KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/374 Esas - 2023/646
Karar Metni
1.229 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2021/374 Esas
KARAR NO : 2023/646
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACILAR : 1- ..... 2- ..... 3- ..... VEKİLLERİ : Av. ..... DAVALILAR : 1- ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... Av. ..... Av. ..... Av. ..... Av. ..... Av. ..... Av. ..... Av. ..... : 2- ..... 3- ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/08/2014
KARAR TARİHİ : 12/10/2023
YAZIM TARİHİ : 13/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/08/2012 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde müvekkili ...'ın yaralandığını, bu nedenle şimdilik 5.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazada kusur tespitinin gerektiğini, maluliyet durumunun tespiti için ...ndan rapor alınması gerektiğini, davacının maddi zararı var ise önce sigorta poliçesi tarafından karşılanabileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkilinin kusuru oranında sorumlu olabileceğini, kazada kusur tespitinin gerektiğini, maluliyet durumunun tespiti için ...ndan rapor alınması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili 29/12/2021 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden manevi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava, 14/08/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak sürekli ve geçici iş göremezlik ve manevi tazminat talebinden ibarettir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, .....
Sayılı kararı ile "....Mahkemece yapılan yargılamada, 14.08.2012 tarihinde, davalı sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki araç ile seyrettiği esnada; yaya olarak bahçe duvarının kenarında beklemekte bulunan davacı ...’a çarparak aracın altında sürüklemesi suretiyle yargılama konusu trafik kazasının meydana geldiği, .....'ndan alınan 15/05/2017 tarihli rapor uyarınca davacı küçük ...’ın kaza nedeniyle bedensel özür oranının %17 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği,
davalı sigorta vekili tarafından dosyaya sunulan ... firmasından düzenlenmiş maluliyet raporu uyarınca ise davacı ...’ın kaza nedeniyle kalıcı maluliyetinin oluşmadığı, iyileşme süresinin ise 60 güne kadar uzayabileceğinin bildirildiği, yerel mahkemece davacı ...’ın kalıcı maluliyet oranı % 17 kabul edilerek yapılan aktüer hesabı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda yerel mahkemece maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden, gerçek kişi tarafların sosyal ekonomik durumları kolluk marifetiyle araştırılmadan hüküm verilmiş olması doğru görülmediğinden, davacılar ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı kabulüne, 6100 sayılı HMK.nın 353/1.a.
6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kolluk marifetiyle gerçek kişi tarafların sosyal ekonomik durumlarının araştırılması, dosya kapsamında yer alan maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gidererek davacı ...’ın kaza nedeniyle oluşan işgöremezlik oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla dosyanın ..... gönderilmesi, gelen rapor kapsamında tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle mahkememizin 08/11/2018 tarihli ..... sayılı ilamı kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmiş ..... esas sırasından yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce .....'nin kararı uyarınca, ...'ndan rapor istenilmiş, ATK'nın 22/05/2023 tarihli raporunda özetle; davacının E cetveline göre %10,3 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve deliller, davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, kazaya karışan araçların kusur durumu, davacıya ilişkin tespit edilen maluliyet oranları ve süresi, hesap bilirkişisi raporu kapsamı hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda; davacının maddi tazminat talepleri yönünden müteselsil sorumlu sigorta yönünden feragat ettiği, bu feragatin sigortalı araç sürücüsü ve malikine sirayet edeceği zira sigortanın sorumluluğunun aslen bu sigortalıların sorumluluğunun yansıması olduğu kabulü ile tüm davalılar yönünden maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, kaldırma kararı öncesi verilen tazminat miktarında değişikliğe neden olacak bir delil dosyaya girmemiş olduğundan aynı miktar tazminata ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... · ¸ Hakim ..... · ¸
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/374, K. 2023/646, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama