül çanta numuneleri hazırlattım, bunları sunmak ve enstitülerin arşivlerine bakarak çıkarabileceğimiz ürünlerle ilgili görüşmek isterim. Sanırım ilk mağazamız açılıyormuş, hayırlı olsun, Allah utandırmasın. Bununla ilgili yardımcı olabileceğim konular varsa buradayım her zaman.

Onun dışında genel bilgi almak isterim, enstitü dersleri, hazırlanan projeler, mağazada yer alacak ürünler gibi. Sizleri daha yakından tanımak ve çalışmalarımızı daha doğru doğru hazırlamak için bu bilgileri enstitülerden mi alabilirim. Biliyorum sizler çok yoğunsunuz. Projeyi değerlendirmeniz doğrultusunda yönlendirmenizi bekliyorum.

Her zaman burdayım, tasarım ürün, konsept, mağaza için ve enstitüler ve en önemlisi öğrenci kadın/girişimci kadınlar için yapılması gereken her görevde bulunabilirim. Görüşmek dileğiyle…” şeklindedir.

Dosya kapsamında, davacının, bu mailine yanıt verildiğine ve/veya birlikte bir çalışma yapıldığında dair tek bir somut delil bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamındaki whatsapp yazışmasının delil ve/veya delil başlangıcı kabul edilmesi halinde, davacı ile davalı ... arasında “...”nin proje yürütümü ve tasarım çalışmaları bakımından sözleşme ilişkisi bulunmadığı, sözleşme kurulmadığından davalı yanın sözleşmeye aykırı eylemlerinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının maddi-manevi zarar isteminin dayanağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davaya konu “...” ve “...” isimli projelere ilişkin olarak proje yürütümü ve tasarım çalışmaları bakımından sözleşme ilişkisinin kurulduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle davalı yanın sözleşmeye aykırı eylemleri bulunduğundan bahsedilemeyeceği, davacı yan her ne kadar "..." markası ile cirosunun 2018 yılında 130.000,00 TL, 2019 yılında ise 422.000,00 TL'ye ulaştığını, ancak davalı Bakanlığın projeleri ile ilgilenmesi nedeniyle kendi işlerine ve markasına yeterli zaman ve emek ayıramadığını, sonuç olarak da şirketinin zarar ederek kapandığını ileri sürmekteyse de,

davacı tarafından iddia edilen zarar ile davalı eylemleri arasında nedensellik bağı bulunmadığı, zira davalının, davacı ile hukuken geçerli olarak kurulmuş bir sözleşme ilişkisi içinde bulunmadığı, dolayısıyla iddia edilen zararın, davalıya isnat edilen sözleşmeye aykırı eylemlerden kaynaklı olduğu iddiasının dayanağının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Davacının adli yardım talebinin kabul edildiği, davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacıdan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının ve başlangıçta alınması gereken 80,70 TL başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Maddi tazminat istemi bakımından; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Manevi tazminat istemi bakımından; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3, m.10 ve m.13 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle kamu hazinesinden sarf edilen 159,50 TL posta-tebligat, 3.480,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.639,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,

Dair, Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/03/2024

Katip .... · E imzalıdır Hakim .... · E imzalıdır

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/144, K. 2024/155, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Replik
  7. Düplik
  8. Uyuşmazlık
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/144
Karar No
2024/155
Tarih
22 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/144 K.2024/219
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/147 K.2024/174
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/148 K.2024/441
  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/149 K.2024/84
  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/149 K.2024/89
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/150 K.2024/245

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.