KÜNYE
T.C. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/301
- Karar No
- 2022/51
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2022
Karar Metni
1.127 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2021/301 Esas
KARAR NO : 2022/51
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 23/05/2021
KARAR TARİHİ : 31/01/2022
YAZIM TARİHİ : 18/02/2022
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile iki adet ürün satımı ve davalı şirket için şirket yetkilisine verdikleri nakit borç nedeni ile oluşan alacaklarının ödenmeyen kısmının tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirtip, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı vekili ; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
- Ankara ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası, -Davalının mal alım beyannameleri, -Davalı şirketin yetkililerini gösterir ticaret sicil özet bilgileri, -...' e yapılan havale, -Davalı ödemelerine ait kayıtlar, -Alacağın dayanağı faturalar, -Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı, -Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafın iddiasına göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeni ile davacı tarafından davalıya ilki 46.500,00 TL bedelli, ikincisi 12.980,00 TL bedelli olmak üzere toplam 59.480,00 TL bedelli ürün satış ve teslimi gerçekleşmiş, ayrıca davalı şirketin ihtiyacı bulunması nedeni ile davalı şirketin yetkilisi olduğu anlaşılan ...'e 2.000,00 TL borç para havale edilmiş, bu nedenle oluşan davacı alacağı için davalı tarafından 37.000,00 TL ödeme yapılmıştır.
Bu şekilde davalıdan halen 24.480,00 TL alacaklı olduğu düşüncesinde olan davacı, alacağının tahsili için davalı hakkında Ankara ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibini başlatmıştır. İcra takibi ile 24.480,00 TL asıl alacak ile 12.003,75 TL işlemiş faizden oluşan toplam 36.483,75 TL nin tahsili talep edilmiştir. Ödeme emri 01/03/2021 tarihinde tebliğ edilen davalının 02/03/2021 tarihli itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur.
Davalı itirazında, alacağın zaman aşımına uğradığını ve davacıya borçları olmadığını ileri sürmüştür.
İtirazın iptali davası asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı olan 36.483,75 TL üzerinden açılmıştır.
İddiaların ileri sürülüş şekli itibarı ile, davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda iki adet fatura kapsamındaki ürünleri davalıya satıp teslim ettiğini, bunun dışında davalı şirketin ihtiyacı için şirket yetkilisine 2.000,00 TL yi borç para olarak verdiğini ve davalıdan halen icra takibi ile talep ettiği kadar alacaklı olduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Davalı şirketin temin edilen mal alım beyannamesine göre, davacı alacağının dayanağı olan iki adet fatura kapsamındaki ürünlerin davacıdan satın alındığının bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edilmiş olması nedeni ile bu iki fatura kapsamındaki ürünlerin davalıya teslim edildiği şeklinde davacı lehine aksinin kanıtlanması mümkün olan karine oluştuğu kabul edilmiştir. Davacı lehine olan bu karinenin davalı tarafından aksinin kanıtlanması mümkün olduğu halde davalı taraf faturaların kapsamında yer alan ürünlerin kendisine teslim edilmediğini kanıtlayamamıştır.
Davalı taraf uyarılı davetiye tebliğ edilmesine rağmen ticari kayıtlarını incelemeye sunmadığı için sadece davacı defterlerinini incelenmesi sureti ile 22/11/2021 bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporu ile, davacı alacağının dayanağı olan iki adet fatura kapsamındaki ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin kayıt olduğu, ayrıca davalı şirketin ihtiyacı olması nedeni ile havale ile davalı şirkete 2.000,00 TL para gönderildiğinin kayıtlı olduğu, aynı kayıtlara göre davalının toplam ödemesinin 37.000,00 TL olduğu ve davacının davalıdan tahsili gereken alacağının 24.480,00 TL olduğu belirlenmiştir,
Davalının mal alım beyannamesi ve bunu doğrulayan davacı defter kayıtlarına göre davacının 46.500,00 TL ve 12.980,00 TL bedelli iki adet fatura kapsamındaki ürünleri davalıya satıp teslim ettiğinin kanıtlandığı kabul edilmiştir.
Davacı alacağının bir diğer dayanağı ise davalı şirketin yetkilisi olan ...' e 18/12/2017 tarihli ve 2.000,00 TL bedelli havale işlemi olup, kural olarak havalenin daha önce oluşan bir borcun sona erdirilmesi amacı ile yapıldığı kabul edildiği gibi, havalenin doğrudan davalı şirkete ve borç olarak gönderildiğine ilişkin kayıt olmaması nedine ile bu bedelin ancak gönderildiği kişiden yani Bülent'ten talep edilmesinini mümkün olduğu, bu miktarın davalı şirketin borcu olduğunun kanıtlanamadığı kabul edilmiştir.
Havaleye konu ödemenin davalı şirkete borç olarak verilip verilmediği konusunda yemin delili bulunan davacıya kesin süre verilmiş, bu süre içerisinde yemin deliline baş vurulmadığı için 2.000,00 TL havale bedelinin davalı şirkete borç para olarak verildiği, bu miktarın davalıdan tahsili gerektiğinin kanıtlanamadığı kabul edilmiştir.
Toplanan delillere göre, davacının davalıya 2.000,00 TL borç para verdiğinin kanıtlanamadığı, davacının 31/01/2017 tarihli 46.500,00 TL bedelli ve 22/08/2017 tarihli 12.980,00 TL bedelli olmak üzere toplam bedeli 59.480,00TL olan ürünleri davalı tarafa satıp teslim ettiğini kanıtladığı, davalı tarafından daha fazla ödeme yapıldığı kanıtlanamadığı için davacının kabulünde olan 37.000,00 TL davalı ödemesi dışında kalan 22.480,00 TL davacı alacağının varlığının kanıtlandığı, bu miktara yönelik davalı itirazı haklı nedene dayanmadığı için, itirazın bu miktarla sınırlı olarak iptali gerektiği kabul edilmiştir.
İcra takibi ve itirazın iptali davasında icra takibinin öncesine ilişkin işlemiş faizde talep edilmiş ise de, davacı alacağı kesin vadeyi içermediği gibi, takip öncesi davalının temerrüte düşürüldüğü de kanıtlanamadığı için işlemiş faiz talebinin yerinde olamadığı kabul edilmiştir.
Davacı alacağının taraf kayıtları ile belirlenmesi mümkün olup, haksız itiraz nedeni ile davacının 22.480,00 TL asıl alacağına ulaşması geciktirildiği için, bu miktarın % 20 sine karşılık gelen icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği kabul edilmiştir.
Borca itiraz dilekçesinde alacağın zaman aşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki ticari ilişki 2017 yılı içerisinde gerçekleşmiş olup, BK. nun 146. Maddesi uyarınca yazılı olmasa da sözleşmeden kaynaklanan alacaklar için 10 yıllık zaman aşımı öngörülmüş, bu süre takip ve dava tarihi itibarı ile dolmadığı için zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı kabul edilip, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/301, K. 2022/51, 31 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama