KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/153 Esas - 2023/923
- Esas no
- 2021/153 Esas
- Karar no
- 2023/923
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 12/03/2021
- Karar y.tarihi
- 03/01/2024
Karar Metni
1.936 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan "alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki son ticari ilişkilerde davalı şirket tarafından ürün kodu ... olan 650 adet ... ve Ürün Kodu ...olan 1000 adet ..... üretimlerine ilişkin olarak mail yolu ile talepte bulunulduğunu, müvekkili tarafından söz konusu ürünlere ilişkin davalı şirkete fiyat teklifi gönderildiğini ve davalı şirketin satın alma sorumlusu tarafından onay maili gönderildiğini ancak davalı şirketin alım sürecini uzatarak ürünleri alamayacağını gösterdiğini ancak davalının alım sürecini uzatarak ürünleri almayacağını bildirdiğini,
davalı şirketin ilgili sözleşmeyi feshettiğine dair bir bildirimde bulunmamış ise de, söz konusu ürünleri teslim alma sürecini sürüncemede bırakarak sözleşmeyi feshettiği ve söz konusu sözleşme nedeniyle uğradıkları zararları da tazmin etmediğini, müvekkili şirketin ilgili sözleşme ile %20 oranında bir kar elde edecekken davalı yanın haksız feshi nedeniyle bu kardan mahrum kaldığını, davalı ile müvekkili arasında akdedilen sözlemede, müvekkili tarafından yapımı üstlenilen cihazların niteliklerinin davalı şirketin talepleri doğrultusunda bir takım spesifik teknik özellikler öngörülerek belirlendiğini,
bu ürünlerin davalı şirket tarafından ferden belirlendiğini, müvekkili şirketin özel sipariş üzerine üretimine başlamış olduğu bu ürünlere ilişkin özel bir takım malzeme ve cihazlar temin ettiğini, bu malzemelerin müvekkilinin elinde kaldığını, müvekkilinin aldığı bu ürünleri sonrasında iade edemediğini ve ürünlerin spesifik ürünler olması nedeniyle başka işlerinde kullanamadığını,
müvekkilinin bu satıştan elde edeceği karı elde edememesine sebebiyet vererek müvekkilini zarara uğrattığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı yan ile akdedilmiş sözleşmeyi haklı sebep olmaksızın fesih etmesinden ötürü öncelikle alınan ham maddeler ve malzemeler nedeniyle uğranılan zarar için şimdilik 500,00 TL ve söz konusu sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle elde edemediği gelir nedeniyle şimdilik 500,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili 16.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak taleplerini toplam 13.351,27 TL'ye yükseltmiş noksan harcı tamamlamıştır.
II-SAVUNMALAR
3. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ...
Mahkemeleri olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacı tarafın sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere ticari ilişkinin ...'da kurulu olan ... firması ile ilgili olduğunu, firmanın tam ticari unvanı yetkilileri ve adresi hakkında ..... veya ... isimli firmadan müzekkere ile bilgi ve belgeler istenmesi gerektiğini, söz konusu ticaretin müvekkili şirket ile kurulmuş olsa bile davacının zararını ispatlanması gerektiğini, davacının müspet zararını müvekkilinden talep edemeyeceğini, seçimlik hakkını kullanmayan davacının ancak aynen ifa ve şartları oluştuysa temerrüt faizi isteyebileceğini,
müvekkilinin temerrüte düşmediğini savunmuş dosyanın yetkili ... Mahkemesine gönderilmesine, husumet itirazlarının kabulü ile davanın reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Tarafların üzerinde anlaştıkları bir husus bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ileri sürdüğü şekilde taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise davalının sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayalı olup olmadığı, davacının fesih sebebiyle uğramış bir zararın olup olmadığı, var ise ne tutarda olduğu, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle elde edemediği gelir olup olmadığı, varsa talep edip edemeyeceği, açılan davada mahkememizin yetkili olup olmadığı, davalı yanın husumet itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. Taraflara ait BA/BS fırmaları ile fatura örneği.
6. Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
7. ... müzekkere cevapları.
8. Bilirkişi raporları.
a) Davalı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi kanalı mali müşavir bilirkişince inceleme yapılmıştır. Sayın bilirkişi 20.01.2022 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; davalı yanın ticari defterlerine göre, davalının davacıya 31.12.2020 tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı, davacının dava tarihi itibariyle olası alacağının karşılaştırmalı tespitinin, ancak davacının da ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile sağlanabileceğini bildirmiştir.
b) Mahkememizce davacı ticari defterleri üzerinde ve dava konusu uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Sayın bilirkişi kurulu 31.01.2023 tarihli rapor ve 28.04.2023 tarihli ek raporlarının sonuç kısmında özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin dava tarihine değin yürürlükte olduğunun tespit edildiğini, dava tarihine değin yürürlükte olan sözleşme nedeniyle davacının müspet/menfi zarar ve kar kaybı talep edebileceğinin değerlendirilmekle birlikte; davacının alınan ham madde ve malzemeler karşılığı olarak 3.165,49 TL, kar kaybı olarak ise 10.185,78 TL talep edebileceği, buna karşılık davacı talebi uyarınca, alınan ham madde ve malzemeler karşılığının 500,00 TL, kar kaybı karşılığının ise 10.185,78 TL olarak dikkat alınması gerektiği görüşü bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
9. Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir
10. Davalı yanın cevap dilekçesinde husumet ve yetki ilk itirazınında bulunduğu görülmekle öncelikli bu usuli meselelerin çözümlenmesi gerekmektedir.
11. Davalı yan 26.04.2021 tarihli cevap dilekçesinde yetki ilk itirazında bulunduktan sonra dosyaya sunduğu 02.07.2021 tarihli dilekçesinde davacı ile aralarında önceye dayalı cari hesap ilişkisi olduğunu kabul etmiştir.
12. 6100 sayılı HMK'nın 10. maddesi “(1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” hükmünü amirdir. Maddede ifade edilen ifa yeri ise; TBK'nın 89. maddesinde açıklanmıştır. TBK'nın m. 89 uyarınca; "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,...ifa edilir."
13. Dava konusu istem; sözleşmeden ve dolayısıyla cari hesaptan kaynaklanmakta olup, bir miktar paranın tahsiline yöneliktir. Para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Dolayısıyla alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Davacı şirketin yerleşim yeri adresinin ..... olduğu anlaşılmakla 25.10.2021 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile davalının yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
14. Davalı yan 26.04.2021 tarihli dilekçesinde; davacı ile ticari iş ilişkisinde olan tarafın ...'da kurulu olan ... firması olduğunu, anılan firma ile isim benzerliği haricinde ortaklık yapısı ve sair surette bir organik bağ bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını bildirmiştir. Ancak, dosya kapsamından; davalı ... İnşaat'ın dava konusu ürünleri, davacı ...'ten sipariş ettiği, ..... adresinden " ....." adresine gönderilen 03.03.2020 tarihli mailde; "... bey selam, sipariş onayımız ektedir" denildiği ve proforma faturanın üzerinin " ....., ihraç kayıtlı, 03.03.2020" şerhi ile imzalanmış olduğu görülmüştür. Öte yandan; 26.02.2020 tarihli e-posta ekinde yer alan 14.225,63 TL'lik ödeme dekontunun davalı kayıtlarında yer aldığı görülmüştür.
15. Böylece tarafların, dava konusu ürünlerin davacı tarafından üretilmesi ve davalıya teslimi konusunda anlaştıkları dosya kapsamından anlaşılmakla davalı yanın husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
16. Davalı yanın yetki ilk itirazı ve husumet itirazı yerinde görülmediğinden; davacının taleplerinin esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek, dava konusu iş için aldığı ham maddeler ve malzemeler nedeniyle uğramış olduğu zarar ile sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle mahrum kaldığı karın davalıdan tahsilini istemektedir.
17. Davalı şirket tarafından onay verilen proforma fatura dikkate alındığında; tarafların dava konusu ürünlerin davacı tarafından toplam 28.725,00 USD bedel karşılığında üretilmesi ve 4 hafta içerinden davalıya teslimi konusunda anlaştıkları, teslim şeklinin ise "..." yani davacı satıcının iş yerinde teslim olarak kararlaştırdıkları görülmüştür.
18. Sözleşme konusu işin niteliği nazara alındığında taraflar arasında 6098 sayılı Kanunun 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesinin kurulduğu anlaşılmıştır. Eser sözleşmesi, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Yüklenicinin borcu, işi yapıp teslim etmek, iş sahibinin borcu ise iş bedeli ödemektir.
19. Öte yandan, 6098 sayılı TBK m. 106 uyarınca; yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse, diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur.
Buna göre, alacaklı temerrüdünün oluşabilmesi için, borçlunun edimini alacaklıya gereği gibi önermesi, alacaklının önerilen edimi kabulden kaçınması, alacaklının kabulden kaçınmasının haksız olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Alacaklının temerrüdü halinde; borçlu temerrüdü sona erer, borçlu ancak hafif kusurundan sorumlu olur ve masraflarını alacaklıdan isteme hakkına sahip olur.
Sözleşme konusunda oluşacak hasar alacaklıya geçer, alacaklı artık ödemezlik def’ini ileri süremez.
20. Somut olayda; davacı yüklenici, davalı ise iş sahibi olup, davacı, davalı tarafın siparişi üzerine imal ettiği ... ve ...'lerin davalı tarafça teslim alınmaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek tazminat talep etmektedir. Davalı ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Taraflar arasında akdin varlığı hususundaki uyuşmazlık (14) nolu maddede yazılı açıklamalarla giderildikten sonra davanın esasına yönelik olarak davacının sipariş konusu imalatı sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirip gerçekleştirmediği, davalının sipariş konusu ürünleri teslim almakta temerrüde düşüp düşmediği, bu kapsamda; davalı yüklenicinin siparişe konu ürünleri, taraflarca davacıya tanınan sürede ve belirlenen nitelikte imal edip etmediği, borçlunun edimini alacaklıya gereği gibi önerip önermediği hususlarının tartışılması ve davacının tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
21. 06.02.2020 tarihli proforma faturada; ... ve ... imal işinin bedeli 28.725,00 USD olarak kararlaştırılmış ve teslim için 4 hafta süre öngörülmüştür. Her ne kadar davacı taraf edimini yerine getirdiği halde davalının iş bedelini ödemediğini ileri sürmüş ise de; davacı dava tarihine kadar edimini davalı alacaklıya gereği gibi önerdiğini ispat edememiştir. Alacaklı temerrüdünün oluşabilmesinin şartlarında biri, borçlunun edimini alacaklıya gereği gibi önermesidir.
Davacı yüklenicinin, sözleşme konusu ürünleri proforma faturada belirtilen nitelik ve sayıda üreterek teslime hazır halde bulundurduğuna dair bir tespit yapılamadığı gibi, davalıda sözleşmeyi fesh ettiğini, dava konusu ürünleri almaktan vazgeçtiğini davacıya bildirmiş değildir. Gerçekten de, dosya kapsamında bu hususlara dair herhangi bir ihtarname, mail ve yazışma bulunamamıştır.
Bu halde, davalı yönünden alacaklının temerrütü koşulları oluşmadığı anlaşıldığından davacının kar kaybına yönelik istemi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı; taraflar arasındaki anlaşmaya güvenerek satın almak zorunda kaldığı ve kullanamadığı malzeme bedellerini davalıdan istemekte haklıdır.
Bu kapsamda, hükme esas alınan 31.01.2023 tarihli kök ve 28.04.2023 tarihli ek rapor uyarınca; davacı uhdesinde kalan ve kullanamadığı 5 adet açılmamış makara ve 2 adet açılmış makara bedeli olan 3.165,49 TL'nin davalıdan tahsili isteyebilir.
22. Açıklanan nedenlerle, davacının davasının kısmen kabulü ile hüküm altına alınan tutara dava tarihinden itibaren ve davacının ıslah dilekçesi nazara alınarak, avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Katip ..... · e-imzalıdır Hakim .... · e-imzalıdır
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/153, K. 2023/923, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama