İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/408 K.2024/493

Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

Esas2022/408Karar2024/493Tarih10 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.190 kelime

KÜNYE

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/408 E., 2024/493 K.

Karar tarihi
10 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.190 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C.

ANKARA

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/408

KARAR NO : 2024/493

HÂKİM :... KATİP :...

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... .... DAVALI :.... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

DAVA

Maddi Tazminat (Eser Sözleşmesi Kaynaklı - Ayıba Karşı Tekeffül)

DAVA TARİHİ : 29/12/2021

KARAR TARİHİ : 10/09/2024

G.K. YAZIM TARİHİ : 12/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Eser Sözleşmesi Kaynaklı - Ayıba Karşı Tekeffül) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

I) İDDİA

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili bulunan davacı şirketin, .... markası bayiliği ve 2. el araç alım satımı bayiliğine yönelik faaliyet gösterdiği; müvekkili ile davalı şirket arasındaki anlaşmaya göre lamine ısıcamlar için ... işlemi yapılacağı ve bu işlem için ek ödeme yapıldığı; müvekkili şirketin iş yerine gelen dış cephe ısıcamlar kontrol edildiğinde camların yaklaşık %80'inde ... işleminin eksik olduğunun fark edildiği; bu durumun davalı şirkete bildirildiği ve herhangi olumlu bir dönüş alınmadığı; yapılan dış cephenin müvekkiline ait iş yerinin ısınma ve yalıtım güvenliği için büyük sorun oluşturduğu;

yapılan iş hususunda ....

Mahkemesinde delil tespiti işlemi yapıldığı; alınan bilirkişi raporu kapsamında eksik işlemlerin belirlendiği; bina dış cephesinin yapılan işin eksik olması nedeniyle camlardaki eksiklikleri başka bir firmaya yaptırmak zorunda kalındığı; yapılan işe ilişkin faturaların mevcut olduğu beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zarar bedeli için 100,00 TL ve iş kaybı için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL'nin davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

II) SAVUNMA

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bulunan davalı şirketin Ankara İlinde faaliyet gösterdiği; sözleşmenin .... 'da yapıldığı; müvekkilinin sözleşme kapsamında yaptığı ısıcamların açıklandığı üzere davacı tarafından ....'da teslim alındığı; bu bakımdan yetkili mahkemenin ....

Mahkemeleri olduğu; yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği; davacının davaya konu taleplerinin zamanaşımına uğradığı; davanın zamanaşımı yönünden de reddine karar verilmesini talep ettikleri; davacı tarafından talep edilen ısıcamların eksiksiz ve tam şekilde yapıldığı ve davacı tarafa teslim edildiği; davacının ilk olarak 6mm'lik ısıcam talebinde bulunduğu; ardından ara boşluğunun 12 mm'ye çıkartmak istediği;

davacı dilekçesinin 3 numaralı paragrafında her ne kadar "... işlemi de yapılacak olup müvekkil bu işlem için de ek ödeme yapmıştır" şeklinde beyanda bulunmuş ise de, bu ödemenin az yukarıda ifade edildiği üzere davacının ısıcamlar arasındaki ara boşluk ölçüsünde değişiklik yapılmasını talep etmesinden kaynaklandığı; müvekkili tarafından söz konusu ısıcamlara ... işleminin eksiksiz, tam ve sağlam bir şekilde yapıldığı; davacının iddialarının yersiz olduğu; davaya konu camların müvekkili şirketten davacı tarafından teslim alındığı;

bu kapsamda ekte sunulan faturaların ve özellikle irsaliyelerin incelenmesinde görüleceği üzere müvekkili şirketin üretim adresinde teslim alınan ürünlerin teslim alındığına dair irsaliyede herhangi bir ihtirazi kaydın bulunmadığı gibi irsaliyelerin teslim alan bölümündeki imzasına havi bölümünde de "Mali Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliklerine uygun ve emniyetli taşınacak şekilde yüklenmiş olarak TAM VE SAĞLAM TESLİM ALDI" şeklinde şerh bulunmakta olup ilgili bölümün herhangi bir itirazda bulunmaksızın teslim alan tarafından imza altına alındığı; davacının camları aldıktan sonra dava dilekçesinde belirttiği üzere ....

D.İş sayılı dosyası kapsamında ısıcamlar üzerinde tek taraflı olarak tespit işleminin gerçekleştiği; söz konusu tespit işleminde, keşifte ve camların incelenmesinde müvekkili bulunan şirkete tebligat yapılmadığı gibi haber de verilmediği; akabinde söz konusu tespit dosyasından oluşturulan bilirkişi raporunun müvekkili şirkete tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sundukları; davacının ihbar külfetini yerine getirmediği, Türk Ticaret Kanunu uyarınca açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük olan yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunulması gerektiği;

tacirler için basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında gözden geçirme ve ayıp bildiriminde bulunma yükümlülüğünün bir külfet olarak değerlendirildiği ileri sürülerek davanın öncelikle görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine karar verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

III) DELİLLER

.... D.İş Sayılı Dosyası Sureti. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları.

IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :

Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... Ltd. Şti. ("davacı şirket" olarak anılacaktır), tarafından, davalı ... Ltd. Şti.'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan; ticari eser sözleşmesinde, ayıptan doğan tekeffül hükümlerine dayalı tazminat talebi olduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın; davacı şirket tarafından, yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı; taraflar arasında, lamine ısıcamlar üzerinde ... işlemi ile ilgili olarak imzalanan eser sözleşmesi konusu ürünlerde ayıp bulunup bulunmadığı; ayıp mevcudiyetinin tespiti halinde, sözleşme konusu ayıp ile ilgili olarak davalı şirketin mes'uliyeti bulunup bulunmadığı ve bulunmakta ise zararın miktarı ile uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.

b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.

Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede;

öncelikle yetki hususunda yapılan incelemede, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında, .... Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu ve dosyanın, .... Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararı akabinde Mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Tahkim ilk itirazı hususunda yapılan incelemede ise; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında tahkim ilk itirazında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce bir inceleme yapılmamıştır.

c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Ayıptan Sorumluluk - Konusu - Genel Olarak" başlıklı 219. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.

(2) Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Sorumsuzluk Anlaşması" başlıklı 221. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür."

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Gözden Geçirme ve Satıcıya Bildirme - Genel Olarak" başlıklı 223. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

(2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Satıcının Ağır Kusurunun Sonuçları" başlıklı 225. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.

(2) Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir."

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Alıcının Seçimlik Hakları" başlıklı 227. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

(4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

(5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."

Öğretide "ayıp" kavramı; "satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen niteliklerin, bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliği bulunmaması veya bulunmaması gereken bir kusurun/eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince üründen/hizmetten beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali" olarak tanımlanmakta olup; kendi içinde farklı sınıflandırmalara tâbi tutulmaktadır.

Bu sınıflandırmaların ilkinde "ayıp" kavramı; maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde üçlü bir ayrıma tâbi tutulmaktadır. "Maddi ayıp", bir mal veya hizmette, fiziken hata bulunması hali; "ekonomik ayıp", mal veya hizmetin iktisadi vasıflarında eksiklik bulunması hali; "hukuki ayıp" ise mal veya hizmette fiziken ya da ekonomik ayıp bulunmamasına rağmen, hukuki nedenlerle mal veya hizmetten yararlanılamaması veya kullanılamaması halidir.

İkinci sınıflandırma kapsamında ise "ayıp" kavramı; açık ayıp ve gizli ayıp olarak ikili bir sınıflandırmaya tâbi tutulmaktadır. Bu kapsamda; ayıbın "ilk bakışta" ya da "yüzeysel bir muayene ile" tespit edilebilmesi halinde "açık ayıp" kavramından bahsedilmektedir. Bununla birlikte; "durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan" ayıplar ise, "gizli ayıp" olarak tanımlanmaktadır. Alıcının iğfal edildiği durumlara münhasır olmak üzere ise, TTK.'nın 225. maddesi kapsamında; satıcı bakımından ağırlaştırılmış sorumluluğu içerir hüküm düzenlenmekte; alıcıyı iğfal etmiş olan satıcının, "ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı" belirtilmektedir.

"Ayıba karşı tekeffül" müessesesinin şartlarının gerçekleştiği durumlarda; alıcının Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik haklarını kullanabilmesi, yine Kanun tarafından kendisine yükletilmiş külfetleri yerine getirmesine bağlıdır. Bu külfetler, "malın muayenesi" ve "tespit edilen ayıbın, satıcıya ihbarı" olarak düzenlenmiş olup; "Külfet" kavramının hukuki tanımının da dikkate alınması suretiyle alıcının, üzerine yüklenen külfetleri yerine getirmemesi halinde, Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik hakları kullanması imkanı bulunmamakta, alıcı tarafından "alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağı" hususu, yasal bir karine olarak karşımıza çıkmaktadır.

İhbar külfetinin yasal süre içerisinde yerine getirilip getirilmediğinin kanıtlanması hususunda ise; "ispat yükü" ile ilgili genel hükümlerin dikkate alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat Yükü" başlıklı 190. maddesi kapsamında belirtilen "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü uyarınca ispat yükü; öncelikle davacı üzerindedir.

d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :

Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı şirket tarafından, davalı şirkete yönelik açılan, (taraflar arasında akdedilen "Ticari Eser Sözleşmesi" ile ilgili olarak) ayıptan doğan tekeffül hükümleri uyarınca sözleşme konusu ürünlerde bulunduğu iddia olunan maddi ayıbın tazmini talepli Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır.

Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 04/01/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında; davacı şirket tarafından, yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmamış olduğu, alacağın zamanaşımına uğramış olduğu ve dava konusu ürünlerde ayıp bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık; tacir olan taraflar arasında akdedilen ticari eser sözleşmesi konusu "ısıcamlar üzerinde gerçekleştirilen ... işleminin" ifasında "maddi ayıp" bulunup bulunmadığı ve ayıp bulunduğunun tespit halinde tazmin miktarları noktasında toplanmaktadır.

Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında, davacı şirketin "ayıp ihbar külfetini yerine getirmediği" beyanında bulunduğu anlaşılmakla.

Mahkememizin 02/04/2024 tarihli duruşmasında davacı vekiline "davacı vekilinin, dava konusu malın ayıplı bulunduğuna dair, davalı tarafa yönelik yapılan ihbarı belgelendirir nitelikteki evrakını Mahkememize sunması için (2) hafta kesin süre verilmesine" ve "Mahkememizce tanınan işbu kesin süre içerisinde, ilgili bilgi ve/veya belgelerin sunulmaması halinde, davacı tarafın, 'dava konusu malın ayıplı bulunduğuna dair, davalı tarafa yönelik yapılan ihbarı belgelendirir nitelikteki evrak' delilinin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağının yanı sıra 6100 sayılı HMK.'nın 220/3. maddesi uyarınca duruma göre,

belgenin içeriği hususunda diğer tarafın beyanlarının esas alınabileceğinin ve dosyada mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına" karar verilmiştir.

Müteakiben; söz konusu ihtaratı içerir duruşma tutanağı, davacı vekiline 07/04/2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından "ihbar külfetinin yerine getirildiğine dair evrakın" Mahkememize sunulmadığı görülmüş; bunun yanı sıra Mahkememizin 10/09/2024 tarihli duruşmasında davacı vekili tarafından sunulan "Biz daha önce beyanlarımızda da belirtmiş olduğumuz üzere teslimin hemen akabinde 2 gün içerisinde rapor aldırarak davalı tarafa tebliğ ettirdik.

Ancak elimizde ayıp ihbarımızın tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmamaktadır. Delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporu davalı tarafa gönderilmiştir. Davalı taraf da bu rapora itiraz etmiştir..." şeklindeki beyan sunulduğu görülmekle. 6098 Sayılı TBK.'nın 223. ve 227. maddeleri anlamında ihbar külfetinin davacı şirket tarafından yerine getirilmemiş olduğu anlaşılarak, davanın reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)

1) Davanın REDDİNE,

2) Karar ve İlâm Harcı :

Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL maktu harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL harcın; davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :

a) Davacı tarafından yatırılan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

b) Davalı tarafından yatırılmış bulunan 80,00 TL posta masrafı ile 96,00 TL dosya gönderim gideri olmak üzere toplam 176,00 TL. yargılama giderinin; davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,

4) Vekâlet Ücreti :

Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 200,00 TL üzerinden) takdir edilen 200,00 TL. vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı; davalı yönünden KESİN, davacı yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.10/09/2024

Katip .... Hâkim .... · ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/408, K. 2024/493, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ankara
  4. Gerekçeli Karar
  5. Esas No : 2022/408
  6. Karar No : 2024/493
  7. Dava
  8. Dava Tarihi : 29/12/2021
  9. Karar Tarihi : 10/09/2024
  10. G.K. Yazım Tarihi : 12/09/2024
  11. I) İddia
  12. Iı) Savunma
  13. Iıı) Deliller
  14. Iv) Delillerin Değerlendirmesi Ve Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/408
Karar No
2024/493
Tarih
10 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/408 K.2024/703
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/408 K.2024/1305
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/410 K.2024/504
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/410 K.2024/592
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/411 K.2024/561
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/413 K.2024/992

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.