KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas no
- 2023/465 Esas
- Karar no
- 2024/128
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 1- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- 2- ... -... ...
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 16/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/03/2024
Karar Metni
2.405 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 16/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin 30 yıla yakın süredir kara yolu ile yolcu taşımacılığı hizmeti yapmakta olduğunu, tescilli ... ... markası ile bu hizmete devam etmekte olduğunu, markasını süresinde yenileyememesi nedeniyle hükümsüz kalması sebebiyle yeniden tescil için müracaat ettiğinde ... sayılı marka müracaat sahibi ... tarafından otobüslerinde ve faaliyetinde kullandığı ... logosu ve ibaresinin aynısına müracaat ettiğinin öğrenilmiş olduğunu ve yayında olan markaya itiraz edilmiş olduğunu, ...'ın kötü niyetli başvuru sahibi olduğunu,
bu kişinin son dönemde ondan fazla marka müracaatı yaptığını ve hepsinin mevcut faal şirketlere ait olduğunu ve haksız kazanç elde etmek amacıyla bunu yaptığını, müvekkili şirketin Türkiye çapında faaliyette bulunan internet bilet satış sitelerinde biletleri satılan ve tescil başvurusu yapılan logo ve ... ibaresini otobüslerinde, biletlerinde ve tüm faaliyetinde kullandığını, başvurucunun müracaatından yıllar öncesinde bu başvurunun aynı renk logo ve ibaresini kullandığına dair eski biletlerden örnek, internet siteleri ve otobüs fotoğraflarını ekte sunduklarını,
müvekkili şirketin her yıl milyonlarca yolcu taşıyan faaliyetini tüm Türkiye'de devam ettiren ... ve ... sitelerinde yolcu biletleri satılan bir şirket olduğunu, markasının haksız ve kötü niyetli olarak tescili halinde telafisi imkansız zararlara maruz kalacağını, davalının markasına yapılan itirazılarının kabulüne karar verilmesi gerekir iken reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek,
müvekkili tarafından itiraz edilen ... başvuru numaralı ''...'' markasına yapılan itirazlarının reddine dair .... sayılı ... kararının iptaline, ... adına kayıtlı olan ... ''...'' markasına yaptıkları itirazlarının kabulüne ve kötü niyetli başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 20/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuruya konu
markanın başvurunun eşya listesinde yer alan mallar ve hizmetler açısından 6769 sayılı SMK'nın 6/3
maddesinde tanımlanan ve reddini gerektirecek düzeyde itiraz sahibi lehine hak sahipliği
doğuracak nitelikte tescil başvurusundan önce Türkiye’de markasal olarak aktif ve yoğun
kullanımının ispatlanamadığını, itiraz sahibi adına kayıtlı tescilli marka bulunmadığı dikkate alındığında, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen
koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine
dayalı itirazın haklı görülmemiş olduğunu, SMK m.6/8 'e dayalı şartların oluşmadığı tespit edildiğinden, ilgili yöndeki iddianın reddinin gerektiğini, davacı vekili, başvurunun kötü niyetli olduğunu iddia etmekte olduğunu, başvurunun kötü
niyetli olarak gerçekleştirildiği yönünde davacı yanca itiraz aşamasında yeterli delil
sunulmadığından ve kötü niyet iddiası da kötü niyetin varlığı için tek başına yeterli bir sebep
olamayacağından, bu iddiaya da itibar etmenin mümkün olmadığını beyanla; öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi ile
süre aşımı halinde usulden reddine, esasa ilişkin olarak, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine
karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ...sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "...+..." ibareli marka başvurusu bakımından davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şahsın ... sayılı "...+..." ibareli markanın tescili amacıyla 08.03.2022 tarihinde gerçekleştirdiği başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca 28.03.2022 tarih ve 393 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 26.05.2022 tarihinde SMK m.6/3 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, davacının 07.02.2023 tarihli yeniden itiraz dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren .... 'nun ...sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 17.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (....)
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davalı şahsın 08/03/2022 tarihinde "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.
Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.
Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." bakımından "...+..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından, davacı yanın 08/03/2022 tarihinden önce, başvuru markası ile aynı veya benzer bir işareti, yukarıda belirtilen hizmetler ile aynı ya da benzer mal-hizmetler üzerinde, tescilsiz olarak yoğun ve sıkı bir şekilde kullanması suretiyle ayırt edicilik elde ettiğini ispatlaması gerekmektedir.
.... Dairesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (....) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 02.08.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak davacı yanın gerçek hak sahipliği iddiası değerlendirilmiştir.
Davacı yanın marka işlem dosyasına; üzerinde "...+..." ibaresi bulunan otobüs görseli ile "... ... ..." ibareli tarihsiz online bilet alma görüntüsü, "...+..." ibareli, muhtelif güzergahlara yönelik bilet fiyatlarını gösterir tarihsiz ekran görüntüsü, üzerinde "...+..." ibaresi bulunan otobüs görseline yönelik tarihsiz başka bir ekran görüntüsü, "...+..." ibareli "... ... ..." başlıklı, muhtelif güzergahlara yönelik bilet fiyatlarını gösterir tarihsiz başka bir ekran görüntüsü, üzerinde "...+..." ibaresi bulunan 07/11/2020 tarihli bir adet ... görseli sunduğu,
... sayılı "... ..." ibareli marka tescilinin yenilenmediği için hükümden düştüğünü beyan ettiği müşahede edilmiştir.
Marka işlem dosyası ile sınırlı olarak yapılan değerlendirmede, davacı yanın gerçek hak sahibi olduğunu ispatlayacak, önceki tarihli yoğun ve sıkı markasal kullanımlarını gösterir yeterli nitelik ve nicelikte delil ibrazında bulunmadığı, tarihsiz dokümanların, 08/03/2022 tarihinden önceki döneme ait olduğunu ispatlamaya elverişli olmadığı, dava konusu marka başvuru tarihinden önceki, 07/11/2020 tarihli bir adet otobüs biletinin de yoğun ve sıkı markasal kullanım için yeterli nicelikte olmadığı, bu nedenle somut olayda SMK m.6/3 hükmü koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir.
....” (....) kararında; Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin kötü niyetli olup olmadığının somut olayla ilgili tüm faktörler dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılması ile belirleneceğini belirtmiştir. Ön karar talebi hakkında ...'ın sorulan sorulara verdiği yanıtta;
1. Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin, bu markanın aynısı veya benzerinin tescile konu mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde üye ülkelerden en az birinde başka bir kimse tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi,
2. Marka tescil başvurusunda bulunan kimsenin, başkasının kullanageldiği markasını kullanmasını engelleme amacı taşıması,
3. Marka tescil başvurusuna konu işaretin ve bu işaret ile iltibas oluşturan başkalarına ait markasal işaretlerin hukuki himaye derecesi, gibi kriterlerin kötü niyet değerlendirmesi bakımından dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak hemen belirtilmelidir ki; başvuru sahibi, tescile konu ettiği markanın aynısı ya da benzerinin başkası tarafından üye ülkelerden en az birinde önceden kullanıldığını bilse veya bilmesi gerekse bile, tek başına bu olgu, onun kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunduğunu göstermez.
... "..." (... kararında; marka tescil başvuru sahibinin adil rekabete girme amacı taşımaksızın, dürüst ticari uygulamalarla aykırılık oluşturacak şekilde başkalarının menfaatlerini baltalama ya da belirli bir başkasını hedef almaksızın markanın köken göstermeye ilişkin temel fonksiyonundan ziyade başka amaçlar için marka tescilinin sağladığı tekelci yetkileri elde etme amacı taşımasının ilgili ve tutarlı göstergelerden bariz bir şekilde anlaşılması halinde, markanın kötü niyet gerekçesi ile hükümsüz kılınabileceğini belirtmiştir.
Mahkeme, marka tescil başvurusu yapan kimsenin niyetinin sübjektif bir olgu olduğunu, ancak buna rağmen, bu olgunun yetkili idari makamlar veya yargı mercilerince nesnel bir şekilde belirlenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, herhangi bir kötü niyet iddiası, somut olaydaki tüm ilgili nesnel olguların dikkate alınması suretiyle genel bir değerlendirme yapılmasını gerektirir.
.... 'nun 16.07.2008 tarih .... sayılı kararında; başvuru sahibinin, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hali, kötü niyetin varlığı bakımından önemli bir kriter olarak görülmektedir.
Karara konu olayda HGK; “…Davalının giysi üretiminde bulunan ve tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, bu itibarlı müdebbir bir tacir gibi davranmasının gerektiği, kullanacağı işaretin her hangi bir kişiye ait olup, olmadığını araştırmasının gerektiği, ihtilaf konusu ibarenin her hangi bir anlamı olmayan harfler ve rakamlardan oluşması nedeniyle, davacı seçiminin tesadüften ibaret olamayacağı ve bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı, davalının fantezi bir ibare olan... ibaresini tescil ettirmesinin, faaliyet alanı nedeniyle varlığından haberdar olduğu davacı markasından faydalanma kastını gösterdiği,
davacının bu işaret üzerinde öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, bu nedenle davalının kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği…” şeklinde değerlendirmede bulunarak, tescile konu markanın orijinal ve anlamsız bir kelime olup olmaması, başvuru yapan kimsenin ticari hayatta etkinliğinin bulunup bulunmaması, marka olarak seçilen işaret dolayısıyla faydalanma kastı bulunup bulunmadığı gibi hususları da kötü niyetli marka başvuruları bakımından değerlendirme kriteri olarak kabul etmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda yapılan değerlendirmede; davacıya ait ... sayılı "...." ibareli markanın "Kara, hava ve deniz taşımacılığı hizmetleri: Taşıma komisyonculuğu hizmetleri, yük komisyonculuğu hizmetleri, gemi acenta hizmetleri, ambulans hizmetleri, özel şöförlük hizmetleri, karayolu ile yolcu taşıma hizmetleri, otobüs ile yolcu taşıma hizmetleri, taksi ile yolcu taşıma hizmetleri, tramvay ile yolcu taşıma hizmetleri, demiryolu ile yolcu taşıma hizmetleri, at arabası, el arabası ile yapılan taşıma hizmetleri, çekerek yapılan taşıma hizmetleri, pilotluk hizmetleri,
havayolu ile yolcu taşıma hizmetleri,vapur seyahati düzenleme hizmetleri, denizyolu ile yolcu taşıma hizmetleri, feribot ile yolcu taşıma hizmetleri, eğlence gemisi ile yolcu taşıma hizmetleri, turist büroları (otel rezervasyonları dışında), seyahat için yer ayırma (rezervasyon hizmetleri), seyahatlerde eşlik etme hizmetleri, tur düzenleme hizmetleri, mesaj veeşya ileten kurye hizmetleri, mesajların iletilmesi hizmetleri, eşyaların iletilmesi hizmetleri, eşyaların posta yolu ile dağıtılması hizmetleri, karayolu ile ürün taşıma ve teslimat hizmetleri, demiryolu ile ürün taşıma ve teslimat hizmetleri,
havayolu ile ürün taşıma ve teslimat hizmetleri, denizyolu ile ürün taşıma ve teslimat hizmetleri, nehir yolu ile taşımacılık hizmetleri, tekne ile taşımacılık hizmetleri, mavna ile taşımacılık hizmetleri, zırhlı otomobil ile taşımacılık hizmetleri, değerli eşyaların korumalar eşliğinde taşınması hizmetleri, taşımacılık hakkında bilgilendirme hizmetleri, gazete dağıtım hizmetleri, paket teslimat hizmetleri. Kara, hava ve deniz taşıtlarının kiralanması hizmetleri.
Hava taşıtları kiralanması hizmetleri, tekne kiralanması hizmetleri, gemi kiralanması hizmetleri,araba, kamyon, yolcu otobüsü kiralanması hizmetleri, yarış arabalarının kiralanması hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.
Araçların yedeğe alınıp çekilmesi hizmetleri, havayolu ile kurtarma hizmetleri, denizyolu ile kurtarma hizmetleri, buz kırma hizmetleri, gemilerin yeniden yüzdürülmesi hizmetleri, gemilerin kanaldan geçirilmesi hizmetleri, gemilerin kurtarılması hizmetleri, su altı kurtarma hizmetleri." bakımından tescilli iken yenilenmemesi nedeniyle hükümden düştüğü, söz konusu marka hükümden düştükten sonra davalı şahsın iş bu davaya konu ... sayılı iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğu müşahede edilmiştir.
Davacı şirketin ticari sicil kayıt bilgileri incelendiğinde; dava konusu marka tescil başvuru tarihinden önce kurulduğu, iştigal alanları arasında; ... ve seyahat acenteliği, uluslararası ve şehirlerarası yolcu taşımacılığı hizmeti de bulunduğu, davacının tarihsiz görsellerinde otobüs firması olarak faaliyet yürüttüğü ve "...+..." ibaresini markasal olarak kullandığı, söz konusu markasal kullanım ile davaya konu ... sayılı marka başvurusunun; renk, ... ve tertip tarzı itibariyle birebir aynı olduğu,
yine marka işlem dosyasında ve dava dilekçesi ekinde yer alan 07/11/2020 tarihli ... sıra numaralı otobüs biletinin davacı tarafından düzenlendiği ve üzerinde "...." ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, bu ibare ile davaya konu marka başvurusunun aynı olduğu, davalı ...'ın ".... " gibi şehirlerarası karayolu taşımacılığında hizmet veren farklı teşebbüslerin piyasada kullandıkları markasal işaretleri kendi adına tescil ettirdiğinin ... kayıtlarından anlaşıldığı, .... sayılı kararı uyarınca;
vakıa ve karinelerden olayda kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötü niyetin diğer tarafa ispat ettirilmesine artık sebep ve vecih kalmayacağına ve dava hakkının doğumunu sağlayan veya bertaraf eden iyi ve kötü niyetin bu durumda mahkemece resen nazara alınabileceği ilkesinden hareketle ve yukarıda tespit edilen maddi olgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı şahsın, piyasada otobüs firması olarak faaliyet gösteren birbiri ile ilişkisiz teşebbüslerin markasal olarak kullandığı işaretlerin aynısını ... nezdinde tescil ettirdiği,
somut olaya konu "...." markasının da esasen davacının otobüs firması faaliyetinde, bilet işlemlerinde kullandığı işaret olup, davacıya ait ... sayılı markanın yenilenmemesi nedeniyle hükümden düşmesini fırsat bilen davalı şahsın, davacının piyasada kullandığı "...." ibaresinin aynısını, davacının faaliyet gösterdiği alanda ... sayılı marka başvurusu ile tescil ettirmeye çalıştığı, davalı şahsın söz konusu eyleminin ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, davacı faaliyetlerini baltalama kastı taşıdığı anlaşıldığından, davalı şahsın kötü niyetli olarak iş bu davaya konu marka tescil başvurusunda bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; somut olayda SMK m.6/9 hükmü koşulunun oluştuğu anlaşıldığından ...sayılı ... kararının iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/465, K. 2024/128, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama