KÜNYE
T.C. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/322
- Karar No
- 2024/180
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·16 bölüm
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2023/322 Esas
KARAR NO : 2024/180
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... - ( TC NO ... ) ...
VEKİLİ
Av. ... - Av. ... - ...
DAVALI : ... -....
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 08/05/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
YAZIM TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında yük taşımacılığı işi yapan davacının davalının yerine getirdiği işte davalı için taşıma işi yaptığını, bu amaçla düzenlenen ve davalının kabulünde olan fatura bedelinin tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirtip, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
YANIT
Davalı vekili ; .... Mahkemelerinin yetkili olmadığını, icra takibinin dayanağı olan fatura kapsamında iş yapılmadığı için davacıya borçları bulunmadığını belirtip, davanın reddine ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile birlikte davanın reddine karar verilmesini
DELİLLER
-.... esas sayılı icra takip dosyası, -Davacı tarafından düzenlenen dayanak fatura, -Arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı, -Tarafların mal alım ve mal satım beyannameleri, -Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında oluştuğu ve davalı tarafından ödenmediği ileri sürülen davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalının yüklenicisi olduğu ve iş verenin dava dışı ... olduğu işte davalı için taşıma işi yaptıklarını belirtip, bu ticari ilişki nedeni ile davalıdan alacakları olduğu inancı ile 30/12/2022 tarihli ve 15.340,00 TL bedelli faturayı düzenleyip davalıya göndermiş, davalı taraf bu faturayı ticari defterlerine kayıt etmiş, KDV iadesi tahsili için kullandıktan sonra, aynı fatura için iade faturası düzenlemiştir.
Bu fatura bedelinin ödenmediği ve bu nedenle davalıdan alacaklı olduğu düşüncesi ile davacımız tarafından davalı borçlu hakkında .... esas sayılı icra takibini başlatmıştır. İcra takibi ile 15.340,00 TL asıl alacak ile 94,56 TL işlemiş faizden oluşan toplam 15.434,56 TL nin tahsili talep edilmiştir. Ödeme emri tebliğ edilen davalının 31/01/2023 tarihli itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur. Davalı borçlu itirazında davacıya hiç bir borcu olmadığını söylemiştir.
İddiaların ileri sürülüş şekli itibarı ile, davacı alacaklının davalı ile aralarında taşıma işinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davaya konu fatura kapsamındaki hizmeti davalıya sunduğunu ve icra takibi ile talep ettiği kadar davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirir ise, bu kez davalının ödeme veya başka yöntemle borcunu kalmadığını ve davacı alacaklıya borcu olmadığını kanıtlaması gerekecektedir.
Davalının cevap dilekçesindeki tüm dava şartları ve mahkemenin yetkisiz olduğuna ilişkin itirazları 25/09/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında belirtilen gerekçeler ile ret edilmiştir.
Alacak iddiası TTK' da düzenlenen taşıma işinden kaynaklandığı için ticaret mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilmiştir.
Dava ticari nitelikte olup, ticari defterlerinin birlikte incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca davalının davacıdan mal alımı yaptığına ilişkin kayıt içeren mal alım beyannamesi incelenmek sureti ile her iki tarafın ticari defterleri incelenip bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, davalının bağlı olduğu vergi dairesine verdiği mal alım beyannamesi ve KDV tahsili için düzenlediği belge içediğinde davalının davaya konu bir adet fatura ile davacıdan KDV hariç 13.000,00 TL bedelli ürün satın aldığı şeklinde bayanı bulunduğu, bu bedele KDV eklendiğinde beyana konu faturanın icra takibine konu edilen fatura ile aynı bedele ulaştığı, aynı faturanın KDV tahsili için vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporuna göre, davacı kayıtlarında davalıdan tahsilat ve davalı kayıtlarında ödeme kaydı yer almadığı gibi, aynı fatura için davalı tarafından 04/01/2023 tarihli iade faturası düzenlenmiş olmakla birlikte, davacının iade faturasını kabul edip ticari kayıtlarına aktarmadığı için davalı tarafından yapılan fatura iade işleminin borcu sona erdiren bir durum olmadığı kabul edilmiştir.
Davalının delileri arasında yemin delilide mevcut olduğu için, bu hakkını kullanıp kullanmayacakları sorulan davalı tarafından yemin deliline başvurulmamıştır.
Toplanan delillere göre, icra takibinin dayanağı olan faturanın her iki tarafın ticari kayıtlarında, yine aynı faturanın davalının mal alım beyannamesinde de yer aldığı, ayrıca davalı tarafından vergi iadesinden yararlanmak için defaturanın kullanıldığı, bu hali ile davacının taşıma işi nedeni ile davalıdan alacaklı olduğunu kanıtladığı, bilirkişi raporuna göre davalı defterlerinde ödeme kaydı yer almamakla birlikte aynı fatura için 04/01/2023 tarihli iade faturası düzenlendiği,
davacının iade faturasını kabul edip ticari kayıtlarına aktarmadığı için davalı tarafından yapılan fatura iade işleminin borcu sona erdiren bir davranış olmadığı kabul edilmiştir.
Bu hali ile davacının davalıdan 15.340,00 TL bedelli fatura nedeni ile alacaklı olduğu, asıl alacağa yönelik davalı itirazı haklı nedene dayanmadığı için itirazın iptali gerektiği kabul edilmiş, varlığı kabul edilen davacı alacağı belirlenebilir nitelikte olup, haksız itiraz nedeni ile davacının alacağına ulaşması geciktirildiği için hüküm altına alınan asıl alacağın % 20 si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği kabul edilmiştir.
Davacı icra takibi ile işlemiş faiz talep etmiş olup, taraflar arasında borcun ödenmesi önceden kesin bir vade olarak belirlenmediği gibi, icra takibi öncesinde davalı ihtarname veya başka bir yol ile temerrüte düşürülmemiş, faturanın düzenlenme tarihinden itibaren faiz talep edileceğine ilişkin TTK hükümlerinin de olayımızda uygulanması mümkün olmadığı, bu hali ile davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı ve işlemiş faize yönelik davalı itirazının yerinde olduğu kabul edilmiştir.
Davacının icra takibinden önceki döneme ilişkin işlemiş faiz talebi haksız olmakla birlikte davacının kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamadığı için davalının kötü niyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığı kabul edilmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/322, K. 2024/180, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama