KÜNYE
T.C. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/455
- Karar No
- 2023/711
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/455 Esas
KARAR NO : 2023/711
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 20/01/2022
KARAR TARİHİ : 08/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09.11.2023
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle:
Müvekkilinin tebliğ aldığı birinci haciz ihbarnamesine itiraz edememesi üzerine gönderilen ikinci haciz ihbarnamesine vekil sıfatıyla itiraz edilmişse de, bir gün gecikmeyle süresinde yapılamayan itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığını, 05.01.2022 tarihinde tebliğ edilen 3. Haciz ihbarnamesine karşılık süresinde iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkilinin takip borçlusu dava dışı ...
İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'ne herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip borçlusu dava dışı ... İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, açıklanan sebeplerle, fazlaya ve sair konulara ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin dava dışı takip borçlusu ...
İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, gönderilen haciz ihbarnamelerinin iptaline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının kendisine usulüne uygun olarak 89/1-89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiğini, ihbarnamelere süresi içerisinde itiraz etmediğinden borç yedinde sayılmış olduğunu, somut olay ile ilgili olarak ... ... ...
Karar sayılı gibi yargı kararlarının mevcut olduğunu, tarafların banka kayıtlarının incelendiğinde de aralarında borç alacak ilişkisi olduğunun açığa kavuşacağını, menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunu, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise davanın kabul edilmesi durumunda 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine davacı tarafça usulüne uygun ve süresi içerisinde itiraz edilmediğinden ve bu nedenle davanın açılmasına davacı sebebiyet verdiğinden müvekkilleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini, açıklanan sebeplerle; davasının reddine, davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, haciz ihbarnamesi sebebi ile menfi tespit davasına ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir.
Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamları da bu yöndedir.
Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi, uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçluya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ile HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesinin mahkemenin görevli olmamasının mutlak kararın kaldırılması nedeni olduğuna ilişkin hükmü karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, yerel mahkemesince re'sen gözetilmelidir.
Bu durumda mahkememizde, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, BAM kararı da benimsenip, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Buna göre Mahkememizce, HMK'nin 114(1).c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden red kararı verilmesi gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/455, K. 2023/711, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama