KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/289 Esas - 2026/189
Karar Metni
1.172 kelime·6 dk okuma·18 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/289
KARAR NO: 2026/189
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/05/2025
KARAR TARİHİ : 12/03/2026
K. YAZIM TARİHİ : 03/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil Güven Geri Dönüşüm Metal Atık Depolama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, her tür geri dönüşümlü hurda konusunda faaliyet gösteren ve hizmet sağlayan bir şirket olduğunu, davalı borçlu, kendi ticari faaliyetleri kapsamında Müvekkilden farklı tarih ve bedelli faturalarla toplam 1,608.046,55 TL bedelinde ürün ve hizmet satın ve teslim aldığını, satın ve teslim aldığı ürün ve hizmetlere ilişkin faturaları teslim aldıktan sonra faturaya itiraz etmediğini, iade faturası düzenlemediğini, davalının, müvekkiline farklı tarihlerde toplam 1.393.952,05 TL ödeme yaptığını, ancak bakiye kalan 214.094,50 TL'nin ödemediğini,
taraflarınca bu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ....
E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, ancak icra takibi başlatıldıktan sonra 07/02/2025 tarihinde 20.000,00-TL daha ödeme yaptığını, takipten sonraki tüm borçlardan (asıl alacak faizi, takipteki feri alacaklar, icra harçları, icra vekalet ücreti, icra giderleri vb.) sorumlu olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Ankara Batı İcra Dairesinin ....
E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin, şimdilik 1.000 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05/02/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00 TL üzerinden açtığı davasını, 193.094,50 TL arttırarak, 194.094,50 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasının dayanağını teşkil eden faturaların bedellerinin davacı tarafından tek taraflı olarak belirlendiğini, fatura bedellerine müvekkili şirketin muvafakati olmadığını, dolayısıyla taraflar arasında kararlaştırılmayan, müvekkilinin muvafakati olmayan faturalara konu hizmet bedelinin likit olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle davacının icra-inkar tazminatı isteminin reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporu, ıslah ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 06/02/2025 tarihli ödeme emri ile 214.094,50TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı vekilinin 12/02/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 14/05/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 11/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, davacının, icra takip tarihi olan, 06.02.2025 tarihi itibari ile, davalı defter kayıtlarında da yer alan, 214.094,50.TL alacak bakiyesinin mevcut olduğu, İcra takip tarihi sonrası, 07/02/2025 tarihinde 20.000,00-TL ödemesi dikkate alındığında davacının, 194.094,50.TL. bakiye alacağının mevcut olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili 05/02/2026 tarihli dilekçesi ile davayı 194.094,50 TL olarak ıslah etmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 20 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Yine davalı tarafından uyuşmazlığa ait kayıtların kendi ticari defter kayıtlarına kaydedildiği görülmektedir.
Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin, 22.01.2016 tarih, 2015/3319 Esas, 2016/314 K. sayılı “ Taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcından itibaren düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine yada faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, asıl davada davacının faturalara dayalı alacağının varlığını H.M.K.'nun 222.maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir” şeklinde ilamı,
Yine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/271 esas-2019/471 1 karar sayılı ve 10.10.2019 günlü ilamı ile “... Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre bir mal satın alan tacirin bu mala ait alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malın teslimine karine teşkil etmektedir.”
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan icra takibinden sonra yapılan 20.000,00 TL ödeme düşüldükten sonra 194.094,50TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin 2025/6389 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... e-imza Hakim ..... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/289, K. 2026/189, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama