İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/866 K.2024/185

Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 23/12/2004-31/12/2004 tarihleri arasında dava dışı şirkette kesintisiz olarak çalıştığını, babası ...’in 02/12/2020 tarihinde ölümü ile şirket ortağı haline geldiğini, davalının…

Esas2022/866Karar2024/185Tarih28 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.141 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
28 Şubat 2024
Esas no
2022/866
Karar no
2024/185
Dava
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) Şirket Yöneticisinin Temsil Yetkisinin Kaldırılması
Dava tarihi
26/09/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
11/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.141 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Dava

Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 23/12/2004-31/12/2004 tarihleri arasında dava dışı şirkette kesintisiz olarak çalıştığını, babası ...’in 02/12/2020 tarihinde ölümü ile şirket ortağı haline geldiğini, davalının münferiden tek başına imza yetkisi ile yönetim kurulu başkanı seçildiğini, şirketin yöneticiliğini üstlenen davalının müvekkilini şirketten uzaklaştırılmasının sağladığı rahatlıkla tarafların ortak oldukları şirketi kendi menfaatleri lehine yöneterek şirket kayıtlarını gerçeğe aykırı tuttuğunu, şirketin aktifini azalttığını, kötü bir yönetim anlayışıyla şirketleri zarara uğrattığını,

ortaklıktan kaynaklanan hak ve alacaklarını erittiğini, şirketin Bursa şubesinde iki ayrı muhasebe kaydı tutulduğunu ... isimli muhasebe programında faturası kesilen resmi olarak belgelendirilecek iş ve işlemlere ilişkin kayıtların girildiğini, ... isimli programda ise hem resmi hem gayriresmi şirket faaliyetlerinin kayıt altına alındığını, bu usulsüzlükler ve resmi kayıtlar ile gayriresmi kayıtlar arasındaki farklılıklar nedeniyle hem şirketin hem de şirketin ortağı olan müvekkilinin zarara uğradığını,

müvekkilinin elindeki verilerle sınırlı olarak düzenlenen uzman raporunda şirketin 01/01/2021-31/03/2021 dönemine ilişkin olarak 10.833.415,89 TL tutarında belgesiz hasılatının olduğu sonucuna varıldığını, uzman raporunda kumaş satışında minimum bedel ile elde edilebilecek en düşük gelir üzerinden hesaplama yapıldığını, o sebeple belgesiz hasılat satışının yani otak olan müvekkilinin ve şirketin zararının belirlenen rakamın kat ve kat üzerinde olduğunu, uzman raporunun sadece belirtilen döneme ilişkin olarak ve boya kimyasal ilk madde ve malzemelerinde,

bu malzemelerin stoklama maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle kayıt dışılık daha az yaşanacağından boya ve kimyasal maddeler üzerindeki randıman hesaplaması yöntemiyle düzenlenmiş ise de, müvekkilinin elinde bulunan ve delil tespiti dosyasında bilirkişilerce tespit edilerek dosya arasına alınan ilişikte ibraz edilen şirket kayıtlarından da açıkça görüleceği üzere şirketin hem 01/01/2021 -31/03/2021 dönemine hem de o dönemden sonraki süreçte ve hatta şimdi gerçek üretim ve satış miktarını elde ettiği geliri gerçek ve resmi şekilde ticari defterlerine işlemediğini,

müvekkilinin şirket ortaklığından kaynaklanan kar payını dahi alamazken davalının belgelendirmediği ve kimseye hesap vermeksizin uhdesine geçirdiği gelirlerle haksız kazanç halinde olduğunu, davalının oğullarının şahsi harcamalarının şirket kasasından yapıldığını, şirketten haftalık adı altında para aldıklarını, şirketten her hafta harçlık mahiyetinde 2000-3000 TL ödenmesi,

her ay 3400 TL ev kirası ve 800-900 TL aidat, 10.000 TL kredi kartı ödenmesinin kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin genel müdür yardımcısı olarak en son 9.263,00 TL net ücret karşılığında çalıştığını, maaşının 3.063,00 TL’sini bandana, geri kalanı ise elden aldığını, işyerinde çalışan işçilerin neredeyse tamamının ücretlerinin bir kısmının bankadan, bir kısmının ise elden yatırıldığını, davalının usulsüzlerinin Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yaptırılan delil tespiti ile tespit edildiğini, şirketin telefonlarına cevap verilmeyerek sipariş alınmasının önüne geçildiğini,

haricen veya yüzyüze yetkililerle görüşüldüğünde ise şirketin en çok çalıştığı ürünlerde dahi ellerinde kumaş olmadığının belirtildiğini, kumaş temin edilmesi halinde ise çalışılabileceğini, şirketin demirbaşlarını kaçırmak ve aktiflerini azaltmak için için muvazaalı borçlandırma işlemlerine girişildiğini belirterek davalının şirkete/şirket ortaklarına verdiği zararın tespiti ile şimdilik 5000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesine, davalının yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına,

müdürlük görevinden azline, aksi halde sınırlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davacının TTK ve şirketler hukukuna aykırı olarak ortaklar kurulu kararını tanımayarak, şirkette yönetici olma hırsıyla soyut iddialarla işbu davayı açtığını, davalının şirket müdürü olarak seçildi toplantıya davacının da katıldığını ve olumlu oy kullanarak oybirliği ile karar alındığını, zarar gördüğünü iddia eden davacının bu zararı somut delillerle ispatlamasının gerektiğini, zararın var olup olmadığının şirket defterlerinin incelenmesi neticesinde uzman bilirkişiler tarafından tespit edileceğini, Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... değişik iş dosyasındaki tespitin yetkili olmayan mahkeme tarafından yapıldığını,

mahkemenin delil tespitini şirketin genel merkezi dışında resmi defterlerini görmeden şirketle ilgisi olmayan kayıtlar üzerinden ve davacının kendisinin yıllarca kullanmış olduğu bilgisayardan bizzat kendi eliyle yüklenen sözde veriler üzerinde yapıldığını, müvekkilinin müdürü olduğu şirketin tüm defter ve belgelerinin yasal mevzuata uygun muhasebe standartlarına göre tutulduğunu, şirketin Kamu Gözetim Kurulu tarafından yasal olarak yetkilendirilmiş bağımsız denetim firması tarafından denetlendiğini ve raporlandığını,

davacının da katılarak olumlu oy vererek yetkilendirdiği bağımsız denetim şirketi tarafından hazırlanan raporda şirketin hesap tutma düzeninin, finansal tabloların kanun ve esas sözleşmenin finansal raporlamaya ilişkin hükümlerine uygun olmadığına dair bir hususa rastlanmadığının rapor edildiğini, dava dışı şirketin ihracatçı firmalara da mal satması nedeniyle sıklıkla vergi inceleme usulünde karşıt inceleme adı verilen incelemelere ya da tam inceleme adı verilen kendisi hakkındaki vergi incelemelerine muhatap olduğunu,

gerek şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden gerekse Vergi Denetim Kurulundan sormak suretiyle şirketin sadece son 2 yılında değil, takdire göre 10 veya 20 yılında şirket hakkındaki tüm incelemelerin sonucunun öğrenilebileceğini, şirketin ne geçmişte ne de son 20 yılda faturasız, sevk irsaliyesiz tek bir satışının bulunmadığını, davacının ortaklıktan kaynaklanan haklarının engellenmediğini, davalının davacının da katıldığı ortaklar kurulunda oybirliği ile seçildiğini davalının şirket müdürlüğü döneminde şirketin zarara uğratılmadığını, şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasının şirketin sektörde ayakta kalmasını zora sokacağını,

davacının şirketten ayrılmak için fahiş rakamlar talep ettiğini, kabul edilmeyince işbu davayı açtığını, davalının şirketin giderlerini şahsi harcamaları için kullandığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin şirketten alacaklı durumda olduğunu, giderlerin en ufak rakamlara kadar kayıt altına alınmasının şirketin doğru yönetildiğinin kanıtı olduğunu, değişik iş dosyasına sunulan bilirkişi raporunun fahiş hatalarla dolu olduğunu, resmi bilirkişi raporunun kötüniyetli ve maddi olguları tahrif eden uzman görüşünün etkisinde hazırlandığını, şirketin tüm demirbaşları, makine ve stoklarının yerinde olduğunu,

şirketin tam tasdik ve bağımsız denetim incelemelerinde de stokların sayılının yapıldığını, kayyımın işe başlama tutanağının tutulmasının ardından şirket merkezinde olan kumaşların hem kayyıma hem de davacı vekillerine gösterildiğini, müvekkilinin müdür olduktan sonra müdürlük ücreti dahi istemediğini, taraflı bilirkişi raporunda çifte defter olduğu iddia edilen kayıtlara atıf bulunmadığını, rapora geçirilen hususların varsayıma dayalı olarak hazırlandığını, kayyım ücretinin şirkete yüklenmesinin doğru olmadığını,

kayyım ücretinin davacı tarafından karşılanmasının gerektiğini belirterek şirkete atanan kayyım kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 644. maddesinin atfı ile 553. maddesi uyarınca limited şirket müdürü sorumluluğuna dayanan tazminat talebi ile TTK’nun 630/2 maddesi gereğince açılan şirket yöneticisinin temsil hakkının kaldırılması/sınırlandırılması istemine ilişkin olarak açılmış olup uyuşmazlığın, dava dışı şirketin iddia edilen vakalar nedeniyle zararının bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zarar miktarı ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği, davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını ya da sınırlandırılmasını gerektirir haklı sebebin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.

Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.

SMMM ..., Tekstil Mühendisi ...., Makine Mühendisi Prof. Dr. ... ile hukuk bilirkişisi Prof.

Dr. ... tarafından düzenlenen raporda, dava dışı şirketin çalışanlarının maaşlarının düşük gösterilmiş olmasının şirketi zarara uğratan bir işlem olmadığı, aksine şirket giderlerini tam göstermemekte olduğu, çalışanların maaşlarının tam olarak gösterilmesi halinde dava dışı şirketin kârları daha da düşük olacağı, dava dışı şirketin ortaklarına veya ortakları adına ödemeler yapıldığı; dosyada flash disk içerisinde bulunan ve 13.07.2021 tarihine kadar olan kasa hareketlerinin incelenmesinde, dava dışı şirketin ortaklarına ve ortaklar adına bazı ödemelerin yapıldığı, ancak aynı kasa hareketlerinde ortaklardan para girişleri de bulunduğu,

söz konusu işlemler ile ilgili olarak dava dışı şirketin zarara uğratıldığından bahsedebilmek için, bu kasa hesabına kayıt dışı satış bedellerinin geldiği ve bu bedellerin ortaklara aktarıldığının ispat edilmesi gerektiği, dosyada sunulan belgelerden bu hususun ispata muhtaç olduğu, dava dışı şirketin faturasız mal satışı yaptığı, bu satış bedellerinin şirketin resmi hesaplarına gelmeyerek dava dışı şirketin ve dolayısıyla davacı ortağın zarara uğratıldığı, ikinci bir muhasebe programında bu işlemlerin takip edildiği,

faturasız satışlardan gelen bedeller ile dava dışı şirket ortaklarına ödemeler yapıldığı veya aktarıldığı yönündeki Davacı iddiasına ilişkin olarak dava dışı şirketin gayriresmi satışları olduğu veya davalının dava dışı şirketi zarara uğrattığı iddialarının ispata muhtaç olduğu bir an için dava dışı şirketin gayriresmi satış yaptığı kabul edildiğinde, tespit bilirkişi raporunda 3-4 tane firma ile ilgili tespitlere yer verildiği, sadece bu firmalara gerçekten yapıldığı iddia edilen satış ile fatura edilen kısım arasındaki farkın tespiti ile davacının veya dava dışı şirketin gerçek zararının tespitinin mümkün olmadığı,

bilirkişi heyeti olarak dava dışı şirketin tüm kayıtlarının incelenerek taraflarınca faturasız satışların tümünün tespit edilmesinin istenmesinin ise görev yetki ve sorumluluk alanlarını aştığı, sorumluluk davasının şartlarından zararın somut olayda ispatlanamadığı, bu durumda davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği şeklinde görüş sunmuşlardır.

Dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdii ile taraf itirazlarının irdelenmesi suretiyle ek bilirkişi raporu tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup; SMMM ..., Tekstil Mühendisi ..., Makine Mühendisi Prof. Dr. ... ile hukukçu bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 04/12/2023 tarihli ek raporda özetle; Tarafların kök rapora itirazlarına ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde kök rapordaki görüşlerinden ayrılmadıkları şeklinde görüş sunmuşlardır.

6102 Sayılı TTK'nın 630. maddesinde de, "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur." hükmünü haizdir. (Yargıtay 11. HD'nin 03/05/2017 tarih ve 2015/15039 Esas, 2017/2589 Karar.)

6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.

Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.

Bu durumda, davacının şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmekte olup, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliler ve itibar olunan bilirkişi raporlarına göre davalı şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektirecek haklı sebebin ispat edilemediği anlaşılmıştır

6102 sayılı TTK'nın 553/1.maddesinde; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları,

6102 sayılı TTK'nın 555/1.maddesinde; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri,

6102 sayılı TTK'nın 557/1.maddesinde; birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her birinin, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zararın şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı,

Bilindiği üzere, yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır.

Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Bir başka deyişle, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracaktır.

Şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davası açma hakkını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesi gereğince; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecektir.

Davacı taraf, resmi olarak tutulan şirket ticari defterlerine işlenmeyen gelir nedeniyle hem şirket zararı, hem kamu zararı, hem de karı payı değeri nedeniyle davacı ortağın zararının oluştuğu, davalının şirket kaynakları ve aktiflerini kendi şahsi harcamaları için kullandığı, davacı da dahil olmak üzere şirket çalışanlarının gerçek ücretlerinin SGK'ya usulüne uygun ve doğru şekilde bildirilmemiş olması nedeniyle zarar doğduğundan bahisle işbu davayı açmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ve tanzim olunan bilirkişi raporunda dava dışı şirketin çalışanlarının maaşlarının düşük gösterilmesinin şirketi zarara uğratan bir işlem olmadığı, kasa hesabına kayıt dışı satış bedellerinin geldiği ve bu bedellerin ortaklara aktarıldığına dair bir saptamanın bulunmadığı, zararın somut olayda ispatlanamadığı tespit edilmiştir.

Davalının sorumluluğu bakımından hukuki sorumluluğun genel prensibi olan BK'nun 49.maddesine bakılması gerekmektedir. BK'nun 49.maddesi haksız fiil sorumluluğunu düzenlemekte olup BK'nun 114/2 maddesi gereğince bu hukuk sözleşmesel sorumluluk hallerinde de uygulama alanı bulacaktır. Bu madde gereğince sorumluluk için zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı koşullarının birlikte aranması gerekecektir.

Yöneticilerin sorumluluğu ile amaçlanan, zarar verene isnat edilebilecek ve onun hukuk düzenince onaylanmayan bir davranışından kaynaklanan zararın giderilmesidir. Yapılan bilirkişi incelemesinde dava dışı şirketin tespit edilmiş zararı bulunmamaktadır..

Sorumluluk davası bakımından aranması gerekli ilk koşulun dava dışı şirketin zararı olacağı, tespit edilmiş zarar bulunmamakla sorumluluk koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuş, ayrıca tespit edilen hususlar nazara alınarak davalı şirket hakkında tesis edilen kayyım atanmasına ilişkin tedbir kararı kaldırılarak kayyım heyetinin görevine son verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN REDDİNE,

Davalı şirket hakkında tesis edilen kayyım atanmasına ilişkin tedbirin kaldırılmasına, kayyım heyetinin görevine son verilmesine,

1-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harçtan tenzili sonucu eksik bakiye 346,90 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.28/02/2024

Başkan ..... · ¸e-imzalıdır · Üye ...... · ¸e-imzalıdır · Üye ..... · ¸e-imzalıdır · Katip .... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/866, K. 2024/185, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Hükü M
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/866
Karar No
2024/185
Tarih
28 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/866 K.2024/117
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/866 K.2024/121
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/866 K.2024/154
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/867 K.2024/102
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/867 K.2024/169
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/868 K.2024/103

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.