KÜNYE
T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararıdır
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2021
- Esas no
- 2021/38 Esas
- Karar no
- 2021/828
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/01/2021
- Karar y.tarihi
- 17/12/2021
Karar Metni
2.360 kelime·12 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Atatürk Havalimanında, güvenlik hizmetlerinin davalı firmalar tarafından yürütüldüğünü, havalimanlarında, muhatap firmaların işçisi olarak çalışmakta iken iş akitlerine son verildiği iddiası ile işçilik alacağının tahsili istemiyle açılan dava ve bu kararların kesinleşmesi neticesinde, icra müdürlüğüne, davacı tarafından 21/07/2020 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme ve eklerinde yer alan teknik şartnamelerde.
“Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin. İş Kanımu ,SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir...
DHMİ bu gibi konularda sorumlu sayılmayacaktır” şeklinde düzenleme bulunduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/11-254 E.,2004/295 K. sayılı ilamında ... taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak, davalı tarafın sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğine karar verdiğini, davalılar ile imzalanan sözleşme hükümleri ve Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı gereğince, genel müdürlükçe ödenen toplam 25.000-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... Sav. Ve Güv. Hiz.san Ve Tic. Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket ile davacı arasında sözleşme imzalandığını, davalının, 15.05.2007 tarihinde işe başladığını, daha sonra ihale ile ilgili KİK kararının, İdare Mahkemesi tarafından iptali neticesinde, davalı şirket ile yapılan sözleşmenin ortadan kalktığını, 30.09.2007 tarihinde kadar davalı şirketin hizmet verdiğini ve bu tarihte sözleşmenin sonlandığını, davalının, sözleşmesinin iptal edilmesi üzerine,
30.09.2007 tarihinde adı geçen işçilerin işten çıkarıldığını, işçilerin davalı uhdesinde 23.06.2007-30.09.2007 tarihleri arasında çalışmış olduğunu, bu dönem zarfında, işçilerin tüm işçilik alacaklarını aldıklarını, davalı şirket nezdinde kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağına işçilerin hak kazanmamış olduklarını, DHMİ'nin davalı şirketten talep edebileceği bir alacak bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tim Özel Güv. Eğit. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalının, davacı kuruma karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, alt işveren konumunda olan davalının, kendi döneminde tüm işçilik alacaklarını zamanında ve eksiksiz ödediğini, diğer işçilik alacağı olan kıdem ve ihbar tazminatından ise davalının bir sorumluluğunun bulunmadığını, asıl işveren olan idarenin sorumlu olduğunu, kıdem tazminatlarına ilişkin rücu davalarında, kıdem tazminati asıl işveren tarafından ödenmesi yapılan düzenlemeler öngörüldüğünü,
Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'in 5. Maddesi uyarınca, kıdem tazminatları ilgili kurum veya kuruluşu tarafından ödeneceğinin, ve asıl işveren olan kamu kurumunun, sorumlu tutulmuş olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu md. 112. 4734 sayılı KİK md.62/e bendi.
Kamu İhale Tebliği md.78 ve diğer ilgili yasa hükümleri ile ihale dökümanları kapsamında; asıl işveren davacı idarenin işçilerin tüm mali hakları yönünden sorumlu olduğunu, her ne kadar, davalı şirketin sorumluluğu kabul edilmese de; mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, mevcut uyuşmazlığın, iş hukukuna göre değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini, Borçlar Kanunu 167.
Maddesine göre, müteselsil sorumlulardan her birinin, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı genel olarak, eşit paylarla sorumlu olduklarının belirtildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara usulüne uygun şekilde meşruhatlı davetiye yapılmış olup; dosyaya yazılı ve sözlü savunma bildirilmemiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, alt işverenlerin işçisine, davacı asıl işveren tarafından, iş mahkemesi kararı uyarınca yapılan “kıdem tazminatı, ihbar tazminatı,yıllık ücretli izin alacağı ve genel tatil alacağı” ile ferilerine ilişkin ödemelerden alt işverenlerin rücuen sorumlu olduğundan bahisle, rücuen alacak istemine ilişkindir.
... İş Mahkemesi'nin, 10/03/2016 tarih, ... K, sayılı kararının incelenmesinde; davacının ..., davalıların ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.
Şti ve ... olduğu, yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüyle, 6.205,06 TL kıdem tazminatının 31/12/2010 fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle, 2.713,86 TL ihbar tazminatından 2.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, kalan 713,86 TL'sinin 26/01/2016 ıslah tarihinden itibaren yasal faizleriyle, 761,17 TL izin ücretinden 100,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, kalan 661,17 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizleriyle, 133,33 TL genel tatil ücretinin, dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
fazla çalışma ücreti talebinin reddine dair karar verildiği, işbu karara karşı, davalı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2020 tarih, 2016/18507 E, 2020/6156 K, sayılı kararıyla, hükmün onanmasına karar verildiği ve kesinleştiği, Davacı DHMİ tarafından, işçinin ...
E. Sayılı dosyasında başlattığı icra takibinde, dosyaya, 21.07.2020 tarihinde 25.000-TL ödeme yapıldığı, bu tutarın 465,33-TL sinin fazla ödeme olduğu gerekçesiyle, icra müdürlüğü tarafından “talep halinde iadesine” karar verildiği, neticede davacı kurumun icra dosyasına 24.534,67-TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir.
Davacı ile davalı şirketler arasında imzalanan Hizmet Alım/İhale Sözleşmeleri'nin incelenmesinde; “Yüklenici istihdam ettiği işçilerin İş Kanunu ,SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin, herhangi bir sorumluluk DHMİ'ne yüklenemez.” şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olmakla, Bilirkişi raporlarında; davacı ile davalılar arasında, Atatürk Havalimanı Özel Güvenlik Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Hizmet Alım Sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı işçi ...'in, bu sözleşmelere konu işte, davalı şirketler işçisi olarak, davacı asıl işveren işyerinde çalıştığı, dava dışı işçinin, Bakırköy ...İş Mahkemesi ...
E. Sayılı dosya ile açtığı dava sonucunda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı,yıllık izin alacağı ve genel tatil ücreti alacağı yönünden davanın kabulüne karar verilerek kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu; işçi tarafından, davacı aleyhine yapılan icra takibi neticesinde, davacının icra takip dosyasına 21.07.2020 tarihinde, 25.000-TL ödeme yaptığı, fazla ödenen 465,33-TL nin iadesine karar verildiği, Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca, iç ilişkideki sorumluluğun davalılara ait olduğuna karar verildiği takdirde, davacının, davalılara rücu edebileceği tutarların; ...
Sav. Ve Güv. Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti yönünden 661,64 TL; ... Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti(... Güv. Ltd. Şti) İş Ortaklığı yönünden 436,30 TL; ... Güv. Hiz. Ltd. Şti yönünden 431,51 TL; ... Ltd. Şti&... Tim. Ltd. Şti İş Ortaklığı yönünden 3.063,69 TL; ... Özel Güv. Hiz. Ltd.
Şti yönünden 13.051,28 TL olmak üzere toplam 17.644,42 TL olduğu, her bir davalının, münhasıran kendi döneminden belirtilen bedellerle sınırlı sorumlu olabileceği, faiz başlangıç tarihinin, iş mahkemesi dosyasında davalı olarak yer alan ... Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti yönünden 21.07.2020 ödeme tarihinden, diğer davalılar yönünden dava tarihinden başlayabileceği bildirmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/11-254 E. 2004/295 K. sayılı 12.5.2004 günlü içtihadında bu husus “...7475 sayılı iş Kanununun 1/son maddesine göre (yeni düzenleme 4857 s.y.
2/6 md), "Bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet akdinden doğan yükümlülüklerinden asıl işveren de birlikte sorumludur." Anılan Yasa maddesinde yazılı asıl işveren sorumluluğu, işçilere karşı olan bir sorumluluktur.
Taşeron ile asıl işveren arasındaki bir düzenlemeyi içermeyen 1475 sayılı Yasanın 1/son maddesinin dava konusu olaya uygulanması mümkün değildir. Uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin V. maddesinde davacı asıl işverenin davalı yükleniciye karşı nelerden sorumlu olduğu, VI! maddesinde de, davacı tarafından yapılacak ödemeler açıkça belirtilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak dava konusu ihbar, kıdem tazminatından hangi tarafın, ne miktarda sorumlu olduğunun değerlendirilmesi gerekir...”denilerek, ifade edilmiştir.
Hizmet Alım Sözleşmelerine ilişkin davalarda son dönemlerde Yargıtay'ın işbölümü uyarınca görevli dairesi olan Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin kararlarında rücu davalarına ilişkin şu ilkeler belirlenmiştir:
-Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
-İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
- İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından İşçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
-Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
-İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, ücret alacağı, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi E:2021/611 K:2021/537 Karar tarihi:01,03.2021)
4857 sayılı İş Kanununun 112. Maddesine, 2014 yılında 6552 sayılı kanunla şu ekleme yapılmıştır. (Ek 2. Fıkra: 10/09/2014-6552 S.K/madde 8) 04/01//2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62'nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında, alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; ... son kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenir” hükmü getirilmiştir.
Bu hükümden ve bu kanuna dayalı çıkarılan yönetmelikten hareketle kıdem tazminatından münhasıran kamu kurum ve kuruluşunun sorumlu olduğu savunulmaktadır. Ancak Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararları uyarınca 4857 sayılı kanunun 112. maddesine 6552 sayılı Kanun ile eklenen bu hükmün İşçiyi korumak maksatlı olduğu, alt işveren ile kamu kuruluşunun arasındaki rücu ilişkisini ortadan kaldırmadığı kabul edilmektedir. — (Yargıtay 13.HD. E:2014/4589, K:2016/5853, Yargıtay 22.HD.
E:2017/11390, K:2017/23320, Yargıtay 23.HD. E:2016/4603, K:2019/394)
“Davalıların, iş davalarının kendilerine ihbar edilmiş olmasına göre, davalarda hüküm altına alınan, faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri ile söz konusu alacakların tahsili amacıyla girişilen icra takip masraflarından da payları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken, bu istemlerin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır” (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin E:2017/837 , K:2020/1463, 03.03.2020 tarihli kararı.)
“Hal böyle iken mahkemece özellikle İş Mahkemesi davasının davalı alt işverene ihbar edildiği ve dava dışı işçi lehine verilen kararın kesinleşmesi sonrasında makul süre içerisinde ödeme yapıldığı hususları dikkate alınarak asıl işveren konumundaki davacının dava dışı işçiye ödenen bedelin tamamının (faiz ve icra masrafları da dahil) ödeme tarihinden itibaren davalı alt işverenden rücuen tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır” (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin E:2016/5185 , K:2019/2064, 16.05.2019 tarihli kararı.)
Bu bilgiler ışığında, dosya içerisinde toplanan deliller, Bakırköy 13. İş Mahkemesi'nin 2014/316 E, 2016/113 K, sayılı dosyası, icra dosyası, taraflar arasında kurulan sözleşmeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ile davalılar arasında, Atatürk Havalimanı Özel Güvenlik Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Hizmet Alım Sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı işçi ...'in, bu sözleşmelere konu işte, davalı şirketler işçisi olarak, davacı asıl işveren işyerinde çalıştığı, ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan 21/10/2021 tarihli bilirkişi raporu ile;
davalı şirketlerin sorumluluklarına ilişkin alternatifli olarak hesaplama yapıldığı, davalıların sorumluluk miktarları dönemsel olarak tespit edildiği, taraflar arasında kurulan sözleşmede. “Yüklenici istihdam ettiği işçilerin İş Kanunu ,SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir.
Yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin, herhangi bir sorumluluk DHMİ'ne yüklenemez.” şeklinde düzenleme yapıldığı ve buna göre ödenen işçilik alacaklarından, davacı asıl işverenin sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı DHMİ tarafından, dava dışı işçinin açmış olduğu işçilik alacakları davası sonucunda, işçinin başlattığı icra takip dosyası olan Bakırköy 5.İcra Müdürlüğünün 2016/11563 E. Sayılı dosyasına, 21.07.2020 tarihinde, 25.000-TL ödeme yapıldığı, bu tutarın 465,33-TL sinin fazla ödeme olduğu gerekçesiyle icra müdürlüğü tarafından “talep halinde iadesine” karar verildiği, neticede davacı kurumun İcra dosyasına 24.534,67-TL ödeme yaptığı, dava dışı işçi tarafından açılan iş mahkemesi davasında, davalıların, DHMİ ve ...
Özel Güvenlik Hiz.Ltd.Şti olduğu, İş Mahkemesi davasının, işbu davada yer alan diğer davalılara ihbar edilmediği, Yargıtay kararları uyarınca rücu davalarında, rücuya konu iş mahkemesi dosyasının alt işverenlere ihbar edilip edilmemesi durumunda, sorumluluk tutarlarının değiştiği, iş mahkemesi davasının, alt işverene ihbar edilmemesi durumunda, alt işverenlerin, hükmolunan alacakların sadece asıl alacaklarından sorumlu olacağının değerlendirildiği, ihbar yapılmayan alt işverenler yönünden;
faiz, yargılama giderleri ve icra takip giderlerinden sorumlu olmayacağının tespiti ile hesaplamalar yapılmış olmakla, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu, dosya ve delil durumuna uygun bulunarak, raporda belirlenen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/38, K. 2021/828, 7 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama