KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/381 Esas - 2024/185
- Esas no
- 2023/381 Esas
- Karar no
- 2024/185
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ....
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 23/08/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/05/2024
Karar Metni
11.214 kelime·56 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 23/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin irmik ve ... tesisleri ile 1972 yılından beri gelen deneyimleriyle üretim yaptığını, 80’in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini, Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşu arasında yer aldığını ve sektörün öncü firmalarından olduğunu, müvekkili şirketin tescilli seri markalarının ayırt edici unsuru olan “...” ibaresini ticari faaliyetlerini sürdürdüğü sektörde 1986 yılından bu yana yaygın ve etkin bir şekilde kullanarak tüketiciler nezdinde maruf ve meşhur hale getirdiğini, müvekkili şirketin “...” ibareli markasının davalı Kurum nezdinde ... kod numarası ile tanınmış marka statüsünde tescil edildiğini,
müvekkili şirketin “...” ibaresini içeren .... sayılı markaları bulunduğunu, davalı şirketin ... kod numaralı “... ... ...” ibareli marka başvurusunun yayınına müvekkili şirket tarafından yapılan itirazların reddedildiğini, ret kararına karşı müvekkili şirketin itirazlarının ...’nın ... sayılı kararı ile reddedildiğini, müvekkili markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davalı şirket markasının da asli unsurunun “...” ibaresi olduğunu, tali unsurlar eklenerek yapılan marka başvurusunda ayırt ediciliğin sağlanamadığını,
dava konusu markanın müvekkili şirketin kesintisiz bir şekilde uzun yıllardır kullandığı ve 1986 yılından bu yana ... nezdinde koruma altında olan markası ile aynı/benzer sınıftaki aynı ve benzer ürün/hizmetler için tescil edilmek istendiğini, “...” ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanının esas unsuru olduğunu, “...” ibaresi bakımından tek ve gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, davalı şirketin marka başvurusunun nihai tüketici nezdinde yaratacağı karışıklık nedeniyle aynı zamanda kötü niyetli olduğunu,
dava konusu marka başvurusunda yer alan sınıf ve emtia ile müvekkili şirket markalarının sınıf ve emtiasının aynı olduğunu, markaların görsel, fonetik, anlamsal, okunuş ve işitsel olarak müvekkili şirket markaları ile iltibas yarattığını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu beyanla; ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline ve davalı şirket adına kayıtlı ... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 03/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
İtiraza mesnet markalar ile başvuru markasının anlam, ..., fonetik ve bıraktıkları genel izlenim yönünden benzer olmadıklarını, başvuru konusu marka ile itiraz konusu markaların tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı ..., renk ve kelime unsurlarının, markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, markaların bütünsel algılamada ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik taşımadığını, başvuru markasında beyaz zemin üzerinde yeşil renk tonlarında, düz yazı stilinde, ön planda konumlandırılan “...” harflerinin yer aldığını, bu ibarenin altında “...” ibaresinin,
en altta da “...” ibaresinin yer aldığını, “...” ibaresini çevreleyen ... unsurunun bulunduğunu, davacı markalarının “...” ibaresini ihtiva ettiğini, bu ibarenin yanı sıra bazı markalarda ilave kelime unsurlarının yer aldığını, bazı markaların renk ve ... unsuru içermeyen kelime markaları olduğunu, bazı markaların ise kırmızı ve sarı renk unsuru, buğday başağı figüründe ... unsuru içerdiğini, tasarım tarzı ve yazım stili itibariyle farklı unsurlar içerdiklerini, başvuru markasında ön plana çıkarılan ibarenin “...” ibaresi olduğunu,
dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin davacı markalarında yer alan “...” ibaresinden farklılık arz ettiğini, itiraza mesnet marka yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1. hükmündeki koşulların gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığını, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlık hususunun davaya etkili olmadığını, SMK 6/6. maddesinde aranan şartların huzurdaki davada mevcut olmadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ... kararının usul ve hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. vekili 30/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin sahiplerinin ... soyadını taşıdıklarını, yaşadıkları ... bölgesi ve civarında tanınan bir aile olduklarını, müvekkili şirketin 1997 tarihinde kurulduğunu, müvekkili şirketin “...” ibareli markalarının ilkine 12.11.1999 yılında başvuru yapıldığını, bu tarihten itibaren “...” ibareli 16 ayrı tescilli markaları bulunduğunu, müvekkili şirketin markalarına yıllardır maddi manevi yatırımda bulunduğunu, müvekkili şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olmadığını, davacının kötü niyet iddiasını somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde farklı markalar olduğunu,
müvekkili markasının davacı markalarından farklı sınıflarda tescilli olduğunu, “...” ibaresinin dolaylı yoldan tanımlayıcı bir ibare olduğunu, ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davacının “...” ibareli ... sayılı tanınmış marka başvurusunun reddedildiğini, davacıya ait ... sayılı tanınmış markasının “... ...” ibaresinden oluştuğunu, ortalama tüketici nezdinde “...” ibaresinin tek başına bir tanınmışlığının söz konusu olmadığını, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ....15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK ....25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "...+... ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şirketin müktesep hakkının bulunup bulunmadığı, davacıya ait markaların tanınmış olup olmadığı, davacıya ait ticaret ünvanı ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davalı şirketin 25.11.2021 tarihinde "...+... ... ..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.01.20221 tarih ve 389 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 21.03.2022 tarihinde ... sayılı markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın ....6/1, ....6/5, ....6/6 ve ....6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, ancak dava dışı üçüncü kişi tarafından yapılan itiraza istinaden ise marka başvurusu kapsamından bir kısım emtiaların çıkarılmasına karar verildiği,
bu karara karşı davacı tarafından 18.10.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile davacı ... Şirketi tarafından yapılan itirazın reddedilmesine, başvuru sahibinin itirazının kabulüne ve çıkartılan mal/hizmetlerin başvuru sahibine iadesine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 26.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu 23.01.2024 tarihinde tescil edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı şirketin mesnet gösterdiği .... sayılı markaları, dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğundan, ... sayılı markaların başvurusu/tescili geçersiz olduğundan incelemede dikkate alınmamıştır.
Dava konusu marka kapsamında 29, 30, 31 ve 35. Sınıf mal ve hizmetler bulunmaktadır. Davacıya ait ..... sayılı markalar hali hazırda 29. Sınıfta tescillidir. Davacının gerekçe olarak gösterdiği tüm markalar ise 30. Sınıfta tescillidir. Davacının ... sayılı markası ise 35. Sınıf hizmetleri kapsamaktadır. Dolayısıyla, 29, 30 ve 35. Sınıf mal ve hizmetler yönünden, taraf markaları arasında ayniyet bulunmaktadır. Aynı/aynı tür emtialar, bilirkişi raporunda yer verilen tabloda aynı renkler ile işaretlenmiştir.
Dava konusu marka kapsamında yer alan 31. Sınıf emtia ise, davacıya ait ... sayılı (31. Sınıf emtia satışına yönelik) 35/05 alt sınıf hizmetler ile benzerdir. Zira bir malın üretilmesinin doğal sonucu, o malın pazarlanmasıdır. Dolayısıyla bahsi geçen emtialar ile bunların perakendeciliği hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi söz konusu olup, bu mal ve hizmetler tüketici nezdinde benzerdir.
Dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).
Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti ise, davacı markalarında yer alan mal ve hizmetlerden farklıdır. Bu hizmetlerin, kullanım amacı ve doğası farklı, davacı markalarında yer alan mal ve hizmetler rekabet halinde olmayan mal ve hizmetlerdir.
Sonuç olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).
Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri “HARİÇ”, diğer mal ve hizmetler bakımından taraf markaları arasında “emtiaların benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu; renk, ... ve kelime unsurlarını bir arada barındıran, karma nitelikte bir markadır. Dava konusu marka, “...” ve “...” harfleri ile bu harflerin çevresinde yer alan çember ile “...” ve “...” ibarelerinden oluşmaktadır. Dava konusu marka başvurusunda yer alan kelimeler, yeşilin farklı tonları ile yazılmıştır.
Dava konusu markada yer alan “...” ibaresi, coğrafi bir yer adı bildirmektedir. “...” ibaresi, Balıkesir’in bir ilçesi olup, ürünlerin bu ilçeden olduğu algısı yaratmaktadır. Dolayısıyla, “...” ibaresi, markaya ayırt edicilik katan bir unsur değildir. Dava konusu markada yer alan “...” ibaresi de, “Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün; küme, takım. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü; küme. Ekip, kategori.
Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü.” anlamlarına gelen bir kelimedir. Bu ibarenin, taşıdığı anlam itibariyle marka vasfının düşük olduğu değerlendirilmiştir. “...” ibaresi ise, “... olanlar” ya da “Onlar ....” anlamı taşımaktadır. Dava konusu markada yer alan “...” ve “...” harfleri ise “...” ibaresinin baş harflerine atıf yapar nitelikte harflerdir. Fakat “...” harfleri, markada kapladığı yer itibariyle, markanın ön planda olan unsurudur.
Zira tüm kelimelere nazaran daha büyük punto ile yazılmıştır. Dava konusu markada yer alan bir diğer esaslı unsur ise, “...” ibaresidir.
Davacıya ait markalar ise; bir kısmı kelime, bir kısmı kelime+... unsurundan oluşan karma nitelikte markalardır. Davacının kelime markaları, “... ” ibarelerinden oluşmaktadır. “... , “... eden ...” markaları, birer slogan markası olup, bir bütün olarak anlam ifade etmektedir.
Davacının karma nitelikli markalarında ise, “...” ibaresi ve tali nitelik taşıyan “gurme, chef, profesyonel, irmik, ..., ‘dan” ibareleri ile ikinci bir esas unsur niteliği taşıyan “...” ibareleri yer almaktadır. Davacının markalarında yer alan “...” unsuru ise, kırmızı renkli oval bir ... ile bu şeklin sağ alt tarafında yer alan “başak şekli” bulunmaktadır. Davacıya ait bir adet marka ise üstünde yine “...” markası yer alan ... paketi görselinden oluşmaktadır.
Davacı markalarında baskın olarak kırmızı, sarı ve mavi renkler kullanılmıştır. Davacı markaları genel olarak “...” ibaresini esas unsur olarak içermektedir. Bu ibare aynı zamanda, davacının ticaret unvanını ve tanınmış markasını oluşturmaktadır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, dava konusu markada "..." ve "..." ibarelerinin markasal ayırt edici etkilerinin bulunmadığı, "..." ibaresi her ne kadar ön planda olsa da "..." kelimelerinin baş harflerine atıfta bulunduğu hususunun markanın genel görünümü dikkate alındığında anlaşılabildiği, buna göre davaya konu markanın esaslı unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ve "..." ibareleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu,
buna göre, daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "... ... ..." ibareli marka başvurusunu davaya konu “35. Sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları.
Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).
Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri “HARİÇ”, diğer mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği,
bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenlere işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayabileceği, dolayısıyla emtia ayniyeti/benzerliği bulunduğu tespit edilen mal ve hizmetler bakımından karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK ....6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (....)
Somut olayda yapılan değerlendirmede. SMK ....6/1 kapsamı dışında kalan “35. Sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar.
Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).
Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından, davacının bu hizmetler ile aynı veya benzer önceki tarihli tescilsiz işaret kullanımı bulunduğu ispatlanamadığından SMK ....6/3 hükmü koşulunun söz konusu hizmetler bakımından oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK ....6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK ....6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır.
Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, ...) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle,
yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez.
Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir.
Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır.
Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı tarafa ait "...+... ..." ibaresinin, ... sayılı tanınmış marka olarak tescil edildiği, iş bu başvurunun tarihinin 27.07.2021 olduğu tespit edilmiştir. Dava dosyasına, davacının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından bir kısım görüntüler sunulmuştur.
Somut uyuşmazlık bakımından incelendiğinde, tanınmış marka kaydı ve yine mahkememizce oluşturulan ve içinde sektörden kimsenin de bulunduğu bilirkişi heyetinin bilgi ve tecrübesi dahilinde, davacı yana ait "... ...” ibareli markanın “...” emtiası bakımından tanınmış marka olduğu yönünde kanaat oluştuğu, fakat SMK ....6/1 kapsamı dışında kalan “35. Sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi.
Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).
Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından, bu hizmetler ile davacı yanın tanınmışlık sağladığı sektör arasında olumlu veya olumsuz imaj transfer riski doğuracak nitelikte bir bağlantının bulunmadığı, bu nedenle dava konusu markanın davacının tanınmış markasının ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”
Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı girer. Bir alan adının SMK .... 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o alan adının fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda bir marka kullanımının söz konusu olması gerekir.
Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar.
Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nin 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir. .... sayılı kararında da, önceki tarihli ticaret unvanı nedeniyle sonraki tarihli aynı/benzer markanın başvurusunun engellenebilmesi için, salt ticaret unvanına ilişkin ticari sicil kayıtlarında yer alan iştigal alanlarına bakılmaması gerektiği,
ticaret unvanının fiili olarak kullanıldığı mal ve hizmetler dikkate alınmak suretiyle iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda yapılan değerlendirmede. SMK ....6/1 kapsamı dışında kalan “35. Sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrik enerjisi. Taşıtlar için metalden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı). Her türlü malzemeden mamul alet sapları. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar.
Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).
Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından, davacı yanın ticaret ünvanını bu hizmetler ile aynı veya benzer emtialarda kullandığına yönelik delil ibraz edilemediğinden SMK ....6/6 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK ....6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların bir kısım mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; somut olayda SMK ....6/1 hükmü koşulunun bir kısım mal ve hizmetler bakımından oluştuğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/381, K. 2024/185, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama