KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/40
- Karar No
- 2024/521
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/40 Esas - 2024/521
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/40 Esas
KARAR NO : 2024/521
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, Bankaları .... .... şubesi ile dava dışı
...İnşaat Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden adı geçene kredi
kullandırıldığını, davalıların ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile söz konusu sözleşmeyi
imzalayarak borcun sorumluluğunu üstlendiğini, asıl borçlunun sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi üzerine kredi
hesap kat edilerek borcun ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 1 gün içerisinde ödenmesinin
talep edildiğini, süresi içerisinde borcun ödenmemesi üzerine davalı kefiller hakkında ...2. Genel İcra
Müdürlüğü’nün 2023/ 196357 E. sayılı dosyasına kayden icra takibine geçildiğini, davalılar tarafından borcun tamamına, itiraz edilmesi sonucunda haklarındaki icra takibin durdurulduğunu, davalıların itirazlarının haksız, yersiz, sözleşme hükümleri ve hukuki gerçeklikten yoksun,
takibi sürüncemede bırakmaya yönelik kötüniyetli olduğunu belirterek borca itirazlarının iptali ile takip talepnamesinde belirtilen şartlar dahilinde takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle, kefilin sorumluluğuna gidilebilmesi için kanun tarafından şekil şartlarının ortaya koyulduğunu, TBKnu madde 583 hükmü kefalet sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin şekil şartlarının düzenlendiğini, bu hükme göre, “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi
belirtilmedikçe geçerli olmadığını, "...Somut olayda, dosyada bulunan 09.07.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi incelendiğinde,
davalının, müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede imzasının yer aldığı ve sözleşmenin
sonunda, sözleşmeden doğan sorumluluklara kefil olduğu yönünde el yazısının bulunduğu görüldüğünü, 20.12.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, davalının imzasının bulunmadığının
anlaşıldığını, TBK 'nun 583. md.si amir hükmü dikkate alındığında, kefalet sorumluluğu geçersiz
sayıldığını, bu haliyle, yasa koyucu tarafından geçerlilik koşulu olarak kabul edilen şekli unsurlar yerine getirilmeliğinden davalının kefaletinin geçersiz olduğu belirterek davacı yanın davasının tüm talepleriyle birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali olduğuna ilişkindir. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu "Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)
(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükümlerini haizdir.
Dosyamız arasına icra dosyası, kredi sözleşmesi, ihtarname ve banka kayıtları alınıp, bilirkişi marifetiyle incelenmiştir.
Bilirkişi raporunda,
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ...İnşaat Taah. Tic. İth. ve İhr. Ltd. Şti.
arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği ve Genel Kredi Sözleşmelerini, davalılar .... .... .... 'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları,
Dava dışı asıl borçlu ...İnşaat Taah. Tic. İth. ve İhr. Ltd. Şti.'nin hesapları,
03.10.2018 tarihi itibariyle kat edildiği,
Davacı banka tarafından, dava dışı asıl burçlu şirket lehine 29.03.2017 tarihinde
verilen 175.000,00 TL tutarlı Teminat mektubu, takip tarihinden önce 28.03.2022 tarihinde
iade edildiği,
Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket lehine verilen 175.000,00 TL tutarlı
teminat mektubunun; 14.01.2019 tarihi ile iade edildiği 28.03.2022 tarih aralığında tahakkuk
eden devre komisyonların tahsil edilememiş olduğu,
Davacı Bankanın talebiyle bağlı olduğu, .... .... .... E. sayılı takip
talebinde, takip tarihi (21.05.2022) itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydiyle davalı
takip borçlusu müteselsil kefiller .... .... .... 'dan 24.106,69 TL
alacaklı olduğu hesaplanmıştır.
Davacı bankanın, tahsil edilemiyen devre komisyonlar turarı kaynaklı asıl alacağı
23.887,50 TL'na takip tarihinden tahsiline kadar % 29,90 oranında temerrüt faizi ile
faizin % 5'i oranında gider vergisi talep hakkının bulunduğu, şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Taraflar arasında 29.03.2017 tarih 03.11.2017 tarihinde iki adet genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davalılar.... .... .... işi için 175.000.TL tutarında teminat mektubu kredisi kullandırılmış, teminat mektubunun taahkuk eden komisyonları ihtara rağmen ödenmemiştir. Davalılar şirket ortakları olup, eş muvafakati aranmamaktadır. İhtarname ile davalılar 07.10.2018 tarihinde temerrüde düşmüşlerdir. Takip ve dava daha fazla tutar üzerinden ikame edilmesine rağmen bilirkişi raporunda tutar daha az tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak likit olmakla icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/40, K. 2024/521, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama