İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

... GEREKÇELİ KARAR

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/509 K.2023/858

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/509Karar2023/858Tarih14 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.981 kelime

KÜNYE

T.C. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Türk Milleti Adına Verilen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
14 Aralık 2023
Esas no
2022/509
Karar no
2023/858
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
Dava
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
19/07/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.981 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

G. K.YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili şirketin, davalı tarafla "08/11/2019 tarihli hazır beton satım sözleşmesini" imzaladığını ve

sözleşme ile belirlenen bedelin (katkı maddesi hariç KDV dahil 542.800 TL) müvekkili tarafından

davalıya nakit ve çek keşide edilmek suretiyle ödendiğini, davalı tarafın sözleşme konusu hazır beton

teslim borcunun bir kısmını ifa ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı tarafın kendi

ihtarında ikrar ettiği üzere bakiye en az 826 m³ kısmını ise halen ifa etmediğini, ... 60.

Noterliği'nden davalı tarafça keşide edilen 03/03/2022 tarih-06448 yevmiye nolu ihtarname ile edimler

arasındaki dengenin sözleşme sonrası şartların olağanüstü değişmesiyle satıcı açısından

katlanılamayacak derecede bozulduğundan bahisle, bakiye hazır beton borcunu yerine getirmeyeceğini,

sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkilinden peşin olarak aldığı bedeli ise 2019'daki

fiyatlandırma üzerinden müvekkiline iade edeceğini bildirdiğini, müvekkili tarafından davalı tarafa

keşide edilen Yenimahalle 1. Noterliği'nin 08/03/2022 tarih-04228 yevmiye nolu cevabi ihtarname ile;

yapılan bildirimin geçersiz ve hukuka aykırı olduğu, satıcının asli borcu olan hazır beton teslimi ve

gecikmeden kaynaklanan zararların tazmininin talep edildiğini, aynen ifa ve gecikmeden kaynaklanan

zararların tazmini talebinden sonuç alınamadığını, para olarak yapılan iadenin asli borcun ifası

niteliğini taşımaması sebebiyle reddedildiği gibi davalı tarafın bununla da yetinmeyerek müvekkili asli

borcu dışında başka bir şeyin ifasını kabule zorlamak amacıyla müvekkili hakkında ... 12. Sulh

Hukuk Mahkemesi'nin 2022/454 esas sayılı dosyası ile davalı-satıcının asli borcu olmayan 122.190,14

TL bedele ilişkin tevdi mahalli tayini davası açtığını, yine davalı taraf müvekkili şirketin yetkilisi hakkında da ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde

2022/455 Esas sayılı tevdi mahalli tayini davası açtığını, davalı yanın, tevdi mahalli tayini davasında,

daha evvel fesih ihtarında bildirmediği ifa imkansızlığına dayandığını, davalı tarafın ifa imkansızlığına

dayanak gösterdiği "ülkeyi sarsan ekonomik kriz, enflasyon grafiğindeki aşırı yükselme ve para

değerinin önemli oranda düşmesi, maliyetlerin öngörülemez artışı" gibi olgulara dayanmasının da

hukuken mümkün olmadığını, davalı-satıcının sözleşmeye aykırı davranışları ve tüm taleplerine

rağmen aynen ifa ve gecikmeden kaynaklanan zararların da karşılanmaması, satıcı tarafından keşide

edilen ihtarnamelerde asli borcun yerine getirilmeyeceğinin açıkça belirtilmesi, 2022 yılı Mart ayı ve

devamında para olarak yapılan iadenin geri çevrilmesine rağmen bedel iadesinde ısrar etmesi, ayrıca

tevdi mahalli tayini davası yoluyla müvekkilinin asli borcun (hazır beton) dışında başka bir şeyin

(2019'daki fiyat üzerinden para iadesi) ifasını kabule zorlanması sebebiyle borcun davalı tarafından

aynen ifa edilmesinde müvekkili açısından artık bir yarar kalmadığını, müvekkilinin zararının

artmasını önlemek amacıyla aynen ifa taleplerinden vazgeçilerek borcun sözleşmeye uygun olarak ifa

edilmemesinden doğan zararların ödenmesi için davalı tarafa 29/03/2022 tarihinde taahhütlü mektupla

ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin davalı şirkete 31/03/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarname

ile tanınan 3 iş günü süre içerisinde sonuç alınamadığını, bunun üzerine dava şartı

kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de arabuluculuk görüşmelerinden de olumlu bir

netice alınamadığından, dava açılması zaruretinin hasıl olduğunu, dava konusu hazır beton

teslim borcunun sözleşmeye uygun ifa edilmemesi sebebiyle müvekkilinin zararının mevcut

bulunduğunu, beton fiyatı, katkı malzemesi fiyatı, işçilik maliyetleri, vergi, prim ve sair maliyetlerin

günden güne arttığından, müvekkilinin zararının da katlanarak artış gösterdiğini, 2019 yılında birim

fiyatı katkı maddesi hariç KDV Dahil 135,70 TL iken, 2022 yılında Mart ayı sonu itibariyle birim

fiyatı katkı malzemesi hariç KDV dahil 790,60 TL olduğunu, 29/03/2022 tarihli ihtarname ile

672.529,20 TL'nin 03/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte

ödenmesi talep edilmiş ise de fiyat artışı devam ettiğinden müvekkilinin zararının da halen arttığını

belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, şimdilik 100.000,00 TL'nin 03/03/2022 tarihinden

itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 13.09.2023 tarihinde davayı ıslah ederek talebini arttırarak, 1.000.996,36 TL'nin 03.03.2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili savunmasında özetle.

Müvekkilinin, sipariş üzerine hazır beton üreterek satışını gerçekleştirdiğini, 08.11.2019 tarihinde 4.000 m3 pompalı C25 hazır betonun bedeli mukabilinde hazırlanması ve teslimi hususunda bir sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmenin müvekkili açısından belli niteliklere sahip betonun özel olarak ve 7 gün önceden verilen sipariş üzerine ve keza bu siparişte belirtilen miktar kadar, içeriği belirlenmiş bir karışım üzerinden hazırlanarak karşı tarafça yürütülen inşaatta gösterilen yere peyderpey dökülmesi borcunu içerdiğini,

söz konusu sözleşme gereğince peyderpey sipariş verilmekte olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli edim borcu doğuran bir sözleşme olduğunu, sözleşmede ön yüzünde ödeme şeklinin.

“4.000 m3 C25 Beton karşılığı 200.000.TL. nakit, geri kalan kısım için 30.01.2020 - 105.000 TL, 28.02.2020 - 105.000 TL, 30.04.2020-132.800.TL bedelli çekler alınarak fiyat sabitlenecektir.”, “İşbu sözleşme satıcı ve alıcı taraflarca imzalandığında, sözleşmenin arka sayfasındaki gereklerini iki tarafta peşinen kabul etmiş olur. Fiyatlara KDV dahil değildir. Başlangıç tarihi döküm tarihinden itibaren, yukarıdaki fiyatlar.../.../201..tarihli Yiğit Hazır Beton San. ve Tic. Ltd.

Şti. fiyat listesine istinaden yapılmıştır.

Değişen ve gelen fiyat değişiklikleri değişikliğin yapıldığı tarihten itibaren satıcı tarafından, alıcıya (alıcı firmaya) yansıtılacaktır” şeklinde olduğunu, davacının sözleşmenin arka yüzünü sunmadığını, 08.11.2019 tarihinde imzalanan sözleşme ile müvekkilinin o tarihteki beton satış bedeli üzerinden fiyat belirlemesi yapıldığını, piyasa koşullarında farklı firmaların aynı betonu sözleşme tarihinde farklı fiyatlarla satışa sunduğunu, ancak sözleşmenin alt kısmında yer alan düzenleme ve sözleşmenin 11. Maddesi kapsamında girdi maliyetleri ile orantılı şekilde fiyat artışı yapma yetkisi tek taraflı olarak müvekkilinde olduğunu,

müvekkili tarafından talep edilen ilgili artışın, sözleşme ile kendisine tanınan yetki çerçevesinde hukuka uygun olduğu gibi, ilgili maliyetlerin sözleşmenin imzalandığı döneme nazaran üç dört kat artmış olması nedeniyle sözleşme adaletine de uygun olduğunu, taraflar arasındaki 08.11.2019 tarihinde düzenlenen sözleşme ile davacının bildirdiği adresteki inşaata toplam 3.025 m3 beton dökümü talep edilmesi üzerine,

3.025 m3 hazır beton karşılığı 420.690,06.TL. tutarında beton satışı gerçekleştirildiğini, söz konusu inşaata en son 08.10.2021 tarihinde betonun teslim edildiğini, müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiği 03.03.2022 tarihine kadar davacı tarafından beton dökümü talep edilmediğini, hazır betonun üretilip depolanması,

saklanması veya raf ömrü olan bir ürün olmadığını, gerekli malzemelerin peşin alınıp depolanması ve stoklanmasının mümkün olmadığını, beton üretiminde kullanılan çimentonun günlük olarak tedarik edilip beton santralindeki silolara basılarak kullanıldığını, çimentonun siloda uzun süre bekletilmesi çimentonun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin bozulmasına neden olduğunu, hazır betonun müşterinin talep ettiği zamanda çimento, beton agregası (taş tozu, mıcır) kimyasal katkı, mineral katkı ve su ile karıştırılarak üretilen ve üretildikten sonra en geç 1,5-2 saat içerisinde kullanılması,

kalıp içerisinde yerleştirilmesi gereken bir ürün olduğunu, sözleşmeye göre 7 gün öncesinden sipariş vermesi gerektiğini, sipariş vermenin davacının yan yükümlülüğü olduğunu, müvekkili açısından muaccel bir borç bulunmadığını, müvekkili tarafından 03.03.2022 tarihinde ...

60. Noterliği 06448 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek, sözleşmenin yapıldığı esnada karşılıklı edimler arasındaki mevcut dengenin, sözleşme sonrası şartların olağanüstü değişmesiyle şirketleri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulduğu, 2019 yılında akdedilmiş sözleşmenin uygulanabilirliği kalmadığını, 08.11.2019 tarihli sözleşmeyi feshettiği ve uhdesindeki bakiye 122.109,94.TL.'nin karşı tarafa ait Banka hesabına iade edileceğinin” ihtar edildiğini, davacının da Yenimahalle 1. Noterliği'nden 08.03.2022 tarih ve 04228 yevmiyeli karşı ihtarname keşide ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Dava, "hazır beton satış sözleşmesi" kapsamında, satıcının eksik ifası sebebi ile oluşan zararın tahsili talepli davadır. Tarafların dayandıkları tüm deliller, satış sözleşmesine ilişkin tüm kayıtlar getirtilmiş, tarafların ticari defterleri ve dosyaya sunulan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Mali Müşavir, İnşaat Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin hükme esas alınan 21.08.2023 tarihli raporunda özetle; " Taraf defterlerinin birbiriyle uyumsuz olduğu, davacının kayıtlarına göre davacının, davalıdan 166.619,54.-TL. alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davalının davacıya bir borcu bulunmadığı,

taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesine göre davacının hazır beton için 7 gün öncesinden sipariş vermesi gerektiği, sözleşmenin matbu olarak düzenlenmiş 11. maddesinin esas alınması halinde, bu madde hükmüne göre dökme çimento, agrega ve akaryakıt fiyatlarında artış olması halinde, davalı tek taraflı olarak fiyat artışı yapabileceği, bu halde kanaatimizce ifa yükümlülüğünden kaçınması söz konusu olmayıp ancak artan maliyetleri gerekçe göstererek öncelikle fiyat farkı talep etmesi,

davacının fiyat farkı talebini kabul etmemesi halinde ifadan kaçınmasının mümkün olabileceği, ancak sözleşmenin elle doldurulan ödeme şekli kısmındaki "fiyat sabitlenecektir” hükmündeki taraf iradesinin esas alınması halinde ise davalının tek taraflı fiyat artışı yapmasının mümkün olmadığı, zira fiyatın sabitlendiği, fiyat sabitlendiğinden ve dolayısıyla götürü bedel niteliğinde olduğundan ve KDV hariç peşin nitelikte ödeme yapıldığından davalının artan maliyetleri gerekçe göstererek fiyat farkı talep edemeyeceği gibi ifa yükümlüğünden kaçınmasının da mümkün olmayacağı,

davalı tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği 03.03.2022 tarihi öncesinde her iki tarafın da alacaklı/borçlu temerrüdüne düşürüldüğüne dair bir kayda rastlanmadığı,

davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının alacağının 122.109,94.TL. olacağı, sözleşmenin feshinin haksız olduğunun kabul edilmesi halinde ise; Sözleşmenin satış sözleşmesi olduğunun kabul edilmesi halinde teslim edilmeyen 826 m3 betonun dava tarihi itibari ile değerinin KDV dahil 1.000.996,36 TL olacağı, davacının zararının bu miktar olacağı, ayrıca bu halde davacının peşin ödediği (kalan) bedel olan

122.109,94.TL. alacağın da mal verilmemesi nedeniyle

iadesinin gerekip gerekmediği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunun kabul edilmesi halinde, menfi zarar kapsamında kaçırılan fırsat olarak davacının peşin ödeme yaptığı da dikkate alınarak ifa edilmeyen 826 m3 hazır betonun

sözleşme bedelinin sözleşme tarihindeki piyasa rayiç fiyatından

düşük olması nedeniyle sözleşme bedeli ile dava tarihindeki serbest fiyatı rayiç bedeli arasındaki farkı menfi zarar olarak

talep edebileceğinin kabul edilmesi halinde ise davacı zararının,

888.908,16 TL. olacağı" belirtilmiştir.

Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde. Taraflar arasında 08.11.2019 tarihli hazır beton sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmeye göre davacının alıcı, davalının ise satıcı olduğu, davacı, sözleşme kapsamında davalıdan satın alınan hazır betonun bedelinin sözleşmeye göre peşin ödenmesine rağmen, betonun bir kısmının teslim edilmesine rağmen, 826 m3 kısmının teslim edilmeden sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia ederek,

uğradığı zararın tazminini talep etmiş, davalı satıcı ise, davacının sözleşme kapsamında sipariş yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmeye göre fiyat artışının alıcıya yansıtılması gerektiğini, davacının kabul etmemesi üzerine sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Buna göre taraflar arasında sözleşme konusu satışı yapılan hazır betonun fiyatının sabit olup olmadığı, davalı satıcının sözleşmeyi feshinde haklı olup olmadığı, tarafların temerrütünün oluşup oluşmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.

Kayıtlara ve beyanlara göre. Sözleşmenin matbu olarak yazılan 11. maddesinde her ne kadar, dökme çimento, agrea ve akaryakıt maliyetlerinde meydana gelen artışlara dayalı olarak tek taraflı fiyat artışı yapabileceği düzenlenmişse de, sözleşmede el ile doldurulan "ödeme şekli" kısmında "fiyatların sabitleneceği" belirtilmiştir. Sözleşmede ki bu iki düzenleme arasında çelişki bulunmaktadır.

Bu çelişkide elle yazılan ödeme şeklini düzenleyen kısımdaki, fiyatların sabitleneceğine yönelik düzenlemeye üstünlük tanınmış ve sözleşmede yer alan fiyatın sabit olduğu kabul edilmiştir. Tarafların 4.000 m3 C25 beton alım-satımı hususunda anlaştıkları, Sözleşmenin ödeme şekli kısmında.

“4.000 m3 C25 beton karşılığı 200.000.TL. nakit, geri kalan kısmı 30.01.2020 vadeli 105.000.TL., 28.02.2020 vadeli 105.000.TL., 30.03.2020 vadeli 132.800.TL. çekler alınarak fiyat sabitlenecektir.” denildiği ve devamında matbu kısmında “Fiyatlara KDV dahil değildir” denildiğinden, 4.000 m3 beton fiyatının KDV hariç 542.800,00.TL olduğu, davacı tarafından 542.800,00.TL.nin peşin olarak ödenmesine rağmen, davalı satıcı tarafından dava konusu bakiye 826 m3 betonun teslim edilmemiştir.

Sözleşmeden kaynaklanan teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının sözleşmeyi feshi haksızdır.

Davacının 826 m3 hazır beton alacağı olduğu anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle 826 m3 hazır beton bedeli olarak bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan KDV dahil 1.000.996,36.-TL üzerinden dava kabul edilmiş, davalı daha önce temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından, alacağın 100.000 TL'sine dava tarihinden itibaren, 900.996,36 TL'sine ıslah tarihi olan 13/09/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;

1-Davanın KABULÜ ile,

1.000.996,36 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, alacağın 100.000 TL'sine dava tarihinden itibaren, 900.996,36 TL'sine ıslah tarihi olan 13/09/2023 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 68.378,06 TL nispi karar ve ilam harcından, dava dosyasında alınan peşin ve ıslah harcından 17.094,52 TL harcın mahsubu ile kalan 51.283,54 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafından yapılan 17.175,22 TL harç giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafça yapılan 140,50 TL tebligat ve posta gideri, 6.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.140,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 140.109,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan ... · (E-imzalıdır) · Üye ... · (E-imzalıdır) · Üye ... · (E-imzalıdır) · Katip ... · (E-imzalıdır)

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/509, K. 2023/858, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. G. K.yazıldığı Tarih : 14/01/2024
  4. Gereği Düşünüldü
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/509
Karar No
2023/858
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/509 K.2023/1085
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/509 K.2023/1023
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/509 K.2023/843
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/510 K.2023/2372
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/511 K.2023/1953
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/511 K.2023/1120

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.