KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/294
- Karar No
- 2024/780
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
Karar Metni
1.162 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/294 Esas - 2024/780
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/294 Esas
KARAR NO : 2024/780
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
KARAR TARİHİ : 25/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, davalı şirketlerin ortaklığından müteşekkil Türkerler-gama İzmir Adi Ortaklığı ile müvekkili arasında "İtfaiye Aracı Kiralama Hizmetleri Sözleşmesi" tanzim edildiğini,
müvekkilinin üzerine düşen bütün vecibelerini ifa etmiş olmasına rağmen, tahakkuk etmiş
1.305.518,00 TL bakiye müvekkil alacağının T.... ..... .... K. sayılı kararında şoförle birlikte araç kiralanmasına dair
sözleşmelerin ticari nitelikli hizmet alım sözleşmesi olduğu hususunun belirtilmiş olduğunu, Yüksek Mahkemenin bu konudaki kararlarının yerleşik bir hal almış olduğunu, söz konusu faturalarda bilgileri yazılı olduğu şekilde müvekkili
tarafından, davalı şirketlerin ortaklığından oluşan .... .... .... Ortaklığı'na verilmiş olan "İtfaiye Aracı Ve Personel Kiralama Hizmet
Bedeli" nedeni ile (müvekkilin banka hesabına yapılan ödemelerin mahsubundan sonra) müvekkilinin 21/10/2023 tarihi itibariyle 1.305.518,00 TL tutarında bakiye alacağının
kaldığını, adına fatura tanzim edilmiş olan .... ..... .... Esas sayılı dosyası ile davalı şirketler hakkında icra takibinin başlatıldığını ancak
itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkilinin kestiği faturalara herhangi bir itirazın
yapılmadığını, 6098 sayılı TBK'nın 620-645.maddelerinde özetle düzenlenmiş ve tüzel kişiliği
haiz olmayan adi ortaklığın borçlarından dolayı adi ortaklığı oluşturan Ortaklar,
TBK.638/3.maddesi gereği birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı
ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen
sorumlu olduklarını, nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/12292 E., 2017/3755 K.
Sayılı kararında da "TBK'nun 638/3. maddesine göre; "Ortaklar birlikte veya bir temsilci
aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumlu olurlar". Adi ortaklığın borcu, adi ortaklığı oluşturan
kişilerden takipte taraf gösterilmek sureti ile tahsil edilir." denilmek suretiyle bu gerçekliğe
işaret edilmiş olunduğunu, yüksek mahkemenin bu konudaki kararlarının yerleşik bir hal
aldığından dolayı müvekkilinin .... ..... .... Adi Ortaklığı'ndan olan
alacağından davalıların da müteselsilen sorumlu ve borçlu bulunduklarını, dava şartı
arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle; davanın
kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere
icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili dilekçesinde özetle, .... .... .... olduğunu, Adi Ortaklık
Sözleşmesi'nin ilk sayfasının sunulduğunu, davacı yan ile müvekkili Adi Ortaklık arasında İzmir Bayraklı Hastanesi Projesi kapsamında GT-IZB-GM-SOZ-DIG-099 sayılı "İtfaiye Aracı
Kiralama Hizmetleri" konulu Sözleşme imzalandığını, davacının, Sözleşme ile "İtfaiye Aracı
Kiralama Hizmetleri" edimini Sözleşme ve eklerine, İşveren talimatlarına ve Proje ile bağlantılı
her türlü şartname, talimatname, genelge vs. dahil bilcümle mevzuata uygun olarak eksiksiz,
kusursuz ve zamanında ifa edilmesi işini üstlendiğini, ancak davacı firmanın sözleşme
kapsamında üstlenmiş olduğu yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğini,
davacının yazışmalara ilişkin sözleşmesel şartlara uymadığını, sözleşmeye uygun
davranıldığı, süresinde tam ve eksiksiz olarak hizmetin ifa edildiğine ilişkin ispat yükünün
davacı tarafta olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeye dayandığını, müvekkil
şirketlerin davacı yana hiçbir borcu bulunmadığını, ödeme emri ile talep edilen asıl alacak, faiz
türü, faiz başlangıç tarihi ve ferileri de haksız ve hukuka aykırı olup bu taleplerin de kabulünün
de imkansız olduğunu, alacak talebi ile ilgili herhangi bir temerrüt durumu oluşmadığını,
nitekim davacının da itirazın iptali davasını açarken faiz talebini dava konusu etmediğini beyan
etmiş olduğunu, en aleyhe ihtimalde takibin bu kısım yönünden iptalinin gerekeceğini,
açıklanan sebeplerle; davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin
davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle itirazın iptali davasıdır. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu "Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)
(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükümlerini haizdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.05.2019 tarih ve 2017/19-823 Esas, 2019/553 E. Sayılı kararında " faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.
Taraflara ait BA ve BS formları, defter kayıtları, İcra dosyası dosyamız arasına alınıp, incelenmiştir. Takip faturaya dayandırılmıştır. Faturalar davalı yetkililerince teslim alınmış, faturaya itiraz süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Bu haliyle fatura içerikleri kesinleşmiştir. Davalı tarafından da faturalara itiraz edildiğine dair herhangi bir iddia bulunmamaktadır.
Bilirkişi raporunda, davalının defter ve kayıtlarında davacıya 1.305.518.Tl borçlu olduğunun yer aldığını, kayıtların birbirini teyit ettiğini, BA ve BS formlarında davalının dava konusu faturaları kayıtlara işlediğini, herhangi bir itirazının olmadığını, davacı firma kayıtlarında 1.528.940.Tl alacak yazıldığını, davacının dava dilekçesindeki tutarın 1.305.518.TL olduğu, dava değeri ile davalı kayıtlarının uyumlu oldukları belirtilmiştir.
Dava şoförlü itfaiye aracı kiralanmasından kaynaklanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmiş, faturaları davalıya göndermiştir. Davalı da faturaları kayıtlarına almıştır. 8 gün içinde herhangi bir itiraz etmemiştir. Fatura içerikleri kesinleşmiştir. Davalı defter ve kayıtları incelenmiş, davacının dava tutarı kadar alacağı olduğunun teyidi yapılmıştır. Defter kayıtları birbiri ile uyumludur. Onayları yapılmıştır. Davalı kayıtları ile davacının alacağını ve tutarını kabul etmiştir. Bu haliyle açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü gerekmiştir.
Alacak temel ilişkiye dayandığından, davalının kayıtlarının incelenmesi neticesinde alacak tespit edildiğinden, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/294, K. 2024/780, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama