KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/642
- Karar No
- 2023/761
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/671 Esas - 2023/897
Karar Metni
1.425 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2022/671 Esas
KARAR NO : 2023/897
HAKİM : .... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1-) .... VEKİLİ : Av. .... DAVALILAR : 2-) .... 3-) .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : HASAR BEDELİ - DEĞER KAYBI - ARAÇ MAHRUMİYETİ
DAVA TARİHİ : 12/10/2022
KARAR TARİHİ : 25/12/2023
YAZIM TARİHİ : 29/12/2023
Mahkememizde açılan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ; Davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı araçların neden oldukları trafik kazası sonucu davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, hasarın yurt dışında tamir edildiğini, tamir süresi içerisinde araçtan mahrum kaldıklarını ve ayrıcı hasara bağlı olarak araçlarında değer kaybı oluştuğunu belirtip, hasar bedeli 10,00 EURO nun tüm davalılardan, değer kaybı 10,00 EURO ve araç mahrumiyeti için 10,00 EURO olmak üzere toplam 20,00 EURO nun davalı gerçek kişilerden olmak üzere 30,00 EURO nun tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı Sigorta şirketi vekili ; Talep edilen hasar bedeli fahiş olduğu için anlaşma olmadığını, gerçek zarar esas alınıp hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, hasar için KDV ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını, araçta değer kaybı oluşmadığını, kusur raporunun ATK dan diğer zarar isteklerine ilişkin raporun ise uzman bilirkişilerden alınması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı gerçek kişiler vekili ; Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli ve ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, araçları için trafik sigorta poliçesi düzenlenmiş olması nedeni ile müvekkillerinden talepte bulunulamayacağını, kaza Türkiye' de gerçekleştiği için EURO cinsinden talepte bulunulamayacağını, müvekkillerinin olayda kusurlarının bulunmadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
-Her iki araca ait ruhsat örnekleri ile trafik sigorta poliçesini de içeren hasar dosyası, -Davalıya ait araç için yurt dışı çıkış kayıtları ile tamir gideri belgeleri, -Davacıya ait araçtaki hasarları gösterir resimler, -Davadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru ile ilgili kayıtlar, -Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı, -Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, davacıya ait ... ... plaka sayılı araç ile davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı araçların neden oldukları trafik kazası sonucu davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, hasarın yurt dışında tamir edildiğini, tamir süresi içerisinde araçtan mahrum kaldıklarını ve ayrıcı hasara bağlı olarak araçlarında değer kaybı oluştuğunu belirtip, hasar bedeli için 10,00 EURO nun tüm davalılardan, değer kaybı için 10,00 EURO ve araç mahrumiyeti için 10,00 EURO olmak üzere toplam 20,00 EURO nun davalı gerçek kişilerden olmak üzere 30,00 EURO nun tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davacıya ait yabancı plakalı araç ile davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı araçlar 19/11/2021 tarihinde maddi hasar ile sonuçlanan trafik kazasına neden olmuştur. Davalı sigorta şirketi ... plaka sayılı araç için kaza tarihi içinde koruma sağlayan trafik sigorta poliçesi düzenlemiştir.
Davacıya ait araç 11/09/2021 tarihinde yurda giriş yapmış, 19/11/2021 tarihinde kazaya karıştıktan sonra kaza tarihine takip eden 20/11/2021 tarihinde davacımız sahibi olduğu yabancı plakalı araç ile yurt dışına çıkış yapmış, davacı aracını daha önce yaşadığı ülkede tamir ettirmiştir. Davalılar her ne kadar hasarın Türkiye'de meydana geldiğini, bu nedenle zararların ancak TL olarak talep edilebileceğini ileri sürmüş ise de, bir örneği dosya içerisinde bulunan ... kararından da anlaşıldığı gibi, zarar görenin tamiri Türkiye'de yapmaya zorlanamayacağı, yerleşim yeri yurt dışı olan kişinin burada yaptığı tamir giderleri ile diğer zarar kalemlerini yabancı para üzerinden talep edebileceği kabul edilmiştir.
Davalı gerçek kişiler yönünden kaza yeri mahkemeleri eylem haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı için ... Mahkemeleri yetkili ve yine Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli ise de, sigorta şirketi trafik sigortacısı olması nedeni ile sorumlu olup, sigorta şirketi yönünden Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Sigorta şirketi yetki itirazında bulunmadığı için bu davalı yönünden yetkili hale gelen .... Mahkemelerinin davalı gerçek kişiler yönünden de yetkili hale geldiği, usul ekonomisi gereği tüm davalılar yönünden daha sağlıklı karara ulaşabilmek için davaların birlikte yürütülmesi gerektiği kabul edilip, yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.
Davalı gerçek kişiler, araçları için trafik sigorta poliçesi düzenlendiği için sigorta şirketine baş vurulması gerektiğini, kendilerinden talepte bulunulamayacağını ileri sürmüş ise de, zarar görenin sadece sigortacıya başvuru için zorlanamayacağı, zararın poliçe kapsamında sigortacıdan talep edilmesi mümkün ise de, aynı zararın tazmini için haksız fiil sorumlusu olan davalı gerçek kişilere birlikte başvurusunu engelleyen bir düzenleme olmadığı kabul edilmiş, itiraza bu nedenle itibar edilmemiştir.
Gerekçeleri itibarı ile olaya uygun ve denetime açık olup, kazanın oluş şekline ilişkin araç sürücülerinin imzalarını taşıyan kaza tutanağına göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, davacı ... sahibi ve sürücüsü olduğu yabancı plakalı aracı ile ....
Caddesini takip edip düz gelip yine düz olarak seyrine devam etmek amacı ile üçlü kavşağa gelmiş, davalı ... ... kullandığı ... plaka sayılı araç ile ... ara sokağından ana yola kontrolsüz olarak çıkmış, kendi şeridinde seyir halinde olan davacının aracına sağ arka yan kısmından çarparak hasar ile sonuçlanan kazaya neden olmuştur.
Kaza yukarıda anlatılan şekilde gerçekleşmiş olup, davacının ana yolu kullandığı ve sağ veya sola dönmeksizin geliş yönünde seyir halinde olduğu, hız kuralını ihlal ettiğine ilişkin bir veri olmadığı, davalı sürücünün ise, tali yoldan ana yola çıktığı, kavşağa geldiğinde hızını azaltması gerektiğine ilişkin trafik kurallarına aykırı davrandığı için sigortalı araç sürücüsü ... ...'ın somut olayda tam kusurlu olduğu, davacının trafik kuralı ihlali, dolayısı ile kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Davacının maddi tazminat istekleri tamir gideri, değer kaybı ve araç mahrumiyet giderinden oluşmaktadır.
Davacıya ait araç yurt dışında tamir edilmiş olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, araçtaki hasarların giderimi için yapılması gereken gider toplamı 10.000,00 Euro olup, aracın kaza tarihinden önceki nitelikleri dikkate alındığında ikinci el piyasa değeri 10.500,00 Euro olduğu için aracın tamirinin ekonomik olmadığı, bu hali ile aracın kaza tarihinden önceki ikinci el piyasa değeri olan 10.000,00 Euro dan davacıda kalan araç hurda bedeli 1.500,00 Euro nun mahsubu gerektiği, bu hali ile davacının her üç davalı tarafından giderilmesi gereken zararının 8.500,00 Euro olduğu kabul edilmiştir.
Davacının bir diğer talebi değer kaybı olup, aracın tamiri ekonomik kabul edilmediği için kazadan önceki hali ile ikinci el piyasa değerine karşılık gelen zararın davalılardan tahsiline karar verildiği için ayrıca değer kaybı zararı ödenmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
Davacının son talebi, aracın tamiri için geçen süre içerisinde aracını kullanamadığı içen oluşan araç mahrumiyet gideridir. Aracın tamiri mümkün görülmediği için aracın tamir süresine bağlı olarak zarar belirlenmesinin mümkün olmadığı, fakat yeni bir araç temini için geçmesi gereken sürenin 15 gün kadar olabileceği, bu süreye karşılık gelen araç mahrumiyet gideri olan 525,00 Euro nun da davalı gerçek kişilerden tahsili gerektiği kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili KDV ödemek zorunda olmadıklarını söylemiş ise de, davacının aracının tamiri ve araç mahrumiyet g-ideri için KDV ödemesi yasal zorunluluk olup, bu nedenle KDV nin de davalıdan talep edilmesinin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin 31/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınıp, 8.500,00 Euro nun her üç davalıdan ve 525,00 Euro nun ise gerçek kişi davalılardan tahsili gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip .... Hakim ....
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/642, K. 2023/761, 13 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama