KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/863 Esas - 2024/125
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2022/863 Esas
KARAR NO : 2024/125
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACILAR : 1-) .... 2-) ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : MENFİ TESPİT - İSTİRDAT -İPOTEĞİN FEKKİ
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 19/02/2024
YAZIM TARİHİ : 23/02/2024
Mahkememizde açılan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili.
Davalı tarafından davalılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi amaçlı başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, sonradan davalı ...'e devir edilen diğer davacı ...'a ait taşınmaz üzerinde dava dışı ... şirketi ile davalı arasında imzalandığı söylenen bayilik sözleşmesi nedeni ile 320.000,00 TL bedelli ipotek bulunduğu gerekçesi ile icra takibinin başlatıldığını, daha önce davalı tarafından bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için ... şirketi ve davalı ... haklarında .....
Esas sayılı davanın açıldığını, yapılan yargılama sonucu ipotek veren davacı ...'ın bayilik sözleşmesinde imzası olmadığı gibi, borcu bir şekilde üstlendiğine ilişkin belgede olmadığı için ... yönünden davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, üstelik ipotek sözleşmesinin de yasada aranan şekil koşuluna uyulmadan yapıldığını, bu hali ile ipotek nedeni ile borçlu olduğu ileri sürülen davacı ... hakkındaki bu karar ve ipotekli taşınmazı devir alan diğer davacı ...'ten de talepte bulunulmasının mümkün olmadığını belirtip, icra takibi nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine,
icra takibinin iptaline ve ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir. Yargılama sürmekte iken ödeme yapıldığı için talep istirdat davasına dönüşmüştür.
YANIT
Davalı vekili ; İpoteğin yasal koşullara uyularak tapuda yapıldığını, davacı ...'ın davalı dışı şirket ile davalı arasında imzalanan bayilik sözleşmesi dolayısı ile bayinin oluşacak borçları için 320.000,00 TL limitli ipotek verdiğini, mahkeme kararı ile bayinin davalıya borcu olduğunun kesinleştiğini, diğer davalının ise ipotekli taşınmazı devir alan sıfatı ile sorumlu olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, kötü niyetli olarak dava açıldığını belirtip, davanın reddi ile birlikte kötü niyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
-Davalı ile dava dışı ... şirketi arasında imzalanan bayilik ve taahhüt sözleşmeleri, -Davacı ...'ın kendisine ait olup sonradan diğer davalıya devir ettiği taşınmaz ile ilgili tapu kayıtları ve ipotek işlemlerine ilişkin kayıtlar, - ... Esas sayılı dava dosyası -... Esas sayılı icra takip dosyası, -Davacılar tarafından yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar, -Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, davacılar hakkında davalı tarafından ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibi nedeni ile her iki davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, ipoteğin fekki ve yapılan ödemenin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ..., davalı şirket ile bayilik ve taahhütnameyi imzalayan dava dışı dışı ... şirketinin ortak ve yetkilisi olup, bayilik sözleşmesi ve taahhütnamede şirket yetkilisi olarak imzası bulunmaktadır. Bu iki sözleşmede ...'ın kişisel sorumluluğunu gerektiren imzası yer almamaktadır.
Davalı ... ... A.Ş .... Mahkemesi'nde açtığı ve bozma sonrası .... Esas numarası verilen davada; bayi olan şirketin süresinde yakıt alımına başlamadığı, taahhüt edilen kadar ürün talep edilmediği gerekçesiyle sözleşmeyi fesih edip cezai şart alacağının tahsili için hem bayi olan ... . . . Ltd. Şti. hem de davamızın davacısı ... hakkında 22/10/2013 tarihinde alacak davası açmıştır.
Davacımız olan ... bayilik sözleşmesi ve taahhütnameden kaynaklanan ... . . . Ltd. Şti. için 320.000,00 TL bedelli ipotek verdiği halde ipotek belgesi dosyaya sunulmadığı ve bayilik sözleşmesi ile taahhütnamede de ...'ın imzası olmadığı için hakkında açılan dava sözleşmenin tarafı veya başka bir ad altında garantörü olmadığı gerekçesi ile davalı sıfatı yokluğu (husumet) nedeniyle hakkında dava reddedilip yasa yoluna başvurulmadığı için karar 25/02/2020 tarihinde kesinleşmiştir.
... A.Ş bu kez alacağını ... . . . Ltd. Şti.'den tahsil edemeyince 2021 yılı içerisinde ... esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi amaçlı icra takibini başlatmıştır. Borçlu olarak ise ipotek veren ... ile ipotekli taşınmazı devir alan ... ...'i göstermiştir.
Davacılar tarafından icra tehdidi nedeniyle 13/12/2022 tarihinde mahkememizde menfi tespit davası açılmış, icra veznesine girecek paranın takpi alacaklısına ödenmemesi tedbir kararı ile yasaklanmış olmasına rağmen bu karar satış dahil diğer icra işlemlerini durdurmadığı için davacılar tarafından 03/02/2023 tarihinde 320.000,00 TL ödeme yapılmış, dava da bu aşamadan sonra istirdat davasına dönüşmüştür.
Eldeki davada temel sorun; bayilik sözleşmesi ve taahhütnameye aykırılık nedeniyle ... Mahkemesi'nde açılan ... ... hakkındaki davanın bayilik sözleşmesi ve taahhütnamede taraf olmadığı, başka şekilde borcu garanti etmediği için davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin kesinleşen karar sonrası ilk davada ...'ın sorumluluk nedeniyle ipotek vermesi gösterilmeyip, dava husumet nedeniyle reddedildikten sonra bir şekilde ...'ın ipotek veren olduğunu fark eden ...
AŞ'nin ipotek belgesine dayanak dava dışı bayinin sözleşmeye aykırılığı nedeniyle hüküm altına alınan borcu için ... A.Ş tarafından ipotek veren ve ipotekli taşınmazı devir alan davacılarımız hakkında icra takibi ile alacak talebinde bulunup buşunmayacağı, daha doğrusu ... Mahkemesi'nde husumet yokluğuna ilişkin kararın davacılarımız hakkında icra takibi yapılmasına engel oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmaktadır.
... A.Ş tarafından ... hakkında .... Mahkemesi'nde alacak davası açıldığında ... A.Ş'nin elinde ... tarafından davaya konu edilen bayilik sözleşmesinden dolayı oluşacak bayi borçları için verilmiş ipotek olduğu halde bu belge mahkemeye sunulmadığı için mahkeme, borcu başka şekilde garantör olduğu kanıtlanamadığını gerekçe yapıp ... hakkındaki davayı esastan reddetmiştir.
Asıl bayilik ilişkisinden dolayı alacaklı olan ... A.Ş bayisi ... ... . . . Ltd. Şti. hakkında genel haciz yolu ile icra takibi yapabileceği gibi doğrudan alacak davası açma hakkına da sahip olduğu için dava açma yolunu seçmiştir.
İpotek veren ... yönünden ise, ... A.Ş'nin yapacağı şey ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapmak olup, tahsilde tekerrür oluşturmayarak, yani bayi ... ... . . . Ltd. Şti.'nden yapılacak tahsilat ile tekrar tahsilata yol açmayacak şekilde icra takibi yapması gerekiyor idi. Bu durumda, önce asıl borçlu bayinin borcunun ortaya çıkması, sonra da ipotekten dolayı bu borcun ...'dan talep edilmesi mümkün olacak idi.
Asıl borçlu bayi ... ... LTd. Şti. hakkındaki borçluluk hali 25/02/2020 tarihinde kesinleşen .... ., sayılı ilamı sabit hale geldikten sonra ... yönünden ipotek veren sıfatı ile ... yönünden ise ipotekli taşınmazı devir alan olarak icra takibi yapması ya da dava açması mümkün olacaktı. Somut olayda da yukarıda anlatılan koşulların gerçekleştiği, ...
Mahkemesi dosyasında ... tarafından verilen ipoteğin geçersiz olduğu tartışılıp dava bu nedenle reddedilmediği için davalı alacaklı ...
A.Ş'nin ipoteğe dayanak icra takibi yapmasında bir engeli olmadığı, asıl borçlu bayi şirketin halen borcunu ödememesi nedeniyle ipotek veren ve ipotekli taşınmazı devir alandan ipotek sözleşmesi uyarınca talepte bulunulmasını engelleyen bir durum da olmadığı için menfi tespite dönüşen istirdat davasının reddi gerektiği kabul edilip aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip .... Hakim ...
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/863, K. 2024/125, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama