İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/459 K.2024/25

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/459Karar2024/25Tarih17 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.132 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
17 Ocak 2024
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/459 Esas - 2024/25
Esas no
2023/459 Esas
Karar no
2024/25
Hakim
....
Katip
...
Davacı
....
Vekili
Av. ....
Davalı
...
Vekili
Av. ....
Dava
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Dava tarihi
10/10/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
22/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.132 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 10/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yapımcılık sektöründe özgün ve dinamik bir sanat anlayışına sahip olan;

sinema, dizi ve reklam filmleri başta olmak üzere üç boyutlu ve iki boyutlu animasyon filmleri, jenerik,

infografik, sinema-sahne sunum ve tasarım çalışmaları alanlarında çalışmalar yürüten, çeşitli kurum ve

kuruluşlar için sosyal medya danışmanlığı yapıp kurumsal kimlik çalışmaları sunan profesyonel bir

medya kuruluşu olduğunu, müvekkili şirket adına 27.09.2022 tarihinde ... başvuru nolu “...”

ibareli markanın; mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğe göre .... nolu sınıflarda kayıtlı mal ve hizmetler üzerinde tescili talebi

ile gerçekleştirilen marka başvurusunun, ... ... tarafından 6769 sayılı

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1 maddesinin (b) ve (c) bentleri uyarınca tüm mal ve hizmet

sınıflarına yönelik olarak reddedilmiş olduğunu, müvekkilinin, tescilini talep etmiş olduğu mal ve hizmetler bakımından

yapılacak somut ayırt edicilik değerlendirmesinde müvekkili markasının parçalara ayrılmadan

bir bütün olarak ele alınması ve her bir mal ve hizmet bakımından tasviri nitelik taşıyıp taşımadığının

ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, tescili talep edilen “...” markasının, müvekkili tarafından meydana getirilen

özgün bir işaret olduğunu, marka koruma fonksiyonu açısından sadece salt bir ibareyi ihtiva etmediği için

işaretin ayırt edicilik noktasında ret sebebi doğurmasının mümkün olmadığını, marka içerisinde en az kelime

unsuru kadar dikkat çekici olan özgün, karmaşık ve ön plana çıkarılmış görsel bir yön bulunmakta olduğunu, bu nedenle markanın ayırt edicilik vasfının salt kelime unsuru üzerinden yapılmış olmasının hakkaniyetle

bağdaşan bir yaklaşım olmadığını, davalının, müvekkili marka başvurusu hakkında ayırt edicilik ve tanımlayıcılık

bakımından değerlendirme yaparken, salt olarak müvekkili markasının kavramsal yönünden

yola çıkarak ayırt edici olmadığını ileri sürüyorsa; aynı değerlendirmeyi “sana özgü” markası

açısından neden yapmadığını izah etmesi gerektiğini, müvekkilinin “...” ibaresine sahip olan marka

başvurusuna bakıldığında; işaretin sahip olduğu tüm nitelikler itibarıyla oldukça özgün bir imaja sahip

olduğu anlaşılmakla birlikte ayırt edicilik hususunda kendine münhasır olan bir vasfa sahip olduğunun da

yeterince tespit edilebilmekte olduğunu, başvuru konusu işaret ile tescili talep edilen mal ve hizmetler

kıyaslandığı zaman da markanın mal ve hizmetlerle hiçbir açıdan yakın olmadığı, hiçbir tasvir edici

niteliğinin bulunmadığının anlaşılmakta olduğunu beyanla; ...’nun, müvekkili adına gerçekleştirilen ... nolu “...” ibareli marka tescil başvurusunun

reddine ilişkin, ... sayılı 09.08.2023 tarihli kararının iptaline;

karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 20/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuru konusu işaretin tüketici nezdinde marka algısı

oluşturmayan ve markanın asli işlevi olan kaynak gösterme işlevini yerine getirmeyen, asgari

ayırt edicilikten yoksun bir işaret olduğunu, bu yönüyle de SMK 5/1. maddesinin (b) ve (c) bendi

kapsamında olan bir işaret olduğunu, yapılan değerlendirme sonucu dava

konusu başvurunun salt "..." ibaresinden oluştuğu ve başkaca ek herhangi bir

unsura yer verilmediğinin görülmüş olduğunu, başvuru konusu ibarenin içerdiği kelimelerin

anlamlarından başka bir anlam ifade etmediği, söz konusu ibarenin tüketiciler tarafından

"kadınlara özgü/ kadınlara yönelik" mal ve hizmetleri ifade edecek şekilde anlaşılacağı,

dolayısıyla başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler için SMK 5/1-(b) maddesi

bakımından ayırt edici olmadığı, SMK 5/1-(c) maddesi kapsamında tanımlayıcı olduğunu, başvuru kapsamında tescili talep edilen mal/hizmetler

bakımından ortalama tüketiciler nezdinde, tescili talep edilen ibarenin doğrudan anlamı

dahilinde bir algılamaya yol açacağı, başvuru konusu ibarenin anlamının herkes tarafından

bilinen açık, belirgin ve oldukça genel bir ifade olduğu ve ret kapsamında bulunan

mallar/hizmetler bakımından ticari kaynak belirtme, ayırt etme vasfı bulunmadığı, marka algısı

yaratır nitelikte olmadığı, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi

sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve malların/hizmetlerin vasfını/karakteristik özelliğini

belirtiyor olması nedeniyle ayrıca tanımlayıcı nitelikte olduğunu, müvekkil kurum tarafından 6769 sayılı SMK'nın 5/1-(b) ve (c) bentleri gereğince

verilen başvurunun reddi kararının yerinde olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK

Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun somut ayırt ediciliğinin bulunup bulunmadığı, tasviri nitelikte olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İşlem dosyasının tetkikinde; Davacının "..." ibareli 27.09.2022 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükmü gereği reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 29.12.2022 tarihinde itirazda bulunulduğu, yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 11.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

6769 sayılı Kanun m.4 hükmüne göre; Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Markanın; ayırt etme, mal veya hizmetin işletmesel kökenini gösterme, mal veya hizmetin niteliklerini garanti etme, reklam, tekelleştirme ve koruma işlevleri bulunduğu kabul edilir. (....) Ayırt etme işlevi, marka kavramına dahil olan, piyasada bir mal ya da hizmeti diğerlerinden farklılaştırmaya hizmet eden, mal ya da hizmete adeta kişilik kazandıran, o mal ya da hizmete bir ad veren temel unsuru ifade eder.

Köken işlevi, malın ya da hizmetin hangi işletmeye ait olduğunun marka ile gösterildiği anlamına gelip, bu işlevin bugün anlamını yitirdiği, globalleşen ekonomi ve piyasada bulunan aktörlerin ve ürünlerin çeşitliliği ile dinamizmi karşısında alıcılardan pek azının piyasadaki mal ya da hizmetlerin hangi işletmeye ait olduğunu markadan anladıkları söylenebilir.

Garanti işlevi, bir marka altında pazarlanan mal ya hizmetin kalitesi ile ilgili olup, bu işlev sayesinde alıcı, piyasada bulunan ve deneyimlediği mal ya da hizmetleri nitelik olarak değerlendirme imkanına sahip olmakta, buna bağlı olarak bazı mal ya da hizmetlerin imajında değer artışı, bazılarında ise değer azalışı meydana gelebilmektedir.

Reklam işlevi, markanın, ait olduğu mal ya da hizmetin ayırt ediciliğini sağlayan işaret olduğuna göre, bu işaretin mal ya da emek sarfedilerek geniş halk kitlesine ulaştırılmasını, böylece ilgili markaya konu mal ya da hizmetin pazar payının arttırılmasını ifade eder. Bununla bağlantılı olarak ilgili mal ya da hizmetin piyasada gördüğü rağbetin hakim duruma gelmesi söz konusu olabilecek, bu da markanın tekelleştirme işlevine hizmet edecektir.

Markanın en önemli fonksiyonu ayırt edici bir işaret olmasıdır. Markaya bu fonksiyonu kazandıran, soyut ayırt ediciliğidir. Soyut ayırt edicilik; bir işaretin, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini, bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halidir. Bir işaret soyut ayırt edici niteliğe sahip değilse, ayırt edicilik fonksiyonuna da sahip olmayacaktır.

Marka, ayırt edicilik fonksiyonunun gereği olarak, mal ve hizmetleri ferdileştirmekte ve bunları tüketiciler için piyasada teşhis edilebilir hale getirmektedir. Bu yolla tüketiciler, almak istedikleri mal ve hizmetleri başka teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt edebilmektedirler. Ayrıca, mal ve hizmetlerin piyasada teşhis edilebilir hale getirilmesi ile, farklı teşebbüslerin mal ve hizmetleri için piyasa şeffaflığı sağlanmaktadır.

Piyasa şeffaflığının yerine getirilebilmesi, markanın iletişim fonksiyonu ile kolaylaşır. Markanın iletişim fonksiyonu, piyasada mal ve hizmet arz edenlerle talep edenlerin aralarında iletişim kurmalarını sağlamaktadır. Bu yolla marka, teşebbüslerin mal ve hizmetlerini kolayca pazarlamalarına, tüketicilerin malın imajı hakkında bilgilendirilmelerine hizmet etmektedir.

Markanın çok fonksiyonluluğu, marka hukukuna ilişkin düzenlemelerin uygulama alanının tayininde ve problemlerin çözümünde büyük önem arz etmekte ve dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, bir işaretin soyut ayırt ediciliğe sahip olup olmadığının belirlenmesinde markanın belirtilen bu fonksiyonlarının göz önünde bulundurulması gerekir. (...)

Soyut ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının tespiti ile tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının bir ilgisi yoktur; bu ayırt edicilik türünde marka olacak işaretin bütünlük arz etmesi, kolayca algılanabilir ve sınırlarının tespit edilebilir olması, ayırt edicilik fonksiyonunu haiz olması aranır. 6769 sayılı Kanun m.5/1-b bendinde belirtilen "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler" somut ayırt edici güçten yoksun işaretlerdir. Bu işaretler, hiçbir ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla ilgili tüketici kesimi tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler olarak madde gerekçesinde açıklanmıştır.

Somut ayırt edicilik, marka olarak tescili talep edilen işaretin, tescile konu mal veya hizmetleri diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halidir. Soyut ayırt edici gücü haiz bir işaretin somut ayırt edici güce sahip olup olmadığının tespitinde, işaretin tescil başvurusuna konu olan mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olup olmadığının dikkate alınması gerekmektedir.

İşaretin, somut ayırt edici güce sahip olup olmadığı, piyasada oluşan kanaate göre tespit edilmektedir. Bu kanaatin oluşmasında değişik faktörler etkili olmaktadır. İşaretin orijinalliği, tanınmışlığı, piyasada genel olarak kullanılırlığı, kullanımın süresi ve yoğunluğu gibi kıstaslar, bu ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.

Eğer bir işaret, piyasada oluşan kanaate göre tescili talep edilen mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik fonksiyonuna sahipse, kullanım sonucu ayırt edici güç kazanmasına gerek kalmaksızın marka olarak tescil edilebilecektir. O an için işaretin ayırt ediciliğinin bulunmadığı kabul ediliyorsa, işaret ancak kullanım neticesi bu gücü kazanabilir veya zaman içerisinde piyasadaki kanaatin değişmesi neticesi bu güç kazanılabilir.

6769 sayılı SMK m.5/1-c bendinde; Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.

Hüküm uyarınca, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten, üretim hizmetlerinin yapıldığı zamanı gösteren, malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini ifade eden sözcükleri münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak alınamazlar.

Bu mutlak red nedeninin kabulünün birinci sebebi; marka olarak tescili istenen işaretin, ilgili mal veya hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini belirten ad veya işaretlerden oluşması halinde, sözkonusu işaretin o mal ve hizmetin karşılığı olan kavram ile özdeşleşecek olması, bu sebeple mezkûr işaretin ayırt edici nitelik unsurundan yoksun bulunmasıdır.

İkinci sebep ise; malın ve hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini ifade eden bir işaretin marka olarak tescili suretiyle, herkesin kullandığı bir işareti bir şahsın inhisarına vermemek düşüncesidir.(....)

Tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; stilize tarzda "..." kelime unsuru ile basit şekil unsurundan oluştuğu, markanın genel görünümü dikkate alındığında, hemen ve ilk bakışta ilgili tüketici kesimince algılanan ibarenin "..." ibaresi olduğu, başvuruda yer alan şekil unsurunun kelime unsuruna göre baskın karakterde olmadığı, markasal fonksiyon icra etmediği tespit edilmiştir.

Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin, davaya konu marka başvurusu ile karşılaştığında, hemen ve ilk bakışta, başkaca bir araştırma yapılmasına gerek kalmaksızın başvuru markasını "..." olarak algılayacağı, söz konusu söz dizisinin "Kadınlara Yönelik", "Kadın Tüketicilere Hitap Eden" mal ve hizmetlerin bulunduğu yönünde doğrudan çağrışım oluşturduğu,

bu nedenle tasviri fonksiyon icra edeceği, mal ve hizmetlerin birbirinden ayırt edilmesine yönelik markasal fonksiyon ifa etmeyeceği, başka bir deyişle, davaya konu marka başvurusu ile karşılaşan ilgili tüketici kesiminin söz konusu marka başvurusunu, mal ve hizmetlerin birbirinden ayırt edilmesini sağlamaya matuf "marka" olarak algılamayacağı, sunulan mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin tipolojisini açıklayan bir söz dizisi olarak algılayacağı, dolayısıyla davaya konu marka başvurusunun somut ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, tasviri nitelikte olduğu,

SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükümleri koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Davacı vekili her ne kadar ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun davalı tarafından mutlak tescil engeline tabi tutulmadığını ifade etse de, eldeki uyuşmazlığın konusunu ... sayılı markanın mutlak tescil engeline tabi olup olmaması hususunun oluşturmadığı, her bir marka başvurusunun kendisini oluşturan unsurların tamamı dikkate alınarak tescil engeline tabi olup olmadığı bakımından değerlendirileceği, eldeki uyuşmazlıkta ise davaya konu marka başvurusunun mutlak tescil engellerine tabi kaldığı anlaşıldığından, açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile alınması gereken 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 99,20 TL vekalet harcı, 60,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 698,90 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,

Dair, Davacı vekilinin ve Davalı Kurum vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/01/2024

Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/459, K. 2024/25, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Uyuşmazlık
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/459
Karar No
2024/25
Tarih
17 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/459 K.2024/27
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/459 K.2024/16
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/460 K.2024/50
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/460 K.2024/61
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/462 K.2024/32
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/463 K.2024/34

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.