KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/101 Esas - 2025/860
- Esas no
- 2025/101 Esas
- Karar no
- 2025/860
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/02/2025
KARAR TARİHİ : 08/12/2025
KARAR Y.TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.09.2024 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile dava dışı ... adına kayıtlı ve sürücüsü olan ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından 49.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ö demenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun sigortalısının kusuru oranında ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından başvuru üzerine değer kaybı tutarı olarak 49.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme nedeniyle müvekkili şirketin her türlü hukuki sorumluğunun yerine getirdiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini savunmuş davanın reddini istemiştir.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1. Hasar dosyası celp edilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, araç başı maddi hasar teminatının 120.000,00 TL olduğu görülmüştür. 2. Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 3. ...kayıtları ile kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava; 06/09/2024 tarihli trafik kazasında davacıya ait araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı istemine ilişkindir.
Mahkememizin 26/05/2025 tarihli ön inceleme duruşmasının 3 nolu ara kararı ile; 3-)Bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaiye karşılıkı 4.000,00 er TL ücret takdirine, 8.000,00 TL bakiye delil avansını yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut hali ile karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına(ihtar edildi)" karar verildiği, ara kararı içeren ihtarlı davetiyenin 11/06/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ancak verilen kesin süre içeresinde 8.000,00-TL bilirkişi delil avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK 90. maddesinde belirtildiği üzere, süreler kanunda belirtilir veya hakim tarafından tayin edilir. Kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltılıp çoğaltılamaz. Buna karşın, HMK'nın 94/2. maddesine göre hakimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Dolayısıyla hakim tarafından tayin edilen süre henüz dolmadan azaltıp çoğaltılabileceği gibi süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine hakim yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir.
Hakim tayin ettiği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Ancak bu durumda, kesin süreye ilişkin ara kararının açık ve eksiksiz yazılması gerektiği gibi yapılacak işlerin de tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekir. Zira kesin süre, yargılamanın uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilmiş olup, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Kesin sürenin amacına uygun olarak kullanılması ve yeterli uzunlukta olması ile birlikte tarafların yargılamadaki tutumları ile süreye konu işlemin özelliğinin de göz önünde bulundurulması gerekir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde delil avansının yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin mevcut delil durumuna göre değerlendirme yaparak bir karar vermesi gereklidir. Delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı yan, davalı sigorta şirketince ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 06/09/2024 tarihinde davacı yana ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeniyle davacı aracında meydana gelen değer kaybı alacağının tahsilini talep edilmiş olup, davacı bu iddialarını ispat yükü altında olup, iddialarının değerlendirilmesi ancak bilirkişi incelemesi ile mümkündür.
Mahkemece davacının iddialarının değerlendirilmesine yönelik dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik ihtar içeren ara karar tesis edilerek davacı vekiline ihtar edilmesine rağmen, davacı vekili verilen kesin süre içinde ara karar gereklerini yerine getirmeyerek bilirkişi avans yatırmamış, dosyadaki mevcut delillere göre, davacı tarafın talepleri yönünden değerlendirme yapılması mümkün olmadığından; subut bulmadığı anlaşılan ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/101, K. 2025/860, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama