KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/73 Esas - 2026/167
Karar Metni
2.615 kelime·13 dk okuma·19 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/73
KARAR NO: 2026/167
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/05/2019
KARAR TARİHİ : 05/03/2026
K. YAZIM TARİHİ : 03/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 17.09.2018 günü meydana gelen kazada müvekkili ...'nin yaralandığını, kaza oluşumunda davalı ....'ın kazada kusurlu olduğunun açık olduğunu, meydana gelen yaralanma neticesinde müvekkilinin işinden uzak kaldığını, sürekli iş göremez halde kaldığını, maddi zararlarının karşılanması için sigorta şirketine başvurulmuş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile;
müvekkilinde meydana gelen geçici iş gücü kaybının giderilmesi için 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, müvekkilinde meydana gelen sürekli iş gücü kaybının giderilmesi için 100,00TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı....yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkile verilmesine,
kaza nedeni ile ortaya çıkan tedavi giderlerinin karşılanması için 100,00TL tedavi giderinin davalı... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihitden itibaren ışleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, müvekkilin kaza nedeni ile uğradığı manevi zararların tazmini için 30.00,00TL menevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ....'dan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 13/08/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 451.244,77 TL artırarak 451.344,77 TL'ye; 100,00 TL olan geçici iş göremezlik tazminatı talebini 12.465,16 TL artırarak 12.565,16 TL'ye; 100,00 TL olan tedavi gideri talebini 252,50TL artırarak 352,50 TL’ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı .... mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; olay tarihinde ehliyetsiz, kasksız bir şekilde davacı tescilsiz motosiklet sürücüsünün otomobiline çarptığını, sola dönüş kuralı ihlali yaptığını kabul etmekle birlikte davacının da kavşaklara yaklaşırken hızını azaltma kuralını ihlal ettiğini, kazadan sonra davacıyı ziyaret ettiğini, davacının bir işte çalışıp çalışmadığının, çalışıyorsa kaydının çıkartılması gerektiğini, aracının davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu ve mağduriyetin sigorta şirketi tarafından giderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı.... Sigorta A.Ş.
Vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartı yerine getirilmediğini ve davalı sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediğini, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, meydana gelen kaza ile talep arasında illiyet bağının bulunması ve kanıtlanması gerektiğini, hesaplamaların Sağlık Uygulama Tebliği çerçevesinde yapılması gerektiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın tescilsiz motosiklet sürücüsünün kusurundan meydana geldiğini, Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini,
davacının belgelendirilmiş gelirinin esas alınması gerektiğini, dosyaya maluliyete ilişkin rapor sunulmadığını ve Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesini, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
Trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, SGK kayıtları, davacı ve davalı gerçek kişinin sosyal ve ekonomik durum araştırma raporları, .... plakalı araca ait sicil kayıtları, 02/09/2019 tarihli kusur raporu, .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 23/02/2021 tarihli maluliyet raporu, 30/07/2021 tarihli bilirkişi kurul raporu, 29/12/2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu, ıslah dilekçesi, BAM ilamı, İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunca düzenlenen 29/09/2025 tarih ... sayılı maluliyet raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maluliyete ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/210 esasına kayden açılan davada yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/02/2022 tarih .... esas ... karar sayılı kararı ile, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 02.09.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü davacı ....'nin %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ....
Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 08.10.2021 tarihli raporda davacının özür oranının %28 olduğu, 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığı ve 1 ay süreyle bakıma ihtiyacı olduğunun belirlendiği,
aktüer ve doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 29.12.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 451.344,77 TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 07.05.2019 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,
davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile 12.565,16 TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 07.05.2019 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,
davacının tedavi giderlerine ilişkin tazminat talebinin kabulü ile 352,50 TL tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 07.05.2019 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına,
manevi tazminat talepli davanın kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 28/06/2024 tarih 2022/1212 esas 2024/895 karar sayılı ilamı ile; "... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, ....Üniversitesi Tıp Fakültesi....
Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 09.11.2020 tarihli Nöroloji Polikliniği raporuna atıf yapıldığı ancak bu raporda davacının maluliyetinin belirlenmesi için beyin cerrahisi bölümünden görüş alınmasının önerildiği, ancak raporda bu yönde görüş alındığı ve değerlendirildiği hususunda bir belirleme bulunmadığı gibi tespit edilen davranışsal bozuklukların kaza ile illiyeti konusunda açıklık bulunmadığı,
davalı vekili tarafından düzenlenen rapora davacının rahatsızlığı ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı yönünde itiraz edildiği de gözetildiğinde davacının maluliyetinin tespiti yönünde yapılan araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının kazadaki yaralanmasının niteliği, kazanın gerçekleşme biçimi, davalılar vekilinin rapora itirazları da değerlendirilerek davacının belirtilen davranışsal bozuklukları ile ilgili gördüğü tedavilere ait tüm belgelerin getirilmesi, kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği,
araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan olay tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, yargılama aşamasında davacı motosiklet sürücüsünün kaza sırasında kask takmadığını, koruyucu ekipman kullanmadığının belirterek müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise;
zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması ve buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir.
Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Yargıtay tarafından müterafik kusura ilişkin savunma olmasa dahi mahkemece resen araştırılması ve tartışılması gerektiği kabul edilmektedir.
Bu hale göre mahkemece davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin itirazları değerlendirilerek davacının kaza sırasında kaskının olup olmadığı, kaskının olmamasının zararın artmasında etki edip etmediği, maluliyeti ile kask takmaması arasında illiyet bağı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus gerekçeli kararda tartışılmadan karar verilmiş olması da isabetli görülmemiştir..." denilerek, davalı ...
Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş, dosya Ankara Batı Asliye Ticaret mahkemesinin .... esasına kaydedilmiş, mahkememizin kurulmasıyla dosyaların bölünmesi sonucu mahkememizin ... esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur.
BAM ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti için dosya İstanbul ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 29/09/2025 tarih .... sayılı raporda özetle; "...Mevcut belgelere göre ....'nin 17.09.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, motosiklet kazaları ile ilgili yapılan çalışmalarda; özellikle uygun bir kaskın, çarpışma esnasında motosiklet sürücülerini koruyucu önemli bir güvenlik donanımı olduğu,
kask kullanımının, kafa ve boyun yaralanmalarının ciddiyetinde ve ölüm oranında azalma sağlayabileceği, uygun standart ve malzemeden üretilen diğer koruyucu donanımların (eldiven, ceket, ayakkabı, alt/üst ekstremite aparatları, omurga koruyucuları vb.) doğru kullanımının özellikle düşük enerjili kazalarda yumuşak doku yaralanmalarının sıklığını azaltarak kaza sonrası hastane başvurularını ve hastane yatış sürelerini azalttığı, ancak toraks, spinal kord, batın, pelvis yaralanmaları ve kemik kırıklarına karşı mutlak koruma sağlamadığı bilinmekle beraber, yaralanma oluşumunun yol ve hava şartları, kazanın oluş şekli, çarpışma açısı ve hızı,
kişinin ağırlığı gibi birçok faktöre bağlı olduğu dikkate alındığında; kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı tarafça iş bu rapora itiraz edilmiş ise de, raporun BAM ilamına uygun olarak belirtilen kurumdan ve belirtilen yönetmeliğe uygun olarak alındığı dikkate alınarak, maluliyet raporuna yönelik itirazın reddine karar verilmiş ve rapor hükme esas alınmıştır. Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen kusur durumuna ilişkin 02/09/2019 tarihli, davacının iş göremezlik durumuna ilişkin 29/09/2025 tarihli, tazminat hesabına ve hastane ve yol giderlerine ilişkin 29/12/2021 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir:
17.09.2018 tarihinde saat 15:45 sıralarında, .... İli .... İlçesi ....Mahallesi sınırları içerisinde .... Caddesi ile ... Sokak'ın kesiştiği, ışık kontrolsüz üç yönlü “T” kavşak naktasında meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı ....'ın (%75) kusurlu olduğu, davacının %25 kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın davalıya ait ve 03/06/2018-03/06/2019 devresi içinde davalı ....
Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğu, BAM kaldırma ilmı sonucu alınan ATK raporuyla davacının yaralanması sonucu özür oranının %0 olduğu, erişkin olması halinde 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, davacının kaza tarihinde özel şirkette çalıştığı ve aylık gelirinin bulunduğu ve 12.565,16 TL geçici iş göremezliğinin oluştuğu,, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının maluliyet oluşmadığından bulunmadığı, dosyada bulunan fatura bedellerinin kusur tenzili ile birlikte toplam 352,50 TL olduğu,
davacı için hesaplanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve ulaşım giderinden sürücü, işleten ve sigortacı sıfatlarını haiz tüm davalıların 6098 sayılı TBK'nun 49/1, 2918 Sayılı KTK'nun 85/1, 91 ve ZMSS Genel Şartları A.3 maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılarak, davacının açtığı maddi tazminat talepli davanın ıslah dilekçesi gözetilerek kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Hüküm altına alınan maddi tazminata, davalı sigorta şirketi bakımından 07/05/2019 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 17/09/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili davacının kask takmadığından kazada müterafik kusurlu olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir.
Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.
Bu kapsamda alınan ATK raporunda kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği mütalaa olunmuş, kaza tespit tutanağında davacının kaskının takılı olup olmadığının tespit edilemediği, davacının kaskının bulunmadığına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında bulunmadığı ve davacının kask takmadığı manasına gelebilecek bir tespit yapılamadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Manevi tazminat talepli dava bakımından ise; kaza tarihi, kazanın oluşumundaki kusur oranları, olayın özelliği, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alma gücü birlikte ele alınarak,
kaza nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen davacının kaza sonrası tedavi gördüğü süre içerisinde çektiği acının bir nebze olsun giderilebilmesi amacıyla ve bir tarafın haksız yere zenginleşmesine yol açmamak kaydıyla, hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olacağı kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talepli davasının kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 6098 sayılı TBK'nun 49/1, 56/1 ve 2918 sayılı KTK'nun 85/1 maddeleri gereğince sorumluluğu bulunan sürücü ve işleten sıfatlarını haiz davalılar ....ve ....
Pazarlama A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Hükmedilen manevi tazminatahaksız fiil tarihi olan 17/09/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Katip ... e-imza Hakim .... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/73, K. 2026/167, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama