KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/50 Esas - 2026/119
Karar Metni
1.507 kelime·8 dk okuma·18 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/50
KARAR NO: 2026/119
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2026
K. YAZIM TARİHİ : 13/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili kooperatif ile davalı şirket arasında Yapım İşlerine Ait Tip Sözleşme (Anahtar Teslim Götürü Bedel Sözleşme) akdedildiğini, Sözleşmenin 6.1.
Md. Tüm vergi, sgk, ceza vd. giderleri sözleşme bedelinin içinde olup davalı yüklenici şirketin sorumluluğunda olduğunu, Müvekkili ile davalı şirket arasında davalı yanın taahhütlerini yerine getirmemesi nedenli bir çok ihtilaf neticesi davalar açıldığını ve bu ihtilafların halen devam ettiğini, dava konusu olmayan davalı şirketin inşaattan el çekmesi sonrası davacının 3. Şirketler ile inşaatları bitirmeye başladığını, nihayetinde imalatların bitirilerek iskan aşamasına gelindiğini, ancak SGK borcu olduğunun tespit edildiğini,
Müvekkili yanın davalı şirket ile ihtilaflar devam etse ve davalı sorumluluğunda olsa da iskan alabilmek için davalı şirketin şantiye sahasında çalıştığı süredeki yapmadığı SGK ödemelerinin yapılması amacıyla toplamda 322.000,00 TL'yi davalı şirketin ...Bankası A.Ş. ... numaralı hesabına gönderdiğini, gönderi açıklamalarına ... ada .. parsel, ... ada ... parsel,.. ada .. parsel ve ... ada .. parsel SGK prim borcuna karşılık gönderildiğinin açık bir şekilde yazıldığını, davalı yana SGK borcunun kapatılması için başvurulduğunda SGK affına başvurularak yapılandırıldığı açıklaması üzerine beklemeye geçildiğini,
neticede davalı yanın her çıkan affa girerek yapılandırma yaptığı ancak taksitleri ödemediğinden yapılandırmalarının iptal edildiğinin öğrenildiğini, Müvekkilinin, davalının sorumluğunda olmasına ve ödenmesi için para göndermesine rağmen SGK borcu ödenmediğinden iskan alamayarak mağdur olduğunu, davalıdan, taraflarınca SGK borcu için yapılan ödemenin iadesinin talep edildiğini ancak davalı tarafça para iade edilmediğinden davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyası ile 322.000,00 TL asıl alacak, 171.370,18 TL kademeli işletilen faiz olmak üzere toplamda 493.370,18 TL istemli takip başlatıldığını,
davalı yanın yasal süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sindan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Usuli itirazlarını bildirdikten sonra, esasa ilişkin olarak. Davacı ile dava dışı ...Konut Yapı Kooperatifi arasında 02.08.2010 düzenleme tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, anılan sözleşmeyi dava dışı .... Konut Yapı Kooperatifi arsa sahibi, davacı ...
Konut Yapı Kooperatifi ise yüklenici sıfatıyla imzaladığını, akabinde davacı ile müvekkili şirket arasında ....mahallesi .... ada ... parsel, .... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine yapılacak olan 8 blok — 307 konuttan oluşacak bir site inşaatı için taraflar arasında 06.08.2010 tarihli ve 27.400.000,00 TL*KDV tutarlı inşaat sözleşmesi imzalandığını, akabinde ise bu sözleşmeden sonra tarafların kendi aralarında 4 sayfalık,
toplamda 25 ana maddelik- 02.08.2012 tarihli “ Yapım İşlerine ait Tip Sözleşme olan “Anahtar Teslimi-Götürü Bedel Sözleşme” ile Çevre Düzenleme İşlerinin yapımı kararlaştırıltığını, yani her iki sözleşme birbirinden ayrı olup; peyzaj ve çevre düzenleme işi anahtar teslimi-götürü bedel fiyatı ile yapılan konut işinden ayrı olarak düzenlendiğini, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulmayan söz konusu inşaat sözleşmesinde ve dava dilekçesi ekinde sunulan çevre düzenlemesine dair sözleşmede her ne kadar müvekkili şirket yüklenici olarak adlandırılmış ise de,
aslında bu işin yüklenicisi arsa sahibi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalayan davacı olup, dava dışı arsa sahibi olan ... ile davacı kooperatifin kendi aralarında imzaladıkları sözleşmeye göre bu işte müvekkili şirketin alt yüklenici/taşeron olarak çalıştığını, davacı ile dava dışı ....
Konut Yapı Kooperatifi arasında düzenlenen sözleşme uyarınca SSK primlerini ödeme yükümlülüğünün davacı kooperatife ait olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu sözleşmenin sadece Çevre Düzenlemesine ilişkin olup; anılan sözleşmede de SSK primleri ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının haksız, hukuki dayanaktan yoksun, ispat edilemeyen davasının reddi gerektiğini, Davacının iadesini talep ettiği ödemeleri müvekkiline borç olarak yahut da geri iadesini almak inancıyla yapmadığını, tamamen kendi yükümlülüklerinde olan bu ödemeleri inşaata devam edebilmek için yaptığını,
davacı dava dilekçesinde 3. Şirketler ile inşaatı bitirmeye çalıştığını beyan etmiş ise de esasen tam olarak öyle olmadığını, davacının, müvekkili adına sahte ruhsat çıkartmak suretiyle inşaata devam ettiğini, dolayısıyla da tüm cezalar ruhsat kimin adına ise onun adına kesileceğinden müvekkili adına kesildiğini, davacı tarafın sahte ruhsat ile inşaata devam ettiğini ve tüm geçici kabul ve iskanları müvekkili adına aldığını, bu süreçte müvekkili şirket inşaattan el çektiğinden durumdan haberdar olmadığını, davacı tarafın sahte ruhsat ile imalat yapmaya devam ettikleri iddiasına ilişkin Ankara Batı ....
Ağır Ceza Mahkemesi .... E. Sayılı dosyasında yapılan yargılamada, davacı kooperatif yetkililerinin sahte ruhsatla imalat yapmaktan cezalandırıldıklarını, bunun üzerine Belediye tarafından ruhsatların iptal edildiğini, ancak bu durum Belediye tarafından SGK ya bildirilmediğinden,
davacı kooperatifin müvekkili inşaattan el çektikten sonra müvekkilinin dahli olmaksızın sahte ruhsat ile imalata devam ettiği aşamada SGK ya ödenmesi gereken primler gündeme geldiğini ve doğal olarak kayıtlarda tüm iskanlar ve ruhsatlar müvekkili adına olduğundan SGK primlerinin müvekkil şirket adına tahakkuk ettirildiğini, davacının da inşaata devam edebilmek gayesi ile müvekkiline iadesini talep ettikleri bu ödemeleri yaptıklarını, dolayısıyla davacının kendi yükümlülüğündeki, kendi borcundan kaynaklanan bir ödemeyi yaptığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları, kooperatif kayıtları, Ankara Batı ... Ağır Ceza Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası, 28/02/2025 tarihli bilirkişi ön raporu ve 17/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki anahtar teslim götürü bedel sözleşmesinden kaynaklı davalıya ödenen SGK prim borçlarının iadesi talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) kooperatif vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 08/01/2024 tarihli ödeme emri ile toplam 493.370,18 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 14/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 12/01/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 28/04/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 28/02/2025 ön raporda ve eksiklikler tamamlandıktan sonra alınan 17/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Ankara Batı... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas, .... Karar sayılı ve 25.05.2023 tarihli kararı ile davacı kooperatif yetkililerinin de aralarında bulunduğu sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiş olması ve ...
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Denetmenlik Servisince düzenlenen .... sayılı rapora istinaden işyerinin açılış tarihi olan 11.01.2013 yılı itibarıyla yapılan tüm bildirimlerin sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilmiş olması karşısında, gerçek bir sigortalılık söz konusu olmadığından, gerçek olmayan bu sigortalılık nedeniyle yapılan ödemelerden davalı şirketin sorumlu olmayacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; her ne kadar bilirkişi raporunda kooperatif görevlilerinin ceza dosyasında ceza almalarında arar verildiği belirtilmişse de, mezkur kararın bozulduğu ve tekrar yapılan yargılamada Ankara Batı ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı ilamıyla tüm sanıklara kast veya taksirlerinin bulunmaması nedeniyle beraat kararı verildiği görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlık, davacı kooperatifin inşaatını yapan davalı şirket çalışanlarının SGK borçlarının ödenmesi için davalı şirkete gönderilen paraların iadesinin haklı olup olmadığıdır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinden yüklenici olan davalının işçilerinin SGK primlerinin davacı tarafından ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle davacının sorumluluğu bulunmayan bir parayı sırf kooperatif üyelerinin menfaatini korumak ve dairelerin iskanını alıp üyelerinin oturumunu sağlayabilmek adına davalı kooperatife gönderdiği yönünde mahkememizde kanaat oluşmuştur.
O halde sözleşme veya kanun hükümleri kapsamında ödemekle yükümlü olmadığı ancak davalının ödemekle yükümlü olduğu borcu davalının ödemesi için kooperatif amacının devamını sağlamak adıyla davalıya veren davacı kooperatifin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde bu parayı geri istemesinde hukuki olarak haklılığı bulunmakta olup davanın kabulü gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda her ne kadar sahte sigortalılık nedeniyle sigorta borcunun olmadığı, hatta bu nedenle de ceza davasının yürütüldüğünden bahisle alacak talep edemeyeceği belirtilmişse de, az yukarıda izah edildiği şekilde dava konusu SGK borcu davacı kooperatifin borcu olmayıp davalının borcu olduğundan ve ve bu borç iptal edilip davalının sorumluluğu kalmadığı kabulünde dahi, davalının dava konusu ödemeyi sebepsiz zenginleşme hükümlerinde davacıya iade etmesi gerekmektedir. Bu nedenle bilirkişi raporu hükme esas alınmamıştır.
Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmişi alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... e-imza Hakim ... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/50, K. 2026/119, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama