İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/127 K.2024/74

Av. ... .... DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ....

Esas2023/127Karar2024/74Tarih16 Şubat 2024Okuma24 dk · 4.848 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
16 Şubat 2024
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/127 Esas - 2024/74
Esas no
2023/127 Esas
Karar no
2024/74
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekilleri
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.848 kelime·24 dk okuma·10 bölüm

Av. ... .... DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ....

DAVA

Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)

DAVA TARİHİ : 16/03/2023

KARAR TARİHİ : 16/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 16/03/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin ... sayılı “....” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının ...'nca kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, kısmen ret kararına karşı müvekkili şirket tarafından ... nezdinde itiraz edildiğini, itiraz üzerine .... sayılı kararı ile 9. sınıfın tamamı ve 29, 31, 43. sınıflarda yer alan bazı mal ve hizmetler yönünden başvurunun reddedildiğini, ancak dava konusu markanın 35. sınıfta tescili hakkında iptal kararı verilmediğinden dağıtım kanallarının ortak olması sebebiyle müvekkili ile ortak olan 29. sınıftaki ürünlerin satış işleminin gerçekleştirilebileceğini,

müvekkili şirketin 2008 yılında kurulduğunu, Türkiye’nin en yaygın zincir marketi olduğunu, ... nezdinde 35. sınıfta perakende satış mağazaları ile mal ve hizmetler kapsamında “...” markası başta olmak üzere yüzlerce tescilli markası bulunduğunu, müvekkili şirketin “...-...” ibareli markalarını uzun zamandan beri ticari olarak kullandığını, ilk olarak 2004 yılında “...” ibareli markasını tescil ettirdiğini, müvekkili şirkete ait markalar ile dava konusu markanın benzerliğinin çok yüksek olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait markayı birebir ihtiva ettiğini,

markaların dağıtım kanallarının aynı olduğunu ve aynı tüketici kesimine hitap ettiğini, dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi izlenimi yarattığını, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu, markalarının tanınmış olduğu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu beyanla; ...’nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili 29/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... tarafından yapılan inceleme neticesinde yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin .... sayılı "..." ibareli markanın, tescil kapsamındaki mallardan "SINIF 30: ..." bakımından kullanımını ispatlar nitelikte olduğu, ancak markanın tescil kapsamındaki diğer mallar yönünden kullanımın ispatlanamadığı,

ayrıca söz konusu delillerin, .... sayılı "..." ve .... sayılı "..." ibareli markaların kullanımını ispatlar nitelikte olmadığı kanaatine varıldığını, ... sayılı markanın sadece kullanımı ispatlanan "..." malları esas alınmak suretiyle SMK 6/1 kapsamındaki incelemeye dayanak teşkil ettiğini, itiraza mesnet .... sayılı markaların kullanım ispatı yükümü altında bulunmadığından kapsamlarındaki tüm mal/hizmetler bakımından SMK 6/1 incelemesine esas alındığını, başvuru konusu marka ile itiraz gerekçesi .... sayılı markaların görsel, işitsel ve kavramsal iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varıldığını,

itiraz konusu mallardan 9. sınıfa dahil mallar ile aynı/aynı türdeki malların .... sayılı markanın tescil kapsamında bulunduğunun belirlendiğini, itiraz konusu hizmetlerden "SINIF 43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." ile benzer malların .... sayılı markaların kapsamında bulunduğunu, itiraz konusu mallardan "SINIF 29: Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).

Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Patates cipsleri. SINIF 31: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.

Malt (insan tüketimi için olmayan)" ile benzer malların ise .... sayılı markaların tescil kapsamında bulunduğunu, kalan mal ve hizmetler ile itiraz gerekçesi markaların kapsamındaki malların aynı veya benzer olmadığı tespit edildiğinden kalan mal ve hizmetler açısından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşıldığını, ... kararının usule ve yasaya uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şirketi vekili 07/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin alkollü içecek sektöründe tescilli ve tanınmış “....” ve “....” markalarının sahibi olduğunu, müvekkili şirketin “...+1” ibareli markası ile davacı şirkete ait markaların tüketiciler nezdinde karıştırılmayacağını, müvekkili şirket markasındaki “+1” ibaresinin markaları farklılaştırdığını, davacı markalarının ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, müvekkili markasının bütünsel olarak ayırt ediciliğe sahip bir marka olduğunu, markaların hitap ettiği kitlenin farklı olduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait “+1” unsurlu seri markalardan olduğunu,

itiraza mesnet markalara ilişkin SMK 19/2 maddesi çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, davacının tanınmışlık iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacının kötü niyet iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK

Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın.

Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "...+1" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, gerek marka işlem dosyasında gerekse dava aşamasında ileri sürülen kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği,

davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış,

06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İşlem dosyasının tetkikinde.

Davalı şirketin 04.06.2021 tarihinde "...+1" ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.11.2021 tarih ve 384 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 21.12.2021 tarihinde .... sayılı markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, dilekçesinde .... sayılı markalara ilişkin tüm mal ve hizmetler yönünden kullanmama def'i ileri sürdüğü,

davacı şirketin 16.05.2022 tarihli marka kullanım ispat formu ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca kısmen kabul edildiği ve marka tescil başvurusundan bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından 19.10.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile; davacı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulüne ve başvurunun 9. sınıfa dahil tüm mallar ve "SINIF 29: Kuru bakliyat.

Hazır çorbalar, bulyonlar. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Patates cipsleri. SINIF 31: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.

Malt (insan tüketimi için olmayan) SINIF 43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." bakımından da reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 16.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından 11.10.2023 tarihinde tescil edilmiştir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.

Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.

Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.

Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.

Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.

Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.

Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.

Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.

Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.

Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

İlk olarak; gerek marka işlem dosyasında, gerekse dava aşamasında ileri sürülen kullanmama def'i ön sorun olarak incelenmiştir.

Buna göre; somut olayda, davalıya ait dava konusu markanın başvuru tarihi 04.06.2021’dir. Davalı taraf, itiraza mesnet tüm markaların kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımın ispatlanmasını talep etmiştir. Davacıya ait .... sayılı markalar, dava konusu markanın başvuru tarihinde (04.06.2021) en az 5 yıldır tescillidir. Davacı taraf, 04.06.2016-04.06.2021 tarih aralığında, .... sayılı markalarını kullandığını ispatlamalıdır.

Somut olayda, dava tarihi 16.03.2023’tür. Davalı taraf, hükümsüzlüğe mesnet tüm markaların kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanmasını talep etmiştir. Davacıya ait .... sayılı markalar, dava tarihinde (16.03.2023) en az 5 yıldır tescillidir. Davacı taraf, 16.03.2018-16.03.2023 tarih aralığında, ... sayılı markalarını kullandığını ispatlamalıdır.

Davacı taraf, yayıma itiraz dilekçesi ekinde aşağıdaki belgeleri, işlem dosyasına ibraz etmiştir:

• 2017 tarihli 10 adet satın alma sipariş formu

• 3 adet okunamayan sevk irsaliyesi

• 2017-2018 tarihli davacı şirkete düzenlenmiş 6 adet fatura

• 24 Ağustos 2009 fason üretim sözleşmesi

• 2 farklı şirket ile imzalanmış “çerçeve sözleşme” başlıklı sözleşme

• 2014 tarihli “Siparişe İstinaden Ürün Alım Sözleşmesi”

• 2016 tarihli “Siparişe İstinaden Ürün Alım Sözleşmesi”

Davacı taraf, "Marka Kullanım İspatı Sunma” başlıklı belge ekinde aşağıdaki belgeleri, işlem dosyasına ibraz etmiştir:

• 2013-2016 tarih aralığına ilişkin 5 adet “Gazete ilan bedeli” açıklamalı faturalar

• 31 adet “... türk kahvesi” açıklamalı 2016-2019 tarih aralığına ilişkin davacı şirkete düzenlenmiş fatura

• ... broşürleri

Sunulan belgeler incelendiğinde; davacının “...” markası ile “...” satışı yaptığı, bu marka ile fason üretim yaptırdığı ve ... mağazalarında “...” markalı ürünleri satışa sunduğu tespit edilmiş olup, davacının ... sayılı "...” ibareli markasını, marka kapsamında yer alan "30. Sınıf: ..." emtiası bakımından kullandığı tespit edilmiştir. Kullanımı ispatlanamayan .... sayılı markalar, benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmamıştır. Kullanım ispatına tabi olan ... sayılı marka ise sadece “30. Sınıf: ...” emtiası bakımından benzerlik incelemesine konu edilmiştir.

Kullanmama def'ine ilişkin ön sorun yukarıdaki şekilde tetkik edildikten sonra, SMK m.6/1 hükmü bağlamında aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır:

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka başvurusu, 09, 16, 29, 30, 31, 35, 41, 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescil edilmek üzere, başvuruya konu edilmiştir. ... kararı ile 30. sınıf emtiaların tamamı ile 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler, .... kararı ile 9. sınıfın tamamı ve 29, 31, 43. sınıflarda yer alan bazı mal ve hizmetler, marka kapsamından çıkarılmıştır. İş bu davanın konusunu oluşturan 16, 29, 31, 35, 41, 43. sınıf mal ve hizmetler, bilirkişi raporunda yer verilen tabloda gösterilmiştir.

Davacıya ait kullanım ispatına tabi olmayan .... sayılı markalar, 07, 09, 11, 30. Sınıf mal ve hizmetlerde tescillidir. Kullanım ispatına tabi davacıya ait .... sayılı markalar ise, 07, 08, 09, 11, 21, 03, 05, 29, 30, 32. Sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olmakla birlikte, bu markalardan sadece .... sayılı marka, “30. Sınıf: ...” emtiası bakımından dikkate alınmıştır.

Dava konusu marka başvurusunda yer alan "Basılı yayınlar" emtiaları; kâğıttan üretilip fiziki bir varlığa sahipken, elektronik yayınlar dijital ortamda erişimi olan yayınlardır ve bu nedenle doğaları farklıdır. Ancak; karşılaştırma konusu mallar, birbirleri yerine ikame edilebilir nitelikte oldukları için rekabet halindedir. Ayrıca, hitap ettikleri ilgili tüketici kesimi ile ticari kaynakları da aynı olduğundan dava konusu marka kapsamında yer alan “16. Sınıf: Basılı yayınlar” emtiaları ile davacıya ait markaların kapsamlarında yer alan “9. Sınıf: elektronik yayınlar”emtialarının benzer olduğu kanaatine varmıştır.

Davalı marka kapsamındaki satış hizmetine konu 29, 31 ve 32. sınıflara giren çeşitli gıda maddelerinin, temelde gıda emtiaları olmasına bağlı, 30 uncu sınıf emtialar ile her birinin ticari sınıflarda yer almaları durumunda, belli gıda emtiaları için ilişkilendirmeye ve/veya rekabete dayalı bir benzerlik ilişkisinden bahsedilebilir.

Diğer taraftan, ilgili tüketici karşı karşıya olduğu gıda emtiaları, gıda kategorisinde olduğunu bilmekle birlikte, bu gıdaların sektörel bazda farklı işletmelerden geldiğinin farkındadır ve aslında perakende satış hizmeti veren işletmecinin sadece malları biraraya getirdiğinden ve kendi markası altında satışa sunduğu emtiaların da aslında kendi üretimi olmadığının (farklı gıda işletmelerinde fason olarak ürettirdiğininin) farkındadır.

Zira, ilgili ortalama tüketici; aldığı ürün hakkında bilgi sahibidir ve yeterince bilgilendirilmiş kişilerden oluşur. Dolayısıyla bu tüketicinin, şeker yerine tuz ya da sıvı yağ yerine süt almasından bahsedilemez. Ayrıca, ilgili tüketicinin kendi öğününde bu emtiaları birlikte tüketiyor olması, sırf gıda kategorisine girdikleri gerekçesine dayalı olarak, marka hukuku anlamında aralarında güçlü bir benzerlik olduğu değerlendirmesine götüremez.

Davacı markaları kapsamındaki 30.sınıf emtialar, davalı yan 35.sınıf hizmet markası kapsamında yoktur. Sadece, gıda emtiası sınıfına giren 29, 31/01 ve 32 inci sınıflara dahil olan emtiaların satış hizmeti dava konusu marka kapsamında yer almaktadır.

Bilirkişi ek raporunda izah edildiği üzere; davalı marka kapsamındaki 35 inci sınıfın son alt grubundaki satış hizmetine konu 29, 31/01 ve 32 inci sınıflara dahil olan emtialar ile davacının 30 uncu sınıfına dahil emtiaları arasında güçlü ya da orta düzeyli bir benzerlikten bahsedilmesi mümkün olmayıp, düşük düzeyli bir benzerlik ilişkisi mevcuttur.

Bilirkişi kök ve ek raporunda belirtilmemekle birlikte; dava konusu marka kapsamında 29.sınıfta yer alan "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar. Yumurtalar, yumurta tozları." emtiaları ile davacı markaları kapsamında 30.sınıfta yer alan emtialar arasında da "gıda emtiaları" olmalarından kaynaklı olarak düşük düzeyli bir benzerlik ilişkisi mevcuttur. Zira; söz konusu emtialar aynı tüketici kesimine hitap ederler, benzer ihtiyaçları giderirler, bir kısmı birlikte tüketilebilir, yine bir kısmı arasında birbirini tamamlayıcı ilişki bulunur.

Yukarıda yer verilenler haricinde, davaya konu sair emtialar ile davacı markaları kapsamındaki emtiaların; kullanım amacı ve doğası farklı, rekabet halinde olmayan mal ve hizmetler olup, aynı işletme tarafından üretilmesi beklenen, birlikte satışa sunulan, tüketicinin birlikte aldığı mal ve hizmetler değildir.

Dava konusu marka; "... + ...." ibaresinden oluşmaktadır.

Davacıya ait olup dava konusu marka kapsamında yer alan bir kısım mal ve hizmetler ile benzer emtialar barındıran markalar; "...", "...." ibarelerinden oluşmaktadır.

Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; davaya konu marka kapsamında yer alan "16.SINIF: Basılı yayınlar. 29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar. Yumurtalar, yumurta tozları. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat.

Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel y ağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar.

Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri ile davacıya ait bir kısım markalar arasında düşükten orta düzeye kadar değişken olabilen bir benzerlik ilişkisinin bulunduğu,

emtialar arasındaki benzerlik düzeyinin düşük olması halinde, işaretlerin benzerlik düzeyinin yüksek olması halinde .... kararında belirtilen prensip de dikkate alındığında, iltibas tehlikesinin meydana gelebileceği, somut olayda da böyle bir durumun mevcut olduğu, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler ile davacıya ait markalar arasındaki benzerlik düzeyinin güçlü olmadığı, ancak davaya konu "... + 1" ibareli marka ile davacıya ait "...", "....", "...", "... " ibareli markalar arasında "..." sözcüğünün müşterek olarak bulunmasından kaynaklı, görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu,

bu nedenle daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu markayı, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, başvuru markası ile davacı markaları arasında ilişki kuracağı, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşeceği,

bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.

SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;

A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,

B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,

C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.

Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır.

Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle,

yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez.

Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.

Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir.

Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır.

Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.

Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.

Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.

Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davacı şirket, marka işlem dosyasına faturalar, sipariş formları, broşürler, gazete ilan bedellerine ilişkin faturalar sunmuşsa da, dosyaya sunulan belgelerin genel olarak markanın “...” emtiasında olağan kullanımını gösterir belgeler olduğu, sunulan belgeler arasında tanıtıma yönelik belgelerin sayısının ve çeşitliliğinin çok az olduğu, esasen gazete ilanlarının hangi markaya ilişkin olduğunun tespitinin de yapılamadığı, sunulan belgelerin tanınmışlığın ispatı için yeterli olmadığı, tanınmışlığın değerlendirilebileceği yeterli belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.

SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (...)

Somut olayda yapılan değerlendirmede. Davacı tarafın dosyaya sunduğu belgeler incelendiğinde, sunulan belgelerin hali hazırda "...” markasının tescili kapsamında bulunan “...” ürününe ilişkin belgeler olduğu, bu ürünün davacının tescilli markası kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, davacının kullanımına konu emtia, tescilli markası ile hali hazırda koruma altında olup, tescilsiz bir kullanım söz konusu değildir.

Ayrıca; dava konusu marka başvurusu kapsamında kalan mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer emtialar üzerinde, davacının, dava konusu marka ile aynı ya da benzer tescilsiz bir işareti, önceki tarihli yoğun ve sıkı kullanımı bulunduğuna ilişkin yeterli nitelik ve nicelikte ispat aracını marka işlem dosyasına sunamadığı anlaşıldığından, SMK m.6/3 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.

SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”

Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı girer. Bir alan adının SMK m. 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o alan adının fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda bir marka kullanımının söz konusu olması gerekir.

Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar.

Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nin 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir. ....

Dairesi'nin 13.03.2019 tarih .... sayılı kararında da, önceki tarihli ticaret unvanı nedeniyle sonraki tarihli aynı/benzer markanın başvurusunun engellenebilmesi için, salt ticaret unvanına ilişkin ticari sicil kayıtlarında yer alan iştigal alanlarına bakılmaması gerektiği, ticaret unvanının fiili olarak kullanıldığı mal ve hizmetler dikkate alınmak suretiyle iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davacının ticaret unvanı “...” olup, davacı unvanı ile dava konusu marka arasında herhangi bir benzerlik söz konusu değildir. Bu anlamda, davalı markası ile davacı ticaret unvanı arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı tespit edilmiş olup, dava konusu markanın davacıya ait ticaret unvanı sebebi ile reddi için gerekli koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır. SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.

Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.

Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)

Somut olayda; davaya konu marka kapsamında kalan ve iş bu davaya konu olan mal ve hizmetlerin bir kısmı ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan bir kısım emtiaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile. "16.SINIF: Basılı yayınlar. 29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar. Yumurtalar, yumurta tozları. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri.

Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel y ağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.

Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından ... sayılı ... kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2-Dava konusu ... sayılı markanın "16.SINIF: Basılı yayınlar. 29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar. Yumurtalar, yumurta tozları. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri.

Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel y ağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.

Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,

4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 247,70 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

7-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,

8-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 112,00 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 250,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.087,32 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 2.043,66 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.043,66 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 76,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2'si olan 38,40 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine, kalan 38,40 TL'nin davalı ... Şirketi üzerinde bırakılmasına,

11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,

Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde.... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2024

Katip .... · E imzalıdır Hakim .... · E imzalıdır

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/127, K. 2024/74, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 16/03/2023
  5. Karar Tarihi : 16/02/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 27/02/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Uyuşmazlık
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/127
Karar No
2024/74
Tarih
16 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/128 K.2024/114
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/128 K.2024/135
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/129 K.2024/414
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/130 K.2024/126
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/130 K.2024/138
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/130 K.2024/93

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.