İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/747 K.2024/246

Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

Esas2023/747Karar2024/246Tarih2 Nisan 2024Okuma12 dk · 2.345 kelime

KÜNYE

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/747 E., 2024/246 K.

Karar tarihi
2 Nisan 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.345 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C.

ANKARA

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/747

KARAR NO : 2024/246

...

DAVA

İtirazın İptali (Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı)

DAVA TARİHİ : 03/11/2023

KARAR TARİHİ : 02/04/2024

G.K. YAZIM TARİHİ : 23/07/2024

1. Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

I) İDDİA

2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın yabancı dil eğitim hizmeti verdiği; ticari işletme konusu ve bulunduğu fiziki konum itibariyle reklam tabelası imal ettirmek ve montajını gerçekleştirmek üzere davalı şirket ile anlaşma sağlandığı.

2022 yılı Mart ayında monte edilen tabela ve brandanın 2022 yılının Ağustos ayında rüzgar nedeniyle söküldüğü; bunun üzerine davalı firma personelleri ile iletişime geçildiği ve bu tabelanın tamiri yahut yenisinin monte edilmesi için talepte bulunulduğu; davalı firmanın çeşitli bahanelerle müvekkili firmayı oyaladığı; müvekkili firmanın uzun süre tabelasız bir şekilde hizmet verdiği; bu durumun ticari olarak da zararına neden olduğu; müvekkili firmanın dava dışı 3. bir firmadan branda imalatı ve montaj hizmeti satın aldığı; bu hizmet için 20.000,00 TL'den fazla ödeme yaptığı;

müvekkili tarafından, bu zararın tazmini amacıyla sözleşmeyi feshederek davalı firmaya ihtarda bulunulduğu beyan edilmiş olup. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın kabulüne, ...Esas sayılı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalı şirketin, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

II) SAVUNMA

3. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın tamamen haksız ve hukuka aykırı bir şekilde açıldığı; müvekkilinin çeşitli bahanelerle kendilerini oyaladıkları iddia edilse de, böyle bir durumun söz konusu olmadığı; müvekkiline usulüne uygun bir bildirim yapılmadığı; söz konusu brandanın yapımının müvekkili tarafından gerçekleştirilmediği; müvekkilinin davacı şirket ile anlaştıktan sonra, taşeron firma olarak branda yapımı için ... (...) ile anlaştığı; işbu davanın ihbar edilmesi gerektiği;

davacı tarafından ilgili tabelanın önündeki brandanın yırtıldığının bildirildiği ve müvekkilinin tüm iyi niyeti bir şekilde sırf davacı tarafın mağdur olmaması için 2.000,00 TL'ye yeni bir branda hazırlatarak, teslim ettiği ve davacı ile montajın davacı tarafından yapılmasına dair anlaşma sağlandığı; ancak davacı tarafın ikinci brandayı da beğenmeyerek türlü bahanelerle bir başka üçüncü firmaya branda yaptırıldığı ve bu brandanın maliyetinin de haksız bir şekilde müvekkilinden talep edildiği beyan edilmiş olup.

Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın Lit Reklam Tabela ve Dijital Baskı Sistemleri (...) isimli firmaya ihbar edilmesine, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

III) DELİLLER

... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. ... Tarafından Gönderilen 07/11/2023 Tarihli Cevabi Yazı. Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Tarafından Gönderilen Bila Tarihli Cevabi Yazı.

IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :

4. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ...'ya ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan; "ticari satım sözleşmesinde ayıptan doğan tekeffül" hükümlerine dayalı tazminat talebinden kaynaklanan "İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.

5. Uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilmiş "Ticari Satım Sözleşmesi" konusu branda ile ilgili olarak, davacı şirket tarafından usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı; sözleşme konusu brandada açık/gizli ayıp bulunup bulunmadığı; ayıp bulunduğunun tespiti halinde söz konusu ayıp ile ilgili olarak, davalının tazminat sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve bulunmakta ise zararın miktarı ile bu doğrultuda, itirazın iptali davasına konu ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; davacı şirketin (takip tarihi itibariyle) 7.912,00 TL. alacağının mevcut bulunup bulunmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.

b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

6. Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.

7. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.

c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi :

8. Ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulandığı uyuşmazlıklarda; tarafların "tacir sıfatını haiz" olması ve uyuşmazlığın "ticari nitelikteki satım sözleşmesinden" kaynaklandığının anlaşılması durumlarında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerinin yanı sıra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (özel hükümler içeren) 23/1. maddesinin (c) bendinin birlikte uygulanması gerekmektedir.

9. Bu doğrultuda; "ayıba karşı tekeffül" müessesesi ile ilgili olarak öncelikle, mevzuat kapsamında yapılan düzenlemelere genel olarak değinilmesi önem arz etmektedir.

10. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Ayıptan Sorumluluk - Konusu - Genel Olarak" başlıklı 219. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.

(2) Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."

11. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Sorumsuzluk Anlaşması" başlıklı 221. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür."

12. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Gözden Geçirme ve Satıcıya Bildirme" başlıklı 223. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

(2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."

13. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Satıcının Ağır Kusurunun Sonuçları" başlıklı 225. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.

(2) Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir."

14. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Alıcının Seçimlik Hakları" başlıklı 227. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

(4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

(5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."

15. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Satış ve Mal Değişimi" başlıklı 23. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir:

"(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.

a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir.

b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir.

c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."

16. Öğretide "ayıp" kavramı; "satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen niteliklerin, bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliği bulunmaması veya bulunmaması gereken bir kusurun/eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince üründen/hizmetten beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali" olarak tanımlanmakta olup; kendi içinde farklı sınıflandırmalara tâbi tutulmaktadır.

17. Bu sınıflandırmaların ilkinde "ayıp" kavramı; maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde üçlü bir ayrıma tâbi tutulmaktadır. "Maddi ayıp", bir mal veya hizmette, fiziken hata bulunması hali; "ekonomik ayıp", mal veya hizmetin iktisadi vasıflarında eksiklik bulunması hali; "hukuki ayıp" ise mal veya hizmette fiziken ya da ekonomik ayıp bulunmamasına rağmen, hukuki nedenlerle mal veya hizmetten yararlanılamaması veya kullanılamaması halidir.

18. İkinci sınıflandırma kapsamında ise "ayıp" kavramı; açık ayıp ve gizli ayıp olarak ikili bir sınıflandırmaya tâbi tutulmaktadır. Bu kapsamda; ayıbın "ilk bakışta" ya da "yüzeysel bir muayene ile" tespit edilebilmesi halinde "açık ayıp" kavramından bahsedilmektedir. Bununla birlikte; "durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan" ayıplar ise, "gizli ayıp" olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki.

6102 sayılı TTK.'nın (tarafların, tacir sıfatını haiz olduğu ve uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı durumlarda uygulanması gerekli özel hükümlerin düzenlendiği) 23. maddesi kapsamında; "malın muayene ve ihbar yükümlülüğü" düzenlenmiştir.

Alıcının iğfal edildiği durumlara münhasır olmak üzere ise, TTK.'nın 225. maddesi kapsamında; satıcı bakımından ağırlaştırılmış sorumluluğu içerir hüküm düzenlenmekte; alıcıyı iğfal etmiş olan satıcının, "ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı" belirtilmektedir.

19. "Ayıba karşı tekeffül" müessesesinin şartlarının gerçekleştiği durumlarda; alıcının Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik haklarını kullanabilmesi, yine Kanun tarafından kendisine yükletilmiş külfetleri yerine getirmesine bağlıdır. Bu külfetler, "malın muayenesi" ve "tespit edilen ayıbın, satıcıya ihbarı" olarak düzenlenmiş olup; "Külfet" kavramının hukuki tanımının da dikkate alınması suretiyle alıcının, üzerine yüklenen külfetleri yerine getirmemesi halinde, Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik hakları kullanması imkanı bulunmamakta, alıcı tarafından "alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağı" hususu, yasal bir karine olarak karşımıza çıkmaktadır.

20. Yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında da belirtildiği üzere; "ayıba karşı tekeffül" müessesesinin, tacir sıfatını haiz taraflar arasında ve ticari nitelikteki satım sözleşmelerinden kaynaklandığı durumlarda, TBK.'nın genel hükümlerinin yanı sıra TTK.'nın 23/1 (c) maddesinde hükme bağlanan "özel hükümlerin de" birlikte uygulanması gerekmektedir.

21. TTK.'nın 23/1 (c) maddesi kapsamında da belirtildiği üzere; uyuşmazlık konusu malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının, "iki gün" içinde durumu satıcıya ihbar etme külfeti bulunmaktadır.

Açıkça belli olmayan ayıplarda ise alıcı, emtiayı teslim aldıktan sonra "sekiz gün" içinde "muayene etmek veya ettirmek" ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde, haklarını korumak için durumu, "işbu sekiz günlük süreç içerisinde satıcıya ihbar etmek" külfetleri altındadır. Bununla birlikte; emtiada mevcut bir "gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması" halinde ise. (TTK.'nın 23/1.c maddesi atfıyla) TBK.'nın 223. maddesi uygulama alanı bulacaktır.

TBK.'nın 223/2. maddesinde; ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin "derhal" yapılması aksi halde alıcının, malı "ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı" belirtilmiştir.

22. Son olarak; "ihbar külfetinin" yasal süre içerisinde yerine getirilip getirilmediğinin kanıtlanması hususunda ise, "ispat yükü" ile ilgili genel hükümlerin dikkate alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat Yükü" başlıklı 190. maddesi kapsamında belirtilen "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü uyarınca ispat yükü; öncelikle davacı üzerindedir.

d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :

23. Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; "ticari satım sözleşmesinde ayıptan doğan tekeffül" hükümlerine dayalı tazminat talebinden doğan "İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.

24. Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 13/11/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı vekili tarafından (yasal cevap süresi içinde) 22/11/2023 tarihinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında, davalı tarafından usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığının; bunun yanı sıra davacı şirket ile ilgilenilmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından, başka bir firmadan yardım alınması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığının ve davanın reddi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

25. Uyuşmazlık; tacir olan taraflar arasında akdedilen "ticari satım sözleşmesi" konusu brandada "maddi ayıp" bulunup bulunmadığı ve ayıp bulunduğunun anlaşılması halinde tazmin miktarlarının tespiti noktasında toplanmaktadır.

26. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce yapılan incelemede; taraflar arasında akdedilen "ticari satım sözleşmesi" konusu brandada mevcut olduğu iddia edilen maddi ayıp ile ilgili olarak, davacı şirketin Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik haklarını kullanabilmesinin, yine Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan "malın muayenesi" ve "tespit edilen ayıbın, satıcıya ihbarı" külfetlerini yerine getirmesine bağlı olduğu;

bununla birlikte davacı şirketin, ticari satım sözleşmelerinde karşılaşılan "açık ayıplar" ile ilgili olarak getirilen özel düzenleme olan TTK.'nın 23/1 (c) maddesi uyarınca, iki ve sekiz günlük süreler içinde "satıcıya ihbar" külfetini yerine getirmemiş olduğunun ve bunun yanı sıra her türlü satım sözleşmelerinde "gizli ayıplara" münhasıran getirilen genel düzenleme olan (ve TTK 23/1-c maddesi kapsamında atıf yapılan) TBK 223/2. maddesi uyarınca da ayıp ihbarında bulunulmamış olduğunun anlaşılması nedenleriyle, davanın reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)

1) Davacı şirket tarafından, ihbar külfetinin TTK. 23/1. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde yerine getirilmediği anlaşıldığından; davanın REDDİNE,

2) Karar ve İlâm Harcı :

Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL harcın; davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :

a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA;

b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,

4) Vekâlet Ücreti :

Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 7.912,00 TL üzerinden) takdir edilen 7.912,00 TL. vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 02/04/2024

Katip ... Hâkim ... · ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/747, K. 2024/246, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ankara
  4. Gerekçeli Karar
  5. Esas No : 2023/747
  6. Karar No : 2024/246
  7. Dava
  8. Dava Tarihi : 03/11/2023
  9. Karar Tarihi : 02/04/2024
  10. G.K. Yazım Tarihi : 23/07/2024
  11. I) İddia
  12. Iı) Savunma
  13. Iıı) Deliller
  14. Iv) Delillerin Değerlendirmesi Ve Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/747
Karar No
2024/246
Tarih
2 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/747 K.2024/368
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/747 K.2024/437
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/747 K.2024/375
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/747 K.2024/303
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/747 K.2024/283
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/747 K.2024/392

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.