KÜNYE
T.C. ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Türk Milleti Adına Verilen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/572
- Karar no
- 2026/7
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ... -
Karar Metni
1.592 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Av. ... - ... Av. ... - ...
DAVALI
... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 19/02/2016
KARAR TARİHİ : 08/01/2026
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili iddiasında özetle. Davalı borçlu ...’ın ...
Toptancı Hali 93 numarada faaliyet gösteren dava dışı ... ...-... ...’ın işyerine muhtelif tarihlerde olmak üzere 31/12/2012 tarihine kadar ürün göndermiş olduğunu, gönderilen ürünlerin komisyoncu tarafından 358.661,54 TL bedelle satıldığını, borçlu adına davaya konu rüsum bedellerinin tahakkuk ettirildiğini, müvekkili belediye tarafından davalıya, komisyoncuya göndermiş olduğu ürünlerin cinsini, miktarını, alış tarihleri ve tutarlarını gösteren tabloyu doldurması,
bu ürünlerin alışından dolayı davalı borçlu adına tahakkuk eden rüsumların ödeme belgelerini 5957 sayılı Kanun’a bağlı olarak yayınlama, Sebze ve Meyve Ticareti Toptancı Haller Hakkındaki Yönetmeliğin 23/3 maddesine istinaden müvekkili belediye yazısı tarafına tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde elden veya PTT vasıtasıyla taahhütlü olarak ibraz etmesi hususlarını içeren ihtarnamenin tebliğ edildiğini, Yönetmeliğin geçici 1/27 ile 28. maddelerinde davalı adına tahakkuk eden rüsumların üretim ve tüketim hallerine tahakkuk tarihinden itibaren 5 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin belirtildiği,
ancak davalının ihtarnameye ve ilgili kanun maddelerine rağmen dava konusu rüsum bedellerine ilişkin olarak müvekkili belediyeye herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun akabinde davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6243 sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itirazı sebebi ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili savunmasında özetle; Dosyaya sunulan makbuzlardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davacı alacaklının hesabına hal rüsumu bedelini ödediğini, davacı alacaklının farklı dosyalarda aynı tarihte müvekkili adına 3 takip daha başlattığını, itiraz üzerine iptali davası açıldığını, davalar arasında bağlantı bulunduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı müvekkilinin ikametgahının Çarşamba olduğunu, yetkili icra müdürlüğünde takibin başlatılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
YARGILAMA SAFAHATI
Mahkememizin 2016/596 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen 01/11/2017 tarihli ve 2017/851 sayılı ilk kararda; "... Büyükşehir Belediye Başkanlığı İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı Toptancı Hal Şube Müdürlüğü’nce ... Toptancı Hali 93 numarada faaliyet gösteren ... ...-... ...’inve 193 numarada faaliyet gösteren ...'ın işyerine muhtelif tarihlerde olmak üzere 31/12/2012 tarihine kadar davalı ...
Gencay’ın ürün gönderdiği, göndermiş olduğu ürünlerin komisyoncu tarafından 358.661,54 TL ve 23.075,50 TL bedelle satıldığı adı geçenin defter ve belgelerinin incelemesinden anlaşıldığından adına tahakkuk eden rüsumların alış tutarı üzerinden hesaplanarak ...
Büyükşehir Belediyesi Tüketim Bölgesi Hali hesabına yatırılması yönünde davalıya yazılar gönderildiği, bu yazılara istinaden asıl ve birleşen dava dosyasında alacağa dayanak takiplerin başlatıldığı anlaşılmış ise de 5957 sayılı Yasa’nın 8. maddesi gereği toptancı halinde satılan mallardan %1, toptancı hali dışında satılan mallardan %2 oranında hal rüsumunun tahsili gerektiği,
Sebze ve Meyve Ticareti ile Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin 47. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendi ve 5957 Sayılı Yasanın 8. maddesinin 8/g bendi gereği hal rüsumunun cezalı olarak alınmasına yetkili personelce düzenlenen ceza tutanağına istinaden ilgili belediye encümenince karar verileceği, belediye encümenince verilen karar ile tahakkuk işleminin gerçekleşeceği, Yönetmeliğin 47. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendi gereği cezalı hal rüsum tutanaklarının tutanağın düzenlediği günü takip eden ilk belediye encümen toplantısında gündeme alınarak görüşüleceği ve karara bağlanacağı,
ceza kesilmemesine ilişkin belediye encümeni kararının gerekçeli olarak alınacağı, 7. bentte ise cezalı hal rüsumundan malları taşıyan nakliyeciler ya da depolayanların mal sahibi ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları ifade edilmiş olup alacağa dayanak Yönetmeliğin 47. ve 5957 Sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen belediye encümenince alınmış bir karar olmadığı anlaşıldığından asıl ve birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir."
Davacı vekilinin verilen kararı temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13/05/2025 tarihli, 2024/3105 Esas ve 2025/3105 Karar sayılı ilamı ile; " Birleşen davada reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 716,48 TL olup, Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 2.270,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, asıl davada yönünden.
Dava konusu uyuşmazlığın 5797 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereği tahakkuk ettirilen hal rüsum bedeline ilişkin olduğu, aynı maddenin 8. bendinde belirtilen cezalı hal rüsumuna ilişkin olmaması nedeniyle belediye encümenince karar alınmasına gerek olmadığı, bu nedenle davacının talebi doğrultusunda işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle talebin cezalı hal rüsumu olarak değerlendirilmesi ve davanın reddine karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden kararın davacı yararına bozulmasına" karar verilmiştir.
Bozma sonrası asıl davaya yönelik yapılan yargılamada; Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacı vekilinin beyanı alındıktan sonra Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, ödenmeyen rüsum bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı Toptancı Hal Şube Müdürlüğü’nün davalı ... Gencay’a göndermiş olduğu 04/03/2013 tarihli ve 11/03/2013 tarihli yazılarında; ...
Toptancı Hali 93 numarada faaliyet gösteren ... ..., ... ... ve 193 numarada faaliyet gösteren ...'ın işyerine muhtelif tarihlerde olmak üzere 31/12/2012 tarihine kadar ürün gönderdiği, göndermiş olduğu ürünlerin komisyoncu tarafından 358.661,54 TL ve 23.075,50 TL bedelle satıldığı adı geçenin defter ve belgelerinin incelenmesinden anlaşıldığını, 5957 sayılı Kanun’a bağlı olarak yayımlanan Sebze ve Meyve Ticareti Toptancı Haller Hakkındaki Yönetmeliğin 23/3. maddesine istinaden yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde bu ürünlerin alışından dolayı adına tahakkuk eden rüsumların ödeme belgelerini ibraz etmesi gerektiği,
belirtilen sürede ibraz edilmemesi, bilgi verilmemesi veya eksik bilgi verilmesi halinde belediye hesabına yatması gereken rüsumların satış bedeli üzerinden hesaplanarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulu Hakkındaki Kanun’un 54 ve müteakip maddeleri gereğince haciz yoluyla tahsil edileceğinin ihtar olunduğu, dava dilekçesinden anılan nedenle davalı adına davaya konu rüsum bedellerinin tahakkuk ettiğini, ancak ihtarnameye ve ilgili kanun maddelerine rağmen rüsum bedelleri ödenmediğinden davalı aleyhine takip başlatıldığı, itiraz edildiğinden haksız itirazın iptalinin talep ve dava edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusuna ilişkin yasal düzenlemede;
5795 sayılı Kanun'un ''Hal Rüsumu'' başlıklı 8. maddesinin 1.bendi; ''(1) Toptancı halinde satılan mallardan yüzde bir, toptancı hali dışında satılan mallardan yüzde iki oranında hal rüsumu tahsil edilir. Ancak, Cumhurbaşkanınca aksi kararlaştırılmadıkça, üretici örgütlerince toptancı halinde satılan mallar ile toptancı haline bildirimde bulunmak şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (ç), (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen mallardan hal rüsumu alınmaz. Cumhurbaşkanı, hal rüsumu oranlarını, değişen piyasa şartlarına göre, genel olarak veya mal bazında uygulanmak üzere yüzde doksanına kadar azaltmaya veya artırmaya yetkilidir.'' şeklindedir.
Aynı Kanun'un 8/8 maddesi ise; "Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak;
a) Toptancı haline bildirilmeden toptancı hali dışında toptan alınıp satılan ya da toptancı halinde satılmak üzere bildirimde bulunulup toptancı hali dışında toptan satılan,
b) Sınaî üretimde kullanılmak veya ihraç edilmek üzere satın alınıp bu maddenin ikinci fıkrasına aykırı olarak iç piyasada satışa sunulan,
c) Toptancı halinden satın alınmadan veya toptancı haline bildirilmeden perakende satılan,
ç) Miktarına, değerine, üretim şekline veya künyesinde belirtilen diğer hususlara ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunulan, mallar için hal rüsumu, tespitin yapıldığı yerdeki toptancı halinde bir önceki gün o mallar için oluşan birim fiyatların en yükseği esas alınarak belirlenen toptan satış bedelinin yüzde yirmi beşi oranında cezalı olarak alınır. Hal rüsumunun cezalı olarak alınmasına belediye encümenince karar verilir. Cezalı hal rüsumu tahsil edilen mallar için önceden ödenen hal rüsumu varsa cezalı tahsil edilecek hal rüsumundan mahsup edilir.'' şeklindedir.
Yönetmeliğin Hal rüsumunun paylaşımı başlıklı 45. maddesi ise; ''Hal rüsumu, bu maddeye göre Bakanlıkça belirlenen banka nezdinde malın üretildiği yerdeki toptancı halinin bağlı olduğu belediye veya işletmecisi adına açılan hesaba yatırılır. Bu hesapta toplanan tutarın yüzde yirmi beşi, adına hesap açılan belediye veya işletmeci tarafından bildirilen banka hesabına ertesi iş günü sonuna kadar, yüzde yetmiş beşi ise malın tüketime sunulduğu yerdeki toptancı halinin bağlı olduğu belediye veya işletmecisi tarafından bildirilen banka hesabına izleyen ayın beşinci gününde ilgili banka tarafından aktarılır.'' düzenlemesini içermektedir.
Davacının asıl davaya konu ... .... .... Esas sayılı dosyasında; Davalı aleyhine, 5.379,92 TL asıl alacak, 85,36 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 5.465,28 TL üzerinden takip başlattığı, davalının itirazı ile takibin durduğu görülmüştür.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde. Dava konusu uyuşmazlığın 5797 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereği tahakkuk ettirilen hal rüsum bedeline ilişkin olduğu, davalı tarafından ...
Toptancı Hali 93 numarada faaliyet gösteren ... ..., ... ... ve 193 numarada faaliyet gösteren ...'ın işyerine muhtelif tarihlerde olmak üzere 31/12/2012 tarihine kadar ürün gönderdiği, göndermiş olduğu ürünlerin komisyoncu tarafından 358.661,54 TL bedelle satıldığı, davalı tarafça 5795 sayılı Kanun'un ''Hal Rüsumu'' başlıklı 8. Maddesi uyarınca ödenmesi gereken hal rüsumu bedelinin ödenmediği, davacının takibe konu alacağının tahakkuk ettiği anlaşılmak, davanın kabulüne, davalının ...
2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6243 Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yönelik itirazının iptaline, takibin aynı şartlarda devamına, alacağın likid olması sebebi ile hükmolunan 5.465,28 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.093,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Katip ... · E-imzalıdır
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/572, K. 2026/7, 8 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama