KÜNYE
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/468
- Karar No
- 2026/86
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
Karar Metni
1.385 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/183 Esas - 2026/12 T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/183 Esas
KARAR NO : 2026/12
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/01/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.12.2023 tarihinde, davacı ...plakalı araçla ilerlediği sırada, davalı Haydar ...'ya ait ve oğlu Hayrettin ...'nun
kullanmakta olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda kaza geçirdiği,
kazada yaralandığı
belirtilerek şimdilik, davalı lehine, 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici
iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL maddi tazminat ve 200.000,00 TL
manevi tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 06/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi 808.904,08 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi 75.389,58 TL olarak ıslah edilmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; 19.12.2023 tarihinde müvekkil şirket tarafından ZMMS sigortası ile sigortalı, Haydar ... sevk ve
idaresindeki ... plakalı araç ile ...'in sevk ve idaresindeki 06 DAE 247
plakalı arasında gerçekleşen yaralanmalı trafik kazası neticesinde; ... plakalı
araç müvekkil şirkete 23.03.2023 - 23.03.2024 arasında geçerli olmak üzere 81278641
poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu,
davaya konu trafik kazasının meydana geldiği olayda ...plakalı araç sürücüsü
... asli ve tam kusurlu olduğu, bu bağlamda müvekkil şirkete sigortalı araç
sürücüsüne atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kazaya ilişkin müvekkili şirketin
herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın başvuru şartı yerine getirilmediği için usulden reddine, açıklanan nedenler doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
-Trafik kazası tespit tutanağı, -Poliçe ve hasar dosyası, -SGK kayıtları, -Sosyal ekonomik durum araştırma tutanağı, -Hastane (tedavi) kayıtları, -Bilirkişi raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası sonucunda meydana gelen cismani (bedensel) zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Maddi tazminat yönünden husumet tüm davalılara müteselsilen yöneltilmiş, manevi tazminat istemi ise sigorta dışındaki davalılara yöneltilmiştir. 2918 Sayılı KTK'nın 85/1. Maddesi uyarınca: Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K.
Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, kusur, maluliyet, ve aktüer hesaplama hususlarında bilirkişi raporları alınmıştır.
Kusur hususunda adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 07/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; hangi sürücünün kırmızı ışık ihlali yaptığı belirlenemediğinden, davacı ve davalı sürücünün yüzde 50'şer oranda eşit ve asli kusurlu oldukları belirtilmiştir.
Maluliyetin tespiti hususunda Hacettepe Üni. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 22/05/2025 tarihli yazı ekinde yer alan raporda özetle; davacının tüm vücut engel oranının %18 (yüzde on sekiz) olduğu,
sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, çoklu kırıkları dikkate alındığında kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu,ve tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği hususları belirtilmiştir.
24/11/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda özetle: "...davacı lehine 75.389,58 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı......BAM kararı doğrultusunda pasif dönem tazminat hesabının
22.104,00 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması
gerektiğinin kabulü halinde, davacı lehine 808.904,08 TL sürekli iş göremezlik
tazminatı hesaplandığı,
19.12.2023 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin
1.200.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın poliçe limitinde kaldığı, " hususları belirtilmiştir.
Dosyamız kapsamında yukarıda değinilen bilirkişi raporlarının; denetime elverişli hazırlandığı, bilimsel metodlarla oluşturulduğu, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun düştüğü görülmekle raporlar hükme esas alınmıştır.
Yargılamanın devamında; davacı vekili 08/01/2026 tarihli feragat dilekçesi ile davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat husunda anlaşıldığını, 800.000 TL ana para ile faiz ve ferilerinin ödenmesi kararlaştırıldığını, maddi tazminat yönünden davadan feragat ettiklerini beyanla, manevi tazminat yönünden yargılamanın devam etmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta vekilinin 09/01/2026 Tarihli dilekçesinde aynı yönde; feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi talep edilerek feragat nedeniyle vekalet ücreti talepleri olmadığı beyan edilmiştir.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK 307.md) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309.md) Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.(HMK 311.md) Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.(HMK 312.md) Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekâletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir.(HMK 74/1.md) Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.(Harçlar Kanunu 22/1.md) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına,
ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.(AAÜT 6.md) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır.
Anlatılan ilkeler doğrultusunda maddi tazminat istemine ilişkin açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; toplanılan deliller doğrultusunda, davacının meydana gelen kaza ve yaralanması nedeni ile manevi olarak zarara uğradığı ve lehine manevi tazminat koşulları oluştuğu kanaat edilmiştir.
Manevi tazminat tutarının takdiri bakımından; gerek öğretide gerekse yargı kararları ile yerleşik uygulamalarda, manevi tazminat miktarının her somut olaya göre tayin edileceği ve bir zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı ifade edilmektedir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu miktarın tayinine, meydana gelen sonucun ağırlığı, tarafların kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak karar verilmelidir.
Manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkeler nazara alınarak davacının yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, meydana gelen zararın boyutu, tarafların kusur durumu, olayın oluş şekli, paranın alım gücü ve tarafların sosyal ekonomik durumu ile hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hükümde gösterilen miktarda manevi tazminat uygun görülmüştür. Sonuç olarak yapılan açıklamalar kapsamında; maddi tazminat istemine ilişkin açılan davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/468, K. 2026/86, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama