KÜNYE
T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti
- Esas No
- 2025/312
- Karar No
- 2025/832
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·16 bölüm
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/312
KARAR NO : 2025/832
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR
1- ... - ... 2- ... - ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
... - ... ...
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVA
Menfi Tespit/Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
DAVA TARİHİ : 25/04/2025
KARAR TARİHİ : 27/11/2025
KARAR Y.TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; avalı tarafından, müvekkilleri aleyhine ....sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkillerinin tüm mal varlığı üzerine haciz tatbik edildiğini, icra takibinin kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin davalıya böyle bir borcu olmadığını, dava konusu icra takibinin dayanağı olan senedin, müvekkillerine davalı ve kardeşinin tehditleri ile zorla imzalatıldığını, davalının takibe konu ettiği senedin, teminat senedi niteliğinde olduğunu,
bu nedenle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılamayacağını, davaya konu icra takibi kapsamında icra dosyasının kesinleştiğini, davalı tarafından haczedilen mallar için satış talep edildiğini, müvekkillerinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, üzerine haciz konulan taşınmazlar adına kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olup henüz taşınmazlarda kat irtifakı kurulmamış olduğundan taşınmazların tamamına haciz işlemi tatbik edildiğini, haciz tatbik edilen taşınmazlara müvekkillerinin tek başlarına hak sahibi olmadıklarını,
bu nedenle taşınmazlarda müvekkillerinden başka hak sahipleri haciz işlemi nedeni ile mağdur konumda olduklarını, davaya konu icra takibine dayanak olarak gösterilen senedin teminat senedi vasfında olduğunu beyanla; müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne ...sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, müvekkilinin kendisi tarafından verilmiş ya da imzalanmış bir belge olmadığını, davacı yanın iddialarının soyut olmaktan ileriye gidemediğini ve herhangi bir senede dayanmadığını, dava konusu icra dosyası ve takip dayanağı senet incelendiğinde tüm vasıflarına haiz kambiyo evraklarından sayılan bono olduğunu beyanla, davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hali hazırda değerlendirilmemiştir.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
5. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
6. Mahkememizce birleştirme talep edilen ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ... Şirketi, davalıların ..., ..., ..., ... olduğu, davanın, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davanın 13/02/2025 tarihinde açıldığı ve halen derdest olduğu görülmüştür.
7. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre;
“(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.”
8. Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir (...).
9. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar (...). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir.
10. Öte yandan HMK’nin 166. maddelerinde aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
11. Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur (...). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder.
12. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "bağlantı" kavramı açıklanmış olup; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır" denilmiştir.
13. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mahkememizde yargılaması yürütülen dava ile ... sayılı dosyasındaki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu, ... sayılı dosyasında, mahkememize dava konusu edilen kambiyo senedinin sebebi olan ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olarak dava açıldığı, her iki dosyada da aynı vakıalara yönelik tahkikat yürütülmesi gerektiği, bu anlamda yukarıda zikredilen HMK hükmü nazara alındığında her iki dava arasında sıkı bir bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi bakımından delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, tarafların hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/312, K. 2025/832, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama