KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Eylül 2025
- T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/442 Esas - 2025/829
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2025/442 Esas
KARAR NO : 2025/829
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
İFLAS İDARE MEMURLARI : 1-
2- 3-
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 07/04/2025
KARAR TARİHİ : 02/09/2025
K. YAZIM TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 26.11.2024 tarihli karar ile ... Şirketi'nin Konkordato talebinin reddedildiğini ve şirketin iflasına karar verildiğini, şirket hakkında iflas kararı verilmesi üzerine Ankara Batı İflas Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası açıldığını, Ankara Batı İflas Dairesi'nin ...
E. Sayılı dosyasına taraflarınca sunulan "İflas masasına kayıt ve alacaklı olarak sıraya alınma talebimizdir." konulu ve 08.01.2025 tarihli dilekçeleri ile alacaklarının iflas masasına kaydedilmesini talep ettiklerini, alacaklarının dayanağının ise ... Şti. ünvanlı şirket tarafından keşide edilen "25.11.2024 tarihli ve ... Seri No.lu çek" olduğunu, ... Şti. ünvanlı şirket tarafından keşide edilen "25.11.2024 tarihli ve ... Seri No.lu çek"in lehtarı ...
Şti. olup bu şirket ilgili çeki ... Şirketi'ne ciroladığını, ... Şirketi ise 2023 yılından bu yana müvekkili firma ile gerçekleştirmiş olduğu ticari faaliyetler ve mal alımına bağlı borçları karşılığında "25.11.2024 tarihli ve ... Seri No.lu çek"i müvekkili firmaya cirolayarak teslim ettiğini, ...
Şirketi ile müvekkili firma arasındaki ticari ilişkiyi gösterir belgeler, cari hesap ekstreleri ve ticari faturaların ekte sunulduğunu, devam eden süreçte İflas Başvurma Harcı ve Posta Masrafı taraflarınca ödenmiş olup ilgili çeke istinaden iflas masasına kayıt talepleri doğrultusunda iflas masasına ... numaralı alacaklı olarak kayıtlarının yapıldığını, her ne kadar iflas masasına ... numaralı alacaklı olarak kayıtları yapılmış olsa da ilgili iflas dosyası kapsamında kurulan İflas İdaresi tarafından verilen 17.03.2025 tarihli ve ...
No.lu Karar ile alacak kayıt taleplerinin reddine karar verildiğini ve iflas masası tarafından hazırlanan sıra cetvelinde alacaklarına yer verilmediğini, alacağın dayanağı "25.11.2024 tarihli ve ... Seri No.lu çek" olup Kambiyo Senetlerine yapılabilecek itirazlar "borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, borcu ödemesi için mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı, yetki itirazı veya imzaya itiraz" vb. şeklinde oldukça sınırlı olduğunu, tasfiye halindeki ...
Şti. ünvanlı şirket açısından bakıldığında ise alacağın dayanağı olan çekle ilgili yukarıda sayılan itirazlara yönelik hiçbir başvurusu-davası olmadığı gibi alacağın dayanağı olan çekle ilgili iflas masasına da herhangi bir yazılı itirazı bulunmadığını, keşideci ... Şti. ünvanlı şirket ile "25.11.2024 tarihli ve ...
Seri No.lu çek"teki ciro silsilesinde yer alan şirketlere ait ticari defterler ve ilgili diğer ticari kayıtlar ile belgeler incelendiğinde müvekkili firmanın alacaklı olduğu ve bu süreçte mağdur edildiğini, ayrıca davalı şirket tarafından düzenlenen çekin keşide tarihi her ne kadar 25.11.2024 olsa da çekin konkordato süreci içerisindeyken düzenlendiği ve hatta konkordato mühletinin son gününden 1 gün öncesine çek düzenlenmiş olmasının alacaklıları zarara uğratacağını tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile -fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile- alacağın tamamının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı iflas idare memuru cevap dilekçesi ile özetle; davaya konu alacağın zamanaşına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddini talep ettiklerini, dava, kayıt kabul davasının açılması için öngörülen iki haftalık sürenin sonrasında açıldığını, dava hakdüşürücü süre sonrasında açıldığından,
davanın reddi gerektiğini, davacı'nın taraflarına husumet yöneltme yetkisi olmayıp, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın sıra cetveline itirazlarının yerinde olmadığını, zira taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen çekin konkordato sürecinde düzenlenmiş olması nedeniyle dava konusu çekle ilgili olarak konkordato komiserlerinin onayının bulunmaması da çeki geçersiz kıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla çekin daha önceki tarihte düzenlendiği iddia edilmekte ise de davacı tarafın bu iddiasının kanıtlanamamış olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirdiğini,
iflas idaresinin kararının yerinde olduğu kanaatinde olduklarını, taraflar arasında yapılan ve yapılmayan işlerin tespiti ve çözümü alanında uzman bilirkişiler tarafından yapılacak araştırma ve yargılama sonucunda ortaya çıkacağından iflas idaresi tarafından dosya kapsamında yapılan inceleme doğrultusunda yapılan kayıt talebinin reddine dair kararın yerinde olduğu kanaatinde olduklarını, davanın reddini talep etmekle birlikte, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde talep edilen alacağın yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak iflas masası aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini,
iflas masası tarafından yalnızca başvuru evrakları ile ilgili sınırlı inceleme yetkisi olduğundan eldeki mevcut veriler doğrultusunda konkordato sürecinde düzenlenen çeke göre talepte bulunulduğu, çekin hangi alacağa karşılık düzenlendiğinin sunulan belgelerden anlaşılamadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davanın açılmasına iflas masası sebebiyet vermediğinden öncelikle davanın reddine, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde iflas masası aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle, öncelikle davacı tarafça açılan davanın zamanaşımına uğramış olması,
hak düşürücü süreden sonra açılması ve husumet yokluğu nedenleriyle usulden reddine, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, iflas masası tarafından yalnızca başvuru evrakları ile ilgili sınırlı inceleme yetkisi olduğundan ve dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden konkordato sürecinde düzenlenen çeke göre talepte bulunulduğu, çekin hangi alacağa karşılık düzenlendiğinin sunulan belgelerden anlaşılamadığı ve talep edilen alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davanın açılmasına iflas masası sebebiyet vermediğinden öncelikle davanın esastan reddine;
mahkemece aksi kanaatte olunması halinde iflas masası aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası, Ankara Batı İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosyası ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü talebine ilişkindir.
Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır.
Davaya konu Alacağın dayanağı ise tasfiye halinde olan ... Şti. ünvanlı şirket tarafından keşide edilen "25.11.2024 tarihli ve ... Seri No.lu çek"tir. ... Şti. ünvanlı şirket tarafından keşide edilen "25.11.2024 tarihli ve ... Seri No.lu çek"in lehtarı ... Şti. olup bu şirket ilgili çeki ... Şirketi'ne cirolamıştır. ... Şirketi ise 2023 yılından bu yana müvekkil firma ile gerçekleştirmiş olduğu ticari faaliyetler ve mal alımına bağlı borçları karşılığında "25.11.2024 tarihli ve ... Seri No.lu çek"i müvekkil firmaya cirolayarak teslim etmiştir.
Davaya ve takibe konu edilen çek incelendiğinde ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı, davacı hamil, TTK 818.madde gereği yetkili hamil olup, kambiyo hukukuna ilişkin bu genel ilkeler 6102 sayılı TTK 687.maddesinde.
"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." şeklinde ifade edilmiştir.
Buna göre kural olarak mücerretlik ilkesi gereğince keşideci davalı iflas eden şirket ile hamil arasında temel ilişki bulunmayan durumlarda kişisel defiler hamile karşı ileri sürülemez. Senedin bedelsiz olduğu, bedelinin ödendiği hususu kişisel defilerden olup, kural olarak senet hamiline karşı tanzim eden tarafından ileri sürülemeyecektir.
Davacı keşidecinin, düzgün ciro silsilesine göre meşru hamil olan davacıya karşı çek bedelinden sorumluluğunun bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/442, K. 2025/829, 2 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama