KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/239
- Karar No
- 2026/217
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/239 Esas - 2026/217
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2026/239 Esas
KARAR NO : 2026/217
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 19/03/2026
KARAR TARİHİ : 25/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2026
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten ortopedi ve travmatoloji kliniğinde kullanmak üzere "..." isimli tıbbi cihazı satın aldığını, söz konusu satışa ilişkin 02.09.2025 tarihli fatura bedeli 3.374.713,00-TL olup, müvekkilinin bu bedelin 1.250.000,00-TL’sini davalıya ödediğini, satış öncesinde davalı temsilcilerinin, cihazın ameliyat sonrası ödem azalttığını, dolaşımı düzenlediği ve klinik ortamında "güvenle" kullanılabileceği yönünde yanıltıcı beyanlarda bulunduklarını, cihazın müvekkilinin kliniğine teslim edildikten sonra yapılan akademik ve teknik incelemelerde,
cihazın satış anında gizlenen çok sayıda kritik kontrendikasyonu (kullanılmaması gereken durumlar) olduğunun ortaya çıktığını, cihazın; kalp pili taşıyan, ileri kalp yetmezliği olan, ciddi damar hastalıkları (derin ven trombozu vb.) bulunan hastalarda özellikle müvekkilinin uzmanlık alanı olan yeni geçirilmiş cerrahi girişimi bulunan hastalarda kesinlikle kullanılmaması gerektiğinin tespit edildiğini, satış anında "ameliyat sonrası güvenli" denilen cihazın, aslında kanama, hematom ve dikiş açılması gibi ciddi komplikasyon riskleri barındırdığının anlaşıldığını,
davalı tarafın cihazın tıbbi risklerini gizleyerek müvekkilini yanılttığını ve kullanım alanının gerçeğe aykırı şekilde tanıtıldığını, bu durumun cihazın "gizli ayıplı" olduğunun ve müvekkilinin hasta portföyünde kullanılmasının tıbben ve hukuken mümkün olmadığının kanıtı olduğunu, .... ..... ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, sözleşmeden dönüldüğünün bildirildiğini ve bedel iadesi talep edildiğini, davalı tarafın süresinde iadeyi gerçekleştirmediğini ardından gidilen zorunlu arabuluculuk sürecinde de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını,
özellikle tıbbi risk taşıyan ve insan sağlığı üzerinde telafisi imkansız zararlar doğurabilecek cihazlarda, "sözleşmeden dönme" hakkının kullanılması hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilemeyeceğini, zira alıcının bu cihazı kullanmaya devam etmesinin tıbbi ve hukuki sorumluluk doğuracağını, bu süreçte müvekkilinin tekrarla davalıdan cihazı teslim almasını söylediğini ve davalının sürekli müvekkilini geçiştirdiğini, davalının müvekkilininin gizli ayıba karşı başvurularına cevap vermediğini, cihazın teknik bilgi ve özellikleri hakkında bilgilendirme yapılmadığını, müvekkilinin davalı satıcı ile başkaca tıbbi malzemeler de aldığını,
aralarındaki ticari güvene dayanarak müvekkilinin cihazın teslim alınmasını beklediğini ancak herhangi bir dönüş alamadığı gibi, müvekkilinin arayarak ayıp ihbarlarını yapması sonrası, faturaya dayalı icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin de gecikmeksizin ihtarname ile cihazın iadesini talep etmiş ise de herhangi bir geri dönüş alamadığını, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davalı tarafça, cihazın bakiye bedelinin tahsili amacıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz üzerine davalı tarafça ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/1017 E. sayılı dosyası ile "İtirazın İptali" davası ikame edildiğini, her iki davanın konusu aynı cihaz (...), tarafları aynı ve uyuşmazlık kaynağı (ayıplı ifa iddiası) ortak olduğunu, huzurdaki "Sözleşmeden Dönme ve Bedel İadesi" davası ile ...
6. ATM’deki "İtirazın İptali" davası arasında HMK m. 166 uyarınca tam bir hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, biri hakkında verilecek karar diğerini doğrudan etkileyeceğinden, çelişkili kararların önüne geçilmesi ve yargılamanın hızı açısından bu iki dosyanın ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/1017 E. sayılı dosyası üzerinden birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya bu aşamada tebligat yapılmamıştır.
GEREKÇE
Dava; ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme, ödenen bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili, bakiye alacak yönünden borçlu olunmadığının tespiti ile ayıplı olduğu iddia olunan cihazın davalıya iadesi istemine ilişkindir.
Birleştirme talebine konu ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1017 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacının Sars Tıbbi Cihazlar Medikal Sağlık ve Sağlıklı Yaşam Spor Hizmetleri Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, davalının Yusuf Erdem olduğu, davanın tıbbi cihaz ve ekipman satışına dair fatura alacağının tahsili istemi ile başlatılan ... 2 Genel İcra Dairesi'nin 2025/76210 sayılı takip dosyasında başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davanın 27/12/2025 tarihinde açıldığı ve derdest olup duruşmasının 27/04/2026 tarihine bırakılmış olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 2026/239 esas sayılı dava dosyası ile ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1017 esas sayılı dosyasındaki davanın taraflarının aynı olduğu, aynı cihazdan dolayı cihaz bedelinden kalan bakiye alacak istemi ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılığından işbu dava dosyasının önceki tarihli ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1017 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/239, K. 2026/217, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama