KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/849
- Karar No
- 2022/696
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2022
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/849 Esas - 2022/696
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2022/849 Esas
KARAR NO : 2022/696
HAKİM :... KATİP :....
DAVACI .... DAVALI :....
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 15/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu olayın 27/12/2022 tarihinde 17:32 civarında ... ilçesinde sürücü ... idaresindeki ...plakalı aracıyla ... bulvarı sağ şeritte Etimesgut istikametine doğru seyir halinde olduğunu, ... bulvarı hipodrom cadde çıkışı katılım noktasına geldiği sırada hemen arkasında orta şeritte gelemkte olan sürcü ... idaresindeki kasko poliçeli sigortalı ... plakalı araçla orta şeritten sağ şeride doğru kontrolsüz manev yapması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
sigortalı ... plakalı araç kasko poliçe Rent A Car poliçesi olup kloz gereği hasar tarihine ait Rent A Car poliçesi ve Kabis belgesini beyan etme zorunluğu olup taraflarına sunmadığını bu süreç içerisinde müvekkil sigorta şirketinin zarara uğradığını belirterek dava sonuna kadar davalı adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazların kaydı üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve davalının ... 28. İcra Müdürlüğünün 2022/11423 E. Sayılı dosyasında itirazın iptalini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDERİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketinin kasko edene ödemiş olduğu bedelin halefiyet yoluyla tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. Maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının sigortalısının ve davalının tacir olmadığı(Uyaptan edinilen vergi kaydına göre davalı ve davacının sigortalısı tacir değildir.
Yine Ticaret Sicil sorgusuna göre de davalının ve davacının sigortalısının ticaret sicil kaydı da bulunmamaktadır.) ve davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/849, K. 2022/696, 15 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama