İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/370 K.2025/162

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/370 Esas - 2025/162 T.C.

Esas2022/370Karar2025/162Tarih27 Şubat 2025Okuma12 dk · 2.319 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/370
Karar No
2025/162
Karar tarihi
27 Şubat 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.319 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/370 Esas - 2025/162 T.C.

ANKARA

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/370

KARAR NO : 2025/162

B

DAVA

Tasfiye Memurunun Sorumluluğu Davası

DAVA TARİHİ : 11/03/2016

KARAR TARİHİ : 27/02/2025

G.K.YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili iddiasında özetle.

Müvekkilinin, davalı şirkette işçi olarak çalıştığını, uğradığı iş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında alınan bilirkişi raporu ile maddi tazminat miktarının tespit edildiğini, SGK'nın da müvekkiline yaptığı ve yapacağı ödemeleri davalı şirketten tahsil etmek amacı ile dava açtığını, mahkeme sürecinde şirketin alacaklarını ödememek için hileli tasfiye-kapanış yoluna götürüldüğünü öğrenmeleri üzerine şirketin ihyası davası açtıklarını, açılan davada davalı ...'in tasfiye memuru olarak tayin edildiğini, anılan davalının davalı şirketin müdürü ve hisse sahibi olduğunu,

alacaklar ödenmeden şirketin tasfiye edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı Ticaret Sicilin ve ...'in alacaklarından haberdar olduğunu, müvekkilinin alacaklarını tahsil edememesi için, davalı şirketin hileli olarak tasfiye işlemlerinin yapılıp kapandığını belirterek ...23.

İş Mahkemesinde açtıkları dava tarihinden itibaren davalı şirketin yaptığı mal devirleri ile borçlandırılmasına ilişkin işlemlerin iptaline, davalılar Ticaret Sicil Müdürlüğü ile ...'in tasfiye işlemlerinin başlatıldığı 03/09/2013 tarihindeki mal varlığıyla sorumlu olduklarının tespitine ve davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı şirket ve ... vekili savunmasında özetle; davacının şirketin ihyasını talep ederken hem müvekkili ...'e, hem tasfiye edilen şirkete, hem de ticaret sicil memurluğuna husumet yönelttiğini, müvekkili şirketin ihya davasında husumeti bulunmadığını, ihya davası ile tespit ve iptal davasının birlikte görülemeyeceğini, tasfiye işlemlerinin kanunda öngörüldüğü şekilde yapıldığını, tasfiye edilen şirketin tasfiye döneminde herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ...Ticaret Sicil Müdürlüğüne dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalı davaya cevap vermeyerek, HMK.'nin 128. Maddesi uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaları inkar etmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ

Mahkememizin 2016/215 Esas sırasında yapılan ilk yargılama sonucunda verilen 02/09/2020 tarihli ve 2020/353 sayılı kararda.

"Davalı şirketin dava tarihi itibari ile ticaret sicilden terkin edildiği, yargılama sırasında açılan başka bir ihya davasında, herhangi bir davada taraf teşkili veya alacağa yönelik olmaksızın davalı şirketin ihyasına karar verildiği, karara istinaden davalı şirketin 13/12/2016 tarihinde ticaret sicile tescil edildiği, ihya davasının konusuz kaldığı, HMK'nun 119/1-e maddesi gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, anılan Kanunun 194. maddesi gereğince de tarafların dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü bulunduğu,

tarafların dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmelerinin zorunlu olduğu, davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymanın yeterli olmadığı, aynı zamanda bu iddiaların ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması, en azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerektiği, iddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı tarafın bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabileceği, soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,

somutlaştırma yükünün genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şekli olduğu, somutlaştırma yükünün, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerli bulunduğu,

HMK'nun 31. maddesi gereğince hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, davacı vekiline tasarrufun iptaline ve sorumluluğun tespitine ilişkin talebini somutlaştırması tespit ve iptale konu ettiği tasarrufları bildirmesi için yapılan ihtara rağmen, davacı vekilinin ihya davası dışındaki taleplerini somutlaştırmadığı, iddiasını ispata yönelik somut delil sunmadığı,

davacının dava tarihinde ihya davası açmakta haklı olduğu gerekçesiyle ihya davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, tasarrufun iptaline ve tespite yönelik davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusu sonucu, ...BAM 21. Hukuk Dairesi'nin 31/03/2022 Tarihli ve 2021/445-2022/400 sayılı kararında; " Dava dilekçesindeki anlatımda davacı yan iş davasının açıldığı tarihten itibaren şirketin yaptığı mal devirlerinin yanında borçlandırılmasına ilişkin işlemlerin tespitini ve iptalini istemiştir. Mahkemece yargılama aşamasında davacı vekiline iptal ve tespit talebinin somutlaştırması için kesin süre verilmiş, davacı vekilince verilen kesin sürede herhangi bir somutlaştırma yapılmamış ise de, dava dilekçesindeki anlatım karşısında davacının somutlaştırmadığı talebinin davalı şirketin yaptığı mal devirleri ve borçlandırılmasına ilişkin işlemlerin tespiti ve iptaline yöneliktir.

Tasarrufun iptali davasında alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Tasarrufun iptali davası TTK’nun 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olmadığından 6100 sayılı HMK’nun 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanında kalmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/02/2016 tarih 2014/17-2389 Esas 2016/129 Karar sayılı ilamı). Görev dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.

Dava dilekçesindeki davalı ticaret sicil müdürlüğü ve davalı tasfiye memuru ...'in tasfiye işlemlerinin başlatıldığı tarihteki mal varlığıyla sorumlu olduklarının tespitine yönelik açılan davada davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı da açılan davada tartışılması gereken bir diğer husustur.

Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş tasarrufun iptaline yönelik açılan davada mahkemenin görevli olmadığı gözetilerek anılan kısım yönünden dosyanın tefriki ile tasarrufun iptaline yönelik açılan davanın yeni bir esasa kaydı ile görev hususunun değerlendirilmesi, tasfiye memurunun sorumluluğu davasında ise davacının talebini somutlaştırıp somutlaştırmadığı tartışılıp, tespite yönelik açılan davada dava şartı niteliğindeki hukuki yarar üzerinde de durularak sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin tasarrufun iptali ve tespite yönelik davanın reddi yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık nedeniyle isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının ihya davası dışındaki davalara ilişkin verilen karar yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Gerekçesi ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

...BAM 21. Hukuk Dairesi kararı sonrası yapılan yargılamada; BAM kararına uygun olarak "tasarrufun iptali davası" yönünden dava tefrik edilerek görev yönünden değerlendirilmek üzere ayrı esasa kaydedilmiştir. Kararda, Mahkememizin ilk kararı ihya davası dışındaki davalara ilişkin verilen karar yönünden kaldırıldığından, ihya davasına ilişkin ilk karar kesinleştiğinden, yargılamaya "tasfiye memurunun sorumluluğu davası" yönünden devam edilmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK.'nin 553. maddesine dayalı, tasfiye sürecine ilişkin sorumluluk davasıdır. Davacı vekili, davalı şirket çalışanı olan davacının geçirdiği iş kazası sebebi ile iş mahkemesinde açılan davadan haberdar olunmasına rağmen, hükmedilecek tazminatın tahsilinin önlenmesi amacıyla, davalı şirketin tasfiyesi ve Ticaret Sicilden terkini işlemleri sebebi ile oluşan zararın davalılardan tazminini istenmiş, davalılar ise davanın reddini istemiştir.

...BAM 21. Hukuk Dairesi kararında. Tasfiye memurunun sorumluluğu davasında, davacının talebini somutlaştırıp somutlaştırmadığı tartışılıp, tespite yönelik açılan davada dava şartı niteliğindeki hukuki yarar üzerinde de durularak, sonucuna uygun bir karar verilmesi kararlaştırılmıştır. Davacı vekili, dava konusu talebini somutlaştırmasına yönelik ara kararına istinaden, dosyaya sunduğu 15/01/2020 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunmuştur.

Davacı vekilinin bu yazılı beyanı, tasfiye sürecine yönelik davalılara yönelttiği sorumluluğu davası yönünden talebini somutlaştırıldığı, davalı şirket çalışanı olan davacının geçirdiği iş kazası sebebi ile İş Mahkemesinde açtığı tazminat davasından haberdar olmasına rağmen, hükmedilecek tazminatın tahsilinin önlenmesi amacıyla, davalı şirketin tasfiyesi ve Ticaret Sicilden terkini işlemleri sebebi ile oluşan zararın, sorumlulukları bulunduğundan bahisle davalılardan tazminini istediği kabul edilmiş, dava açmakta davacının hukuki yararı olduğu kabul edilerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

Yargılama sırasında nitelikli Hesaplama Bilirkişisi ve Mali Müşavir'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan kök rapor ve itirazlarını karşılar ek raporda sonuç olarak;" Davalı tasfiye memurunun, davacının açtığı

tazminat davasının açılmamış sayılmasına karar verildikten sonra ileride tekrar

açılma ihtimaline binaen şirketi tasfiye edip etmediği, dolayısıyla şirket yetkilisi sıfatı dışında ayrıca tasfiye memuru olarak da sorumlu olup olmayacağı

hususunun ve

ticaret sicil memurluğunun tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığı

hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu,

davacının zararının oluşup olmadığı ve oluşmuş ise miktarı yönünden; Bu aşamada davacının zarara uğrayıp uğramayacağı ve miktarını tespit etmemiz mümkün olmadığı, prensip olarak davacının zararının, tahsil edemediği alacağının ferileriyle

birlikte kümülatif toplamından ibaret olacağı,

buna göre, davacının iş kazasından kaynaklı ilâm alacağını, ... .... ... . alacak

üzerinden 06.02.2019 tarihinde ilamlı takibe koyduğu, 03.04.2019 tarihli mehil

vesikasına göre dosya borcu için ...ili Mamak ilçesi Türközü mah. 8571

ada 61 parselde 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11 nolu bağımsız bölümler (kıymet

takdiri 2.500.000,00.TL.) teminat gösterilmesi nedeniyle istinaftan tehiri icra

kararı getirmek üzere karar tarihinden itibaren 90 gün mehil verildiği dikkate

alındığında alacağın teminat altına alındığı anlaşılmakla; nihayetinde anılan

taşınmazların tamamının satılmasına rağmen tahsil edilememiş bakiye bir

takip dosyası alacağı kalırsa bu miktarın davacının zararını oluşturacağı" belirtilmiştir.

Dava konusu olaya ilişkin yasal düzenlemede;

TTK’nin 553. Maddesinde ;

“(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas

sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay

sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına

devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen

göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.

(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar

sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.” hükmü düzenlenmiştir.

Somut olayda deliller ve yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf, davalı şirket çalışanı olan davacının geçirdiği iş kazası sebebi ile açılan davadan haberdar olunmasına rağmen, hükmedilecek tazminatın tahsilinin önlenmesi amacıyla, davalı şirketin tasfiyesi ve Ticaret Sicilden terkini işlemleri sebebi ile oluşan zararın davalılardan tazminini istenmiş, davalılar ise davanın reddini istemiştir.

Dosyada bulunan kayıtlara göre; Davacının 31.10.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 20.03.2007 tarihinde Ankara

7. İş Mahkemesi’nin 2007/202 E. sayılı dosyasında davalılar ...İnşat Turizm

Otomotiv Emlak Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhinde

tazminat davası açıldığı, bu davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle 04.12.2012 tarihli kararla açılmamış sayılmasına karar verildiği,

bu kararı davacı vekilinin temyiz etmesi üzerine... .... ... Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği,

...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 25/04/2017 tarihli cevabi yazısına göre; (121923) sicil numaralı davalı Tasfiye Halinde ...İnşaat Turizm Otomotiv Emlak Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd Şti’nin, 30.09.2013 tescil tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği, tasfiye memurluğuna davalı ...’in atandığı, Şirketin 04/09/2014 tarihli kararıyla tasfiye kapanışının yapıldığı, Müdürlükteki sicil kaydının 23/09/2014 tarihinde tescil edilerek silindiği, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre; Tasfiye kapanış ilanları (3 kez) Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, akabinde ...23. İş Mahkemesi'nin 2016/82 Esas sayılı dosyasında; Dosyamız davacısı ...’in de

aralarında bulunduğu 6 işçi tarafından, davalılar ...İnşaat Ltd Şti ve ... aleyhine

tazminat davası açıldığı, Mahkeme tarafından verilen kararda; Davacı ... için 673.705,73 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan

31/10/2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp müştereken ve

müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, ...6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/05/2016 tarih ve 2016/80 E. ve 2016/329 K. sayılı

karar ile davalı şiketin ihyasına, davalı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, bu kararın 13/12/2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.

Davacının, iş kazasından kaynaklı ilam alacağını, Nusaybin İcra Müdürlüğü’nün 2019/69 Esas sayılı dosyası üzerinden davalılardan ...İnşat

Turizm Otomotiv Emlak Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Ve Murat

BEBEK aleyhinde ferileriyle birlikte toplam 1.706.964,03.TL. alacak

üzerinden 06.02.2019 tarihinde ilamlı takibe koyduğu, 03.04.2019 tarihli mehil

vesikasına göre dosya borcu için ...ili Mamak ilçesi Türközü mah. 8571 ada 61 parselde 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11 nolu bağımsız bölümler (kıymet

takdiri 2.500.000,00.TL.) teminat gösterilmesi nedeniyle istinaftan tehiri icra

kararı getirmek üzere karar tarihinden itibaren 90 gün mehil verildiği dikkate

alındığında alacağın teminat altına alındığı, İcra Müdürlüğünün 12/09/2024 tarihli cevabi yazısına göre; "Takip dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği ve kesinleşmiş olduğu, dosyaya yapılan herhangi bir ödeme olmadığı, bahse konu taşınmazlara haciz şerhi işlendiği ve kaldırılması için müzekkere yazıldığı ancak tapu müdürlüğünce bazı taşınmazların haczinin kaldırılmadığı ve bahse konu taşınmazların hiçbirinin satışının yapılmadığı" bildirilmiştir.

Buna göre; Davacının 2005 yılında geçirdiği iş kazası sebebi ile ilk davanın 20.03.2007 tarihinde açıldığı, bu davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle 04.12.2012 tarihli kararla açılmamış sayılmasına karar verildiği,

bu kararın davacı vekilinin temyiz etmesi üzerine... .... ... Karar sayılı kararıyla onanarak 16.01.2013 tarihinde kesinleştiği, davalı şirketin kararın kesinleşmesinden 1 yıl 8 ay sonra 04/09/2014 tarihli kararıyla tasfiye kapanışının yapıldığı, Müdürlükteki sicil kaydına 23/09/2014 tarihinde tescil edilerek, silindiği, davacının ikinci davayı 2016 yılında açtığı görülmüştür. TTK.'nin 553. maddesinde ki yasal düzenlemeye göre tasfiye memurunun sorumluluğunun

doğabilmesi için;

Yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi, alacaklının zararının oluşması, tasfiye memurunun kusurlu davranışı ve meydana gelen zarar ile kusurlu davranış arasında illiyet bağı bulunması gerekir.

Davacı tarafın 2007 yılında başlayan yargısal süreçte açılan davayı takip etmediğinden, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı şirketin ve tasfiye memurunun bu kararın kesinleşmesinden yaklaşıl 1 yıl 8 ay sonra tasfiye sürecini başlattığı, davacı tarafın bu sürede yargısal süreci başlatmadığı, zamanaşımı süresince bir şirketin yasal hakkı olan tasfiye hakkını kullanmamasını beklemenin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tasfiye sürecinin de yasal prosedürün usulüne uygun yerine getirildiği, Ticaret Sicil Gazetesinde 3 ilanında yapıldığı, bu sürecin 23/09/2014 tarihinde tamamlandığı,

tasfiye sürecinde yapılan ilanlarla tasfiyeden haberdar olduğu yasal olarak kabul edilen davacının tasfiye sürecine müdahil olmadığı, hatta ilk davanın açılmamış sayılmasından 3 yıldan daha fazla süre geçtikten sonra 2. davanın açıldığı görülmüştür. Davacının iş kazasından kaynaklı ilam alacağının tahsili için, ... ... ...

E. sayılı dosyası üzerinden davalılar aleyhine yapılan icra takibinde, davalıların dosya borcu için, borcu fazlasıyla karşılar şekilde, ...ili.... .... ... ... ... ... nolu bağımsız bölümleri teminat olarak gösterdiği, takibin kesinleşmesine ve bahse konu taşınmazlar haczedilmesine rağmen, davacı tarafın taşınmazların hiçbirinin satışını yaptırmadığı görülmüştür.

Buna göre, davalı şirket ve davalı tasfiye memurunun tasfiye sürecinde davacının alacağına ulaşmasını engeller kusurlu davranışının bulunmadığı, davacı tarafın yargısal süreçte üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, hatta alacağını fazlasıyla karşılar haczedilen taşınmazlar bulunmasına rağmen, taşınmazların satışını dahi yaptırmadığı, böylelikle davacının süreçte tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.

Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden ise; Davalının, mevzuatın kendisine tanımladığı tüm görevleri yerine getirdiği, usulüne uygun yapılan tasfiye sonucu, tasfiye kapanışı tescilini yaptığı, tasfiye sürecinde yapılan ilanlara rağmen davacının sürece yönelik davalya başvurusunun olmadığı, davalıya atfı kabil kusurlu davranışın ispatlanamadığı görülmüştür.

Tüm bu anlatılanlara göre kusurlu davranışı ispatlanamayan davalılara yönelik davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile kalan 590,20 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına dava değeri olan 100 TL üzerinden takdir edilen 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine, 5-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı,diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

E imzalıdır E imzalıdır E imzalıdır E imzalıdır

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/370, K. 2025/162, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ankara
  4. Esas No : 2022/370
  5. Karar No : 2025/162
  6. B
  7. Dava
  8. Dava Tarihi : 11/03/2016
  9. Karar Tarihi : 27/02/2025
  10. G.k.yazıldığı Tarih : 27/03/2025
  11. Gereği Düşünüldü
  12. İddia
  13. Savunma
  14. Yargılama Süreci
  15. Gerekçe
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/370
Karar No
2025/162
Tarih
27 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/373 K.2025/242
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/374 K.2025/165
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/374 K.2025/277
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/376 K.2025/250
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/377 K.2025/192
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/377 K.2025/541

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.