KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/261 Esas - 2026/170
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·18 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2025/261 Esas
KARAR NO: 2026/170
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/04/2025
KARAR TARİHİ : 05/03/2026
K. YAZIM TARİHİ : 24/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin, davalı tarafa nakliye işi yaptığını ve yapılan işler gereği 14.02.2025 tarih ..... fatura numaran 16.240,00-TL bedelli ve 19.02.2025 tarih .... fatura numaralı 17.400,00 TL bedelli toplam 33.640,00 TL tutarında iki adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafça fatura bedelleri ödenmeyince, taraflarınca davalı aleyhine Ankara Batı İcra Dairesinin ....
Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı yanca faturalara itiraz edilmediği halde sadece borca itiraz edildiğini beyan ederek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 31/10/2025 ve 03/02/2026 tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, faturalardan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sincan Vergi Dairesinin cevabi yazısı ile; ....'ın 04.11.2024 tarihinde " .... Mahallesi..... Sk. .... Apt. No: ..... ." adresinde "Kara Yolu İle Şehirler Arası Yük Taşımacılığı (Gıda, Sıvı, Kuru Yük, Vb.) (Gaz ve Petrol Ürünleri Hariç)" faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydının tesis edildiği ve 06.05.2025 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının devam ettiği, 2024 yılına ilişkin beyan etmiş olduğu Gelir Vergisi Beyannamesini "İşletme Hesabı"na göre beyan ettiği bildirilmiş, dolayısıyla tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 10/03/2025 tarihli ödeme emri ile toplam 34.113,66 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin 11/03/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 21/04/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 34.113,66 TL alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 31/10/2025 tarihli raporda özetle; "...dava konusu faturalardan kaynaklanan, 33.640,00.TL. Alacak bakiyesinin mevcut olduğu, davacı ve davalı arasında mevcut mevcut ilişkinin ticari olması ve aralarında bir cari hesap sözleşmesi de mevcut olmamasının yanı sıra, usulüne uygun davacı ihtarı da bulunmadığı dikkate alındığında, icra takip tarihi olan 10/03/2025 tarihinde davalının temerrüde düşmüş bulunduğu dikkate alınarak icra takibi öncesi faiz talebine ilişkin bir hesaplama yapılmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davalı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 03/02/2026 tarihli raporda özetle; "...Davalı şirketin davacı şirket ile olan ticari ilişkisini 320.04.109 no.lu cari hesap kodunda takip ettiği, İcra ve dava konusu edilen, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 2 adet faturanın toplam 33.640,00 TL bedelli olduğu, davalı şirket tarafından ticari defterlerine kayıt edildiği, BA Formu ile de beyan edildiği, işbu faturalara ait herhangi bir yapılmış olan itirazın dosya kapsamında yer almadığı, 19.02.2025 en son işlem tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 33.640,00 TL borçlu olduğu,
10.03.2025 icra ve 21.04.2025 dava tarihi itibariyle de inceleme döneminde başka bir kayıt olmadığından davalı şirketin davacı şirkete 33.640,00 TL borçlu olduğu, bu tutarın icra ödeme emrindeki talep edilen ana para alacağına denk geldiği, dava esas değerinin ödeme emrindeki takip öncesi işlemiş faiz toplamı ile 34.113,66 TL olarak belirlendiği, bu durumda takip öncesi talep edilen işlemiş faiz tutarının denetlenmesi gerektiği, Dosyaya sunulu bir sözleşme olmadığı gibi fatura üzerinde de bir ödeme vadesi bulunmadığı, gerekçeleri yukarıda yer aldığı üzere takip öncesi işlemiş faizin ödeme emri talebinde doğru hesaplandığı,
icra takibi öncesi davacının davalıdan işbu dava konusu faturaların bedelini talep ettiğine ilişkin yazılı bir belge dosyaya ibraz edilmediği, neticede takip öncesi işlemiş faiz koşullarının davacı tarafından hak edildiğinin kabulü halinde icra takibinin 34.113,66 TL tutar üzerinden devam edebileceği, takip öncesi işlemiş faiz koşullarının davacı tarafından hak edildiğinin kabul edilmemesi halinde ise icra takibinin 33.640,00 TL ana para alacağı üzerinden devam edebileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 2 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir.
Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Yine davalının söz konusu faturaları kendi ticari defterlerine de kayıt ettiği görülmektedir.
Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin, 22.01.2016 tarih, 2015/3319 Esas, 2016/314 K. sayılı “ Taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcından itibaren düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine yada faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, asıl davada davacının faturalara dayalı alacağının varlığını H.M.K.'nun 222.maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir” şeklinde ilamı,
Yine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/271 esas-2019/471 1 karar sayılı ve 10.10.2019 günlü ilamı ile “... Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre bir mal satın alan tacirin bu mala ait alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malın teslimine karine teşkil etmektedir.”
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 33.640,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, dosya kapsamında davalıyı temerrüte düşürücü bir belge ya da vadeye ilişkin yazılı belge bulunmadığından işlemiş faiz talebinin haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... e-imza Hakim ... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/261, K. 2026/170, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama