KÜNYE
Türk Milleti
- Mercii
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/552 Esas - 2025/715
Karar Metni
1.003 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/552
KARAR NO : 2025/715
BAŞKAN : ..... ÜYE : ..... ÜYE : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Ticari Şirket/Ortaklıktan Çıkmaya İlişkin
DAVA TARİHİ : 25/07/2025
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
KARAR Y.TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Ticari Şirket/Ortaklıktan Çıkmaya İlişkin" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 19/06/2023 tarihinden bu yana şirket ortağı olduğunu, davacının %25 oranında şirket ortağı olmasından doğan hak sahipliğinin sonucunda ana sözleşmenin değiştirilmesine karar verilmesi,
şirket müdürlerinin tayin ve azil yetkisi, murakıpları tayin ve azil yetkisi, bilanço ve kâr zarar hesaplarının tasdiki gibi iş ve işlemlerde ttk kapsamında sorumluluğu diğer pay sahiplerince engellenmekte olduğunu, müvekkilinin, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığını bunun yanı sıra kar dağıtımı yapılmamakta olduğunu, kendisine şirket bilançoları gösterilmediğini, diğer şirket ortakları ile yapılan toplantılarda da yine bir anlaşmaya varılamadığını,
şayet dava açılırsa dava açılmadan önce henüz arabuluculuk sürecine girmeden şirketin borçlandırılacağını ve içinin boşaltılacağını ve yine şirket ortağı müvekkili ayrılma akçesi ve hisse oranı kadarıyla gerçek değerinin kendisine ödenmeyeceği hususu hakkında bir toplantı gerçekleştirilmesinin ardından davacı yanca 23/07/2025 tarihinde..... yevmiye no'lu ihtarname kep yoluyla şirketin ilgili yetkilisine tebliğ edildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin T.T.K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istemekte olduğunu beyanla, müvekkilinin haklı sebeplerle,
şimdilik 1.000,00 TL gerçek değerin ödenmesi karşılığında şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, davacı tarafından arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davacının bilgi alamaması ve yalnız bırakılmasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının ayrılma akçesi talebinin yersiz olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık, davacının ortaklıktan çıkma istemine yönelik ileri sürdüğü vakıaların haklı neden olarak kabul edilip edilemeyeceği, çıkma isteminin kabul edilmesi halinde davacıya ödenecek ortaklık payının gerçek değerinin ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
IV-DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
5. Dava, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkindir.
6. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
7. Bilindiği üzere 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.
8. 5/A maddesinin 1. fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
9. Maddede belirtildiği üzere ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını yasa dava şartı haline getirmiştir.
10. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
11. Davacının dava açılırken dava dilekçesine anlaşmazlık tutanağını ekleyerek davayı açması gerekir ise de, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul de yukarıda belirtildiği üzere 18/A maddesinde düzenlenmiştir. 12. Somut olayda; dava konusunun, davacının şirket ortaklığından çıkmasına ve çıkma payı olarak 1.000.000,00.-TL'nin tahsili istemine ilişkin olduğu, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanak aslı veya örneği sunulmadığı görülmüştür. 13. Dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağı incelenmesinde; sürecin sona erdiği ve son tutanağın düzenlendiği tarih olarak 08.08.2025 gösterildiği görülmüştür.
14. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde, davanın, kooperatif ortaklığından çıkarılma ve çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, dava şartı arabuluculuğa ilişkin TTK m. 5/A hükmü (Ek:6/12/2018-7155/20 md. Düzenlemesinden önce de) uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan davalarda, arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak tayin edildiği ve taraflarca dava ikame edilmeden önce usulüne uygun şekilde arabuluculuğa başvurulması ve son tutanağın düzenlenmiş olması aranmaktadır.
Bu durumda, davadan önce usulüne uygun şekilde yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, TTK'nın 5/A ve HMK'nin 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/552, K. 2025/715, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama