İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1369 K.2026/321

Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/1369Karar2026/321Tarih7 Mayıs 2026Okuma13 dk · 2.549 kelime

KÜNYE

T.C.

Mercii
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
7 Mayıs 2026
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2024/1369 Esas - 2026/321
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.549 kelime·13 dk okuma·19 bölüm

Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/1369

KARAR NO: 2026/321

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 15/11/2023

KARAR TARİHİ : 07/05/2026

K. YAZIM TARİHİ : 02/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin kendi inşaatlarında kullanabilmek adına 43.801,13 TL değerinde cam için .... Firması ile anlaşıp sipariş verdiğini, verilen bu siparişlerin ...' dan...' da yer alan inşaat sahasına nakliye edilebilmesi için de nakliye işini ifa eden davalı .... ile anlaştıklarını, anlaşmaya göre davalının, ....

Firmasından camları nakliye aracına yükleyip ....' da bulunan davacının inşaat sahasına götürmeyi taahhüt ettiğini, ....'nin, firmadan camları kendi nakilye aracına kendisinin yüklediğini ve ....i' nde yer alan inşaat sahasına götürerek camları teslim etmeye çalıştığını, teslim anında, araca sağlam yüklenen camların hepsinin taşıma esnasında kırılması ile davalı taraf kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getiremeyerek,

malı ayıplı teslim ettiğini, teslim anında, kırılan camlar için tutanak tutulduğunu, karşı tarafın bu tutanağı imzalamaktan imtina ettiğini, yine taahhüt edilen hizmeti kendi kusuru nedeniyle yerine getiremeyen davalıya müvekkili şirketçe, malı ayıplı teslim eden .... ye nakliye için 236,00 TL ve 2.288,00 TL ödeme yapıldığını,...'nin nakliye işi nedeniyle üzerine düşen malı gereği şeklinde teslim edemediğini, müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalının nakliye sırasında gözetimi altında bulunan eşyayı veya paketi yolculuk boyunca korumakla sorumlu olduğunu,

davalının kusuru nedeniyle ortaya çıkan zararın karşılanmamış olup yerine getirilmeyen hizmet bedelinin de müvekkiline geri iadesi yapılmadığını, arabuluculuk aşamasında da davalı ile anlaşmaya varılamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve daha sonradan artırılmak üzere ayıplı olarak teslim edilen malların tazminine ilişkin kısmî alacak olarak şimdilik 1000 TL, taahhüt edilen hizmet,

yasa ve usule uygun yerine getirilmemiş olması nedeni ile ödenmiş olan nakliye bedele ilişkin kısmî alacak olarak 100,00 TL ve arabuluculuk 27.09.2022 Tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin de davalı yanda bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; Alacak talepleri yönünden; Tazminat talebi yönünden 1.000 TL’den alacak talebimizin 17.520,45-TL’ye, taşıma bedeli yönünden 100-TL alacak talebini 1.009,60-TL' ye çıkarılmasına karar verilmesini, alacak talepleri yönünden arabuluculuk tarihi olan 27.09.2022 tarihi gözetilerek temerrüt faizleriyle beraber toplam 18.530,05 TL bedelin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle.

Davacı tarafın delillerinde ek olarak kullandığı tutanakların .... adına düzenlendiğini, davacı tarafın husumet gösterdiği tarafın müvekkili ...olduğunu, davaya konu olayda müvekkilinin ismi dahi geçmemekte olup olay günü tutanak ve kayırlarda da olmadığını, müvekkilinin husumet gösterilmesinin usule aykırılık oluşturduğunu, dolayısıyla müvekkilinin hasım gösterilerek açıldığı işbu davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan dolayı usuli hata oluşturduğundan reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse müvekkilinin bir anlık işbu davada taraf ehliyet sıfatını haiz olduğunu varsaydıklarında ise davacı şirketin,

müvekkili firmadan camları kendi nakliye aracına kendisinin yüklediğini iddia etmesinin gerçekle uyuşmadığını, yükleme anına ilişkin görüntülere bakıldığında davacı şirketin yüklemeyi yaptığının görüleceğini, CMR 17/1 maddesi gereği malların hatalı ambalajlanması ve halatının iyi sıkılmaması sonucu camlar kırılmış olup müvekkili ile bu durumun illiyet bağlantısı bulunmadığını, dosyaya sunulan tutanaklarda müvekkilinin ismi dahi geçmemekte olup "..." isminin yazılı olduğunu, dava dilekçesinde bahse konu tutanağın ... adına düzenlendiğini, müvekkilinin imtina ettiğinin iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

bu iddianın davacının kötü niyetinin varlığından kaynaklandığını, davacı tarafça yapılan soruşturma sonucunda savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini, savcılığın bu soruşturmayı müvekkili .... adına yapmadığını ....adına yaptığını, tüm bu nedenlere binaen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, BA-BS formları, kamera kayıtları, Gebze CBS ... soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.

Bilirkişi 09/04/2025 tarihli raporu ile özetle; HMK 279. Maddesinde “Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya

teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki

nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.” Şeklinde açık hüküm bulunmakta olup, Adalet

Bakanlığı’nın sitesinde yayımlanmış olan Bilirkişilerin Uyacağı Gereken Rehber İlkeler ve Bilirkişi

Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar yazısının 27. Maddesinde “Kusurun tespiti normatif bir

değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hakimin takdir yetkisindir. Bilirkişi münhasıran hâkimin

yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir

değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine

geçmeyi ifade eder.” Şeklinde düzenleme bulunduğu, Davacı firmanın tali kusurlu olabileceği, kusur oranında nihai takdir yetkisinin Sayın

Mahkemenize ait olduğu,

Davalı taşıyıcının asli kusurlu olabileceği, kusur oranında nihai takdir yetkisinin

Sayın Mahkemenize ait olduğu,

raporda yer verilen yasa ve yönetmelik maddeleri ile Yargıtay içtihatlarının hukuki yorum

niteliğinde olmayıp olayın meydana gelmesine etkili olan hususlara ilişkin mevzuata aykırılıkların

neler olduğunun gösterilmesi amacıyla kullanıldığını, hukuki değerlendirmenin ve

nitelendirmenin sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.

Bilirkişi ... 18/09/2025 tarihli raporu ile özetle; camların hasar görmeden taşınabilmesi için tahta çerçevelerle sabitlenerek, streçle

sarılmak suretiyle ambalajlanmasının gerektiği, dava dosyasında yer alan fotoğraflardan;

gönderici tarafından taşınan camların zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar

vermeyecek şekilde ambalajlamasının yapılmadığı, taşıma yapılacak araca istiflenirken yeterli

sabitlemenin yapılmadığı, hasarın buna bağlı gerçekleştiğinin anlaşıldığı,

bu bağlamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 862. ve 863. maddesi gereğince

göndericinin taşımaya konu emtianın hasara uğramasından sorumlu olduğu ancak Yargıtay 11.

Hukuk Dairesinin, taşınan eşyanın taşınacak araca yanlış istiflenmesinden veya araca yükleme

sonrası yeterli sabitlemenin yapılmamasından kaynaklanan eşyanın ziyaı durumunda;

göndericinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 863. maddesi kapsamında sorumluluğu

olduğunu kabul etmekle birlikte, taşıyıcının da mesleki tecrübeye sahip olması nedeniyle

nezaret sorumluluğunun ve bu nedenle müterafik kusurunun bulunduğu yönündeki görüşü

benimsediği,

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında; taşıma konusunda uzmanlığı bulunan taşıyıcının,

yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme

yükümlülüğünün bulunduğuna hükmedilmekle birlikte, müterafik kusur oranı konusunda

somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapıldığının görüldüğü, bu kapsamda Yargıtay

kararlarında % 50 (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.12.2017 tarih, E: 2016/5745 ve K:

2017/7456 - 26.04.2017 tarih, E: 2016/1892 ve K: 2017/2475), % 35 ( Yargıtay 11. Hukuk

Dairesi, 05.12.2017 tarih, E: 2016/4999 ve K: 2017/6933), % 25 (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi,

24.06.2014 tarih, E: 24.06.2014 ve K: 2014/11967) gibi farklı oranların ortaya çıktığı,

diğer taraftan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.04.2014 tarih, E: 2014/900 ve K:

2014/8168 sayılı kararında ise, taşıyıcının yükleme ve istiflemeye gerekli özeni

gösterme, nezaret etme yükümlülüğü kapsamında somut olayın özellikleri nazara alındığında,

% 20 olarak belirlenen müterafik kusur oranının düşük olduğuna hükmettiği, sonuç olarak,

yukarıda yer verilen Yargıtay uygulamalarına göre, taşıyıcının yükleme ve istiflemeye gerekli

özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde atfedilmesi

gereken müterafik kusur oranının somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiği,

tüm bu açıklamalar muvacehesinde; dava konusu eşyanın taşıma esnasında hasar

almasında, ambalajlama, yükleme ve istifleme esnasında, gerekli dikkat ve özeni göstermediği

anlaşılan göndericinin sorumluluğunun bulunduğu, ancak yüke nezaret etme yükümlülüğünü

yerine getirmeyen davalı taşıyıcının da müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişiliğimizce

mevcut olayda meydana gelen hasarda göndericinin %60, taşıyıcının ise %40 oranında

kusurunun bulunduğunun düşünüldüğü,

bu kapsamda; davacının davalı taşıyıcıdan taşınan yükün hasarı nedeniyle (43.801,13

TL x %40) 17.520,45 TL tazminat talep etme hakkının bulunduğu, ayrıca 6102 sayılı Türk

Ticaret Kanunu’nun 883. maddesi gereğince taşıma ücretinin (2.524 TL x %40) 1.009,60

TL’lik kısmını iade etmesi gerektiği,

böylece davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği toplam tutarın (17.520,45

+1.009,60) 18.530,05 TL olduğu bildirilmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşımada meydana gelen zararın tazmini ve ayıplı teslimden kaynaklı nakliye bedeli tazmini talebine ilişkindir.

Mahkememizin 30/04/2024 tarih, .... esas .... karar sayılı kararı ile özetle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 20. Hukuk Dairesinin 01/11/2024 tarih, 2024/1619 esas 2024/1722 karar sayılı ilamı ile özetle; "Somut uyuşmazlıkta ise davanın adi ortaklık adına yetkilisi sıfatıyla Güner Salihi'nin sunduğu imza sirkülerine dayanılarak, noterde düzenlenen 28/06/2022 tarihli vekaletname ile davacı vekili ... tarafından açıldığı, dava dilekçesinde ve mahkeme kararında davacı sıfatıyla adi ortaklığın yer aldığı anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında mahkemece, davanın adi ortaklık adına dava açmaya yetkili temsilcisi tarafından verilmiş bir vekaletnameye dayanılarak açılmış olsa da adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığı, dolayısıyla da aktif dava ehliyetinin olmadığı, bu itibarla davada davacı olarak adi ortaklığın değil, ortaklığı oluşturan şirketlerin taraf olmasının gerektiği, ancak bu eksikliğin davanın hemen reddini gerektirmediği nazara alınarak, vekaletnamede adı geçen ....'e adi ortaklığı oluşturan ortaklar ....

İnşaat ... Ltd. Şti.'nden ve .... İnşaat ... Ltd. Şti.'nden alınmış vekaletname örneğini sunması için süre verilmesi ve karar başlığında davacı sıfatıyla adi ortaklığı oluşturan ortakların gösterilmesi gerekirken, aktif dava ehliyetine ilişkin bu husus re'sen nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Kabul şekli bakımından da ilk derece mahkemesince hükme dayanak yapılan ve 6102 sayılı TTK’nın 21. maddesinde belirtilen "faturayı alan kişinin alığı tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı" kuralının, taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu tek başına ispat etmeye yeterli olmadığına ilişkin yargı kararlarının, "faturayı düzenleyen kişi için" geçerli olduğu tabiidir. Diğer bir deyişle anılan yargı kararları ile bir kişinin fatura düzenleyip karşı tarafa tebliğ etmesi ve karşı tarafın da bu faturaya 8 gün içinde itiraz etmemesi halinden, faturayı düzenleyen kişi lehine, fatura konusu hukuki ilişkinin varlığını ispat ettiği sonucunun çıkarılamayacağı ifade edilmek istenmiştir.

Esasen mahkemece de karar yerinde "somut olayda davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturanın", taşımanın davalı tarafından yapıldığını tek taraflı teyit etmediği belirtilmek suretiyle aynı sonuca varılmıştır. Yani mahkeme kararına göre de dava konusu faturalar davacı tarafından düzenlenmiş ve davalının bu faturalara 8 gün içinde itiraz etmemesinden, davacının taşıma sözleşmesinin varlığını ispat ettiği sonucu çıkarılamamıştır.

Ancak mahkemenin bu konudaki karar gerekçesinin maddi hataya dayandığı da anlaşılmaktadır. Zira somut olayda dava konusu faturalar, davacı tarafından değil, davalı tarafından düzenlenmiştir. Gerçekten de dosyaya sunulan 20/04/2022 tarihli iki adet faturanın incelenmesinden, anılan faturaların davalı tarafından "... nakliye bedeli" açıklaması ile davacı adi ortaklık adına düzenlendikleri anlaşılmaktadır.

Faturaları düzenleyen kişi davalı olduğuna göre, davacı tarafça anılan faturalara itiraz edilmemesinden, davacı tarafça taşıma sözleşmesinin varlığının ispat edilemediği sonucunun çıkarılması düşünülemez.

Tam tersine davalının düzenlediği faturalara dayanarak iddiasını ispatlayan kişi davacı, taraflar arasında taşıma ilişkisinin olmadığını savunan ve buna rağmen neden davacı taraf adına ... nakliye bedeli açıklaması ile anılan faturaları düzenlediğini, aynı kuvvetteki delillerle ispatlaması gereken kişi davalıdır.

Ayrıca ilk derece mahkemesince karar yerinde belirtilen, "soruşturma evraklarının incelenmesinden, taşımanın Eren Kahveci tarafından değil, .... tarafından yerine getirildiği, soruşturma tutanaklarının ... adına düzenlendiği, davalının borçlu sıfatına sahip olduğunun ispatlanamadığı" gerekçeleri de doğru olmamıştır.

Zira bir taşıma sözleşmesinde asıl taşıyıcının taşıma yükümlülüğünü bir alt taşıyan aracılığıyla yerine getirmesi, taşıma ilişkilerinde çok sık rastlanan bir durumdur.

Somut uyuşmazlıkta da Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma evrakından, taşımayı fiilen dava dışı ... yapsa da kendi ifadesinde bile dava konusu taşımayı başka taşıyıcıdan aldığını bildirdiği, hem ....'nin hem de davacı adi ortaklık temsilcisi ...'nin beyanlarından, davacı adi ortaklık ile dava dışı ... arasında taşıma sözleşmesinin olduğu yönünde bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece karar yerinde belirtilen tutanak da taşımayı fiilen dava dışı ... gerçekleştirdiğinden, onun adına düzenlenmiştir.

O halde mahkemece, davacı tarafça sunulan bu faturaların sahte olduğu yönünde davalı tarafça bir itirazda da bulunulmadığına göre, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğunun ve aksinin ispatı yükünün davalıya düştüğünün kabul edilmesi, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, maddi hataya dayalı ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. " denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir.

Türk Ticaret Kanununun 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Somut olayda, ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan davalının Türk Ticaret Kanununun 875. maddesi gereğince somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.

Davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2).

Davacı firmanın kendi inşaatında kullanmak amacı ile satın almış olduğu 4mm DC Temper *16HB *4mm Love türü 98,2m2 camı, .....' da yer alan inşaat sahasına nakliye edilebilmesi için nakliye işini ifa eden davalı .... ile anlaştığı, taşınan camların taşıma esnasında tamamının kırılmak suretiyle hasara uğradığı, davacı tarafça davalı tarafa taşıma ücreti olarak (236,00 TL * 2.288,00 TL) 2.524 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile İş bu uyuşmazlıkta, TTK madde 863 de de belirtildiği üzere, davalı tarafın taşımak üzere teslim aldığı eşyaların araca yüklenmesi, istiflenmesi, gerekli bağlantılarının yapılması gönderen/ davacı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.

TTK 880/2 hükmünde belirtilen Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. TTK 880,881,882.

Maddesine göre kusurun yüzdesel tespiti yapılarak hasarlı ürün bedelinin ve davalı taşıyıcının üst sorumluluk sınırının belirlenmesi, hasar gören camların değeri(hurda gibi), varsa bunun belirlenecek tazminattan düşülmesi sonucu zararın tespiti bakımından dosya kapsamının incelenmesinden Yargıtay uygulamalarına göre, taşıyıcının yükleme ve istiflemeye gerekli

özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde atfedilmesi

gereken müterafik kusur oranının somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiği,

tüm bu açıklamalar muvacehesinde; Taşımaya konu camların yüklenmesi, boşatılması, elleçlenmesi, bağlantıları yapılarak taşınması gerektiğinden dava konusu eşyanın taşıma esnasında hasar

almasında, ambalajlama, yükleme ve istifleme esnasında, gerekli dikkat ve özeni göstermediği

anlaşılan göndericinin sorumluluğunun bulunduğu, ancak yüke nezaret etme yükümlülüğünü

yerine getirmeyen davalı taşıyıcının da müterafik kusurunun bulunduğu,davacının davalı taşıyıcıdan taşınan yükün hasarı nedeniyle (43.801,13

TL x %40) 17.520,45 TL tazminat talep etme hakkının bulunduğu, ayrıca 6102 sayılı Türk

Ticaret Kanunu’nun 883. maddesi gereğince taşıma ücretinin (2.524 TL x %40) 1.009,60

TL’lik kısmını iade etmesi gerektiği,

böylece davacı tarafın davalı taraftan talep edebileceği toplam tutarın (17.520,45

+1.009,60) 18.530,05 TL olduğu kabul edilmekle 18.530,05 TL'nin 27/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜNE, 18.530,05 TL'nin 27/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 1.265,78 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 298,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 697,93 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, BAM kaldırma kararı öncesinde mahkememizce yazılan 30/07/2024 tarih 2023/1184 esas 2024/1014 Harç nolu 157,75 TL miktarlı Harç Tahsil Müzekkeresinin sistemden yapılan sorgulamasında davacıdan tahsil edildiği anlaşıldığından karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,58 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, BAM kaldırma kararı öncesinde yazılan 24/05/2024 tarih, 2023/1184 esas 2024/658 Harç nolu Harç Tahsil müzekkeresinin; sistemden yapılan sorgulamasında davacıdan tahsil edildiği anlaşıldığından, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40TL vekalet harcı ve ıslah harcı olarak yatırılan 298,00 TL olmak üzere toplam 876,10 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından sarf edilen 610,50 TL tebligat ve posta gideri ile 10.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.610,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

6-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 18.530,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 07/05/2026

Katip ....E-imzalıdır Hakim .... E-imzalıdır

Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1369, K. 2026/321, 7 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Türk Milleti Adına
  5. Esas No : 2024/1369
  6. Karar No: 2026/321
  7. Hakim
  8. Katip
  9. Davacı
  10. Vekili
  11. Davalı
  12. Vekili
  13. Dava
  14. Dava Tarihi : 15/11/2023
  15. Karar Tarihi : 07/05/2026
  16. K. Yazım Tarihi : 02/06/2026
  17. Gereği Düşünüldü
  18. Dava
  19. Cevap
  20. Deliller
  21. Gerekçe
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1369
Karar No
2026/321
Tarih
7 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1399 K.2026/765
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1400 K.2026/723
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1407 K.2026/865
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1408 K.2026/818
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/1408 K.2026/650
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2024/1409 K.2026/651

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.