KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2026
- T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/1370 Esas - 2026/334
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·17 bölüm
Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1370
KARAR NO : 2026/334
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/10/2025
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
K. YAZIM TARİHİ : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; 03.12.2023 tarihinde sürücü ....
sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile ... yolu Bulvarını takiben Sincan
istikametine seyir halindeyken otopark alanına yan yoldan giriş yaptığı sırada , yaya müvekkili
....'e çarpması sonucu tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazada kusuru olmadığını, davalı taraf kazanın oluşunda %100 kusurlu olduğunu, kazayla ilgili
Ankara Batı.... Asliye Ceza Mahkemesi ....E. sayılı ceza dosyası ve Ankara Batı
Cumhuriyet Başsavcılığınca(... soruşturma no) yürütülen soruşturma evraklarının
celbi gerektiğini, Ankara Batı ....Asliye Ceza Mahkemesi ...E. Sayılı dosya kararı
istinaf edilmeksizin kesinleştiğini, Müvekkili ....'in geçirmiş olduğu trafik kazası
sonucu %8 sürekli sakat kaldığını, davalı sigorta şirketine tazminat talebini içerir dilekçe
23.09.2025 tarihinde gönderildiğin ancak şirket herhangi bir ödeme yapmamış ve cevap da
vermediğini, davacı müvekkillinin 03.12.2023 tarihli trafik kazasıyla davalı tarafça yaralanmasına
sebep olunduğundan, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla,
... için 250.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.12.2023'ten
itibaren avans faiziyle davalıdan (yargılama sırasında çıkacak olan sorumlulardan - müştereken
ve müteselsilen) tahsiline, mahkeme masrafları,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı
tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete kara araçları kasko sigortası
genel şartları gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak
yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerekmektedir, davacının kaza
nedeniyle herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, bu nedenle, davacının sürekli iş
göremezlik iddiasına dayalı tazminat talebinin reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, somut olayda müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan aracın karıştığı kazada birden fazla hasar gören
bulunduğundan rizikonun gerçekleşmesiyle zarar gören bütün kişilerin zararlarının aynı sigorta
teminatı üzerinden karşılanması durumu söz konusu olabileceğini, davacı tarafından talep
edilen manevi tazminat miktarı fahiş olup tarafların zenginleşmemesi ilkesine aykırı olduğunu, davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar
verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, Ankara Batı .... Asliye Ceza Mahkemesi ...E. sayılı ceza dosyası, araç trafik tescil kayıtları, tedavi evrakları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, SGK kayıtları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi 08/03/2026 tarihli raporu ile özetle; Dosyada mevcut bilgi ve belgeler, olay yeri krokisi, taraf beyanları ve kazanın oluş şekline
ilişkin yapılan teknik değerlendirmeler birlikte dikkate alındığında;
03.12.2023 tarihinde .... ili .....ilçesi .... Yolu üzerinde meydana gelen trafik
kazasında;
... plakalı araç sürücüsü ....’ın %60 oranında
kusurlu,
yaya ... ve ...’un %40 oranında kusurlu
oldukları yönünde bilirkişi teknik kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu olay, davalı sigortalı araç Sürücüsü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile .... Yolu üzerinde bulunan servis yolu üzerinde seyir halinde bulunduğu sırada, yaya üst geçidini kullanarak ana taşıt yolunu geçtikten sonra orta refüje inen ve buradan servis yoluna doğru ilerleyen yayalar .... ve ... ile çarpışmanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede Kazanın servis yolu üzerinde meydana geldiği, Yayaların ana taşıt yolunu üst geçit kullanarak geçtikleri, Servis yolunda yaya hareketliliğinin bulunmasının olağan olduğu, Sürücünün servis yolu üzerinde seyir halinde iken yaya hareketlerini daha dikkatli şekilde araç kullanması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; .... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu, Davacı Yaya... ve dava dışı yaya... 'un kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Bu kapsamda davacı, manevi tazminat klozu bulunan davalı sigortalı aracın kasko poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden talepte bulunmuştur.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden değerlendirme yapmak gerekirse.
Kişilik haklarının zedelenmesine dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkin düzenleme 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde 'Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.' şeklinde ifade edilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre uygun tazminatın belirlenmesinde saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği, kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumu ve kusuru bulunup bulunmadığı ve varsa kusur derecesi, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumu, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, olayın ağırlığı gibi hususların değerlendirilmesi gerekmektedir.
İş bu dosya bakımından değerlendirme yapıldığında davacının yaralanması nedeniyle üzüntü ve acı çektiği düşünülerek manevi tazminat talebine hak kazandığı tarafların kusur oranları, dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmaları, paranın günümüz şartlarında alım gücü nazara alınarak davacı için 200.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigortadan tahsiline, davalı sigortanın sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1370, K. 2026/334, 14 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama