İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/149 K.2024/234

...

Esas2023/149Karar2024/234Tarih4 Nisan 2024Okuma12 dk · 2.435 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.c Ankara Asliye Sekizinci Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
4 Nisan 2024
Esas no
2023/149
Karar no
2024/234
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.435 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

...

DAVA İHBAR OLUNAN: ... -[35755-65577-92730] UETS

...

DAVA

Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti

DAVA TARİHİ : 28/02/2023

KARAR TARİHİ : 04/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “ tüm davacıların ... genel müdürlüğünde halen çalışan veya buradan emekli memurlar olduğunu, bu memurların tümünün kooperatifin başlangıcındaki üyeler olduğunu, kooperatifin 1993 yılında ....çalışan 840 memura birer sosyal konut edindirmek amacıyla kurdurulduğunu, kooperatife.... tarafından sosyal amaçlı arsa tahsisi yapıldığını, davacıların toplu ödemelerinin aylıklarından ...tarafından kesilerek kooperatife aktarıldığını, davacıların tamamının kooperatif üyesi iken daha sonraki yıllarda o zamanki yönetimlerin yönlendirmesiyle parasal hakları da eksik ödenerek kooperatif üyeliğinden ayrıldıklarını,

davacıların kooperatiften ayrılmasından sonra kalan üyelerin arşa temini veya inşaat yapılması için kooperatife başkaca peşin ödeme yapmadıklarını, kooperatifçe edinilen bütün taşınmazların davacıların da katkısıyla oluşan para ile edinildiğini, davacıların dava tarihinden kısa bir süre önce yeniden üyelik başvurusu yaptıklarını, kooperatif tarafından cevabi yazıda kararın genel kurul tarafından verileceğinin bildirildiğini, kooperatif ana sözleşmesinde ve buğuna kadar yapılmış genel kurul toplantılarında yeni üye kabulüne engel teşkil eden bir hüküm ve kararın söz konusu olmadığını,

kooperatifin mevcut mal varlığının da davacıların her birinin sosyal konut temin etmek için fazlasıyla yeterli olduğunu, bu nedenledir ki kooperatif hukukundaki açık kapı ilkesi uyarınca davacıların üyelik başvurularının ret edilmesi için haklı bir nedenin bulunmadığını, her ne kadar kendi istekleri ile ayrılmışlarsa da kuruluşunda üye oldukları ve kooperatifin mevcut malvarlığının iktisabında ortaklığa girerken ödedikleri paraları kullanılmış olan davacıların kooperatife yeniden üye olma isteklerinin kabulünün gerektiğini, kooperatifin davacıların yeniden üyelik başvurusunu ne kabul ne de ret etmediğini,

KK nun 8 inci maddesi üyelik başvurusunun sonuçlandırma yetki yönetim kuruluna ait olduğunu, ve bu konuda yetkilendirilmiş olduğunu, üyelerinin tamamının ... memur çalışanlarından oluşan kooperatifin 20.10.1993 tarihinde kurulduğunu, tüm davacıların 28.01.1994 tarihinde 6.000 TL, 21.02.1994 tarihinde 5.000 TL, 15.02.1994 tarihinde 1.000 TL ve 15.03.1994 tarihinde 1.000 TL olmak üzere toplam kişi başına 13.000 TL maaşlarından kesilerek kooperatif hesabına yatırılmış olduğunu,

o tarihte kooperatif üye sayısının 840 olması nedeni ile toplamda 840x13.000—10,920.000 TL paranın yatmış olduğunu ve bugüne kadar arsa temini amacıyla ortaklardan başkaca hiçbir para toplanmadığını, ...ile kooperatif arasında 18.03.1994 tarihinde arsa tahsisi konusunda sözleşme imzalandığını, bilahare kamulaştırma işlemlerinin planlandığı gibi ilerlemediğinden bazı sorunların ortaya çıktığını, kooperatifin 4.olağan genel kurul toplantısına sunulan 07.06.1997 tarihli çalışma raporunda kooperatife tahsis edilen ve kişilerden istimlak yolu ile alınmasına çalışılan arazilerin tamamının mahkemede kaybedilmiş olduğu, sahiplerine kaldığı,

sadece 79.000 metrekare miktarındaki 614 nolu parselin 1160 metrekaresinin rızai anlaşma ile 62.166 m2 nin kamulaştırma olmak üzere 63.236 m2 nin tapuda ferağının belediyece alındığının bildirildiği, kooperatifin üst birlik, pul ve zorunlu giderler dışında hiçbir harcamasının olmadığı, kooperatifin belediyeden alınacak arsalar konusunda kısa vadeli çözüm görünmediği, bankada bulunan paranın giderek arttığı, paranın reel olarak değer kaybettiği, uzun süre para tutmanın da risklerinin olduğu,

bu paranın yatırıma dönüştürülmesine taraflar oldukları bilgisini verdiklerini, ancak bu genel kurulda arsa satın alınması ve ortaklardan para toplanması önerilerin kabul edilmediğini, yaşanan tüm olumsuzluklar sonunda davacıların çeşitli tarihlerde kendi istekleri ile kooperatiften ayrıldıklarını, o dönemdeki kooperatif yönetiminin de geleceğe ilişkin kötümser açıklamalar yaparak üyelikten çıkışların teşvik edilmiş olduğunu, yönetim tarafından hak sahibi oldukları tutardan eksik miktarlarda ödemelerin yapıldığını, 2003 yılında kooperatife yeniden ortak olma konusunda girişimde bulunduklarını,

kooperatifçe en başta toplanan giriş aidatları dışında ortaklardan hiçbir şekilde para toplanmadığı için edinilen tüm taşınmazlarda üye kalan ve ayrılan ortakların hepsinin yatırdıkları paraların kullanılmış olduğunun anlaşıldığını, bu gelişmelerin ardından ... meclisinin kooperatife yapılan ön tahsis işleminin iptal edildiğini, bu iptal işlemine karşı açılan davada idare mahkemesince iptal işleminin hukuka uygun görüldüğünü, aynı süreçte. kooperatifin ABB başkanlığına karşı açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasında 614 sayılı parselin kooperatif lehine tescilinin talep edildiğini ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini,

bu kararın kesinleşmesi ile ... ada parsel numaralarıyla devam ettiğini, geçen zaman içerisinde parseller üzerinde yapılan imar planı değişiklikleri ile çok katlı yapılaşmaya izin verildiğini, halen bu parseller üzerinde inşaatların devam ettiğini ve kat irtifakının kurulduğunu, ayrıca kooperatifin ayrılan ortaklara yaptıkları eksik ödemeler nedeni ile uhdesinde tutmuş olduğu paralarla 10.10.2001 ve 30.07.2002 tarihlerinde milli emlak genel müdürlüğünden mülkiyeti hazineye ait yeni taşınmazlar da satın aldığını, bunların... numaralı tarla niteliğinde taşınmazlar olduğunu,

bu taşınmazların satın alınması için kooperatif üyelerinden hiçbir para toplanmadığını, bunun da taşınmazların kooperatiften ayrıları üyelerin de katkı sunduğu başlangıçtaki paraya bankada faiz vb. işletilmesi sonucunda elde edilen para ile alındığını, tüm davacıların kooperatife gönderdikleri ihtarname ve dilekçelerde KK nun 8 inci maddesine uygun şekilde kooperatife yeniden üye olma isteklerini yazılı olarak bildirdiklerini, kooperatifin ise başvuranların bazılarına yanıt verdiğini, bazılarının başvurusunu kabul etmediğini, yapılacak ilk genel kurulda kararın verileceğinin bildirildiğini, kooperatifin alelade bir kooperatif olmadığını,

kamu otoritesinin teşviki ve sağladığı avantajla ... bünyesinde çalışan bütün memur çalışanlara birer adet sosyal konut edindirmek amacıyla... tarafından kurdurulmuş bir kooperatif olduğunu, mülga 1580 sayılı Belediye Kanununun ucuz belediye meskenleri yapmak, meskenleri belde sakinlerine kiraya vermek veya satmak gibi işlerin belediye hizmetleri arasında bulunacağı hususlarının yer aldığı,

840 üyeye birer sosyal konut edindirmek amacıyla kurulan kooperatifin sonradan yaşanan gelişmeler neticesinde üyelikte kalanı 220 üyeye birer sosyal konut yerine birden fazla lüks konut edindirme imkanına sahip olduğunun inkar edilemeyecek gerçek olduğunu, işbu davanın amacının eksik yapılan ödemelerin tahsili olmadığını, ayrılan üyelere yapılan ödemelerin usulünce hesaplanmamış olmasına rağmen ayrılış tarihleri itibari ile bunun zaman aşımına uğradığını, ancak kooperatifin mevcut taşınmazlarının edinilmesinde davacıların da payının bulunduğunun kabul edilmesinin hakkaniyet gereği olduğunu,

kooperatif kurulurken 840 üyeden toplanan paradan başka hiç para toplanımadığını ve bu paralarla arsanın satın alındığını, arsa avansı olarak belediyeye ödenen 4.200.000.000 TL 01.04.1994 tarihinde yani tüm davacıların halen kooperatif üyesiyken ödenmiş olduğunu, ayrılan ortaklara yapılan ödemelerin de yasal olmadığını, başlangıçta peşin ödeme yapan 840 ortaktan 620 si sonradan ayrılmış olup, bu sürede ilave para girişi olmadan bugünkü konuma gelindiğine göre ayrılan üyelere yapılan ödemelerin kooperatifin bütün mal ve para varlığı üzerinden yapılmadığının açık ve net olduğunu,

kooperatifin mevcut taşınmazlarının davacılara da birer konut edindirmek için fazlasıyla yeterli olduğunu, kooperatifin halen mülkiyetinde bulunan taşınmazların bir bölümünün belediyece tahsisi yapılan 614 sayılı parselden gelen imarlı parseller olduğunu, bunların...sayılı parseller olduğunu, tespit edilebildiği kadarıyla büyüklükler toplarmının 37,146 m2 olduğunu, geçen zaman içerisinde bu parsellerin üzerinde olağan üstü imar artışlarının gerçekleştiğini, bu parsellerin üzerine ikisi 33 katlı, dördü 20 katlı ve biri 12 katlı olmak üzere toplam 7 bina inşaatının yapıldığını,

bu yapılarda yaklaşık 612 adet konut ve 82 mağaza ve dükkanın bulunduğunu, bu inşaat için kooperatifle müteahhit arasında nasıl ve hangi şartlarda bir anlaşma yapıldığının bilinemediğini, ayrıca...mahallesinde alınmış tarla niteliğindeki taşınmazlar üzerine gelecekte bir inşaatın yapılması halinde de tüm davacılara yetecek konut elde edilme imkanının da bulunduğunu, bu koşullarda kooperatifin mülkiyetinde 37 dönüm inşaatlı ve 151 dönüm boş taşınmaz varken davacıların üyelik başvurularının kabul edilmemesinin lüks konut elde ederek zenginleşme amacından başka bir şekilde açıklanamayacağını,

davacıların yeniden üyelik başvurularının açık kapı ilkesi gereği kabul edilmesinin gerektiğini, işbu davanın eski üyeliklerin tespiti veya ihyasına yönelik bir dava olmadığını, yeni üyelik kapsamında yeni üyelik taleplerinin olduğunu, ancak davacıların 1993 yılında ortak oldukları kooperatife ödemeler yapmış oldukları ve ayrılmalarından sonra kalan ortaklardan para toplanmadığı,

kooperatif kuruluş amacının da... çalışanlarına birer sosyal konut edindirmek olduğundan öncelikle davacıların ortaklığa alınmasının gerektiğini, kooperatif ana sözleşmesinde üye sayısının sınırlanmasına ilişkin bir hüküm de olmadığını, aynı şeklide bugüne kadar yapılan genel kurullarda da kooperatifin üye sayısının azaltılması veya sınırlanması yönünde bir karar alınmadığını, tüm bu nedenlerle kooperatifin davacıları yeniden üyeliğe, kabulden kaçınması için haklı ve meşru bir sebep bulunmadığından davanın kabulüne,

davacıların yeniden üyelik başvurularını yaptıkları tarih itibari ile kooperatife üyeliklerinin tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; kooperatifin faaliyet süresinin 19 kasım 2023 tarihinde dolacağını, dava dilekçesinde kooperatif taşınmazlarının davacıların ödemelerinin de katılımıyla alındığı ileri sürülmekte ise de davacıların tümünün istifa yoluyla kooperatif ortaklığından ayrıldıkları ve kooperatifle olan hesaplaşmalarını da ileri sürülenin aksine fazlasıyla lehlerine olarak yaptıkları gözetildiğinde artık bu hesaplaşmadan sonra taşınmazların edinimleri ile ilgili kişisel katkılarından söz edilemeyeceğini,

kooperatife bir hakkı kalmayan eski ortakların kooperatif mal varlığının oluşumunda hakları olduğunu ileri sürmesinin geri aldıkları yani gerçekte olmayan bir hakka dayanmaktan öte bir anlam taşımayacağını, 30 yıllık faaliyet süresi dolacak olan kooperatilin artık tasfiye aşamasına gelmiş olmasına rağmen kooperatifin malvarlığından yararlanmayı hayal ederek bu davanın açıldığını, yönetim kurulunun başvurular hakkındaki kararın genel kurulca verileceğini kararlaştırmadığını, yönetim kurulunun 2002 yılından beri yeni ortak almadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapılan imalatların neredeyse bittiğini,

kooperatife özgülenen konut sayısı kadar üye olduğunu, bu durumda başvuruların yeni konut imalatları isteği ile ilgili olabileceği yeni imalatların ise genel kurulun yetkisine bulunduğunu belirterek genel kurulun yetkisine giren yeni konut imalatları hakkında olumlu olumsuz bir karar verdikten sonra başvuruların değerlendirilerek sonuçlandırılmasına karar verdiğini, bu karara göre yönetim kurulunun üyelik başvurusu hakkında karar yetkisini genel kurula devrettiğini, genel kurula ait imalat yapma yetkisini aşmamak için başvuruların sonuçlandırılmasını genel kurulun imalatlar hakkında vereceği karar sonrasına ötelediklerini,

bu kararın yasa ve konu ile ilgili mevzuat ile fiili duruma tamamen uygun olduğunu, davacıların kooperatife özgülenen ve 220 üyeye teslim aşamasına gelen 220 konuta üyelik isteğinde bulunamayacaklarına göre kooperatifin yeni imalatlar yapmasını istediklerini, dava dilekçesinde de bu istekleri kooperatifin mevcut mal varlığının davacılara birer sosyal konut temin etmek için yeterli olduğu biçiminde açıkladıklarını,

konut yapımı gayrimenkul alım satımı ve inşaat işine ilişkin konular KK nun 42.maddesinde sayılan genel kurulun yetkileri arasında olduğundan ve genel kurulda karar alınması gerektiğinden başvuruların sonuçlandırılmasının genel kurul sonrasına ötelendiğini, davacıların her birine sosyal konut teminine elverişli kooperatifin mal varlığının olduğunu ileri sürmüş ise de imal edilen 220 konut 220 üye için olduğunu, konut imalatı ile ilgili başka bir kararın olmadığını, imalat dışı kalan ve henüz imar çalışması tamamlanmamış arsası ile ilgili olarak genel kurulca bir karar alınmadığını,

davada hukuki yararın bulunduğu iddiasının da doğru olmadığını, yönetim kurulunun başvurular hakkındaki karar yetkisini genel kurula devretmediğini, kendi yetkisinde olmayan konularda genel kurulun alacağı kararların sonrasında başvuruların değerlendirilerek sonuçlandırılacağı yönetim kurulu kararından anlaşıldığını, davacıların yeni üyelik için başvurduklarını ancak yönetim kurulunun alacağı kararı beklemediklerini, dolayısıyla zamansız açıları davada hukuki yararın bulunmadığını, davacıların dava dilekçesinde belirttikleri kimi hususların işbu davayla ilgisinin olmadığını, cevap verme gereği duymadıklarını,

davacıların geri ödemelerle ilgili açıklamaların da yersiz ve haksız olduğunu, davacıların yatırmış oldukları paralarını değil, fazlasıyla nemalanmış değerlerini aldıklarını, o tarihlerde kooperatifin değerlendirilebilecek malı olsaydı davacıların kooperatiften ayrılmayacaklarını veya bunun tasfiyesini isteyecek olduklarını, onların sayesinde kooperatifin mal sahibi olduğu imajına dayanmalarının hoş bir yaklaşım olmadığını, kötü niyetlerini gösterdiğini, kooperatifle 20 yıldan fazla süre önce ilişiğini kesenlerin, kooperatifi kaderine terk edenlerin kooperatif düze çıktıktan sonra yararlanma çabası içinde olduklarını,

kooperatifçe yeni imalatlar yapılmasına ve bu imalatlarla ilgili üye alımına karar verilirse üyelik bedellerinin de genel kurulca belirleneceği ve üyelik başvurularının yapılmasını belki de ilanla duyurulacağını, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açıları tespit davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ; kooperatife üyeliğinin tespitine ilişkindir.

Mahkememizce aldırılan 06/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davanın, davacıların davalı kooperatif üyesi olduklarının tespiti istemine ilişkin olduğu, kooperatif kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacıların kooperatif üyesi olmadıklarının tespit edildiği, davacıların ortaklıklarını 1999 — 2002 yılları arasında ve muhtelif tarihlerde her birinin kooperatife verdikleri istifa dilekçelerinin işleme konulması ile sonlanmış olduğu,

davacıların ortaklıktan ayrılmaları nedeni ile çıkma alacaklarını kooperatiften tahsil ettikleri ve kooperatifi “hiçbir hak ve alacaklarının” kalmamış olduğuna dair ibra etmiş oldukları, bu haliyle yaklaşık 20 yıl önce ortaklıktan ayrılıp, aynı zamanda ibra etmiş oldukları kooperatiften yeniden üye olma da dahil olmak üzere herhangi bir hak taleplerinin bulunmadığı tespit edilmiş, diğer taraftan kooperatifin yaklaşık 2002 yılından beri yeni üye alımı yapmamış olduğu, davacıların ortak olmak için yapmış oldukları başvuru anında da kooperatife ortak kaydının söz konusu olmadığı,

kooperatife ait boş arsalar üzerine yeni inşaat yapma ya da bu taşınmazlara ilişkin ne tür bir tasarrufta bulunulacağı konusunun kooperatif genel kurulun yetkisinde bulunduğu, hali hazırda bu yönde herhangi bir kararın alınmamış olduğu tespit edilmiştir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 8. maddesi, ortaklığa girme şartlarını “..ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurmaları... suretiyle olacağını belirlemiştir.

Kooperatif ana sözleşmesinin “ortaklık şartları" başlıklı 10. maddesinde “,. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak, TC vatandaşı olmak... 1163 sayılı KK 9 uncu maddesinde sayılan tüzel kişilerden olmamak..” şeklinde kooperatife ortak olma koşulları sayıldıktan sonra “ortaklığa kabul” başlıklı 11. maddesi “.. gerekli şartları taşıyıp da kooperatife ortak olmak isteyenler yazılı olarak yönetim kuruluna başvururlar.

Bu başvuruda ana sözleşmenin tüm hükümlerinin ve getirilen yükümlülüklerin kabul edildiği açıkça belirtilir. Ortaklığa kabul yönetim kurulunun kararı ile gerçekleşir, yönetim kurulu ortaklar İle ortak olmak için başvuranların 10 uncu maddede gösterilen şartları taşıyıp taşımadığını araştırmak zorundadır, ortaklığa kabul veya ret kararı ilgiliye 15 gün içinde yazı ile bildirilir...

17 inci madde uyarınca devir yoluyla ortaklığa alınanlar hariç olmak üzere daha sonra ortaklığa kabul edileceklerden yukarıdaki fikrada belirtilen meblağın üzerinde para talep edilmesi, genel kurulun bu hususta karar alması halinde mümkündür. Yedek üye ve benzeri şekilde ortak kaydı yapılamaz bu amaçla para tahsil edilemez..” şeklinde düzenleme yapılmış bulunmaktadır.

Kooperatiflerde ortaklığa istenilen zamanda girilebilmesi ve aynı şekilde istenildiği zaman ortaklıktan çıkılmasını olanaklı kılan ilkeye açık kapı ilkesi denir.

Açık kapı ilkesi, dileyen herkesin istediği şekilde kooperatife girebileceğini ve istediği gibi kooperatiften çıkabileceğini ifade etmez. İlke, ortaklar açısından keyfiliğe yer bırakmaz. Kooperatif için önemli olan amacının elde edilmesi olanaklarının sağlanmasıdır. Bu nedenle açık kapı ilkesine birtakım sınırlamalar getirilmesi oldukça doğaldır.Açık kapı ilkesine kanunen getirilmiş en önemli sınırlama yapı kooperatifleri için öngörülmüştür. Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenecek olup yönetim kurulu belirlenen sayı üzerinde ortak kaydedemeyecektir (Koop.K m. 8/III). Esasen bu husus kooperatifin değişir ortaklı olmasının mutlak olarak uygulanmadığının ifadesidir.

Bu kapsamda davacıların 1999 — 2002 yılları kooperatiften çıkma alacaklarını almak suretiyle istifa ettikleri, davalı kooperatifin 2002 yılından beri yeni üye alımı yapmamış olduğu, davalı kooperatifin 2022 yılı olağan genel kurul toplantısı ile üye sayısını 220 olarak sınırlandırılmış olması nedeniyle kooperatife yeni üye kaydının mümkün olmadığı ,

kooperatife yıllarca üye kalarak ve aidat ödeyerek kalan üyelerin sabır ve sebatla bekleyip amaçlarına ulaşma aşamasındayken davacıların bu üyelerin haklarına ortak olarak kooperatife girmek isteklerinin dürüstlük ve iyiniyet kurallarıyla da bağdaşmayacağı bu itibarla davacıların davalarının yerinde olmadığı,davanın niteliği ve red sebebinin ortak olması nazara alınarak davalı lehine tek vekalet ücretine hükmetmek gerektiği anlaşıldığından davacıların davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;

Davacıların davasının REDDİNE,

İş bu dava nedeniyle alınması gerekli davacı ... için 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine ,

Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

Dair taraf vekillerinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

04/04/2024 Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/149, K. 2024/234, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava İhbar Olunan: ... -[35755-65577-92730] Uets
  4. Dava
  5. Dava Tarihi : 28/02/2023
  6. Karar Tarihi : 04/04/2024
  7. Gerekçeli Kararın
  8. Yazıldığı Tarih : 03/05/2024
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/149
Karar No
2024/234
Tarih
4 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/149 K.2024/417
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/149 K.2024/284
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/149 K.2024/293
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/150 K.2024/207
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/151 K.2024/308
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/152 K.2024/277

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.