KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
- T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2026/7 Esas - 2026/299
Karar Metni
935 kelime·5 dk okuma·18 bölüm
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/7
KARAR NO : 2026/299
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2025
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
K. YAZIM TARİHİ : 27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas ve ...... Karar sayılı 18.02.2025 tarihli ilamıyla sonuçlanan eser sözleşmesinde kaynaklanan alacak davasında; " 194.700,00 TL'nin 25/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalılar ....Metal Ltd.
Şti. ve Nazım Şimşek'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine" kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, mahkeme ilamının Ankara ... Genel İcra Dairesi'nin ....
Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, borcun 30.04.2025 tarihinde ödendiğini, davalı borçlular tarafından ödemenin yapıldığı 30/04/2025 tarihine kadar, toplamda ödenen temerrüt faiz tutarının 188.748,31 TL olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararın temerrüt faizi tutarının çok üzerinde olduğunu, TBK. nun 122 maddesi uyarınca müvekkilinin temerrüt faizi dışında uğradığı zararın da davalılar tarafından tanzim edilmesi gerektiğini, temerrüt faizinin işletildiği 2021-2025 yılları arasında yüksek enflasyonist bir dönem yaşandığını ve uygulanan temerrüt faizinin müvekkilinin gerçek zararını karşılamaya yeterli olmadığını,
müvekkilinin uğradığı munzam zararın tespiti gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 550.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile mahkeme aksi kanaatte ise yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanışımına uğradığını, davacı tarafın munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, müvekkilinin asıl alacağı temerrüt faizi ile birlikte ödediğini, bu nedenle davacının bir zararının oluşmadığını savunmuş öncelikle yetkisiz mahkemede açılan davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... değişik iş sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, 13/05/2015 tarihli hasar ve kusur bilirkişisi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak mahkeme ilamı ile hükmedilen alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle munzam zarar istemine ilişkindir.
Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esasına kayden açılan davada, anılan mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı Nazım Şimşek aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilmiş, davalı şirket yönünden ise 27/10/2025 tarih .... Esas ....karar sayılı karar ile yetkisizlik kararı verilerek gönderilen dosya mahkememizin ..... esasına kaydedilmiştir.
HMK'nın genel yetkili mahkeme başlığını taşıyan 6. Maddesine göre dosyamıza konu uyuşmazlıkta genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
HMK'nın davalının birden fazla olması hâlinde yetki başlığını taşıyan 7.maddesi ise şu şekildedir:
(1)Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.
(2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.
Bu iki amir kanun hükmü karşısında dosyanın incelenmesinde; davanın munzam zarar talebine ilişkin alacak davası olduğu, HMK'nın 6. maddesine davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, davalılardan Nazım Şimşek'in yerleşim yerinin Ankara Adliyesi yargı sınırlarında, davalı şirketin kayıtlı adresinin mahkememiz yargı sınırlarında olduğu görülmüştür. O halde, HMK'nın 7.maddesine göre davalının birden fazla olduğu durumlarda dava davalılardan birinin (Nazım Şimşek) yerleşim yeri mahkemesinde yetki usulüne uygun olarak açılmış ve davacı HMK'nın 7.maddesine göre seçimlik hakkını kullanarak Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde davasını açmıştır.
Dava dosyası kendisine tevzi edilen Ankara ....Asliye Ticaret Mahkemesi ise öninceleme duruşmasında .... yönünden açılan davanın dosyadan tefriki ile eldeki kalan diğer davalı şirkete açılan davanın HMK'nın 6.maddesi gereği yetkisizlik kararı ile mahkememize gönderilmesine karar vermiştir.
Öncelikle az yukarıda belirtilen HMK'nın 7/2.maddesi gereği mahkeme, davalının itirazı üzerine ve davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa itiraz eden davalı hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verebilir. Dosyanın incelenmesinde davalı ...... Ltd.Şti'nin böyle bir itirazı olmadığı gibi mahkemenin hem ara kararında hem de gerekçeli kararında böyle bir amaçla dava açıldığı ve yetkisizlik kararının bu amaçla verildiği de belirtilmemiştir.
Bilindiği üzere, her dava açıldığı tarihteki durumuna göre değerlendirilir. Dava Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine açıldığı tarihte HMK'nın 6.ve 7.maddesine göre Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olup, HMK'nın 7/2.maddesindeki şartlar oluşmadan ve davalının itirazı bulunmadan aynı hukuki sebebe dayalı olarak davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsil istenen bir alacak davasında bir davalı hakkındaki dosyanın tefrik edilip tefrik edilen dosyada mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek aynı talepte iki farklı yargı çevresinde iki farklı yargılama sürdürülmesine neden olmak HMK'nın 7.maddesinin kendisine ve konuluş amacına aykırı olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesi ve usul ekonomisi ilkesine de aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle eldeki davanın açıldığı tarihte HMK'nın 6.ve 7. Maddeleri gereğince Ankara ....Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu, mahkememizin eldeki davaya bakmakla yetkili olamayacağı anlaşıldığından davanın usulden reddine, yetki uyuşmazlığı oluştuğundan kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... e-imza Hakim .... e-imza
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/7, K. 2026/299, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama