KÜNYE
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/828 E., 2024/502 K.
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
1.942 kelime·10 dk okuma·12 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/828
KARAR NO : 2024/502
HÂKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : .....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2022
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının sahibi olduğu ... işletmesinden, davalı şirkete 4 adet fatura karşılığında satış yapıldığı; ilgili faturaların ... numaralı 25.04.2022 tarihli 3.411,30 TL tutarındaki fatura, ... numaralı, 29.04.2022 tarihli 3.393,60 TL tutarındaki fatura, ... seri numaralı, 10.05.2022 tarihli 1.908,39 TL tutarındaki fatura, ... numaralı, 26.05.2022 tarihli 2.556,89 TL tutarındaki fatura olduğu; ilgili fatura tutarlarının ödenmemesi üzerine taraflarınca ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalı tarafın icra takibine itiraz ettiği; somut olayda dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği.
TTK madde 21/2'de öngörülen yasal süre içerisinde itiraz edilmediği gibi ticari defter ve kayıtlara da işlenmiş olduğu beyan edilmiş olup; davalı tarafından ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline. İİK m.67 uyarınca dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA
Dava dilekçesini ve tensip zaptını içerir davetiyenin, davalı ...'ye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; bununla birlikte davalı tarafından, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III) DELİLLER
..... Esas Sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ..... Dairesine devredilerek, .....Esas numarasını almıştır) Dosyası Sureti. ..... Büro, ..... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ... 30/12/2022 Tarih ve .....Sayılı Cevabi Yazı. ... 02/01/2023 Tarih ve ..... Sayılı Cevabi Yazı. ... 30/12/2022 Tarih ve .....Sayılı Cevabi Yazı. ..... Sayılı Cevabi Yazı. Uyuşmazlığın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... A.Ş.'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından, cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; ..... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .....Dairesine devredilerek, ..... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesine istinaden davacının (icra takip tarihi itibariyle) 11.851,18 TL. (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmıştır.
c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ..... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ..... Dairesine devredilerek, ..... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı şirkete 02/01/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı şirket tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve anılan hususta düzenlenen bilirkişi raporu dosyamıza 20/11/2023 tarihinde sunulmuş olup, anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı firmanın 2022 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış ve kapanışlarının yapıldığı; davacı firmanın 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin mevcut olduğunun görüldüğü;
davacı firma tarafından davalıya düzenlenen dava ve takip konusu yapılan 4 adet 11.270,18 TL tutarındaki faturaların davacı firma ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak fatura içeriği ürünlerin teslimine ilişkin tespit yapılamadığı; davalı şirketin 25/04/2022 tarihi itibari ile davacı firmaya 7.997,16 TL tutarında borçlu olduğu; akabinde davacı tarafça dava ve takip konusu 4 adet toplam 11.270,18 TL tutarında fatura düzenlendiği; toplam 19.267,34 TL cari borç/alacak oluştuğu; karşılığında davacı firmanın davalıdan 13.500,00 TL tutarında ödeme aldığı;
davacının icra takip tarihi olan 12/09/2022 tarihi itibariyle 5.767,34 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği hususlarının bildirildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi raporu. Mahkememizce davacı vekiline ve davalı şirkete 26/11/2023 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik yasal süresi içinde itiraz dilekçesi sunulmuş; bununla birlikte davalı şirket tarafından herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Müteakiben Mahkememizce, davacı vekilinin itiraz beyanları doğrultusunda ek rapor aldırılması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup; bu hususta bilirkişi ek ücretinin yatırılması amacıyla davacı vekiline tanınan kesin süre içinde, bilirkişi ek ücretinin yatırılmadığı anlaşılmakla.
Mahkememizce yapılan ihtarat uyarınca, davacı vekilinin "ek bilirkişi incelemesi delilinin ikamesinden" ve "bilirkişi raporuna yönelik sunmuş olduğu itiraz beyanlarından" vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede;
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu kapsamında "davalı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenemediğinin" bildirilmiş olması ve söz konusu ticari defter ve kayıtların sunulması hususunda "Mahkememiz tarafından yapılan ihtaratın yeterli bulunmaması" nedeniyle.
Mahkememizce 02/04/2024 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada, öncelikle davalı şirkete ihtarlı muhtıra gönderilerek, ticari defter ve kayıtlarını sunması için (bu aşamada usulüne uygun ihtarat içerir şekilde) kesin süre verilmesine karar verilmiş; bunun yanı sıra, söz konusu bilirkişi raporuna yönelik davacı vekili tarafından sunulan itirazların da değerlendirilmesi suretiyle ek inceleme yapılması amacıyla davacı vekiline de (usulüne uygun düzenlenmiş) ihtarlı muhtıra tebliği suretiyle, davacı vekili tarafından bilirkişi ek ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
Müteakiben, Mahkememizce 17/09/2024 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada; davalı şirketin, kendilerine tanınan kesin süre içinde, ticari defter ve kayıtlarını sunmadıkları anlaşılarak "ticari defter ve kayıtların incelenmesi delilinin ve dolayısıyla bilirkişi delilinin ikamesinden" vazgeçmiş sayılmasına; bunun yanı sıra, davacı vekilinin, kendilerine tanınan kesin süre içinde, bilirkişi ek ücretini yatırmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın HMK.'nın 324/2. maddesi uyarınca "ek bilirkişi raporu delilinin ikamesinden ve dolayısıyla önceki bilirkişi raporuna yönelik itiraz beyanlarından" vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunun, davanın esasına etkili ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davacının, usulüne uygun tanzim ve tasnif edilmiş ticari defter ve kayıtlarının tetkikinde, davalı şirketten mevcut bulunan alacağının, 5.767,34 TL (asıl alacak) olarak hesaplandığının anlaşılması; bu hususta davalı şirketin de herhangi bir itirazının bulunmaması ve davacı şirketin (usulüne uygun ihtarat içerir ihtarlı muhtıra tebliğine rağmen) bilirkişi ek ücretini yatırmayarak,
ek bilirkişi incelemesi delilinin ikamesinden (ve bilirkişi raporuna yönelik itiraz beyanlarından) vazgeçmiş sayılması hususları birlikte değerlendirilerek ve bilirkişi raporunda belirtilen diğer hesaplamalar ile icra takibi öncesi işlemiş faiz hususunda Mahkememizce yapılan hesaplamaların da dikkate alınması suretiyle, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
..... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ..... Dairesine devredilerek, ..... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 6.064,66 TL.'lik (asıl alacak + işlemiş faiz) kısmının iptaline;
5.767,34 TL. asıl alacak ve 297,32 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.064,66 TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek yıllık reeskonu faiz oranı ile icra takibinin devamına;
2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;
3) Hükmolunan toplam alacağın %20’si olan 1.212,94 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
4) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL maktu harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 143,13 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 284,47 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 143,13 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 235,33 TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 108,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.808,00 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 925,22 TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 882,78 TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ..... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.596,61 TL.'nin davalıdan tahsili; 1.523,39 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın , kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 6.064,66 TL üzerinden) takdir edilen 6.064,66 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Katip ..... Hâkim ..... · ¸ ¸ Gerekçeli Karar
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/828, K. 2024/502, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama