KÜNYE
T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti
- Esas No
- 2025/778
- Karar No
- 2025/719
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2025
Karar Metni
855 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/778
KARAR NO : 2025/719
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... - ... -... DAVALI : ...
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi/Apartman Yönetimine Ait Karar Defteri
DAVA TARİHİ : 15/10/2025
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
KARAR Y.TARİHİ : 17/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Zayi Belgesi Verilmesi" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı yan dava dilekçesinde; ... nolu binanın yöneticisi olduğunu, binalarında yapılan tadilat sonrasında karar defterlerinin kaybolduğunu beyanla, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Dava ... olarak açılmıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hali hazırda değerlendirilmemiştir.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir. IV-DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 5. Dava, zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6. Davanın esasının incelenmesinden önce mahkememizin görevli olup olmadığı hususu üzerinde durulması gerekmektedir.
7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan, mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye göre yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez.
8. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
9. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.
10. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/2-e maddesinde ticaret hukukundan kaynaklanan çekişmesiz yargı işleri bentler halinde sayılmıştır. Kanunun 383. maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenmiştir.
11. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi gereği, kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın, değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerektiği düzenlenmiştir.
12. TTK'nun 82/7 maddesinde tacirin tutmak zorunda olduğu defterlerin ziyaı halinde iptali düzenlenmiştir.
13. Mahkemelerin görevi, ancak kanunla (HMK m. 1) düzenlenir. Görev ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (YHGK 14.04.2004 tarih, ... ).
14. Somut olayda, davacının, oturduğu binanın yöneticisi olduğu ve tacir olmadığı, tacir olmayan davacı hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, talebin HMK'nin 382/2-e maddesinde sayılan ticaret hukukundan kaynaklanan çekişmesiz yargı işi kapsamında da bulunmadığı, bina yönetiminin karar defteri tutma zorunluluğunun 634 Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı, bu karar defterinin ticari defter niteliğinde olmadığı,
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi gereği, kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın, değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesnin gerektiği nitekim yöneticilerin görev ve sorumlulukları, defterlerin tutulması, notere onaylatılması, kararların deftere işlenmesi, saklanması, bu yükümlülüklere uyulmaması halinde uygulanacak yaptırımların bu kanunda düzenlendiği davacının site karar defterinin iptalini isteme hakının olup olmadığı,
defterin zayi olduğuna ilişkin hususlarının değerlendirilmesi görevinin anlatılan nedenler ile sulh hukuk mahkemesine ait olduğu değerlendirilerek mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/778, K. 2025/719, 17 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama