KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/23
- Karar No
- 2024/854
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
Karar Metni
1.332 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/23 Esas - 2024/854
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2024/23 Esas
KARAR NO : 2024/854
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
10.10.2023 tarihinde sürücü .... .... .... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğunu ve kaza tarihi itibariyle vefat halinde 1.200.000,00-TL teminat sağladığını, davalı sigorta şirketine ödeme yapması için başvuruda bulunulduğunu, 02.11.2023 tarihinde ihtarı tebliğ alan davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. Maddesi gereği 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 15.11.2023 tarihinde temerrüde düşmüş olduğunu, işbu dava açılmadan önce Arabulucuya başvurulmuş ise de yapılan müzakereler sonucu bir anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere; müvekkili Hatice ...’nın eşi ...’nın desteğinden yoksun kalmış olması sebebiyle şimdilik 100.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 15.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 61. ve 163.
Maddeleri ile 2918 Sayılı KTK'nın 88/1 Maddesi gereği teselsül hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 01.11.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini artırarak, 340.366,44-TL maddi tazminat bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirkete davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın ve zararın oluşumunda müvekkili tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limiti nispetinde olduğunu, müteveffanın davacıya destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, davacı yanın avans faizi talebinin haksız olduğunu, müvekkile şirketin temerrüde düştüğü iddiasının hukuka aykırı olduğunu,
eldeki davanın haksız fiil neticesinde uğranılan zarara ilişkin olduğundan, faiz başlangıç tarihi en erken zararın belirlenebildiği tarih olması gerektiğini, davacı tarafın avans faiz talebi hukuka aykırı olduğunu, dava sonunda tazminata hükmedilecek ise uygulanabilecek faizin yasal faiz olduğunu savunarak, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 10.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının eşi olan ...'ın vefat etmesi nedeniyle davacının uğradığı destekten yoksun kalma zararının tazmini istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile.
10.10.2023 tarihinde dava dışı sürücü ...'nın idaresindeki davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracı ile davacının eşi olan ...'ın idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucu elektrikli bisiklet sürücüsü olan ...'ın vefatından dolayı davacı eş Hatice ...'ın destekten yoksun kalmış olması nedeniyle uğradığı zararın tespit edilmesi, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların iddia ve savunmaları ile dava konusu tazminat isteminin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla gerekli deliller toplandıktan sonra,
dosyanın Kusur Uzmanı ... ve Aktüerya Hesap Bilirkişisi ...'e tevdi edildiği, bilirkişilerce düzenlenen 04.07.2024 tarihli gerekli incelemeleri içeren, gerekçeli ve denetime elverişli raporun dosyaya rapor sunulduğu, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazda bulunulduğu, davacı vekili tarafından 01.11.2024 tarihinde dava değerinin artırımını içeren talep artırım dilekçesinin sunulduğu görülmekle, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 10.10.2023 tarihinde meydana gelen kazada, tescili zorunlu olmayan bisiklet türü araç sürücüsü müteveffa ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 47/1B kuralını ihlal ederek 1. derece kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın ise her ne kadar yeşil ışıkta geçse de tramvay yolu güzergahında 50km/s hız sınırı olması,
araçlardaki hasar miktarı ve araçların çarpma noktası, son duruş yerleri göz önüne alındığında kavşağa hızlı girdiği ve aynı kanunun 52/1A kuralını ihlal ederek 2. Derece kusurlu olduğu belirlenmiş olup, tespit edilen bu bulgular neticesinde bisiklet türü araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda %75 oranında asli, davalı ...Sigorta A.Ş.'ye sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...’nın ise %25 oranında tali kusurlu bulunduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği,
bilirkişilerce düzenlenen raporda, motosiklet sürücüsü ...’ın kaza esnasında kask kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu belirtilmiş ise de ... hakkında düzenlenen "Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı" incelendiğinde, ...'ın trafik kazası ile oluşması mümkün künt genel beden travmasına bağlı pelvis, çok sayıda kaburga ve çok sayıda vertebra kırığı ile birlikte iç organ harabiyeti ve büyük çaplı damar yaralanmasına bağlı gelişen iç kanama sonucu öldüğü hususunun tespit edildiği, bu durumda, müteveffanın kaza anında kask kullanmamasının ölümünün genel beden travmasına bağlı olarak gerçekleşmiş olması nedeniyle sonuca etkili olmadığı,
ölüm nedeni ile kask kullanmaması arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı kanaatine varılmakla, mahkememizce müterafik kusur indirimine gidilmesine gerek görülmemiş, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limiti 1.200.000,00-TL olup, davacı Hatice ...’ın eşi ...'ın vefatı nedeniyle uğradığı destekten yoksun kalma zararının bilirkişilerce yapılan alternatifli hesaplama yöntemlerinden mahkememizce, pasif dönem hesabının da 17.002,12-TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplanmasına ilişkin hesap yöntemi benimsenmiş olup,
bu hesap yöntemine göre davacı eş Hatice ...’ın uğradığı destekten yoksun kalma tazminatının 340.366,44-TL olduğu hesaplanmakla ve mahkememizce ölüm nedenine göre, müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmakla, davaya konu kaza sonucu vefat eden ...'ın eşi olan davacı Hatice ...'ın eşinin vefatı nedeniyle uğradığı destekten yoksun kalma zararının, kazadaki kusur oranları ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin olarak gerek yasal mevzuat gerekse bu konudaki Yargı içtihatları ile belirlenen yöntemler uygulanarak düzenlenen bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalardan,
mahkememizce davacının uğradığı destek zararını 340.366,44-TL olarak belirleyen hesaplama yöntemi benimsenmiş olmakla, kazaya karışan karşı araç olan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortasını temin eden davalı sigorta şirketinin düzenlediği poliçe uyarınca, poliçe teminatı kapsamında kalan söz konusu tutarı davacıya ödemekle yükümlü bulunduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin dosyaya sunduğu aksi yöndeki savunma ve itirazlarının yerinde görülmediği,
davalı sigorta şirketine davadan önce 02.11.2023 tarihinde başvuruda bulunulmuş olmakla 2918 sayılı KTK'nun 99. Maddesi uyarınca 8 iş günü sonrası olan 15.11.2023 tarihinde davalı sigortanın temerrüde düştüğü, davaya konu tazminatın destekten yoksun kalma zararına ilişkin olması nedeniyle uygulanacak faiz türünün yasal faiz olup, somut olayda ticari temerrüt faizi uygulama koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, davanın talep artırım dilekçesindeki miktar üzerinden kabulü ile,
davacının eşinin trafik kazası sonucu vefatı nedeniyle uğramış olduğu 340.366,44-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan 15.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının yerinde görülmeyen ticari temerrüt (avans) faizi hükmedilmesine ilişkin feri nitelikteki talebinin reddine karar vermek gerekmekle, yapılan açıklamalara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/23, K. 2024/854, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama