KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/55 Esas
- Karar no
- 2023/450
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- 1- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 2- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.478 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ : 25/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 06/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin 1958 yılından bu yana ... ilinde faaliyet gösterdiğini, ürettiği kozmetik ürünleri ile bilinen ve aranan bir marka olduğunu, müvekkili şirketin .... sayılı "...” ibareli markalarını kozmetik ürünlerinin üretimi ve satışında düzenli bir şekilde kullandığını, dava konusu ...sayılı “... ...” ibareli marka başvurusunun müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve aynı ve/veya aynı türdeki mal veya hizmetler ile ilgili başvuruya konu edildiğini, dava konusu markada “...” ibaresinin ön planda olduğunu, “...” ibaresinin küçük yazıldığını,
marka başvurusundaki amacın kötü niyetli olarak müvekkiline ait “...” markalarının tanınmışlığından faydalanmak olduğunu, başvuru sahibinin herhangi bir iddiası olmamasına rağmen davalı Kurum tarafından müvekkilinin itiraza dayanak markalarının kullanımına ilişkin delil istendiğini, müvekkili şirket tarafından bilgi/belgeler sunulmasına rağmen sunulan deliller dikkate alınmaksızın itirazın haksız olarak reddedildiğini, müvekkilinin karara itirazının da .... sayılı kararı ile reddedildiğini, davalı Kurum kararının yasaya aykırı olduğunu beyanla;
.... sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 24/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacının yayına itirazı üzerine diğer davalının itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan tüm mallarda kullanıldığının ispatlanması talebinde bulunduğunu, davacının itiraza mesnet .... sayılı markalarının kullanım ispatı amacıyla 16/11/2021 tarihinde tarih bilgisi içermeyen internet sitesi görselleri, broşür, başvuru tarihinden önceki beş yıllık dönemden önceye ait sertifikalar, başvuru tarihinden önceki beş yıllık dönemden önceye ait 10 adet fatura, başvuru tarihinden önceki beş yıllık döneme ait 2 adet fatura ve yazılı beyan sunduğunu,
sunulan delillerden tarih bilgisi içeren faturalardan sadece ikisinin kullanım ispatına konu döneme ilişkin olduğunu, belirtilen iki adet faturanın ise markanın ciddi biçimde kullanımını ispatlamaya yeterli/elverişli nitelikte olmadığını, SMK m. 19/2 hükmü uyarınca kullanım ispatlanamadığından itiraza mesnet markaların SMK m. 6/1 kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının kötü niyete dayalı iddialarının ispatlanamadığını, ... kararının yasaya uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... vekili 03/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu ... kararının yerinde olduğunu, müvekkiline ait marka başvurusu ile davacı şirket markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, müvekkiline ait marka başvurusunun 20 / 28 / 31 / 35 ve 36. sınıflarda tescil talepli olduğunu, davacının itiraza mesnet markaları ile tek ortak sınıfın 35. sınıf olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve bütünsel anlamda bir benzerlik bulunmadığını, müvekkiline ait markanın kedi kumu üretimi ve hayvan ürünleriyle alakalı olduğunu ve davacı markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili markasındaki “... ...” ibaresinin bir bütün olarak ayırt ediciliğe sahip olduğunu,
davacının itiraza mesnet gösterdiği markaların ciddi biçimde kullanımının ispatlanamadığını, davacı yan tarafından sunulmuş olan delillerin toplam 21 sayfa olduğunu, yıllık süre içerisine giren tarih aralığına ait yalnızca iki adet fatura ve bu süre içerisine girmeyen faturalar, katalog, internet sitesi görseli ve beyanlarından ibaret olduğunu, davacının sunmuş olduğu bilgi ve belgelerin itiraza mesnet markaların ciddi kullanımı ispatlayacak ölçüde olmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ...sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şahsın ileri sürdüğü kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ...
Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davalı şahsın "... ..." ibareli 15.02.2021 tarihinde gerçekleştirdiği ...sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 17.05.2021 tarih ve 372 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı muterizin 16.07.2021 tarihinde ... sayılı markalarını mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin 27.09.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, dilekçesinde .... sayılı markalara ilişkin olarak kullanmama def'i ileri sürdüğü,
davacı yanın 16.11.2021 tarihli marka kullanım ispat formu ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, davacının 03.03.2022 tarihinde SMK m.6/1, m.6/3 ve m.6/9 hükümleri uyarınca yeniden itirazda bulunduğu, davalı şahsın 22.03.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren .... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 08.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; ...'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (....) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 06.12.2022 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
SMK m.19/2 hükmüne göre.
6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde ...’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.
Somut olayda davalı şahsa ait dava konusu markanın başvuru tarihi 15.02.2021’dir. Davalı taraf, itiraza mesnet markaların kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanmama def'inde bulunmuştur. Bahsi geçen markalar, 15.02.2021 tarihinde en az 5 yıldır tescillidir. Davacı taraf, .... sayılı markalarını 15.02.2016-15.02.2021 tarih aralığında, kullandığını ispatlamalıdır.
Davacı taraf, kullanımı ispatlamak amacıyla, yayıma itiraz dilekçesi içeriğinde aşağıdaki belgeleri işlem dosyasına ibraz etmiştir:
• ... başlıklı ... belge: Belge, .... Noteri 23 Ocak 2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanmıştır.
• 2005 tarihli 4 adet fatura
• 2013 tarihli.... belgesi
• 2008 tarihli fatura
• 2013 tarihli fatura
• 2014 tarihli 2 adet fatura
• 2015 tarihli fatura
• 26/01/2016 tarihli fatura
• 2009 yılına ait broşür
• 01/05/2016 tarihli fatura: İçeriğinde ... markalı “....” açıklaması yer almaktadır.
• 03/08/2016 tarihli fatura: İçeriğinde ... markalı “....” açıklaması yer almaktadır.
Yukarıda sayılan belgeler, bir kez de 16/11/2021 tarihli “Marka Kullanım İspatı Sunma” başlıklı dilekçe ile sunulmuştur.
Davacı taraf, karara itiraz dilekçesi içeriğinde ise; 2 adet 2022 tarihli fatura, 5 adet 2021 tarihli fatura, 3 adet 2020 tarihli fatura, 3 adet 2019 tarihli fatura, 08.10.2018 tarihli fatura sunmuş, ayrıca dilekçede .... sayfalarında yapılan satışların linklerine ve davacının internet sayfası linkine yer vermiştir.
Yayıma itiraz dilekçesi ile sunulan belgelerden yalnızca 2 adet fatura, 15.02.2016-15.02.2021 tarih aralığına ilişkindir. Sunulan diğer belgeler ise, tarih aralığı şartını sağlamamaktadır.
Karara itiraz dilekçesi ekinde sunulan belgelerden ise, sadece 7 adet fatura, tarih şartını sağlamaktadır.
Davacı tarafın, karara itiraz dilekçesi ekinde sunduğu belgeler dikkate alındığında dahi, tarih şartını sağlayan toplam 9 adet fatura bulunmaktadır. Faturalarda yer alan ürün miktarları ve fiyatları birlikte değerlendirildiğinde; “....” gibi görece uygun fiyatlı ürünler için düşük tutarlı satışlar ile “ciddi kullanım” şartının sağlanamayacağı değerlendirilmiştir.
Davacının, sunduğu belgeler ile “ciddi kullanım” şartını sağladığı kabul edilse dahi, davacının markaları kapsamında, (Sınıflandırma Tebliği’nin 03. Sınıfında yer alan) “krem, pudra, maske” emtiası bulunmamaktadır. Davacının ... sayılı markası 03. Sınıfta tescilli ise de, marka kapsamında “....” emtiasının yer aldığı “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil).” alt sınıfı bulunmamaktadır.
Sonuç olarak; davacı taraf, markalarını kullandığını ispatlayamadığından, davacıya ait markaların 6769 sayılı SMK madde 6/1 anlamında değerlendirmeye alınamayacağı, 6769 sayılı SMK madde 6/1 şartlarının somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (....)
Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı tarafın itiraz aşamasında dosyaya sunduğu belgeler aşağıdaki gibidir:
• .... başlıklı ... belge: Belge, .... Noteri 23 Ocak 2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanmıştır.
• 2005 tarihli 4 adet fatura
• 2013 tarihli ... belgesi
• 2008 tarihli fatura
• 2013 tarihli fatura
• 2014 tarihli 2 adet fatura
• 2015 tarihli fatura
• 26/01/2016 tarihli fatura
• 2009 yılına ait broşür
• 2016-2020 tarih aralığına ilişkin 9 adet fatura
Davacı tarafın sunduğu 2021 ve 2022 tarihli faturalar, dava konusu markanın başvuru tarihinden sonraya ilişkin olduğu için dikkate alınmamıştır.
Sunulan belgelerin tamamı incelendiğinde; davacının 2005 yılından bu yana “...” markasını kullandığı, bu marka ile “krem, pudra, maske, saç spreyi, jöle, aseton, tonik, fondöten, saç maskesi” satışı yaptığı, ... markasını içeren broşürlerinin bulunduğu, “...” markasının yer aldığı sertifikalara sahip olduğu, uzun süreye dayanan bir kullanımı olduğu değerlendirilmiştir.
Fakat, davacının bir kısım emtia bakımından “...” ibareli eskiye dayalı kullanımının bulunduğu kabul edilse dahi, davacının kullandığı emtia ile aynı ve/veya benzer bir mal ve hizmet, dava konusu marka kapsamında bulunmamaktadır. Dava konusu marka, 20 / 28 / 31 / 35 / 36. Sınıf mal ve hizmetlerde tescillidir. Bu nedenle, somut olay bakımından 6769 sayılı SMK madde 6/3 hükmünde yer alan şartların oluşmadığı değerlendirilmiştir.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
25/10/2023 Katip ... · E-imza Hakim ... · E-imza
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/55, K. 2023/450, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama