KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/229
- Karar No
- 2026/212
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/173 Esas - 2026/211
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·19 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/173
KARAR NO: 2026/211
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2025
KARAR TARİHİ : 26/03/2026
K. YAZIM TARİHİ : 15/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ile davalı şirket arasında lazer kesim işçiliği konusunda sözlü olarak anlaşıldığını, anlaşmaya göre müvekkilinin davalıdan henüz mal/hizmet almadan 04.11.2024 tarihli, T.C .....
Bankası A.Ş' .... şubesine ait .... seri numaralı, 225.720 TL değerindeki çeki keşide ederek davalı .....'e avans olarak teslim ettiğini ancak davalı firmanın edimini yerine getirmediğini, hatta işi yapmadığı halde müvekkiline 04.09.2024 tarihli ve .... numaralı fatura düzenleyip, işi yerine getireceğine dair, çekin ödeme tarihine kadar çeşitli bahanelerle müvekkilini oyaladığını, işin yapılmaması üzerine müvekkili tarafından çekin iadesi nin talep edildiğini ancak çekin iade edilmediğini ve bankaya ibraz edilmesi nedeniyle müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, çekin bankaya ibrazı ile ödenmesi sonrası anlaşıldığı üzere;
karşı edimini yerine getirmeyen, çeki de iade etmeyen davalının, çeki.....
A.Ş firmasına ciro ettiği ve çek hamili bu firma tarafından 04.11.2024 tarihinde bankadan tahsil edildiğini, temel ilişkideki edimini ifa etmeyip ve fakat karşılığında müvekkili tarafından keşide edilen çek ile ödemesini alan (çek bedelini başka bir firma ile ticaretinde ödeme aracı olarak kullanan) bu suretle çek bedelini tahsil ederek sebepsiz zenginleşen davalı ..... tarafından haksız tahsil edilen çek bedelinin istirdadını talep ettiklerini beyan ederek, fazlaya dair tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla.
Dava konusu 04.11.2024 tarihli .....
Bankası A.Ş' ..... şubesine ait ..... seri numaralı, 225.720 TL tutarındaki çek nedeniyle müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, yasal süreç içerisinde dava konusu çek ödenmiş olduğundan çek bedeli olan 225.720 TL' nin 04.11.2024 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadına, davalının haksız ve kötü niyetli eyleminden kaynaklı, müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan bedel nispetince zararın telafisi için davalıdan çek bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bir ödeme vasıtası olan çekin mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında; bunun aksinin ancak yazılı delille ispat edilebileceğini, dava konusu çeklerin satın alınan hizmete karşılık avans olarak verildiğini ve hizmetin de alınmadığının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, davacı tarafça buna ilişkin bir delil sunulmadığını, müvekkili şirket edimini yerine getirdiğini ve bu hizmet karşılığında da fatura düzenleyip davacıya gönderdiğini, davacının söz konusu faturadan haberdar olmasına rağmen itiraz etmediğini, edimin yerine getirildiğinin dinletecekleri tanık beyanlarıyla ortaya konulacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.iş sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, bilirkişi raporu, yemin ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı verilen çek nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda özetle; "...04.11.2024 tarihli .... Bankası A.Ş. ..... Şubesi tarafından düzenlenen, ..... seri numaralı ve 225.720 TL bedelli çek ödemesinin davalı taraf ticari kayıtlarında yer aldığı, söz konusu çek ödemesine ilişkin davacı tarafça sunulan ödeme dekontunun mevcut olduğu ve bu dekonttaki işlemin davalı taraf kayıtlarıyla örtüştüğünün tespit edildiği, dava konusu edilen faturanın davacı taraf ticari kayıtlarında kabul edilmediği, söz konusu faturayı iade ettiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Çekin bir ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerektiği, menfi tespit davasında, ispat yükü üzerinde olan davacının bu karinenin aksini, yani dava konusu çeklerin satın alınan mal ya da ifa edilen hizmetin bedeline karşılık olarak verildiğini ve hizmetin de teslim edilmediğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacının bu iddiasını ispat etmeye yönelik yazılı delil ibraz edemediği anlaşılmıştır. (Yargıtay 11.HD 2024/215 esas, 2024/8411 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.)
Davacı yanın yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, yemin delili hatırlatılmış, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince yemin metni sunulmuş ve davalı şirket temsilcisine yemini yaptırılmıştır.
Davalı şirket temsilcisi tarafından, "bana bahsetmiş olduğunuz ticari ilişkiyi hatırladım. Davacı tarafla lazer kesim işçiliği konusunda sözlü anlaşmaya vardık. 200 küsur bin bedel üzerinden anlaşmaya vardık. Karşılığında karşı taraftan çek aldım ve çeki tahsil ettim. Dava konusu çek karşılığı aldığım işi tam ve eksiksiz olarak ifa edip karşı tarafa teslim ettim. Bu teslim karşılığında sadece fatura düzenledim. Fatura üzerine "irsaliye yerine geçer" ibaresi ekledim. Herhangi bir imza almadım" şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ile kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere davanın sübutuna yarayacak herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın davacının iddiasının aksi yönde yemin eda ettiği, hal böyle iken davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... e-imza Hakim ..... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/229, K. 2026/212, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama