KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/334
- Karar No
- 2024/622
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2024
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/334 Esas - 2024/622
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/334 Esas
KARAR NO : 2024/622
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 04/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 01.02.2014 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Uludağ Kebapçısı istikametinden ... Bulvarı istikametine seyir ettiği olay yeri .... .... ....
Sitesi önünde bulunan hafif sola virajlı orta refüjle bölünmüş tek yönlü çok şeritli yolun orta kısımlarında sola meyilli sağa tek lastik 32 metre savrulma iziyle yolun sağında bulunan yaya kaldırımı bordör taşına çarpıp yoldan çıktığı burada bulunan korkuluk demirleri ve yolda bulunan demir yön levhasına çarpmak suretiyle 7 metre tekrar savrulduğu araçtan kopan parçaların site içerisinde bulunan park halindeki ... plakalı aracın ön cami ve kaporta kısımlarına hasar verdiği sürücü ...' nın araçtan fırlamak suretiyle 3 metre derinlikteki site bahçesine düştüğü yine aynı araçta bulunan yolcu Dara YEĞEN' nin ise üstü açık araçtan fırlamak
suretiyle yol içerisine düşmek suretiyle hayatlarını kaybettikleri kazada sürücü ...'nın olay yeri hafif çıkışa meyilli yolda aşırı hız neticesi direksiyon hakimiyetini kaybettiği beliren tehlike karşısında frensiz olarak savrulduğu aracını görüşe açık ve asfalt ve kuru zeminde duruşa geçiremediği bu nedenle 2918 sayılı KTK'nın 51 maddesi (aşırı hız) kuralını ihlal ettiğini, kaza sonrasında ...'nın kazaya bağlı olarak olay yerinde vefat ettiğini, ...'nın davacıların oğlu olduğunu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç kaza tarihi itibariyle ...
Sigorta A.Ş’ye ait 72190370 Numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığını, ihtarın ...
Sigorta A.Ş.' ye 06.02.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, sigorta şirketince yasal süre içerisinde Hasar dosyası açıldığını, 8 iş günü içerisinde tarafımıza ödeme yapılmayarak 17/02/2023 tarihinde temerrüde düştüğünü, müvekkillerinden ...'nın uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararı için 100,00 TL, ... 'nın uğramış olduğu Destekten Yoksun Kalma Zararı için 100,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 200,00-TL maddi tazminat bedelini davalı ...
Sigorta A.Ş açısından temerrüt tarihi olan 01.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88/1.
Ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 268.000,00 TL olduğunu, mütevvefanın kazaya tam kusuruyla sebebiyet verdiğini dolayısıyla dava konusu tazminatın teminat dışı kaldığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıların mütevvefanın desteğine destek alacaklısı olma yaşını çoktan geçtiğinden ihtiyaçlarının olmadığını, mütevvefa ve davacılara ait nüfus kayıt örneğinin dosyaya kazandırılarak başkaca destekçisi olup olmadığı ile destekçilikten çıkanların tespiti gerektiğini, sigortacının ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin avans faizi sorumluluğunun bulunmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Hasar ve poliçe dosyası örneği,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazası nedeni ile uğranılan destekten yoksun kalma zararının tazmini istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamına göre; davacıların desteği olduğu belirtilen müşterek çocukları müteveffa sürücü ...'nın 01.02.2014 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucu vefat ettiği, kaza tarihinde eski genel şartların yürürlükte bulunduğu buna göre mahkemece destekten yoksun kalma taleplerinin kabulüne karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinin 1. fıkrası ile işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukukî sorumluluğu “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlenmiştir.
Nitekim KTK’nın 91. maddesi ile de işletenlerin, bu maddeye göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunluluğu getirilmiştir. Burada işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu ise, akdi (sözleşmesel) niteliktedir.
Söz konusu akdi ilişki, işleten ile onun hukukî sorumluluğunu üzerine alan zorunlu (trafik) sigortacısı arasındadır. Ayrıca KTK’nın 92. maddesinde zorunlu malî sorumluluk sigortası dışında kalan hususların tahdidi olarak sayılmış olup maddenin (a) bendinde belirtildiği üzere “İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Vurgulamakta yarar vardır ki, bu hüküm işletenin eyleminden sorumlu olduğu kişilere yönelik kendi zararına dayalı talepleri noktasında önem arz etmektedir. Kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre, salt sigorta şirketinin dava edildiği ve üçüncü kişinin zararının söz konusu olduğu durumlarda bu hükmün uygulama alanı bulamayacağı açıktır. Nitekim aynı ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.11.2013 tarihli ve 2013/17-72 E., 2013/1558 K..
02.03.2021 tarihli ve 2017/1718 E., 2021/180 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu malî mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin/sigortalının zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, Rauf: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, ... 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nın 85. maddesinin 1. fıkrasında yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir. Bu nedenle zarar görenler, bu zararın giderilmesi amacıyla, araç işletenine karşı KTK hükümlerine göre başvuru hakkına sahip değilse, zarar verene ait aracın trafik sigortacısına da başvuramayacaktır. İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri sigorta teminatı kapsamına dâhil değildir.
Somut olayda dava dışı sürücü/muris ...'nın adına kayıtlı bulunan ve davalı sigorta şirketine zorunlu malî mesuliyet sigortalı olan araç ile kendi kusuru ile gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiği anlaşılmakta olup, bu itibarla dava dışı sürücünün yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince üçüncü kişi olmadığı, dolayısıyla davacı mirasçıların da üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin de dava dışı muris’in hak sahipleri olan davacılara karşı sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmış ve (aynı yönde HGK'nun 20.04.2021 tarih, 2020/17-191 Esas ve 2021/514 Karar sayılı ilamı) davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/334, K. 2024/622, 4 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama