KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/458 Esas - 2024/36
- Esas no
- 2023/458 Esas
- Karar no
- 2024/36
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
1.691 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
... VEKİLİ : Av. .... .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 10/10/2023
KARAR TARİHİ : 24/01/2024
YAZIM TARİHİ : 24/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 10/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraf marka işaretleri arasında SMK m.6/1 uyarınca benzerlik bulunduğunu, taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunduğunu, davacı müvekkili markalarının tanınmış marka niteliğinde olduğunu, başvuru markasının kötü niyetle tescil edilmek istendiğini beyanla; dava konusu ... sayılı markanın dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ..... ’nun 08.09.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline, davalı yana ait ... sayılı marka başvurusunun dava sürecinde tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 31/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdiği tespit edilmekle birlikte markalarda ilaveten yer alan farklı kelime unsurlarının ve farklı .../logo unsurlarının varlığı dikkate alındığında, markalar arasında bütünsel izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmış olduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkmayacağına karar verilmiş olduğunu,
taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle davacının tanınmışlık iddialarının dinlenemez olduğunu, davalının başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunun ispat edilememiş olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı KURDCELL İLETİŞİM HİZMETLERİ VE TELEKOMÜNİKASYON LİMİTED ŞİRKETİ, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığından, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markanın tescili amacıyla 26.02.2022 tarihinde gerçekleştirdiği marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.05.2022 tarih ve 396 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 05.07.2022 tarihinde .... sayılı markalarını mesnet göstererek itirazda bulunduğu, itiraza karşı davalı şirketin 06.08.2022 tarihli karşı görüş dilekçesi sunduğu, yayıma yapılan itirazın ...'nca reddedildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından 27.12.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu,
davalı şirketin 15.02.2023 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren .... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 11/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka 25/10/2023 tarihinde tescil edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar ve tüm dosya kapsamına göre; Davacıya ait ... sayılı marka geçersiz durumda olduğundan aşağıda yapılacak incelemede değerlendirme dışında bırakılmıştır. Dava konusu marka kapsamında yer alan 9, 35, 41 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetler ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan aynı sınıflardaki mal ve hizmetler aynıdır. Dava konusu marka incelendiğinde; "..." ibaresinden oluştuğu tespit edilmiştir. Davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar incelendiğinde; ".......", "...+...", "..." ibarelerinden oluşmaktadır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davacıya ait markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği (...), somut olayda da;
karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasında farklılık derecesinin artması gerektiği, davacının "..." sözcüğüne ön ek alacak şekilde seri markalar oluşturduğu, ayrıca davacının "..." markasının Türkiye'de GSM operatörü olarak tanınmışlık mertebesine ulaştığı, ....
Dairesi'nin 23/06/2020 tarih .... sayılı kararına konu başka bir uyuşmazlıkta; "..." ibareli marka başvurusu ile "..." markası arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunduğu yönünde karar verildiği de müşahede edildiğinde, somut olayda, daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markaların serisi zannederek tüketim tercihinde bulunacağı,
dava konusu marka başvurusunun, davacının seri markalarına sızacak nitelikte mizanpajının yapıldığı, bir kısım tüketici kesiminin, markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davaya konu marka kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından, dava konusu marka ile davacıya ait markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunduğu tespit edildiğinden, davacı yanın tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip .... E imzalıdır Hakim .... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/458, K. 2024/36, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama