İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/367 K.2024/29

Av. ... - ...

Esas2023/367Karar2024/29Tarih19 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.019 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
19 Ocak 2024
Esas no
2023/367 Esas
Karar no
2024/29
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
Vekilleri
Av. ... -....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.019 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Av. ... - ...

VEKİLİ

Av. ... -...

DAVA

Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

DAVA TARİHİ : 14/08/2023

KARAR TARİHİ : 19/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 14/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin "..." markalarının gerçek hak sahibi olduğunu ve markasını dünya çapında tescillerle de korumakta olduğunu, müvekkili markasının SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca reddi yönündeki kararın hatalı olduğunu ve iptalinin gerekmekte olduğunu, bir markanın tescil edilebilecek derecede ayırt edici veya tanımlayıcı olup olmadığının değerlendirilmesi markanın unsurlarına ayrılmadan, bütün olarak görseli, anlamı, geçmiş kullanımı, kapsamındaki mal ve hizmetler ve tüm unsurları bir arada değerlendirilerek yapılması gerektiğini, bu çerçevede müvekkili tarafından "..." markasının yaratılmış olduğunu,

herhangi bir dilde sözlük anlamı bulunmayan "..." marka başvurusunun SMK 5/1-b ve c maddeleri uyarınca reddinin yerinde olmadığını, dolayısıyla davalı ...'in iş bu davaya konu ... sayılı ... kararının iptali ve müvekkili marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 29/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... kararında belirtildiği üzere dava konusu işaret, SMK 5/1-b ve c bentleri bakımından ayırt edicilik unsurunu ihtiva etmemekte olduğunu ve işaretin ilgili alanda tanımlayıcı niteliği haiz bulunmakta olduğunu, dava konusu ... kararında belirtildiği üzere ilgili ibare, ... gerçeklik anlamına gelen "..." kelimesi ile,

işletim sistemi anlamına gelen "..." ibaresinin kısaltması olan "..." ibaresinden oluşmakta olduğunu, ... ibaresi hem bilgisayar yazılımı ve donanımı ürünleri hem de bilgisayar yazılımı ve donanımı hizmetlerini kapsayan bir söz bütünü olduğunu, ... kelimesinin ilgili sınıf bakımından ticari kaynak fonksiyonu gösterememesi ve “o” ile “s” harflerinin o sektördeki bir ürünü tanımlaması hususları değerlendirildiğinde, ilgili ibarenin ayırt edici olmadığı ve tanımlayıcı olduğu tespit edilerek marka olarak tescil edilmemesine ilişkin ... kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu iddia ederek;

davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi ile süre aşımı halinde usulden reddine, esasa ilişkin olarak ise, haksız ve mesnetsiz olan davanın tümden reddini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK

Dava, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait .... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun "...." bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunup bulunmadığı, bu hizmetler bakımından tanımlayıcı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İşlem dosyasının tetkikinde; Davacının ... kanalı ile ... yaptığı marka başvurusunun .... no. ile işleme alındığı, ...’nın yaptığı ilk inceleme sonucu SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükümleri gereğince marka tescil başvurusunun reddine karar verdiği, başvuru sahibi tarafından bu karara itiraz edildiği, yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 16.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

6769 sayılı Kanun m.4 hükmüne göre; Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Markanın; ayırt etme, mal veya hizmetin işletmesel kökenini gösterme, mal veya hizmetin niteliklerini garanti etme, reklam, tekelleştirme ve koruma işlevleri bulunduğu kabul edilir. (...) Ayırt etme işlevi, marka kavramına dahil olan, piyasada bir mal ya da hizmeti diğerlerinden farklılaştırmaya hizmet eden, mal ya da hizmete adeta kişilik kazandıran, o mal ya da hizmete bir ad veren temel unsuru ifade eder.

Köken işlevi, malın ya da hizmetin hangi işletmeye ait olduğunun marka ile gösterildiği anlamına gelip, bu işlevin bugün anlamını yitirdiği, globalleşen ekonomi ve piyasada bulunan aktörlerin ve ürünlerin çeşitliliği ile dinamizmi karşısında alıcılardan pek azının piyasadaki mal ya da hizmetlerin hangi işletmeye ait olduğunu markadan anladıkları söylenebilir.

Garanti işlevi, bir marka altında pazarlanan mal ya hizmetin kalitesi ile ilgili olup, bu işlev sayesinde alıcı, piyasada bulunan ve deneyimlediği mal ya da hizmetleri nitelik olarak değerlendirme imkanına sahip olmakta, buna bağlı olarak bazı mal ya da hizmetlerin imajında değer artışı, bazılarında ise değer azalışı meydana gelebilmektedir.

Reklam işlevi, markanın, ait olduğu mal ya da hizmetin ayırt ediciliğini sağlayan işaret olduğuna göre, bu işaretin mal ya da emek sarfedilerek geniş halk kitlesine ulaştırılmasını, böylece ilgili markaya konu mal ya da hizmetin pazar payının arttırılmasını ifade eder. Bununla bağlantılı olarak ilgili mal ya da hizmetin piyasada gördüğü rağbetin hakim duruma gelmesi söz konusu olabilecek, bu da markanın tekelleştirme işlevine hizmet edecektir.

Markanın en önemli fonksiyonu ayırt edici bir işaret olmasıdır. Markaya bu fonksiyonu kazandıran, soyut ayırt ediciliğidir. Soyut ayırt edicilik; bir işaretin, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini, bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halidir. Bir işaret soyut ayırt edici niteliğe sahip değilse, ayırt edicilik fonksiyonuna da sahip olmayacaktır.

Marka, ayırt edicilik fonksiyonunun gereği olarak, mal ve hizmetleri ferdileştirmekte ve bunları tüketiciler için piyasada teşhis edilebilir hale getirmektedir. Bu yolla tüketiciler, almak istedikleri mal ve hizmetleri başka teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt edebilmektedirler. Ayrıca, mal ve hizmetlerin piyasada teşhis edilebilir hale getirilmesi ile, farklı teşebbüslerin mal ve hizmetleri için piyasa şeffaflığı sağlanmaktadır.

Piyasa şeffaflığının yerine getirilebilmesi, markanın iletişim fonksiyonu ile kolaylaşır. Markanın iletişim fonksiyonu, piyasada mal ve hizmet arz edenlerle talep edenlerin aralarında iletişim kurmalarını sağlamaktadır. Bu yolla marka, teşebbüslerin mal ve hizmetlerini kolayca pazarlamalarına, tüketicilerin malın imajı hakkında bilgilendirilmelerine hizmet etmektedir.

Markanın çok fonksiyonluluğu, marka hukukuna ilişkin düzenlemelerin uygulama alanının tayininde ve problemlerin çözümünde büyük önem arz etmekte ve dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, bir işaretin soyut ayırt ediciliğe sahip olup olmadığının belirlenmesinde markanın belirtilen bu fonksiyonlarının göz önünde bulundurulması gerekir. (...)

Soyut ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının tespiti ile tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının bir ilgisi yoktur; bu ayırt edicilik türünde marka olacak işaretin bütünlük arz etmesi, kolayca algılanabilir ve sınırlarının tespit edilebilir olması, ayırt edicilik fonksiyonunu haiz olması aranır. 6769 sayılı Kanun m.5/1-b bendinde belirtilen "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler" somut ayırt edici güçten yoksun işaretlerdir. Bu işaretler, hiçbir ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla ilgili tüketici kesimi tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler olarak madde gerekçesinde açıklanmıştır.

Somut ayırt edicilik, marka olarak tescili talep edilen işaretin, tescile konu mal veya hizmetleri diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halidir. Soyut ayırt edici gücü haiz bir işaretin somut ayırt edici güce sahip olup olmadığının tespitinde, işaretin tescil başvurusuna konu olan mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olup olmadığının dikkate alınması gerekmektedir.

İşaretin, somut ayırt edici güce sahip olup olmadığı, piyasada oluşan kanaate göre tespit edilmektedir. Bu kanaatin oluşmasında değişik faktörler etkili olmaktadır. İşaretin orijinalliği, tanınmışlığı, piyasada genel olarak kullanılırlığı, kullanımın süresi ve yoğunluğu gibi kıstaslar, bu ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.

Eğer bir işaret, piyasada oluşan kanaate göre tescili talep edilen mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik fonksiyonuna sahipse, kullanım sonucu ayırt edici güç kazanmasına gerek kalmaksızın marka olarak tescil edilebilecektir. O an için işaretin ayırt ediciliğinin bulunmadığı kabul ediliyorsa, işaret ancak kullanım neticesi bu gücü kazanabilir veya zaman içerisinde piyasadaki kanaatin değişmesi neticesi bu güç kazanılabilir.

6769 sayılı SMK m.5/1-c bendinde; Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.

Hüküm uyarınca, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten, üretim hizmetlerinin yapıldığı zamanı gösteren, malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini ifade eden sözcükleri münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak alınamazlar.

Bu mutlak red nedeninin kabulünün birinci sebebi; marka olarak tescili istenen işaretin, ilgili mal veya hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini belirten ad veya işaretlerden oluşması halinde, sözkonusu işaretin o mal ve hizmetin karşılığı olan kavram ile özdeşleşecek olması, bu sebeple mezkûr işaretin ayırt edici nitelik unsurundan yoksun bulunmasıdır.

İkinci sebep ise; malın ve hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini ifade eden bir işaretin marka olarak tescili suretiyle, herkesin kullandığı bir işareti bir şahsın inhisarına vermemek düşüncesidir.(...)

Tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası ve tüm dosya kapsamına göre;

Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan hizmetler; "... [Türkçesi; Bilgisayar donanımı, yazılımı, çevre birimleri ve bilgisayar ve video oyunlarının tasarımı ve geliştirilmesi; bilgisayar donanımının tasarımı ve geliştirilmesinde danışmanlık; bilgisayar yazılımı danışmanlığı; bilgisayar programlama; bilgisayar veritabanlarının tasarımı; elektronik veri depolama; bulut bilişim hizmetleri; çevrimiçi indirilemeyen yazılım sağlama; çevrimiçi olarak bilgisayar donanımı veya yazılım bilgisi sağlama; bilgisayar donanımı, yazılımı, çevre birimleri ve uygulamalarının bakımı, onarımı ve güncellenmesi; teknik destek hizmetleri, bilgisayar donanım ve yazılım sorunlarının tanılanması ve giderilmesi ve bilgisayar yardım masası hizmetleri]" şeklindedir.

Dava konusu hizmetlerin genel olarak bilgisayar donanım ve yazılımlarına ilişkin muhtelif hizmet ve danışmanlıklarına ilişkin olduğu, günlük ve sıradan hizmet niteliğinde olmadıkları, ilgili tüketici kesiminin vasat emtia alıcısına göre daha dikkatli ve bilinçli olduğu kanaatine varılmıştır.

Davaya konu marka başvurusu incelendiğinde; "..." ibaresinden oluşan salt kelime markası olduğu, standart yazı tipi ile oluşturulduğu, birleşik halde yazıldığı, ek kelime veya şekil unsuru içermediği, markanın genel görünümü dikkate alındığında, bir bütün olarak "..." şeklinde algılandığı tespit edilmiştir.

Davalı kurum, başvuru markasının ... "Gerçeklik" anlamına gelen "..." kelimesi ile işletim sistemi anlamına gelen "..." ibaresinin kısaltması olan "..." ibaresinden oluştuğunu, bir bütün olarak ihtiva ettiği anlam itibariyle ret konusu hizmetler için açık ve belirgin bir mesaj verir nitelikte olduğunu belirterek; ortalama tüketici kesiminin başvuruya konu işareti marka olarak algılamayacağını belirtse de, söz konusu değerlendirmenin hukuka uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

Şöyle ki; başvuru markası "..." olarak bir bütün halinde algılanmakta olup, davaya konu hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi, başvuruya konu işareti "..." ve "..." olarak parçalayıp algılamayacaktır. Aksi yöndeki düşünce; markaların kendilerini oluşturan ayırt edici unsurların bütünü itibariyle tüketici kesimi nezdinde algılandıkları genel ilkesine aykırı olacaktır.

Bu nedenle; davalı kurumun, başvuruya konu işareti -herhangi bir temeli olmaksızın- kendisini oluşturan harflerinden ayırarak iki kelimeli bir parçaya bölerek değerlendirme yapması yerinde değildir. Bu nedenle "..." sözcüğünün bir bütün halinde, davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliğinin olup olmadığı, davaya konu hizmetlerin karakteristik özelliklerinden herhangi birini doğrudan tanımlayıp tanımlamadığı hususu üzerinde durulması gerekmektedir.

"..." ibaresinin bilinen bir anlamı bulunmamaktadır. ... sözlükte söz konusu ibareyi tanımlayacak herhangi bir anlam belirtisi tespit edilmemiştir (....).

Davaya konu "..." ibaresinin bilinen bir anlamının olmaması nedeniyle davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, davaya konu hizmetlerin karakteristik özelliklerinden herhangi birini doğrudan tanımlamadığı, davaya konu hizmetlerin bulunduğu sektörde, söz konusu sözcüğün herkes tarafından yaygın olarak kullanıldığının söylenemeyeceği, ...'nin sıklıkla konuşulduğu Avrupa ülkelerinde söz konusu ibarenin, iş bu davaya konu hizmetleri de kapsayacak şekilde tescil edildiği, buna ilişkin fikri mülkiyet ofisi kayıtlarının dava dilekçesi ekinde yer aldığı, buna göre;

davaya konu "..." ibareli marka başvurusunun gerek SMK m.5/1-b, gerekse SMK m.5/1-c hükümleri uyarınca mutlak tescil engeli barındırmadığı anlaşıldığından; aksi yönde değerlendirmeler içeren .... sayılı ... kararının iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KABULÜ ile; ... sayılı ... kararının İPTALİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile kalan 157,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 291,00 TL posta-tebligat ücreti olmak üzere toplam 869,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,

Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2024

Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/367, K. 2024/29, 19 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Dava
  5. Dava Tarihi : 14/08/2023
  6. Karar Tarihi : 19/01/2024
  7. Gerekçeli Kararın
  8. Yazıldığı Tarih : 26/01/2024
  9. Gereği Düşünüldü
  10. Dava
  11. Cevap
  12. Uyuşmazlık
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/367
Karar No
2024/29
Tarih
19 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/367 K.2024/105
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/367 K.2024/29
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/367 K.2024/90
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/367 K.2024/61
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/367 K.2024/39
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/368 K.2024/28

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.