KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/247 Esas - 2024/123
- Esas no
- 2023/247 Esas
- Karar no
- 2024/123
- Hakim
- ...
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
5.276 kelime·26 dk okuma·10 bölüm
Av. .... DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av. ... ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 23/05/2023
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 23/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin dünyanın en tanınmış markalarından biri olduğunu, “...” markasının da 2006 yılında “bilgisayar” emtialarında kullanılmak üzere yaratıldığını, 09. Sınıf mallarda ...’de koruma altında olduğunu, yine müvekkilinin .... sayılı markalarının ... nezdinde tescilli olduğunu, davalı yanın ... sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna yönelik itirazlarının Kurum tarafından taraf markaları kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin farklı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini,
yine .... sayılı müvekkili markaları açısından ise ortak sınıfların varlığına rağmen davalı yanın ... sayılı markası gerekçe gösterilerek müvekkili başvurusunun reddedildiğini, oysaki davalı yanın ... sayılı markası ile ilgili olarak davaya konu başvuru tarihinden önce açılmış bir iptal davasının derdest olduğunu, davalı yanın bu davanın sonuçlarından kurtulmak adına dava konusu başvuruyu gerçekleştirdiğini, ayrıca davalının eski markasının 28. sınıf malları kapsadığını, Kurum tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, ....
E sayılı iptal davasında, davalı yanın yalnızca telefon şarj, usb kablo, sd kart ve flash bellek emtialarında markasını kullandığının tespit edilerek davalı yana ait ... sayılı markanın 09. sınıftaki “manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar, elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil)” malları hariç tüm mallar yönünden iptal edildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, kesinleşme ile birlikte davalı yanın markasının 12.08.2020 tarihinden itibaren geçeli olacak şekilde kısmen iptal edilmiş olduğunu,
dolayısıyla davalı yanın kazanılmış bir hakkı zaten olmadığını, Kurum’un davalı yanın markasının kullanılıp kullanılmadığını dahi sorgulamadığını, doğrudan 09. Sınıfta davalının müktesep hakkı olduğunu kabul etmesinin hatalı olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, markadaki ek unsurların bütünsel katkısı olmadığını, taraf markalarının kapsamlarının da aynı ya da benzer olduğunu, dava konusu başvurunun yalnızca 09 ve 28. Sınıf mallarda ilana çıktığını, 35. Sınıf yönünden zaten kısmen reddedildiğini, bu kararın da kesin olduğunu,
müvekkili markaları kapsamında da 09 ve 28. Sınıf malların yer aldığını, taraf markalarının kapsamlarının benzeştiğini, .... sayılı kararında 09. ve 28. Sınıf mallar arasındaki benzerliğin teyit edildiğini, davalıya ait önceki markada 09. sınıf malların dahi yer almadığını, davalı başvurusunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu, iptal davasının 12.08.2020 tarihinde açıldığını, dava konusu başvurunun ise 25.03.2021 tarihinde yapıldığını, davalının açılan iptal davasının olası sonuçlarını dolanmayı hedefleyerek bu başvuruyu yapmasının kötü niyete esas olduğunu,
kaldı ki davalı yanın ... sayılı bir diğer marka başvurusunda daha bulunduğunu, bu başvuru yönünden yapılan itirazların bizzat Kurum tarafından, iş bu dava konusu ... kararının aksine verilen bir karar ile kabul edildiğini, kararda başvurunun kötü niyetle yapılmış olunduğu yönünde de değerlendirmede bulunulduğunu, kötü niyetin bölünemezliği ilkesi çerçevesinde başvurunun tümden reddi gerektiğini iddia ederek; ... sayılı ... kararının iptali ile dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği görülmektedir.
CEVAP
Davalı ... vekili 11/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu marka başvurusuna ilişkin ... kararının, hukuka ve usule uygun olduğunu, davacının itirazına mesnet ... esas unsurlu markaları ile başvuru markası işaret anlamında benzer olduğu halde, davacının .... sayılı ... esas unsurlu markaları kapsamında farklı mal ve hizmetler bulunduğundan somut olayda iltibas tehlikesi bulunmayacağını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ŞİRKETİ vekili 26/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Davacının dava açarken teminat yatırma yükümlülüğü altında bulunduğunu, müvekkilinin ikametgahı ... olduğundan, ... Mahkemeleri'nin hükümsüzlük talebini görmeye yetkili olduğunu, müvekkilinin ... sayılı markadan ötürü kazanılmış hakkı olduğunu,....
E sayılı dosyası ile söz konusu markanın kısmen iptaline karar verildiğini, ancak verilen kararın geçmişe etkili olarak iptali şeklinde olmadığını, kullanılmama nedeni ile kısmen iptale ilişkin verilen kararın ise ancak hükümden itibaren iptalin geçerli kabul edilmesi gerektiğinden ve 09. Sınıftaki bazı emtialar ve 28. Sınıf yönünden markaların kapsamlarında yer alan emtiaların farklılığı dolayı davalı kurumun vermiş olduğu kararın yerinde olduğunu, davacı tarafından müvekkil davalıya karşı ikame edilen davada yerel mahkeme "...
Ltd. ŞTİ tarafından yapılan marka kullanımlarının da davalıya sirayet edeceği, gerek markanın önceki sahibi ... Elektronik Ltd.
Şti gerekse davalının davaya konu ... markasını SMK 9/1. maddesinde yer alan koşullar uyarınca "ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksüyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar, bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil) makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanlar, elektrik enerjisinin iletim dönüştürme depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik elektronikde kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil) emtialarında ciddi biçimde kullandığı tespit edilmiş bu emtialar bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiş, " şeklinde gerekçe ile 09/2.
Sıınf emtialar ile doğrudan ilintili olan söz konusu emtialar yönünden davanın reddine karar verdiğini savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ..... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının dava açarken teminat yatırma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, davalı şirketin ileri sürdüğü yetki ilk itirazının yerinde olup olmadığı, davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şirketin müktesep hakkının bulunup bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davalı şirketin ... sayılı "... ..." ibareli markanın tescili amacıyla 25.03.2021 tarihinde gerçekleştirdiği başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-ç hükmü gereği 35.sınıf hizmetler yönünden reddine karar verildiği, kalan emtialar bakımından başvurunun 27.05.2021 tarih ve 373 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 28.06.2021 tarihinde SMK m.6/1 ve m.6/9 hükmü kapsamında .... sayılı markaları mesnet göstererek itirazda bulunduğu, davalı şirketin 17.09.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği,
davacı şirketin 26.05.2022 tarihli yeniden itiraz dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 23.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 31.03.2023 tarihinde tescil edilmiştir.
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .... sayılı kararında belirtildiği üzere; .... arasında imzalanan 04/06/1932 tarihli Kanun ile onaylanan İkamet tezkeresi gereğince, .... menşeli davacı şirketin teminat yatırmasının gerekmediği, ayrıca ...'nın 90.maddesi ve 6769 sayılı SMK m.3/1-c hükmü dikkate alındığında, davacı tüzel kişiliğin tabiiyetinde bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri'nin de ülkemizin taraf olduğu Sınai Mülkiyetin Korunmasına İlişkin ...
Sözleşmesi'ni imzalamış olması, bu sözleşmenin 2.maddesinde sınai mülkiyetin korunmasıyla ilgili olarak birlik ülke vatandaşları arasında eşit işlem ilkesinin kabul edilmiş bulunması karşısında sınai mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan bu davada yabancı uyrukluğunda bulunan davacının teminat yatırması gerekmediği, bu husus bakımından dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
.... Dairesi'nin 16/04/2021 tarih .... sayılı kararı gereği ... kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemli davaların birlikte görülmesi gerektiği ve SMK m.156/2 hükmü uyarınca ... kararının iptali istemi bakımından mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşıldığından, yetki ilk itirazının reddine karar verilmiş, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; davacı yanın .... sayılı markaları kapsamında 09. sınıfta yer alan ve genel olarak bilgisayarlar, bilgisayar donanım/aygıtları ve yazılımlar olarak gruplandırılabilecek malların, dava konusu başvuru kapsamında 09. sınıfta yer alan ve bilirkişi raporunda altı çizili/koyu renk ile gösterilen mallar ile aynı, aynı tür ya da benzer mahiyette, birbirlerini tamamlayıcı nitelikte, birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi bulunan, satış noktaları ve hedef tüketici kitleleri benzer olan mallar oldukları, bilgisayar ürünleri sektöründe,
bilgisayar çevre donanım araçlarının monitörden kameraya, ses sistemlerinden yazıcı/tarayıcı, klavye, mouse vb. birçok ürünle tamamlandıkları, yine yazılımların ve bilgisayarlar aracılığıyla kullanılan multimedya araçlarının da doğrudan doğruya davacı markaları kapsamındaki mallar ile benzeştikleri değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte her ne kadar 28. sınıf mallar, davacı yanın markaları kapsamında bulunmamakta ise de bu sınıftaki mallar arasında da bilgisayar ya da konsol oyunları veyahut video oyunları gibi davacı yanın markalarındaki 09. sınıftaki bilgisayarlar ve çevre donanımları emtiaları ile ilişkilendirilebilecek mallar da yer almaktadır.
Ayrıca yine davacı yanın önceki tarihli markalarındaki “bilgisayar oyun sandalyeleri” emtiaları da spesifik olarak bilgisayar oyuncularının ihtiyaçlarına özgülenmiş şekilde sınırlandırılmış ürünler olarak alelade mobilya ürünlerinden farklılaşmakta olup bu ürünlerin satış noktalarının dahi olağan mobilya mağazaları olmadığı, genel olarak teknoloji marketlerde birçok elektronik ürün ile birlikte satılan bu ürünler her ne kadar farklı bir mal sınıfında yer almakta ise de yine dava konusu markadaki özellikle “Salonda oynanan oyunlar;
harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil)” malları ile dolaylı bir benzer ilişki içerisindedir.
Zira bilgisayar veyahut video oyun konsolları aracılığıyla oynanan dijital oyunlar için, günümüzde özel oyuncu mobilyalarının üretimi son derece yaygınlaşmış olup özellikle profesyonel veya ticari olarak bu oyunları oynayan tüketicilerin, - ki günümüzde e-gaming turnuvaları yapılmakta, bu organizasyonlar için federasyonlar dahi kurulmaktadır- bilgisayar araç ve gereçlerinin yanı sıra oyun esnasındaki konforlarını artıracak, uyarıcı ve görsel algıyı etkiler led ışıkları, bağlanılan cihazda oynatılan oyuna bağlı hareket tepkili gibi çeşitli teknik özelliklerde, özel olarak tasarlanmış oyuncu koltuklarını satın almayı tercih ettiği,
bu ürünleri ise öncelikli olarak teknoloji marketleri aracılığıyla satın aldığı/almayı tercih ettiği bilinmektedir. Başka bir ifadeyle oyuncu koltuğu, oyuncu klavyesi, oyuncu kulaklığı, oyuncu faresi, oyuncu sandalyesi gibi ürünlerin tamamı aynı profesyonel tüketici grubu için üretilen, bu tüketici grubu tarafından satın alınan yani aynı tüketici grubuna hitap eden, birbirlerini tamamlayıcı nitelikteki mallardır.
Bu bağlamda gerek hedef kitle, gerekse de tamamlayıcılık ilişkisi bağlamında, bu şekilde spesifik olarak sınırlandırılmış mallar arasında da benzerlik ilişkisi bulunmaktadır.
Dava konusu marka başvurusunun "... ..." şeklinde “...” hakim sözcük unsuru ve “...” şeklinde bir tali kelime unsurundan oluştuğu, hakim unsur konumundaki “...” ibaresinin Türkçe bir karşılığı olmadığı, “alamet, kehanet” anlamlarına gelen İngilizce bir kelime olduğu, bu anlamının İngilizce bilen tüketiciler tarafından dahi doğrudan bilinemeyebileceği, uyuşmazlık konusu emtialar yönünden ayırt edici vasfı yüksek bu kelimenin dava konusu markanın tek asli unsuru olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı yanın, dava konusu marka başvurusu ile aynı ya da benzer emtiaları içerir markaları ise "...", "... ...", "... ..." ve "... ..." şeklindeki markalar olup davacı yanın münhasıran dava konusu marka ile birebir aynı olan “...” kelimesinden oluşan markası olduğu gibi yine “...” ibaresi ile oluşturulmuş markalarının da bulunduğu, “...” ibaresinin, davacı yanın dünya çapında tanınmış lider/çatı markası olduğu, bu şekildeki bir üst marka ile birlikte kullanılan ayırt edici bir sözcükten oluşan başvurularda, üst markanın iltibas değerlendirmesinde geri planda kalacak olduğu,
zira burada asli olarak korunmak istenilen ibarenin üst marka yanındaki sözcük unsuru olacağı, dolayısıyla davacı markalarının da esas unsurunun “...” kelimesi olduğu, “... ...” şeklindeki davacı markasındaki “...” kelimesinin de İngilizce'de “tarafından” anlamını yansıtan bir kelime olarak ayırt ediciliği zayıf bir unsur olarak görülmesi gerektiği, yine “... ...” markasındaki “citadel” ek sözcüğünün de markada “...” kelimesini geri plana atmadığı, dolayısıyla davacı markalarının her birinde ayırt edici ve esas unsurun /unsurlardan birinin yine “...” kelimesi olduğu değerlendirilmektedir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; davaya konu marka kapsamında yer alan "9.SINIF: Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri.
Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. 28.SINIF: Oyunlar ve oyuncaklar.
Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil)." emtiaları ile davacıya ait markaların kapsamlarında yer alan emtiaların aynı tür veva benzer oldukları, davacı markaları ile dava konusu markanın esas unsurunun müşterek olarak "..." sözcüğünden oluştuğu, bu nedenle daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan gerek dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, gerekse makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin,
daha sonra davaya konu markayı yukarıda belirtilen emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsama yaşayacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı,
dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında yukarıda belirtilen emtialar bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı şirket müktesep hak iddiasında bulunduğundan, bu husus aşağıdaki şekilde irdelenmiştir: .... .’nin 19.09.2008 tarih ve .... sayılı “...” kararında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir.
.... Dairesinin 19.09.2008 tarihli ve ..... Sayılı kararına göre.
Bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır.
Bu tür markalar niteliği itibariyle 556 sayılı KHK'nın 55. maddesinde tanımlanan ortak markalara benzemekle birlikte; seri markalar, ortak markalarda mevcut olan bir grupta yer alan işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerden ayırt edilmesi fonksiyonu, teknik yönetmelik gibi özelliklere sahip olması gerekmeyen ve esasen ortak asli unsuru taşımakla birlikte her biri diğerinden bağımsız nitelikteki ticaret ve hizmet markalarıdır.
Bu karar içeriğinden de anlaşılabileceği üzere müktesep hakkın kabulü üç koşula bağlanmıştır. Bunlar: • müktesep hak iddia edilen marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması, • markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunması, • dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olması.
Bu üç şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder. Hemen belirtmek gerekir ki; yukarıdaki şartlar sağlansa bile, sonraki tarihli marka başvurusu, itiraza mesnet markaya yakınlaşma ve bu yolla haksız yararlanma tehlikesi oluşturmamalıdır.
Burada irdelenmesi gereken husus; marka olarak seçilen işaretin önceki tarihli kök seri markaların yenilenmesi suretiyle mi oluşturulduğu, yoksa itiraza mesnet markalar ile yakınlaşarak onunla iltibas tehlikesi doğurma tehlikesi oluşturacak şekilde mi mizanpajının yapıldığıdır.
Daha ilk bakışta başvurunun kök markanın değil de, itiraza mesnet markanın yeni düzenlenmiş bir versiyonu olduğu yönünde ortalama tüketici nezdinde izlenim doğuyorsa, önceki kök markalardan kaynaklı müktesep hak şartlarının doğduğundan söz edilemez. Bu itibarla seri marka olarak tescili talep edilen işaret, kök markadan esaslı farklılıklar göstermemeli ve seri marka seçilirken itiraza mesnet markaya yakınlaşacak font, renk, mizanpaj değişikliklerinden kaçınılmalıdır. (....)
Müktesep hak iddiası bakımından hemen belirtmek gerekir ki; önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkması hali tek başına müktesep hak şartlarının doğumunu sağlamaz. Önceki tarihli markanın başvuruya konu emtialar bakımından aynı zamanda fiili olarak kullanıldığının da ispatlanması gerekir.
Zira, müktesep hak müessesesinin kabul edilmesinin amacı, önceki tarihli markanın uzunca süredir kullanımı nedeniyle ilgili tüketici kesiminde oluşan imajın, sonraki tarihli marka başvurusuna sirayet etmesini sağlamaktır. Bu nedenledir ki, fiilen kullanılmayan önceki tarihli markanın ilgili tüketici kesiminde bir imaj duygusu oluşturduğundan söz edilemez. Olmayan imajın yenilenen yeni bir marka başvurusuna aktarımı da dolayısıyla söz konusu olamaz.
Müktesep hak şartları bakımından yukarıda ifade ettiğimiz görüşü destekler nitelikte, .... sayılı kararında, önceki markanın fiilen kullanılmasını, müktesep hakkın doğumu bakımından gerekli görmüştür.
Somut olayda yapılan incelemede; davalı yanın ... nezdindeki müktesep hak savunmasına konu olan ve ... kararında da değerlendirilen markası ... sayılı ve "..." ibareli markadır. Anılan markanın, dava konusu başvurunun yapıldığı 25.03.2021 tarihi itibariyle tescili kapsamında “Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler.
Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Otomatik satış makineleri, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazlarda kullanılan elektronik elemanlar.
Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil). Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller.
Ütüler; elektrikli ve buharlı ütüler, pres ütüler. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil, yangın söndürme aletleri ve cihazları. Elektrikli kaynak aparatları(kaynak elektrotları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Sinek ve haşaratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar.
Binalar için otomatik kapılar, otomatik turnikeler, binalar ve araç kapıları için elektrikli,elektronik veya uzaktan kumandalı açma- kapama tertibatı. Elektroliz ve galvaniz işleri için aparatlar; anotlar, katotlar. Mıknatıslar, dekoratif mıknatıslar” mallarının yer aldığı, bununla birlikte anılan marka ile ilgili olarak 12.08.2020 tarihinde davacı yanca ....
E sayılı kullanmama nedeniyle iptal davasının açıldığı, açılan dava sonucunda verilen kısmen iptal kararının 08.03.2023 tarihi itibariyle kesinleştiği, kesinleşme tarihinin 22.03.2023 tarihli ... kararından öncesinde olduğu görülmüştür. Davacı yanın işlem dosyasındaki itirazlarında açılan iş bu davayı dayanak gösterdiği, görülmektedir.
Bununla birlikte davalı yanın işlem dosyası kapsamında, ... sayılı markanın kullanım ile taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıktığını ortaya koyan deliller ibraz etmediği, yalnızca ..... E sayılı dosyasında alınan 15.06.2021 tarihli bilirkişi raporunu dosyaya sunduğu, anılan raporda dahi “Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler.
Manyetik ,optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Otomatik satış makineleri, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar.
Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarlarıAna fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Ütüler; elektrikli ve buharlı ütüler, pres ütüler. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil, yangın söndürme aletleri ve cihazları. Elektrikli kaynak aparatları(kaynak elektrotları dahil).
Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Sinek ve haşaratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar. Binalar için otomatik kapılar, otomatik turnikeler, binalar ve araç kapıları için elektrikli,elektronik veya uzaktan kumandalı açma-kapama tertibatı. Elektroliz ve galvaniz işleri için aparatlar; anotlar, katotlar.
Mıknatıslar, dekoratif mıknatıslar” emtiaları yönünden dava konusu markanın ciddi bir biçimde kullanılmadığı yönünde tespitler yapılmışken, Kurum tarafından verilen kararda, davalı markalarının kullanılıp kullanılmadığı hususu incelenmeksizin ... sayılı markanın varlığının müktesep hakka esas alındığı görülmüştür.
Ancak önceki tarihli markanın, sonraki tarihli marka bakımından müktesep hak teşkil etmesi için önceki tarihli markanın tescili kapsamında yer alan emtialar bakımından fiili olarak kullanıldığının da ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda; .....
Mahkemesi'nin 22/09/2022 tarih .... ayılı kararının 08/03/2023 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesi ile birlikte mahkeme kararında belirtilen emtiaların dava tarihi olan 12/08/2020 tarihi itibariyle iptal edildikleri, ... karar tarihi itibariyle söz konusu mahkeme kararının kesinleştiği de dikkate alındığında, ... karar tarihi itibariyle davalı şirkete ait ... sayılı marka kapsamında yer alan ancak iptal edilen emtialar bakımından iş bu davaya konu marka başvurusuna müktesep oluşturduklarının söylenemeyeceği,
mahkeme kararı sonrasında ... sayılı marka kapsamında kalan ve söz konusu mahkeme kararı ile 12/08/2020 tarihinden önceki son beş yıl içinde ciddi surette kullanıldığı belirtilen "Manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar.
Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil)." emtialarının müktesep hak iddiası bakımından değerlendirilmesi gerektiği, zira bu emtialar bakımından 12/08/2020 tarihinden önceki son beş yıl içinde ciddi markasal kullanımın mahkemesinde ispatlandığının kabul edildiği,
iş bu davaya konu marka tescil başvuru tarihinin 2021 yılına ilişkin olduğu düşünüldüğünde, 12/08/2020 tarihinden önceki son beş yıl içindeki markasal kullanımların, iş bu davaya konu marka tescil başvuru tarihinden önceki son beş yıl içindeki markasal kullanım dönemi ile büyük ölçüde çakıştığı, dolayısıyla iptal davasında yapılan markasal kullanımların iş bu dava bakımından da mesnet alınabileceği, dava konusu marka kapsamında yer alan "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar;
manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.
Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri." emtialarının, davalı şirketin .....
Esas sayılı dava dosyasında kullanımını ispat ettiği yukarıda belirtilen emtiaların kapsamına girdiği, dolayısıyla başvuru markasının ancak. "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.
Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri." emtiaları bakımından ... sayılı önceki tarihli markasından kaynaklı olarak müktesep hakkının olabileceği kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir.
.... kararında; Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin kötü niyetli olup olmadığının somut olayla ilgili tüm faktörler dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılması ile belirleneceğini belirtmiştir. Ön karar talebi hakkında ...'ın sorulan sorulara verdiği yanıtta;
1. Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin, bu markanın aynısı veya benzerinin tescile konu mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde üye ülkelerden en az birinde başka bir kimse tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi,
2. Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin, başkasının kullanageldiği markasını kullanmasını engelleme amacı taşıması,
3. Marka tescil başvurusuna konu işaretin ve bu işaret ile iltibas oluşturan başkalarına ait markasal işaretlerin hukuki himaye derecesi, gibi kriterlerin kötü niyet değerlendirmesi bakımından dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak hemen belirtilmelidir ki; başvuru sahibi, tescile konu ettiği markanın aynısı ya da benzerinin başkası tarafından üye ülkelerden en az birinde önceden kullanıldığını bilse veya bilmesi gerekse bile, tek başına bu olgu, onun kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunduğunu göstermez.
.... kararında; marka tescil başvuru sahibinin adil rekabete girme amacı taşımaksızın, dürüst ticari uygulamalarla aykırılık oluşturacak şekilde başkalarının menfaatlerini baltalama ya da belirli bir başkasını hedef almaksızın markanın köken göstermeye ilişkin temel fonksiyonundan ziyade başka amaçlar için marka tescilinin sağladığı tekelci yetkileri elde etme amacı taşımasının ilgili ve tutarlı göstergelerden bariz bir şekilde anlaşılması halinde, markanın kötü niyet gerekçesi ile hükümsüz kılınabileceğini belirtmiştir.
Mahkeme, marka tescil başvurusu yapan kimsenin niyetinin sübjektif bir olgu olduğunu, ancak buna rağmen, bu olgunun yetkili idari makamlar veya yargı mercilerince nesnel bir şekilde belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, herhangi bir kötü niyet iddiası, somut olaydaki tüm ilgili nesnel olguların dikkate alınması suretiyle genel bir değerlendirme yapılmasını gerektirir.
.... sayılı kararında; başvuru sahibinin, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hali, kötü niyetin varlığı bakımından önemli bir kriter olarak görülmektedir.
Karara konu olayda HGK; “…Davalının giysi üretiminde bulunan ve tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, bu itibarlı müdebbir bir tacir gibi davranmasının gerektiği, kullanacağı işaretin her hangi bir kişiye ait olup, olmadığını araştırmasının gerektiği, ihtilaf konusu ibarenin her hangi bir anlamı olmayan harfler ve rakamlardan oluşması nedeniyle, davacı seçiminin tesadüften ibaret olamayacağı ve bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı, davalının fantezi bir ibare olan RG 512 ibaresini tescil ettirmesinin, faaliyet alanı nedeniyle varlığından haberdar olduğu davacı markasından faydalanma kastını gösterdiği,
davacının bu işaret üzerinde öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, bu nedenle davalının kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği…” şeklinde değerlendirmede bulunarak, tescile konu markanın orijinal ve anlamsız bir kelime olup olmaması, başvuru yapan kimsenin ticari hayatta etkinliğinin bulunup bulunmaması, marka olarak seçilen işaret dolayısıyla faydalanma kastı bulunup bulunmadığı gibi hususları da kötü niyetli marka başvuruları bakımından değerlendirme kriteri olarak kabul etmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda yapılan değerlendirmede; davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markasının "Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler. Manyetik ,optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Otomatik satış makineleri, bilet otomatları, nakit para çekme makineleri.
Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarlarıAna fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Ütüler; elektrikli ve buharlı ütüler, pres ütüler. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları.
Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil, yangın söndürme aletleri ve cihazları. Elektrikli kaynak aparatları(kaynak elektrotları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Sinek ve haşaratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar. Binalar için otomatik kapılar, otomatik turnikeler, binalar ve araç kapıları için elektrikli,elektronik veya uzaktan kumandalı açma-kapama tertibatı.
Elektroliz ve galvaniz işleri için aparatlar; anotlar, katotlar. Mıknatıslar, dekoratif mıknatıslar. Manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları dahil)." emtiaları bakımından tescilliyken, davacının 12/08/2020 tarihinde ....
Esas sayısına kaydedilen dosyası ile söz konusu markanın kullanılmaması nedeniyle iptali isteminde bulunduğu, yargılama devam ederken, davalı şirketin iş bu davaya konu ... sayılı "... " ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu, söz konusu başvuru kapsamında ... sayılı marka kapsamında yer alan emtiaların da bulunduğu, ... sayılı başvuru markasının esas unsurunun da ... sayılı markadaki gibi "..." ibaresi olduğu, .... sayılı kararının 08/03/2023 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesi ile birlikte mahkeme kararında belirtilen emtiaların dava tarihi olan 12/08/2020 tarihi itibariyle iptal edildikleri, buna göre;
davalı şirketin, ... sayılı markası kapsamında yer alan ancak ciddi surette kullanmadığı emtiaları da kapsayacak şekilde, aleyhine açılan iptal davasını müteakip iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğu, her ne kadar iş bu davaya konu marka başvurusu kapsamında ... sayılı markası kapsamında da bulunan ve kullandığını ispatladığı bir kısım emtialar da bulunmaktaysa da, iş bu davaya konu marka başvurusunun, davalı şirketin kullanmadığı emtiaları da kapsadığı düşünüldüğünde, davalı şirketin iptal kararının etkisinden kurtulmak amacıyla eldeki davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğunun anlaşıldığı,
bu hususun ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, yedekleme amaçlı olup kötü niyetli olduğu kanaatine varılmıştır.
Markanın kötüniyetli tescili, tescile konu mal ve hizmetler ile ilişkili, bölünebilir bir niteliği bulunmadığından, davalının kötü niyetli olması olgusu, davaya konu markanın tescil başvurusuna konu edildiği tüm emtiaları kapsar. (....) .... Dairesi'nin 02.11.2015 tarih .... ve 26.11.2012 tarih ... sayılı kararları da aynı yöndedir.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; somut olayda davaya konu bir kısım emtialar bakımından SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu ve davalı şirketin SMK m.6/9 hükmü uyarınca kötü niyetli olarak davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından ve bu sebeplerle; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip .... · E imzalıdır Hakim .... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/247, K. 2024/123, 8 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama