KÜNYE
T.C. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/543 Esas - 2024/749
- Esas no
- 2023/543 Esas
- Karar no
- 2024/749
- Dava
- Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 03/08/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/12/2024
Karar Metni
2.028 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davaya konu icra dosyasının ilk esas numarasının .... .... ....
Esas olup, dosya borçlusu davalının 15.07.2013 tarihinde itiraz etiğini, söz konusu dosyanın 2017 yılında yenilenmiş olduğunu, icra müdürlüğünce dosyada bulunan fiziki belgelerin taranması neticesinde, borçlunun dosyada itirazı olduğunun ancak itirazın müvekkili bankaya tebliğ edilmediğinin ortaya çıktığını, itirazın 07.04.2023 tarihinde müvekkili bankaya tebliğ edilmiş olması sebebiyle itirazın iptali davası açılmasına ilişkin sürenin işbu tarih itibariyle başladığını, davalı ile müvekkili banka arasında imzalanmış olan 27.10.2010 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesine istinaden davalının müvekkil bankanın pos cihazını kullandığını,
müvekkili bankanın davalı tarafa 30.04.2013 tarihli ... Noterliğinin 85698 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Üye İşyeri Sözleşmesine aykırı işlem ve davranışları nedeniyle anılan sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme konusu işlemlerden doğan 11.177,02 TL banka alacağının faizi ve ihtarnamenin noter masrafı ile birlikte derhal ödenmesini ihtar etmesine rağmen, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine müvekkili banka tarafından .... .... ....
Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan icra takibine davalının itiraz etmiş olması nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, işbu itirazın dosyanın yenilenmesini takiben müvekkili bankaya 07.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, dava açılmadan önce dava şartı olarak Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir anlaşma sağlanamadığını, davalının ihtarnameye rağmen müvekkili bankaya ödeme yapmadığını ve başlatılan icra takibine karşı da haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, haklı davalarının kabulü ile .... .... ....
Esas sayılı takip dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptali ile takibin faizleriyle beraber kaldığı yerden devamına, davalı borçlu tarafın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil Koray BEZCİ vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle. 15.07.2013 tarihli itirazı ile duran icra takip dosyasının her nasılsa 2017 tarihli yenileme talebi üzerine yeni esas alarak yenilendiğini ve hiç itiraz edilmemişcesine günümüze kadar faiz işleyerek devam ettiğini, 15.07.2013 tarihli itiraz dilekçesinde ve 19.09.2022 tarihli dilekçesinde belirttiği üzere;
talep edilen faiz oranının %99 gibi afaki bir oran olduğunu, ödeme emri ekinde yer alan gerek ihtarnamede gerekse Üye İşyeri Sözleşmesinde faize ilişkin bir oran belirtilmediğini, işbu borcun netice itibari ile zaman aşımına uğradığını, tarafına çıkartılan ödeme emrinde alacağın sebebi olarak 27.10.2010 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi ve ihtarnameden bahsedildiğini, ödeme emri ekinde yer alan Üye İşyeri Sözleşmesinin hiçbir maddesinde faize ilişkin bir ibare bulunmadığı gibi bahsi geçen faiz oranı %99 gibi afaki bir oran olup hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını,
ödeme emri eki haricinde sunulan belgelerin de bu aşamadan sonra kabulünün mümkün olmadığını, TMK’nın 2. maddesinde, hukuk düzeninin kişilere tanıdığı bütün hakların kullanılmasında göz önünde tutulması ve uyulması gereken iki genel ilkeye yer verildiğini.
Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı olduğunu, 2013 tarihinde yapmış olduğu itiraz üzerine duran icra takibinin sanki hiç itiraz edilmemiş gibi günümüze kadar devam etmesinin ve işleyen faizin ana parayı 10 katı kadar aşmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını savunarak, davanın reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Üye İşyeri Sözleşmesinden doğan alacağın fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile. Davada çözümü gereken yön, davacı bankanın davalıdan takibe konu tutarlar kadar alacaklı olup olmadığı, davalının takibe yaptığı itiraz ve davaya verdiği cevap dilekçesinde dayandığı hususların yerinde bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağı olduğunun tespiti halinde ise bu kez bunun miktar ve kapsamı noktasındadır.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için toplanması gerekli deliller toplanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişi Bankacı Ahmet KURT'tan gerekli incelemeleri içeren 26.08.2024 tarihli rapor alınmış olup, taraflara tebliğ edildiği, tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarını sunduğu, alınan raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, davaya konu uyuşmazlığın açıklığa kavuşturulmuş olduğu görülmekle, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın ... Şubesi ile davalı borçlu arasında 19.04.2010 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığı, davacı Bankanın ...
Şubesince dosya kapsamına gönderilmiş olan Sözleşmenin dava ile ilgili olabilecek "Temerrüt" başlıklı 7. Maddesinde; "....ÜYE İŞYERİ, bu Sözleşme uyarınca açılmış ve açılacak hesaplarının herhangi bir nedenle borç bakiyeye dönüşmesi durumunda, Sözleşmede ayrıca hüküm bulunmayan hallerde;
borç bakiyesini oluşturan işlem tarihinden itibaren, borç tutarına ilaveten, BANKA alacağının tamamen ödeneceği tarihe kadar geçecek günler için, BANKAnın mevzuat gereğince tespit ettiği KREDİ faiz oranlarından işlem tarihinde yürürlükte olan en yüksek KREDİ faiz oranına bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile bunun fon ve gider vergisini ayrıca bir ihtar ve merasime hacet kalmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmünün mevcut olduğu, davalı borçluya keşide edilen ...
Noterliğinin 30.04.2013 tarih ve 5698 yevmiye numaralı ihtarnamesinde. "Muhatap ile Bankamız arasında 27/10/2010 tarihinde “Üye İşyeri Sözleşmesi” imzalanmış olup, muhatap imza tarihinden itibaren Bankamız üye işyeri olarak faaliyette bulunduğu, ancak muhatabın anılan sözleşmeye aykırı işlem ve davranışları nedeniyle anılan sözleşme banka tarafından tek taraflı olarak feshedildiği,
fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin feshine ilişkin işbu ihtarnamenin tebliğden önce, muhatap tarafından sözleşmeye aykırı olarak gerçekleştirip bedelleri Muhatap tarafından tahsil edilmiş ve detayları aşağıda bulunan işlemlere ait toplam 11.177,02 TL borcun 24 saatlik süre içerisinde Bankaya ödenmesi gerektiği, sözleşmesi feshedilmiş bulunan muhatabın, işbu ihtarnamenin tebliğinden önce akde aykırı olarak düzenlenip bankaya ibraz edilerek bedellerinin tahsil edilmiş olan satış belgelerinin toplamı olan 11.177,02 TL’lik borcunu temerrüt faizi ile birlikte 24 saatlik süre içerisinde banka veznelerine ödemesini,
aksi takdirde muhatap aleyhine yasal yollara müracaat edilerek, banka alacağının sözleşme gereğince işleyecek temerrüt faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile birlikte kendisinden talep edileceğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ihtaren bildirdiklerini" belirtmiş olduğu, tebliğ şerhine bakıldığında, davalı borçlunun Üye İşyeri Sözleşmesinde yazılı adresine gönderilen ihtarnamenin, tebliğ edilemeyerek 06.05.2013 tarihinde iade olduğunun görüldüğü,
ancak Üye İşyeri Sözleşmesinin 19.2 Nolu maddesinde, "Taraflar, işbu Sözleşme'de yer alan hususların yerine getirilmesi ve gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu Sözleşme'nin ilgili maddelerinde yazılı Türkiye içindeki adreslerini İİK.
21. maddesi ve 148/a maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanuni ikametgahları kabul ettiklerini; … bu adreslere gönderilecek tebligatların kendilerine yapılmış sayılacağını; … ileride diğer bir kanuni ikametgâh belirlemeleri halinde, bu yeni adresi derhal noter aracılığı ile BANKA'ya bildirmeyi, bildirmedikleri takdirde bu Sözleşme'de yazılı adreslerine gönderilecek her türlü tebligatın bu adreslere ulaştığı tarihte ellerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve taahhüt ederler.” şeklinde olup, sözleşme hükmüne göre, ihtarnamenin adrese ulaştığı tarihte (06.05.2013) tebliğ edilmiş sayılacağının kabulü gerektiği,
davacı Bankaca davalı borçlu aleyhine Ankara 24. İcra Dairesinin 2013/9251 Esas sayılı dosyasında yürütülen icra takibinde davalıya gönderilen 03.07.2013 tarihli ilamsız takiplereilişkin ödeme emrinde.
"11.177,02 TL Diğer Asıl Alacağı, 1.728,00 TL İşlemiş Faiz (07/05/2013-03/07/2013 arası) 168,37 TL İhtarname Masrafı ve 558,85 TL BSMV olmak üzere Toplam 13.632,24 TL alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (11.177,02 TL %99 yıllık) faizi ile tahsilinin talep edilmiş olduğu, dayanak olarak 07.05.2013 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi, banka kayıtları ve ihtarname gösterildiği,
ödeme emri 09.07.2013 tarihinde tebliğ edilen davalı borçlu takibe yaptığı 15.07.2013 tarihli itirazında özetle, icra dosyasındaki borç tutarını kabul etmediğini, tarafına gönderilen ilamsız takip ödeme emrinde belirtilen borç tutarının 20 Nisan 2013 tarihinde 9.000,00 TL iken tarafından 500 TL yatırılmış olmasına rağmen borcun anapara tutarı 8.500,00 TL kalması gerekirken Banka tarafından çıkarılan borcu kabul etmediğini, 20.04.2013 ile 07.05.2013 tarihleri arasında %99 faiz işletilmiş olup 8.500,00 TL'nin 11.177,02 TL olduğunu, bu tutara da 1.728,00 TL daha faiz işletildiğini,
bankanın yapmış olduğu hesaplamanın dünyanın hiçbir yerinde olmamakla birlikte tarafınızdan dosyanın incelenmesi hususunu arz etiğini belirterek itirazda bulunduğu, itirazın davacı bankaya tebliğ edilmemiş olması nedeniyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, bu sürenin itirazın davacı bankaya tebliğ tarihi olan 07.04.2023 tarihinde başladığı, bu durumda dava tarihi itibariyle itirazın iptali davası açma süresinin geçmemiş olduğu,
davalı borcun zamanaşımına uğradığını savunmuş ise de bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan bankacılık alacağına ilişkin takip konusu borç 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, icra takip tarihi olan 03.07.2013 tarihinde bu sürenin kesilerek yeni bir 10 yıllık sürenin başladığı, dava şartı olan Arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 24.04.2023 tarihi olup, son toplantı tutanağının düzenlendiği tarihin ise 31.05.2023 tarihi olup, bu tarihler arasında zamanaşımı süresinin durması nedeniyle dava tarihi olan 03.08.2023 tarihinde zamanaşı süresinin henüz dolmadığı,
davalı borçlunun üye işyeri sözleşmesinde yazılı adresine gönderilen ihtarname her ne kadar tebliğ edilememiş ise de sözleşme hükmü gereği 06.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı, davalı borçlunun temerrüdünün ihtarnamenin ulaştığı tarihten itibaren kendisine tanınmış olan 24 saatlik sürenin bitimini izleyen 08.05.2013 tarihinde oluşmuş olduğu,
Üye İşyeri Sözleşmesinin "Temerrüt" başlıklı 7.Maddesi hükmüne göre, Merkez Bankasına 01.02.2012 tarihinde bildirilen en yüksek kredi faiz oranının (İşletme Kredileri için 07.04.2011 tarihinde belirlenmiş olan oranın baz alınmasının davaya konu alacak yönünden uygun düşeceği kanaati ile) %51,00 olduğu gözetildiğinde, uygulanacak temerrüt faiz oranı 51 x 1,50 = % 76,50 olarak tespit edildiği, somut olayda herhangi bir açıklama ve ayrıntılı belge sunulmamış olmakla birlikte, mevduat ekstresindeki kısa açıklamaya göre davacı bankanın alacağının toplam 9.000,00 TL tutarındaki 2 adet chargeback işleminden kaynaklanmış olduğu,
ancak işlemler dolayısıyla davacı bankaca kart hamiline ödemenin hangi tarihte yapılmış olduğu ya da başka deyişle davalının, davacı Bankaya karşı hangi tarihte borçlandırılmış olduğunun tespit edilemediği, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz dilekçesinde borç tutarının 20.04.2013 tarihi itibariyle 9.000,00 TL olduğunun kabulünde bulunduğu gözetilerek, anapara borç tutarının 20.04.2013 itibariyle 9.000,00 TL olarak kabulü ile dosya kapsamına sunulmuş olan mevduat hesap ekstresine göre, davacı Bankanın alacağının 2 adette toplam 9.000,00 TL tutarındaki chargeback işleminden kaynaklandığı,
davacı Bankaca işlemlerin ayrıntısı ile ilgili bilgi ve belge sunulmadığından davalının borçlandırıldığı tarihin belirlenemediği, ancak borcun 20.04.2013 tarihi itibariyle 9.000,00 TL olarak borçlunun kabulünde olduğu, davalı borçlunun 08.05.2013 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu ve temerrüt faiz oranının %76,50 olarak uygulanması gerektiği, buna göre, davacı bankanın takip tarihi itibariyle 8.731,80 TL asıl alacak, 1.015,61 TL işlemiş faiz ve 50,78 TL BSMV ile 168,37 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 9.966,56 TL borçlu olduğu,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren %76,50 oranı üzerinden temerrüt faizi ve bu faizin gider vergisini talep edebileceği hususlarının belirlenmiş olması ve söz konusu belirlemelerin yerinde görülmesi nedeniyle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/543, K. 2024/749, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama