KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2019
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2016/392 Esas - 2019/44
- Esas no
- 2016/392 Esas
- Karar no
- 2019/44
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
1.661 kelime·8 dk okuma·14 bölüm
2- 3- 4-
VEKİLİ
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ
3-
VEKİLİ
İHBAR OLUNAN
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2016
KARAR TARİHİ : 22/01/2019
K.YAZIM TARİHİ : 15/02/2019
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkillerinin kızı ...'ın 10/06/2015 tarihinde karşıdan karşıya geçtiği sırada ... plakalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, meydana gelen olay nedeniyle görülen ceza davasında araç sürücüsünün cezalandırılması yoluna gidildiğini, müteveffanın ölümü ile müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradıklarını beyan ederek, davacı ...için 20.000,00 TL, davacı ...için 20.000,00 TL, davacı ...için 5.000,00 TL ve davacı ...için 5.0000,00 TL manevi tazminatın, araç sahibi ve araç sürücüsünden müştereken ve müteselsilen tahsiline, olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
bilirkişi marifetiyle düzenlenecek rapor doğrultusunda maddi talepler yönünden talepte bulunma ve dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, 500,00 TL maddi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına, hükmedilecek maddi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 26/12/2017 tarihli dilekçesinde, 500,00 TL maddi tazminat taleplerinin, 200,00 TL sinin davacı anne, 200,00 TL sinin davacı baba, 50,00 TL sinin kardeş ... ve 50,00 TL sinin kardeş ... için destek tazminatı olarak talep edildiğini beyan etmiştir. Davacı vekili 18/12/2018 tarihli dilekçe ile davacılar ...ve ...yönünden açtığı maddi tazminat davasını ıslah etmiş ve davacı ...için talebini 17.485,07 TL'ye, davacı ...için talebini 16.436,71 TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı ...ve .... ...Ltd. Şti. vekili; ceza dosyasındaki kusur durumunu kabul etmediklerini, müvekkilinin olayda hiçbir kusurunun olmadığını, bu anlamda istenilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davacı taraf maddi tazminat olarak 500,00 TL talep etmişse de, davacıların sigorta şirketinden ve SGK'dan aldığı maddi ödencelerin düşülmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ; 10/06/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsayan geçerli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin müvekkili şirket nezdinde bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir kişi yada kuruma karşı sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum tespiti, 10/08/2017 tarihli kusur bilirkişisi raporu, 11/12/2017 tarihli kusur bilirkişisi ek rapor, 12/03/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 25/05/2018 tarihli İTÜ Trafik kürsüsün öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulunda alınan rapor, 30/11/2018 tarihli hesap bilirkişisi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 10/06/2015 tarihinde, ... plakalı aracın, davacıların desteği olan müteveffa ...'a çarpması sonucu dava konusu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Davacı zarar görenler anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuşlardır.
Tarafların kusur durumunun tespiti için alınan 08/08/2017 tarihli asıl ve 11/12/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı sürücünün, bulvar üzerinde seyri sırasında yola inen yayayı görmesine rağmen gerekli tedbiri alamayacak durumda seyretmesi, gerekli uyarıları yapmaması nedeniyle %25 oranda, müteveffanın ise yaya geçiş noktasını tercih etmeyerek olay yerinde yola aniden çıkması, geçiş hakkını ihlal etmesi nedeniyle %75 oranda kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine Karayolları Fen Heyetinden alınan 12/03/2018 tarihli raporda ise; müteveffanın kavşak girişinden yolu kontrol ederek geçiş yapmak istemesi nedeniyle %20, davalı sürücünün ise kavşağa yaklaştığında hızını düşürmemesi, gerekli dikkati yola vermemesi nedeniyle davalı sürücünün ise %80 oranda kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Alınan raporlardaki görüş farklılığı, çelişki ve taraf itirazları nedeniyle İTÜ Trafik Kürsüsünden alınan 25/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda ise; önceki raporlardaki tespitler tartışılarak davalı sürücünün, bulvar üzerinde seyri sırasında yola inen yayayı görmesine rağmen gerekli tedbiri alamayacak durumda seyretmesi, gerekli uyarıları yapmaması, kavşağa yaklaşırken hızını ayarlamaması nedeniyle % 40 oranda, müteveffanın ise yaya geçiş noktasını tercih etmeyerek olay yerinde yola aniden çıkması, araçların arasından ilerleyerek tehlikeli geçiş yapması, geçiş hakkını ihlal etmesi nedeniyle %60 oranda kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Ceza dosyası kapsamında alınan 08/03/2016 tarihli Adli Tıp Kurumu kusur raporu ile yapılan tespitler de gözetilerek, olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılan İTÜ Trafik Kürsüsünden alınan 25/05/2018 tarihli kusur raporuna itibar edilerek mahkememizce değerlendirme yapılmıştır.
Tazminat hesabı için alınan 30/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; müteveffanın kardeşleri olan davacılar ... ve ... ün ölenin desteğine muhtaç olduğuna dair bir delil bulunmadığından tazminat hesabı yapılmadığı, diğer davacılar yönünden ise kusur durumu gözetilerek davacı ...için 30.016,31 TL, davacı ...için 31.285,79 TL zararın bulunduğu, ödemelerin mahsubu ile ...için 17.485,07 TL, davacı ...için 16.436,71 TL bakiye zarar bulunduğu hesap edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında; davacı anne ve babanın desteğinden mahrum kaldıkları ... ın ölümü nedeniyle uğradıkları maddi zarardan davalıların sorumlu oldukları gözetilerek maddi tazminat istemlerinin bu davacılar yönünden kabulüne, ölenin kardeşi olan diğer davacıların destek ilişkisi ispat edilemediğinden bu davacılar yönünden maddi tazminat istemlerinin reddine,
Öte yandan, davacıların çocukları ve kardeşlerinin ölümü nedeniyle uğradıkları manevi zarar yönünden ise; olayın oluşu, kusur durumu, ölene yakınlıkları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek davacıların manevi acılarının dindirilmesi amacına yönelik olarak takdiren tespit edilen manevi tazminatın davalı sürücü ve araç işletenden tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/392, K. 2019/44, 22 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama