KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/947 Esas - 2025/878
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2025/947 Esas
KARAR NO : 2025/878
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : .....
DAVA
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 14/12/2025
KARAR TARİHİ : 24/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin maliki olduğu ... model ..... plakalı aracı için, davalı ...
A.Ş. nezdinde sel/su baskını teminatını açıkça içeren “...” düzenlettiğini, poliçe yürürlükte iken primler düzenli olarak ödendiğini, 30.04.2024 tarihinde .....’da meydana gelen şiddetli yağış ve sel felaketi sonucu davacıya ait araç tamamen suya maruz kalmış, araç içine kadar su dolmuş, başta ... beyni (.....) olmak üzere elektronik ve mekanik aksam ciddi şekilde zarar gördüğünü, davacı ile davalı ...
A.Ş. arasında akdedilen “...” ile, davacıya ait ... plakalı aracın sel ve su baskını dâhil olmak üzere poliçede sayılan tüm rizikolara karşı rayiç değer üzerinden teminat altına alındığını, Türk Ticaret Kanunu’nun maddeleri uyarınca sigorta sözleşmesi, sigortacının rizikonun gerçekleşmesi halinde doğan zararı tam ve gereği gibi tazmin etme borcunu doğurur, sigortacının bu borcu, yalnızca şekli bir ödeme yükümlülüğü olmayıp, riziko sonucu meydana gelen hasarın fiilen giderilmesini sağlayacak ölçüde ifayı kapsar.
Bu kapsamda, poliçede açıkça teminat altına alınan sel hasarı nedeniyle meydana gelen zararın eksik değerlendirilmesi veya hiç ödenmemesi, sigorta sözleşmesinin açık ihlali niteliğinde olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen kasko poliçesinde “Kasko – Sel / Su Baskını” teminatının açıkça yer aldığı, bu teminatın herhangi bir muafiyet ya da özel sınırlamaya tabi tutulmadığı görülmekte olduğu,
dolayısıyla somut olayda 30.04.2024 tarihinde meydana gelen yoğun yağış ve sel felaketi neticesinde aracın maruz kaldığı zarar, teminat kapsamında olup, sigortacının bu hasarı karşılamaktan kaçınması hukuken mümkün olmadığını, sigortacının, rizikonun kapsamı konusunda tereddüt yaratmaya yönelik tutumu, poliçe hükümleri ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları karşısında dayanıksız olduğunu, davacıya ait aracın sel hasarı nedeniyle kasko poliçesi kapsamında oluşan zararın eksik veya hiç ödenmemesi, hasarın layıkıyla tespit edilmemesi ve onarımının sağlanmaması,
bu sebeple aracın eksik ve ayıplı halde, piyasa değerinin çok altında satılmak zorunda kalınması ve davacının uzun süre araçtan mahrum kalması nedeniyle; fazlaya ilişkin tüm dava ve hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar tazminatı, 100,00 TL değer kaybı (zorunlu satış zararı), ve 100,00 TL araçtan mahrum kalma zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava maddi tazminat istemine ilişkindir.
28 Kasım 2013 tarih ve 28835 sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre Tüketici:" Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" olarak, aynı yasanın 3/1-l maddesine göre Tüketici işlemi: "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" olarak tanımlanmıştır.
Bu yasada yapılan en esaslı değişiklikler tüzel kişilerin tüketici kavramının dışında tutulması ve tüketici işlemi kavramının kapsamının genişletilmesidir. Buna göre tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Böylece uygulamada ortaya çıkan ve tüketici sözleşmelerinin kapsamının daraltan yorumların da önüne geçilmiş olacaktır."olarak belirtilmiştir
Yukarıda kısaca içeriği özetlenen yasal düzenleme nedeni ile davalı 28 Kasım 2013 tarih ve 28835 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi olarak tüketici konumundadır. Aynı Yasa'nın 3/1-l maddesine göre uyuşmazlık sigorta işleminden kaynaklanan tüketici işlemidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 83/2 maddesinde" Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez."hükmü yer almaktadır.
Mahkemelerin görevi, dava şartıdır. (HMK m. 114/(1)-c)
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (HMK m.115/(2))
Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Somut olayda, davacının tacir olmadığı, dava konusu aracın hususi olarak kayıtlı olduğu ve davalı kasko poliçesi düzenleyen sigorta şirketi ile arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/947, K. 2025/878, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama