KÜNYE
T.C. Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2026
- T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/115 Esas - 2026/72
- Esas no
- 2025/115
- Karar no
- 2026/72
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 23/01/2025
- K.yazım tarihi
- 25/02/2026
Karar Metni
1.225 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili;... Sigorta A.Ş. tarafından ZMSS poliçesi kapsamında sigortalanmış olan... plaka sayılı araç ile müvekkiline ait ... plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, meydana gelen kazanın gerçekleşmesinde ... plakalı aracın sürücünün %100 oranında kusurlu, müvekkiline ait... plakalı aracın sürücüsünün ise kusursuz olduğunu, meydana gelen kaza sürecinde müvekkile ait ... plakalı araç üzerinde hasar ve oluşan hasara bağlı olarak da değer kaybının meydana gelmiş bulunduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 06/10/2025 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve talebini 15.000,00TL'ye artırmış, dava açıldıktan sonra davalı tarafından 10.000,00TL ödeme yapıldığını, bu bedel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kalan bakiye 5.000,00TL bakiye alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu itibariyle... plakalı aracın maliki...'e eksper raporunda 2.758,85TL olarak belirlenmesine rağmen 20.02.2025 tarihinde 10.000,00TL değer kaybı bedelinin ödenmiş bulunduğunu, anılan araç üzerinde oluşan hasara ilişkin olarak da...Sigorta A.Ş.'ye 21.02.2025 tarihinde rücuen 31.647,12TL ödeme yapmış olması nedeniyle poliçe kapsamında kalan teminat bedelinin 158.352,88TL olduğunu beyan ederek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait aracın tramer kaydı, 02/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesi sürecinde, ... plakalı aracın sürücüsü ....'in %100 oranında tamamen kusurlu olduğunu,.... plakalı aracın sürücüsü ....'in ise tamamen kusursuz olduğunu, dava konusu kaza sürecinde hasarlanan ... plakalı araçta sadece dava konusu kaza sürecinde oluşan hasar itibariyle 15.000,00TL reel değer kaybı bedelinin oluşacağını, davalı ....
Sigorta A.Ş. tarafından ... plakalı aracın malikine süreç içinde ödemiş olduğu 10.000,00TL değer kaybı bedeli, rapor kapsamında tespit edilen 15.000,00TL reel değer kaybı bedelinden tenzil edilmesi sonrasında oluşan bakiye değer kaybı bedeli ise 5.000,00TL (15.000,00TL rapor kapsamında belirlenen reel değer kaybı bedeli-10.000,00TL sigorta şirketince ödenmiş olan değer kaybı bedeli) olacağını belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye değer kaybı tazminat talebine ilişkindir.
22/10/2024 tarihinde davacının maliki olduğu, davadışı ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davadışı .... r'in maliki ve sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketince sigortalı olan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
... plakalı aracın 30/06/2024 - 30/06/2025 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi hasarlarda araç başına 200.000,00TL olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun ticari olduğu, davacı yanın oluşan zararının tazmini için davadan önce davalı sigorta şirketine 04/12/2024 tarihinde kep üzerinden başvurduğu, başvurunun 04/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle davalı sigorta şirketinin 17/12/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, başvuruya istinaden davalı sigorta şirketince davadan sonra 20/02/2025 tarihinde 10.000,00TL değer kaybı ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, kusur ve zarar tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen raporun hükme esas almak için gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle davalı itirazları yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporuyla tespit edilen bakiye değer kaybına göre davacı yan talep sonucunu artırarak harcını yatırmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili 20/11/2025 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkili şirket tarafından 16/10/2025 tarihinde bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye 5.000,00TL değer kaybı tazminatına ilişkin...'e 5.000,00TL ile faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de ödeme yapılmış olup davacının tüm taleplerinin konusuz kaldığını belirtmiştir.
Mahkememizce tespit edilen davacının değer kaybı zararının 15.000,00TL olduğu dava tarihinden sonra yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye değer kaybının 5.000,00TL olduğu ve bu bedelin davalı sigorta şirketince davacı yana talep artırımından sonra ödendiği, bu sebeple davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı yan sigorta şirketince yapılan işlemiş faiz ödemesinin, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin eksik olduğunu belirterek işlemiş faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunduğunu beyan etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 131. maddesinde düzenlendiği üzere asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ereceği, ancak işlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilecektir.
Faize hükmolunabilmesi için, asıl alacağın, tahsil edilmemiş veya ihtirazî kayıtla tahsil edilmiş olması gerekir. Faiz yan edim olup, hukuki niteliği itibariyle asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Bu nedenle, faiz borcunun varlığı ve devamı, herşeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa faiz borcu da doğmaz. Keza faiz borcu asıl alacak devam ettiği sürece devam eder.
Faiz, asıl alacağa bağlı yan hak olduğu için, asıl alacak sona ererse, faiz de sona erer (TBK m 131/1). Alacaklı asıl alacak sona erince, işlemiş faiz alacaklarını isteyebilmek için, bu hakkını saklı tutmak zorundadır. TBK'nın 131/1. maddesine göre, daha önce işlemiş olan faizleri isteme hakkının saklı tutulduğu bildirilmiş veya durumun özelliğinden anlaşılmış olmadıkça, bu faizler istenemez.
Dosya kapsamından, ihtirazi kayıt konulmadan ifanın kabul edildiği anlaşıldığından davacı yanın işlemiş faizin ifasını isteme hakkını saklı tutmadığı kabul edilmiştir. Bu itibarla davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği kabul edilerek davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir.
Davaya konu edilen alacak hakkında dava açıldıktan sonraki bir süreçte davalı sigorta şirketince yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. HMK'nun 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmü amirdir.
Davalı tarafından yapılan ödemenin yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden eksik olduğu anlaşılmakla yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yapılan ödeme mahsup edilerek bakiyesinin ve davanın açılmasına sebebiyet vermesi gözetilerek arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Katip ...e-imzalı Hakim ... e-imzalı
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/115, K. 2026/72, 27 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama